19 Eylül 2013 Perşembe

RAKI VE OUZO nun Tarihi


RAKI VE OUZO

Tam olarak tarihi bilinmese de bazıları damıtılmamış halinin ,
Mora yarımadasında yapıldığını , isminin de ‘’Drimoniasma ‘’ olduğunu , bazıları ise Bizans’ ta yapıldığını söylerler ,
ancak en gercekçi olanı Bizans’ta yaşayan Rum ve Ermeniler tarafından yapıldığı ve 17.yüzyıl sonlarında İstanbul’da ,
bakır imbik’lerde kaynatılarak damıtılmaya başlanmasıdır.

O zaman ki ismi ‘’ Rakintzides’’ dir , ancak Osmanlı’da
içkinin yasak olması nedeni ile devamlı yer altında üretilip satılan bu içkinin, ilk defa meyhaneci Barbayannis
tarafından 1758 yılında İstanbul’ da etiketlendiği ve
bu ismin kullanıldığı bilinir , daha sonra bir adada daha
hafifi üretilmeye başlanılan bu içkiden , adayı yöneten ve
aynı zamanda keyfine çok düşkün şair ve düşünür olan bir
Osmanlı Valisi tadmış ve içtikten hemen sonra etrafdaki
Rum ahaliye OUZO DE MASSALIA (Masalya da kullanılabilir) diye seslenmiştir,daha sonra Lesvos (Midilli) de Barbayannis in etiketi ile üretilmeye başlanılan bu içki Rakintzidas dan
daha hafif olarak Rum halkı tarafından kabul görmüş ismi
de zaman içerisinde kısalarak Ouzo ya dönüşmüştür.
Bu esnada sert içkiden hoşlanan Osmanlılar Rakintzidas’ı
yer altında üretmeye devam ederek , yine zaman
içerisinde ismini kısaltarak Rakı ya dönüştürmüşlerdir.


Tuhaf olan şey Türk’lerin içtiği Rakı’nın ismini bir Rum ,
Yunanlı’ların içtiği Ouzo nun ismini bir Türk koymuştur .
Yine zaman içerisinde bu içkinin yanında zeytinyağlı yemekleri küçük tabaklara azar azar koyarak
Yunanlı’lar ‘’mezedes’’ diyerek tüketmişler , Türkler ise yanında hemen her türlü etli yemeği bu içkinin yanına almışlardır. Bu iki toplum 500 yıla yakın iç içe yaşayınca ortaya bu içkinin yanında hem yemek hem de mezenin tüketilebileceği gerçeği ortaya çıkmıştır.
Bu içkiye dair bugun Midilli (Lesvos) adasında bir
Müze bulunmaktadır ,
Müzeye Barbayannis’ in adı verilmiştir , giriş ücretsizdir.


Görsel :Rako Kazano 1891 Midilli (Lesvos) adası


RAKININ ‘’ KARDEŞLERİ ‘’
Akdeniz ve çevresinin en genç içkilerinden olan rakı
tıpkı diğer bölge kardeşleri gibi ‘’ damıtılarak’’ elde edilen
bir içkidir. Farklı bölgeler de farklı isimlerle anılmasının
yanında, içine katılan maddelerde de çeşitlilik vardır. Rakı
benzeri içkiler ; Güney Fransa’da Anis yada Pastis diye
adlandırılır, bilinen markalar Casanis, Permod, Pastis 51,
Bardouin ve Ricard’tır.Berger ve Cristal Anis Türkiye’de
üretilen Rakıya çok benzer. İtalya’da Sambuca diye bilinir;
bazı önemli markalar Ramazotti, Romana, Molinari ve
Vaccari’dir. Portekiz’de Aniz diye adlandırılır.İspanya’da
iki önemli marka Chinchon de la Alcholera ve Anis del Mono
dur. Slavlar’da Rakija, Araplar’da Arak diye bilinir. Lübnan’da
ki Rakılar Türkiye’dekine çok benzer, bazı önemli markalar:
Zahle, El-kibrit,Ksara ve Kefraya’dır. Mısır’da üretilen
‘’Ömer Hayyam ‘’isimli rakının tadı farklıdır.Suriye’de
Al Mimas isimli Rakı ünlüdür.
Bulgaristan’da üretilen rakılardan bazıları:
Yambolska Grazdova, Targovitsche ve Pechterska,
Romanya’da ise Clasic Rakı’dır. Yunanistan’ın çeşitli
bölgelerinde değişik isimlerle bilinen rakıya, özellikle Ege
adalarında raki, karada Tsipouro ve Girit’te Tsikoudia denir;
ayrıca rakıya çok benzeyen fakat üretimi farklı bir şekilde
şekilde gerçekleştirilen Ouzo,
ülkenin tüm bölgelerinde tüketilir.
Sakız Adası’nda ( Chios) Masticha denen , sakızla yapılan rakı
ve ouzolar üretilir. Orta Asya’da kımızdan üretilen rakıya
Arika (Araga) denir.Öte yandan, rakı üretilen bölgelerde erik,
elma gibi meyvelerden yapılan meyva rakılarıda mevcuttur.

Deniz Gürsoy, Çilingir Sofrasında Rakı Oğlak Press
Vefa Zat, Biz Rakı İçeriz,Rakının Geçmişi ve Bugünü Overteam Press


Şair Mehmed Kemal ile yarattığı ‘’ Murat Davman ‘’ adlı
kahramanın maceralarını anlattığı, bir dönemin polisiye roman
yazan, gazeteci Ümit Deniz, bir ‘’ öğle rakısı ‘’ için buluşmuşlardır.

Birkaç kadeh içip , sohbet edeceklerdir.
Bakarlar, lokantanın bir köşesinde de Orhan Kemal demlenmekte…
Ünlü romancının önünde bir büyük kalkan…
İştahla kalkanı yerken rakısını da yudumlamakta…
Kalkan bitince Orhan Kemal bir tane daha söyler.
Bu, Ümit Deniz’in dikkatini çeker.
‘’ Kalkan güzel mi ? ‘’ diye sorar.
‘’ Nefis ‘’ der Orhan Kemal yalnızca…
Bunun üzerine birer tane de Mehmet Kemal ile Ümit Deniz söylerler…
Ama önlerindeki balıktan daha iki çatal almışlardır ki,
Orhan Kemal bir kalkan daha sipari eder.
Üçüncü kalkanı da görünce Ümit Deniz dayanamaz artık…
‘’ Yahu Orhan ‘’ der, ‘’anladık balık güzel ama sen kalkandan başka
bir şey yemezmisin ? ‘’
Orhan Kemal,gözlerinin içi gülerek,‘’Geçen yıl, bir bu zaman yemiştim’’
der ve ardını getirir:

‘’ Bu yıl ilk kez yiyorum. Gazetenin birine bir roman iteledim.
Parasını da aldım. Şimdi kalkan mevsimi. Güzelce bir kalkanın lezzetne
varayım. Bir daha romanımı kim alır, kim para verir, benim cebim ne
zaman para görür, ne zaman bir daha kalkan yerim ? Anladınız mı şimdi
niye doyasıya kalkan yediğimi ? ‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder