21 Haziran 2014 Cumartesi

Atatürk'ün kurduğu operamızın 80'inci yılında

İran Şahı'nın Türkiye'yi ziyareti dolayısı ile, Atatürk, zamanın en önde gelen bestecilerinden Ahmet Adnan Saygun'a bir Opera ısmarlamış. İranlılarla Türklerin aslında kardeş olduklarını anlatan bir Opera.. Yavuz Sultan Selim'le Şah İsmail'in savaşından bu yana soğuk ilişkileri ısıtmak da var, Cumhuriyetin ilk ulusal opera temsilinde..
O zaman Ankara'da konservatuar yok. Musiki Muallim Mektebi var sadece.. Kim oynayacak peki?. Sesi güzeller var ama, çoğu nota bile bilmiyor. Adnan Saygun, kısa zamanda öğrenilecek, en kolay söylenecek bir Opera yapması gerektiği bilincinde.. Öyle de yapıyor..
Temsil başarı ile veriliyor. Atatürk, kulise gidip kutladığı sanatçıları, gece Köşk'e davet ediyor.. Davete katılan genç sanatçılardan biri, babasına yazdığı mektupta o geceyi anlatıyor.. Atatürk'ün onları nasıl kapıda karşıladığını, nasıl saygı ve sevgiyle ağırladığını.. Genç Soprano'dan da bir arya rica ediyor.. "Bugün Özsoy'da söylediğin arya" diyor.. Genç sanatçı "Ben size Butterfly'dan bir arya söyleyeyim efendim" diyor ve bir Türk kızı, Çankaya Köşkü'nde ilk defa bir klasik opera aryası seslendiriyor.


 Semiha Berksoy..
O tarih, 16 Haziran 1934!.. 
(Bu bilgileri, gecenin konuşmacıları, Mesut İktu ve Zeliha Berksoy'dan aktardım.) ..
Ve o Semiha Berksoy'un ölümünden önce kurduğu Opera Vakfı'nın 2009'dan beri vermeye başladığı Opera Ödülleri'nin beşincisi, 16 Haziran 2014'te sahiplerini buluyor..
Yani Atatürk'ün kurduğu operamızın 80'inci yılında..


Semiha Berksoy... Ressam bir anne ve şair bir babanın kızıdır. Ailesinin sanat adına tüm yeteneği ona da geçmiştir. Trajik bir çocukluk geçirmiştir. Yaşadıkları tutkusunu perçinler
Daha ilkokul yıllarında hikâyeler yazar, yazdıklarımı resimlerdim. Şiirler okur, kendi kendime şarkılar söylerdim. Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmail Atölyesi'nde resim eğitimi alarak resim yapmaya da başladım. Tiyatro eğitimi aldığım Darülbedayi Tiyatro Okulu'ndan sonra sesimi konservatuardaki, yani o zamanki adıyla Dar'ül Elhan'daki ilk şan hocası sopranı Nimet Vahit Hanıma dinlettim. Nimet Vahit Hanım'ın şan sınıfında benim ruhumu sürükleyen, bende alev haline gelen o sanat aşkıyla derslere başladım.
19 Haziran 1934 tarihinde Adnan Saygun'un bestelediği ilk Türk Operası "Özsoy'da" Ayşim rolünü oynadım. Ulu Anne rolünü öğretmenim soprano Nimet Vahit Hanım, Feridun rolünü bariton Nurullah Şevket Taşkıran oynuyordu. Dans ve koreografiyi Selma ve, Azade Selim Sırrı üstlenmişlerdi. Koroyu Halil Bedii Yönetken yönetiyordu.
Berlin Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümüne devlet bursu ile gönderildim. Öğrenciliğim devam ederken, 22 Haziran 1939'da Richard Strauss'un 75. Doğum Yılı Festivali'nde, Berlin Akademisi Eski Apollon Operasında, Richard Strauss'un Ariadne auf Naxos operasında, Ariadne rolüyle sahneye çıktım.
Nisan 1941'de Ankara'da profesyonel anlamda ilk opera gösterisi olan Tosca operasında Karl Ebert yönetiminde oynadım.
1999 yılında New York City Lincoln Center'da, Robert Wilson'un rejisörlüğünü yaptığı, Umberto Eco'nun eseri 'The Days Before. Death, Destruction and Detroit III' adlı oyunda, Tristan ve Isolde Operası'ndan, Isolde'nin, "Aşk Ölümü" aryasını söylediğimde 89 yaşında idim.
Benim ruhum çok canlı. Sanat aşkı var bende. Sürekli birşeyler yaratıyorum. Babamın konservatuvarı bırakmam için yazdığı mektubuna cevaben 18 yaşında yazdığım mektupta, 'benim ruhumu sürükleyen, bende alev haline geçen birşey var; o da sanat aşkıdır, bunu bilesiniz, ölsem de mezarımda selvi ağaçları söyler.' diyerek sanattan asla vazgeçmeyeceğimi vurguluyorum.
Hakikaten de bu yaşa geldim, hala vazgeçmiyorum. Sanatın yaşı yok, 90'da da, 9 yaşında da olur. Bu ruhi bir mesele. Ve bu aşk, merak beni genç ve enerjik tutuyor. Çünkü beni sevindiriyor. Aşık olmak da insanı sevindirir.
(Semiha Berksoy)
Semiha Berksoy ve Reji
Semiha Berksoy, 1946 yılında Ankara Devlet Operası'nın kurulmasında Carl Ebert ile birlikte görev almış ve Carl Ebert'in reji asistanı olarak görev yapmıştır.
Süreyya Operası'nda primadonna olarak sahneye çıktığı operetler
  • Emir
  • Çardaş Fürstin (Csárdásfürstin, Emmerich Kálmán)
  • Maskot (La Mascotte, Edmond Audran)
  • Leblebici Horhor Aga (Dikran Cuhaciyan, Tekfor Nalyan)
Semiha Berksoy ve Resim
Resimlerim hayatımı yansıtıyor.
Ne hissediyorsam onun resmini yapıyorum. Kiminde çocuk gibiyim, kiminde melek, kiminde şeytan... Melekliğim, karşılık beklemeden sevmemden geliyor. Sevince, melekleşiyorum, sevince çocuk saflığına kavuşuyorum... Şeytanlığım ise, sevdiğimi bırakıp gidebilmem. Sanatım için çekip giderim, gidebilirim... Bana şeytanlığı yaptıran sanat aşkı.
(Zeynep Oral, "Nice Yıllara Semiha Berksoy...", 2. 11. 2001, zeyneporal.com)
Sergileri
(Seçki)
  • 16.09.2011- 22.01.2012Hayal ve Hakikat, İstanbul Modern, İstanbul
  • 2011Doğumunun 101.Yılında Semiha Berksoy, Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi, İstanbul
  • 12.02.2010 - 21.3.2010100. doğum günü nedeniyle Kazım Taşkent Sanat Galerisi, Sermet Çifter Salonu, İstanbul
  • 12.11.2009 - 17.01.2010İstanbul Next Wave, Akademie der Künste, Berlin, Almanya
  • 12.11.2009 - 17.01.2010Istanbul Next Wave. Gleichzeitigkeit – Parallelen – Gegensätze, Martin Gropius Bau, Berlin, Almanya
  • 13.09.2007 - 09.12.2007Gender Battle, CGAC Santiago de Compostela, İspanya
  • 18.10.2006 - 02.02.2007Venedik-İstanbul, İstanbul Modern
  • 12.06.2005 - 06.11.2005Always a Little Futher, 51. International Art Exibition, Venedig 2005, İtalya
  • 16.05.2003 - 28.09.2003Blut / Honig – Zukunft ist am Balkan, Sammlung Essl Museum, Klosterneuburg, Almanya
  • 05.07.2010 - 01.10.2000Zeitwenden – Rückblick und Ausblick Kunstmuseum Viyana, Avusturya
  • 1999Zeitwenden – Rückblick und Ausblick, Museum Moderner Kunst Stiftung Ludwig 20er Haus, Kunstmuseum, Bonn, Künstlerhaus, Bonn, Almanya
  • 1998Manifesta 2 – European Biennial of Contemporary Art, Luxembourg
  • 04.10.1997 - 09.11.19975. İstanbul Bienali, İstanbu
  • 1995New York
  • 1974Ankara Devlet Resim Heykel Galerisi, kişisel sergi, Ankara
  • 1972Türk Turizm Bürosu, kişisel sergi, Paris
  • 1969Lützowhaus, Berlin, Almanya
Eserlerinin bulunduğu koleksiyonlar
(Seçki)
  • Resim Heykel Müzesi, İstanbul
  • İstanbul Modern, İstanbul
Semiha Berksoy ve Tiyatro
(Seçki)
  • 1930Darülbedai Tiyatro Okulu
    Kafatası (Nazım Hikmet)
  • 1932Yalova Türküsü (Müzik: Ferit Alnar)
  • 1933Hile ve Sevgi (Friedrich Schiller)
  • 1934Şehir Tiyatrosu oyuncusu
    Lüküs Hayat (Ekrem ve Cemal Reşit Rey)
    Yarasa Opereti (Johann Strauss)
Semiha Berksoy ve Sinema
(Seçki)
  • 932İstanbul Sokaklarında (In the Istanbul Streets), Rejisör Muhsin Ertuğrul (ilk sesli Türk filmi)
  • 1933Söz Bir, Allah Bir, Rejisör Muhsin Ertuğrul
  • 1956Büyük Sır (The Big Secret), Rejisör Cahide Sonku
  • 1991Ateş Üstünde Yürümek, Rejisör:Yavuz Özkan
  • 1993Karanlık Sular (The Serpent's Tale), Rejisör: Kutluğ Ataman
Yazar Semiha Berksoy
Kitapları
  • 1935Mezardan Gelen Mektup, öykü, İstanbul
  • 2006Semiha Berksoy – Fikret Mualla, İki Aykırının Mektupları, İstanbul,

Ödülleri

  • 1961"Bursa'da Fatih'in Doğduğu Ev" ve "Yeşil Camii" tablolarıyla Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi resim sergisi ödülü
  • 1963Opera Sezonunda, Kültür Bakanlığı Semiha Berksoy 30. Sanat Yılı Jübilesi kutlamaları
  • 1984"Atatürk Opera Ödülü' Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından, kamu sektöründe görev alan İLK Kadın Opera Sanatçısı olması nedeniyle
  • 1998Devlet Sanatçısı
  • 1998"75. Yılda 75 Başarılı Kadın'' Mimoza Kadın Dergisi Ödülü
  • 2000T.C Kültür Bakanlığı Semiha Berksoy 72. Sanat Yılı Kutlaması.

Üyelikleri

Eğitimi

  • 1939Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümü (birincilikle mezuniyet)
  • 1929Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmail atölyesi ve Refik Epikman ile İsmail Hakkı Toygur Seramik Atölyesinde resim ve heykel çalışmaları
    Dar'ül Elhan (bugünkü İstanbul Belediyesi Konservatuarı), Nimet Vahit'in Şan sınıfı
    Darülbedayi tiyatro okulu
    İstanbul Kız Lisesi
    Kadıköy İlkokulu

Sosyal Sorumluluk Çalışmaları

Akraba ve Dostları

  • Annesi:Fatma Saime (ressam)
  • Babası:Ziya Cenap Berksoy (maliye katibi, şair)
  • Kızı:Zeliha Berksoy (tiyatro sanatçısı, üniversite öğretim görevlisi)
  • Evlilik:Ercüment Siyavuşoğlu
  • Dostları:Lütfullah Sururi (tiyatro sanatçısı), İrma Toto -Karaca (tiyatro sanatçısı), Cemal Reşit Rey (besteci, piyanist), Nazım Hikmet (şair), Ruhi Su (tenor, Türk halk müziği yorumcusu, saz ustası), Rabia Erler (Ankara Devlet Operası ilk sopranolarından), Mesude Çağlayan (Ankara Devlet Operası ilk sopranolarından), Turgut Zaim (ressam), Fikret Mualla (ressam), Celal Esad Arseven (Ressam, milletvekili), Eşref Üren (ressam, yazar), Mithat Fenmen (besteci, piyanist), Bedia Muvahhit (tiyatro ve sinema sanatçısı), Carl Ebert (tiyatro ve opera rejisörü), Wolfgang Wagner (rejisör, Bayreuther Festspiele yöneticisi), Emel Korutürk (ressam), Türkan Saylan (araştırmacı doktor, International Lepra-Union'un ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin kurucusu, yazar), Meltem Cumbul (tiyatro ve sinema sanatçısı), Mengü Ertel (grafiker), Onat Kutlar (yazar, şair, sinefil), Ferit Edgü (yazar, şair, sanat eleştirmeni), Bedri Baykam (ressam), Dikmen Gürün (akademisyen, yazar, tiyatro eleştirmeni), Genco Erkal (tiyatrocu), İlber Ortaylı (tarihçi), Nejla Fertan (avukat), Yaşar Kemal (yazar), Nejat Uygur (tiyatro sanatçısı), Zeynep Oral (gazeteci, yazar)

Anısını Yaşatan Projeler

Hakkında Yazılanlar

Kaynakça

Semiha Berksoy tanıtım sayfasında yararlanılan kaynaklar:
Semiha Berksoy tanıtım sayfasındaki görseller için kaynaklar

Nâzım Hikmet ile Semiha Berksoy arasındaki ilişki Nâzım Hikmet veTosca'sı Semiha Berksoy / Mektuplar adıyla kitaplaştırıldı. Yapı Kredi Yayınları tarafından okura sunulan kitapta iki sanatçının arasındaki ilişki birbirlerine gönderdikleri mektuplarla anlatılıyor. Çünkü mektuplar sanat aşkıyla başlayan bu sevdanın ve zamanla, yine sanat aşkıyla derinleşen bu büyük dostluğun belgeleri durumunda. Semiha Berksoy (1910-2004) Nâzım Hikmet'le, ünlü Kafatası piyesinin sahne hazırlıkları sırasında tanışır. Berksoy, o sırada, Muhsin Ertuğrul'un yönettiği 'tiyatro mektebi'nde öğrencidir; Nâzım Hikmet'in şiirleri ve Darülbedayi'de oynanan oyunları, yeteneği ve çalışmalarıyla dikkat çeken Semiha'da büyük bir hayranlık uyandırmaktadır. Bir gün Muhsin Ertuğrul, yanında Nâzım Hikmet olduğu halde, Semiha'yı odasına çağırır; Kafatası'ndaki 'çiçekçi kız' rolü için ona şiir okutacaktır. Muhsin Bey Nâzım Hikmet'e, 'İşte Semiha... buyurun, yukarıda şiiri prova edin' der. Nâzım'la Semiha bir sınıfa girerler; Semiha, şiiri şairinin karşısında heyecan ve hürmetle okur. İki sanatçının arkadaşlığı da böylece başlar. Zaman ve mekan araya girdikçe de ikili mektuplaşmaya başlar. Nâzım Hikmet'in mektupları, şairin cezaevi yıllarına ve o yılların çalışmalarına, umutlarına ve umutsuzluklarına dair önemli detaylar içerirken; Berksoy'un yazdıkları, sanatçının kariyerinin nasıl geliştiğini, hedeflerini, hayal kırıklıklarını ve sevinçlerini ortaya koyuyor. Berksoy'un Nâzım Hikmet'le ilgili resimlerinden ve sahne fotoğraflarından oluşan küçük bir 'albüm'le tamamlanan kitapta, noktasına-virgülüne dokunulmadan yayımlanan metinlere, mektupların görselleri eşlik ediyor. Kitaptaki bütün mektuplar ve notlar, Berksoy'un arşivinde bulunuyor.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder