Rothschildler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rothschildler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2016 Salı

ROTHSCHİLD+Rockefeller Rodezyanin dogumu Zimbabve nin ölümü

Küresel PARA imparatoru Rotschild Hanedanı İngiltere'ye Fransızlar'la savaşlarında tonlarca altın yağdırdı. Ardından Londra'yı Çin'e girmeye ikna etti, ele geçirilen Hong-Kong'u, dolayısıyla afyon ticaretini yıllarca yöneten aile oldu.
İngilizler'e İsrail'i kurduran aile olarak tarihe geçti. News Times, kaoslardan karına kar katan aile için "Güney Afrika'da elmas ve savaşlarını da finanse etti" diye yazıyor. Aynı makale şöyle devam ediyor; "Güney Afrika'da elmas tüccarlığından büyük paralar kazanan, ünlü De Beers firmasını kuran, Zimbabve'yi İngiltere adına fetheden ve buradaki değerli madenleri sömüren, sonrasında bu ülkeye 'Rodezya' olarak kendi ismini veren Cecil Rodes ölümünün ardından tüm mirasını çocukları yerine Rothschildler'e bıraktı." Bankalarla, şirketlerle, küresel oyunlarla dünyayı ahtapot gibi saran ve birbirleriyle akraba olan aileler, Zimbabve gibi ülkede dahi sırf elmas için savaş çıkarıyor. Kan gölüne çevirdikleri ülkelere kendi adlarını verecek kadar da yüzsüz ve utanmaz takılıyorlar. Zimbabve'nin, mirasını Rotschildler'e bırakan Cecil Rodes'in soyadından Rodezya'ya dönüşmesi bunun en güzel kanıtı. Teröre, petrol fışkıran bölgemizdeki kan gölüne bu açıdan bakmadığımız, çocuklarımıza küresel oyunları anlatmadığımız sürece meydan terör aşkına ölenlere, imza toplayan dünyadan bihaberlere, ülkesini dışarıya şikayet edenlere kalır.

Bölgede Cecil Rhodes tarafından 1889'da Britanya Güney Afrika Kumpanyası (British South Africa Company) kuruldu. Böylece İngiliz yönetimine giren bölge 1895'te Rodezya adı verilen toprakların bir parçası durumuna geldi.Britanya yönetimi sırasında gelen beyaz göçmenler sürekli olarak ülke içinde güç kazanmaya başladı. İngilizler gelişen ekonomiyi yeni bir pazarla besleme ve beyaz egemenliğini yayma açısından Güney Rodezya (bugünZimbabve) ile Kuzey Rodezya'nın (bugün Zambia) birleştirilmesi için girişimlerde bulundu. Bu girişimler sonunda Britanya hükümeti Nyasaland'ı da (bugü Malavi) içine almak üzere 1953'te Rodezya ve Nyasaland Federasyonu'nun oluşturulmasını benimsedi.
Ama Güney Rodezya'nın egemenliğinden çekinen Kuzey Rodezya ve Nyasaland'daki Siyahlar, federasyona kesin olarak karşı çıktılar. Federasyon 1950'ler boyunca büyük ölçüde güneydeki beyaz nüfusun yararına bir politika izledi.
Siyahlar arasındaki huzursuzluğun artması sonucunda 1959'da, Nyasaland'daki milliyetçi hareketin önderliğinde yaygın eylemler baş gösterdi. Bunun üzerine olağanüstü durum ilan edilerek çok sayıda siyah tutuklandı. Ama bu gelişmeler İngiliz hükümetini, iktidarı siyah çoğunluğa devretmeye yöneltti. 1962 sonunda Nyasaland, Mart 1963'te de Kuzey Rodezya Federasyon'dan ayrıldılar. Federasyon 31 Aralık 1963'te ortadan kalktı. 6 Temmuz 1964'te Malavi, 24 Ekim 1964'te ise Zambia bağımsızlıklarını kazandılar. 1964'te Zambia adını alan Kuzey Rodezya'nın bağımsızlığıyla birlikte Rodezya adı artık, yalnızca eski Güney Rodezya'yı belirtmekteydi. Federasyonunun dağılması, beyaz azınlığın Güney Rodezya'da kasım 1965'te Rodezya Cumhuriyeti adıyla tek yanlı bağımsızlık ilan etmesine yol açtı.
1962'den beri iktidarda olan Rodezya Cephesi'nin lideri Ian Smith hükümeti, Kasım 1965'te tek yanlı bir kararla Rodezya adı verilen Britanya sömürgesinin bağımsızlığını ilan etti. Rodezya bağımsızlığını ilan ettiğinde, nüfusunun % 96'sını Siyah Afrikalıların ve ancak yüzde 3'ünü beyazların oluşturduğu bir ülkeydi. Böylece ülkenin Afrikalı insanı çok ufak bir beyaz azınlığın yönetimine girmiş oldu.[1] Bağımsızlık koşulları olarak seçim yasasının Siyahlar yararına gözden geçirilip çoğunluk yönetimine geçilmesini, her türlü ırk ayrımının kaldırılmasını ve bu bağımsızlık ilanını hukuka aykırı bulan Britanya'nın, uluslararası baskılara karşın ırkçı beyaz yönetime karşı zora başvurmaktan kaçınıp, görüşmeler yoluyla sorunu çözme çabaları sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine Birleşik Krallık Birleşmiş Milletler (BM) vâsıtasıyla ekonomik yaptırımlar uygulattı; Rodezya’ya gemiyle petrol ihrâcına ambargo koyuldu.[2] BM de üyelerini yeni yönetimi tanımamaya çağırdı. Yaptırımların yol açtığı bazı sıkıntılara karşın, Rodezya ekonomisi Güney Afrika Cumhuriyeti, 1975'e kadar bir Portekiz sömürgesi olan Mozambik ve çokuluslu şirketlerin desteğiyle ayakta kalabildi. Uluslar Topluluğu'yla bütün bağları koparan Rodezya'da, Mart 1970'te yürürlüğe giren yeni anayasayla cumhuriyet ilan etti.

Rothschild Ailesi, Avrupa ve Amerika'dan tren yollarını finanse etti ve ABD'de isteyenlere borç alma imkanı sağladı. Nathan Mayer'in oğlu Lionel Nathan (1808-1870) 1875'te Süveyş Kanalı'nın kontrolünü satın alması için Başbakan Benjamin Disraeli tarafından kullanılmak üzere İngiltere'ye borç verd. Lionel Nathan İngiliz Meclisi'ne seçilen ilk Yahudiyi ve onun oğlu Nathan Mayer (1840-1915) ilk Baron Rothschild oldu. 
Günümüzün ünlü firmaları SiemensAEG ve Bosch'un kuruluşunu da aile finanse etti. Aile 20. Yüzyıl ile birlikte ilgisini madenlere doğru çevirmeye başladı.
Aile Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü ile birlikte Ortadoğu'da BP ve Royal Dutch Shell ile birlikte petrol pazarına girdi. Güney Afrika'nın ise elmas ve savaşlarını finanse etti. Nitekim Güney Afrika'da elmas tüccarlığından büyük paralar kazanan, ünlü De Beers firmasını kuran, Zimbabve'yi İngiltere adına fetheden ve buradaki değerli madenleri sömüren, sonrasında bu ülkeye "Rodezya" olarak kendi ismini veren Cecil Rodes ölümünün ardından tüm mirasını çocukları yerine Rothschild'lere bıraktı.
Evelyn RothschildAilenin en son temsilcilerinden Sir Evelya de Rothschild. Forbes'in milyarderler sıralamasında yer alıyor. 72 yaşındakiRothschild, 20 yıldır İngiliz Bankası NM Rothschild ve Fransa'nın dışındaki diğer yatırımları yönetiyor. Fransa'daki yatırımların başında ise kuzeni Baron David de Rothschildvar.
Bu arada baba Rothschild'in ailesine bıraktığı vasiyete sık sıkıya uyuldu.
İş yerinde kilit işlevindeki önemli pozisyonlar, sadece aileden kişilere emanet edilecek.
İşlerde ailenin sadece erkek üyeleri görev alacak.
Ailenin çoğunluğu karşı bir karar almadığı sürece, her zaman en büyük oğlu ailenin başkanı olacak.
Ailede evlilikler, birinci veya ikinci dereceden kuzenler arasında gerçekleştirilecek.
Hukuki bir envanter tanzimi ve servet neşri alsa yapılmayacaktır.

ROTHSCHİLD'LERİN ÜNLÜ ŞİRKETLERİ VE KONTROL ETTİKLERİ PARA

David de RothschildRothschild Ailesi bugün dünya genelinde yapılan elmas ticaretinin yüzde 90'ını, elmas üretiminin yüzde 40'ını, kömür-bakır-uranyum-alüminyum ticaretinin de yüzde 15'ini gerçekleştirmektedir.
Ailenin günümüzde en ünlü şirketleri HSBC Bank, Royal Bank of Scotland, Banco Santander, De Beers, Rio Tinto, ING Group ve Aviva'dır. Aile ayrıca 2000 yılında Fransız devletine sattıkları BNP Baripas şirketi ile Somanh Bankası'nın da (kapanana kadar) kurucusu ve sahibidir.
Son yıllarda şarap pazarına da giren aile Fransa, Şili, Amerika ve Güney Afrika'da üretim yapmakta, Fransız şarap piyasasının yüzde 50'sini elinde bulundurmaktadır.
Ailenin serveti yaklaşık 2009 verilerine göre 4-5 trilyon dolardır. Kontol ettiği oara ise 15 trilyon dolar civarındadır.
News Times

Ünlü Forbes dergisi her yıl dünyanın en zengin 100 kişisinin açıkladığı bir liste yayınlar.Forbes dergisinin açıkladığı en zenginler listesinde Rockefeller ailesinden tek bir isim bile görmek mümkün değil. Son olarak bu yıl yayınlanan listeye göre dünyanın en zengin kişisi 79,2 milyar dolarlık serveti Microsoft'un kurucusu Bill Gates listenin başında yer aldı.
Rockefeller Kardeşler
Ancak bu listede garip olan bir yan var. Bu liste son derece detaylı ve ciddi araştırmalardan sonra yayınlanmasına rağmen hiçbir zaman listeye dünyadaki pek çok dev banka, petrol şirketi, endüstri şirketlerine sahip olan Rockefeller Ailesi'ne mensup kimsenin girmemiş oluşudur.
İşin iç yüzünü bilenler realitenin böyle olmadığının farkındalar. Kağıt üzerinde görünmeseler de ABD'nin ve dünyanın en zengin ailesi Rockefeller'lar. Kontrol ettikleri para 5 trilyon dolarla 15 trilyon arasında değişiyor. Sadece New York'ta bu ailenin 1 trilyon dolarlık gayrimenkulü olduğu biliniyor.
PARANIN GERÇEK EFENDİLERİ
Rockefeller'lar hangi alanlarda ne iş yapıyorlar ve bu seviyelere gelebilmek için hangi yollardan geçtiler?

ROCKEFELLER AİLESİ
AMERİKA'DA DOĞAN İMPARATORLUK

John Davison RockefellerRockefeller Ailesi 1800'lü yılların ortalarında John Davison Rockefeller tarafından kuruldu. John Davison Rockefeller bir şirkete muhasebeci olarak girdi, kısa süre içerisinde sivrilerek muhasebeci olarak girdiği şirketin ortağı oldu.
Sonrasında bir arkadaşı ile birlikte Clark and Rockefeller Co. ismindeki ilk şirketini kurdu. Şirket Amerikan iç savaşı esnasında büyüdü ve gelişti. Savaş esnasında petrolün önemini ve ileride çok değerli bir maden olacaını sezinleyen John Davison Rockefeller, 1863 yılında efsanevi petrol şirketi Standart Oli'i kurdu.
Kardeşi William ile birlikte Amerikan petrol piyasasının tek hakimi olmayı amaçladı. Çeşitli yollarla petrolün trenlerle taşınması noktasında en uygun tarifeyi elde etti. Rakip petrol firmalarının petrolü taşıyamamaları için demi yolu şirketlerine tazminatlar öded.
1884 yılında konulndan yaralandığı bir suikastten kurduldu.
1874 yılında Cleveland'daki 26 bağımsız rafinericiye, kendisiyle birleşmesini önerdi. Yirmi bir rafinerici bu öneriyi kabul etti. Birlikte National Rafinery Association'u kurdu. Kısa süre sonra demiryollarını da sahiplenen Rockefeller, böylece 10 yıl içinde birçok petrol kuyusu işletmecisini kendisine bağladığı gibi rakiplerini de aynı fiyatla petrol satmaya zorlayarak iflas etmelerine yol açtı.
1896 yılında yine suikaste uğradıysa bundan da sağ çıkmaya başardı. Bu arada petrol çıkarma ve taşıma işlerinde yenilikler yaptı. 1982'de Amerika'nın ilk gerçek milyoneri oldu.
1911937 yılları arasında Dünya'nın en zengin insanı oldu.
1882 içinde "Standard Oil Trust" kurulmuş oldu. Petrol alanında ABD'nin en büyük şirketler topluluğu id. Petrol çıkarılmasında yeni teknikler geliştirilmesini sağladı. Gazyağı fiyatlarının yüzde 80 aşağı çekerek aynı işi yapan rakiplerinin iflas etmesinin sağladı.
1901 yılında Rockefeller hakkında çizilen bir karikatür onun "Dolar torbasını" başında kral tacı gibi bulunduran bir imparatora benzetiyordu. Ayağını bastığı yerde ise petrol kuyuları vardı. Rockefeller'in sınır tanımaz zengin olma hevesleri dizginlenemedi. Ama kendisine karşı rakiplerinin açtığı basın kampanyaları sonucu 1911 yılında ABD Yüksek Mahkemesi, Standard tröstünün bir tek kişinin tekelinde olmasına son veren yasayı uygulamaya koydu.
Aynı yıl ABD'de üretilen petrolün yüzde 64'ünü tek başına kontrol ediyordu. Anti-Trust yasasının uygulanması ile birlikte Standard şirketi parçalandı ve 34 şirket ortaya çıktı. Ama en büyükleri 6 kız kardeş olarak isimlendirilen "Conoco" adını alan Continental Petrol, "Amacon" adını alan İndiana Standard, "Chevron" adını alan Kaliforniya Standard, "Exxon" adını alan New-Jersey Standard, "Mobil" adını alan New-York Standard, "Sohio" adını alan Ohio Standard idi.
John Davison Rockefeller ölünce 912 milyon dolar servet bıraktı. (Bu servet günümüzün enflasyon şartlarına dönüştürülünce 189 milyar dolar ediyor.) Böylece insanlık tarihinin en zenginleri listesinde birinci oldular.
Rockefeller Ailesi, John Davison Rockefeller'in ölümünden sonra da gelişmeye devam etti. Aile bankacılığa el attı ve Chase Manhattan Bank ile bankacılık sektörüne girdi ve ABD'de dev halina geldi. Banka daha sonra ünlü yatırım devi J.P Morgan ile birleşerek J.P Morgan and Chase adını alsa da kontrolü Rockefeller Ailesi'nde kaldı.
Rockefeller Ailesi, 2. Dünya Savaşı'nın ardından uluslararası kurumlarda da kontrol noktasında aktif olarak etkili oldu.
Dünya Bankası'nın kuruluşundan itibaren görev alan 4 Başkan, Mc Cloy, Eugene Black, George Woods ve son zamanlarda görev alan Wolfenson, Rockefeller Ailesi'nin elindeki Chase Manhattan Bankası'nda çalışmışlardı. Dünya Bankası, ihtiyaç duyduğu para ve kredinin en önemli kaynağı olarak Rockefeller Ailesi'ne bağlı şirketler ve bankalardı.
Böyle bakılacak olursa aslında Dünya Bankası'ndan kredi alan ülkeler Rockefeller 'lere borçlanmaktaydı.
IMF'te de benzer bir durum söz konusudur. 1994 yılında kurulan IMF'in kuruluş aşamasında ABD'nin destekçi şirketlerinden en büyüğü Rockefeller Ailesi olmuştur. Hali ile kontrol mekanizmasında da etkin birçimde rol almışlardır.
Öte yandan Rockefeller Ailesi'nin kontrolündeki Chase'de başkanlık yapan Joseph Verner Reed, 1987 yılında Dünya Bankası'nda görev aldı ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sekreteri'nin Siyasi İşler yardımcılığı görevine getirildi.
Aile siyasete de el attı. Nelson Rockefeller, ilk olarak 1940'ta Dışişleri Bakanlığı'nın Amerika ülkeleri arasındaki ilişkiler koordinatörü oldu. Cumhuriyetçi olmasına karşın, 1944'te Franklin D. Rosvelt'in başkanlığındaki Demokrat Parti hükümetinde Amerika ülkeleri arasındaki ilişkilerden sorumlu Dışişleri Bakanlığı'na getirildi ve bir yıl görevi yürüttü. 1959-1973 yılları arasında aralıksız 14 sene New York Valiliği görevini ve 1974-1977 yılları arasında ABD'nin 41. Başkan yardımcılığı görevini yürüttü.
Aile şu an dünyanın en zengin ve en nüfuzlu ailesi olarak gösteriliyor. Ailenin bugünkü başkanı ise David Rockefeller'dir.
Rockefeller'lere ait Rockefeller Center ise New York'un simgelerinden birisidir.

ROCKEFELLER ŞİRKETLERİ VE KONTROL ETTİĞİ SERVET

Amerika'da sermaye alanında 150 yılı aşan bir Rockefeller hanedanlığından söz edilir. Fakat sadece finans ve para piyasasında kalmamışlardır. Petrolden endüstriye çok geniş bir alana yayılmış ve oldukça güçlü bir sermayenin sahibi olmuşlardır.
Özellikle petrol alanında tam bir dev ve tröst haline gelmişlerdir ve Amerika'nın en önemli petrol şirketleri onların elindedir.
Aile tüm bunların yanı sıra birçok yardım kurumu ve binlerce vakıf açtı. Kendi mal ve gelirleri bu vakıflar ve emanetçi kuruluşlar aracılığı ile yönetiliyor. Bunun nedeni ise ABD'de vakıflardan hemen hemen hiç vergi alınmaması.
En bilinen yardım kuruluşları Chicago Üniversitesi, Tıp Araştırma Enstitüsü en ihtişamlı yapılan New York'taki ünlü Rockefeller Center'dır.
Halen Exxon-Mobile, Chevron, Citi Group, J.P Morgan and Chase en çok bilinen ve tanınanRockefeller Ailesi şirketleridir.
Aile'nin Beyaz Saray için stratejiler hazırlayan ve ABD'nin en önemli thik-tank kuruluşlarından birisi olan Rockefeller Vakfı adıyla bir vakıfları da bulunmaktadır.
Rockefeller Ailesi'nin kontrol ettiği para konusunda kesin bir tahmin yapılamamakla birlikte5 ila 15 trilyon dolar civarında bir rakam söz ediliyor.
Rockefeller Ailesi'nin sadece New York'ta 1 trilyon dolarlık gayrimenkulü olduğu biliniyor. 
News Time

29 Aralık 2015 Salı

George Armstrong " Rothschild Para İmparatorluğu - Derin Yahudi Devleti " PDF ekitap indir

Kara para üzerine kurulu ‘Rothschild İmparatorluğu’ zaman içinde İngiliz ve Fransız Merkez bankaları ile Amerika’daki Federal Rezerv bankalarının sahibi olmuştur. Serveti dünya servetinin yarısı olarak tahmin edilen bu ailenin 1940 yılındaki serveti ABD GSMH’nın iki katı olmuştur. 
Dünyada tek bir Yahudi imparatorluğu kurulması amacına çalışan aile, Waterloo Deniz Savaşı, Amerikan İç Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşlarından büyük paralara kazanmış ve Rusya’da Bolşevik Devrimi’ni finanse etmiştir.

Bu kitap tarihçesi, serveti ve sahip olduğu kurumlar net bilinmeyen ailenin başlangıcından henüz Amerika’nın I. Dünya Savaşı’na katılmadığı 1940 yılına kadar olan olayları anlatmaktadır. Bu kitapta küreselleşme, AB, Birleşmiş Milletler, serbest pazar ekonomisi, çok partili demokrasi ve savaşların kimlere ve nasıl hizmet ettiğini okuyacaksınız.






http://www.mediafire.com/view/3s5d3ovmv6mdhxr/dERİN_yAHUDİ_dEVLETİ.pdf

20 Temmuz 2014 Pazar

Dünya dönüyor ama nasilmi?

Başbakan Erdoğan önceki gün "Nerede bu İslam dünyası, Gazze katliamına neden sessizler" diyor haklı olarak.
Gerçekten çocuklar bombalanırken, bebeler HAYDUTLARtarafından öldürülürken Araplar nerede?
Haydi gelin iz sürelim.
22 Arap ülkesi var.
Büyük çoğunluğu petrol milyarderi.
İngiliz ve Amerikan şirketleri petrolü çıkarıyor, büyük vurgun yapıyor.
Ülkelerin başındaki krallar ve şeyhler de artan parayı cebe indiriyor.
İngiliz, Amerikan ve İsviçre bankalarının kasaları, bu kralların ve şeyhlerin milyarlarca dolarıyla tıka basa dolu.
Müthiş bir sistem kurdular yüz yıl önce.
Petrol yatakları ile dolu Osmanlı'yı içerideki yerli HAİN'lerle paramparça ettiler.
Ortaya çıkan Arap ülkelerini kendilerine bağladılar. En ufak isyan düşüncesinde bile darbelerle indirdiler tepedekileri.
Arap ülkelerinde kral veya yöneten olmak istiyorsan Londra'da diz çökecektin, Amerika'da el öpecektin, Tel Aviv'de üç maymun olacaktın. Sahipler ve efendiler böyle diyordu, düzen böyle kurulmuştu.
Onun içindir Londra Arap kaynıyor.
Petrolden kazanılan milyarlarca dolar burada emlakçıları zengin ediyor.
2011 verilerine göre İngiltere de tam 114 bin 500 seçkin, sosyete milyarder Arap yaşıyor. "Tanrı Kraliçe'yi korusun"diye slogan atan İngilizler'in Başbakanları da "Tanrı Şeyhleri korusun" diye dua ediyor.
Geliyor bir Arap petrol şeyhi Arsenal'i satın alıyor. Sadece Arsenal Stadı'nın isim hakkına Emirates Havayolları'ndan 100 milyon sterlin geliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri kraliyet ailesi 210 milyon pound ödeyerek Manchester City'e patron oluyor, sadece transfere 100 milyon sterlin ayırıyor.
En zengin kulüp başkanı Chelsea'nin Yahudi Patronu Abromowich'di.
İngiltere liginde en zengin ünvanını 1 trilyon dolarlık servetiyle Birleşik Arap Emirlikleri Kraliyet ailesi aldı.
Londra ve New York'a Müslüman Araplar'ın petrol kuyularından çıkan milyar dolarları akıyor.
2008'de Araplar'ın petrol geliri 465 milyar dolardı. 2010'da ham petrolden kasalarına 450 milyar dolar girdi.
2011'de ise 11 petrol ihraç eden Arap ülkesinin geliri 624.8 milyar dolara yükseldi.
2012'de rakamlar 1.2 trilyon dolara çıktı.
Onun içindir Londra'nın en sosyetik iki semtinde yaşayanlar içinde Arap nüfusu birinci sırayı alıyor.
Kralların, şeyhlerin çocukları İngiliz okullarında okuyup en zengin semtlerde alışverişe çıkıyor, bir mağazadan 100 bin sterlin boşaltarak ayrılıyor.
Hem petrollerini çıkarıyor İngilizler, hem de en çok payı alıyor kuyulardan.
Ve Araplar'a bıraktıkları paraları da Londra'da geri alıyorlar.
Lordlar kamarasının her toplantsı kilise tarafından atanan 26 psikoposun duasıyla başlarken, Londra sosyetesi Araplar için de tam 85 Şeriat mahkemesi kuruluyor.
İngiliz aklı Arap parasını soyup soğana çevirmek için her yolu deniyor.
Sadece Körfez İşbirliği Konseyi'ne üye 6 Arap ülkesinin 2012 bütçe fazlalığı tam 558 milyar dolardı.
Sadece 2012'deki fazlalığı Filistin'e verseler, bugün ortada İsrail diye bir devlet olmazdı.
14 yıl önce Türkiye'nin de Arap ülkelerinden farkı yoktu.
Bizim de tıpkı bugünün Araplarında olduğu gibi kafamızı kuma gömerek yönetiyorlardı.
Tek farkımız petrolümüz yoktu.
Var olan paramızı da bankalarımızı hortumlayarak götürüyorlardı.
Göbekten bağladıkları medyamıza "Aman yeşil sermaye, Arap parası gelmesin, İRTİCA" diye yaygara attıyorlardı.
Borç-faiz batağına gırtlağa kadar sokarak soyuyorlar, köleye çevirip istedikleri İngiliz somunseverini başımıza seçtiriyorlardı..
Bizim de Londra sosyetesinde ağırlanan zenginlerimiz hep vardı. Ve hala var.
Erdoğan "Nerede İslam dünyası" derken aslında sorunun cevabını biliyor.
Londra'dalar, New York'talar, para harcıyorlar.
O paralardan da İsrail'e vergi gidiyor, silah olarak dönüyor.
Dünya da böyle dönüyor işte!!!

18 Ocak 2014 Cumartesi

Faiz Imparatorlugu tarihcesi

Rothschild ailesi, 1600'ların başında dünyanın ilk özel merkez bankasını kurmak için kolları sıvadı. "Hollanda'da Amsterdam Bank'ı kuralım" dediler.
Bir ortağa ihtiyaçları vardı.
Gittiler Hollandalı ORANGE HANEDANI ile birleştiler.
Orange Hanedanından Prens William, Kral 2. James'in kızını alarak İngiliz Windsor Hanedanına damat oldu.
Orange Order kardeşler artık güçlüydü ve 3.William'ı Hollanda ve İngiltere'yi yönetmek üzere İngiliz tahtına oturttu.
Ve 1694'e gelindiğinde Kral 3. William İngiltere Bankası'nı faaliyete geçirmek üzere Rosthscild'lere çağrı yaptı.
Musevi BARONLAR BARONU ROTSCHİLD ailesinin İngiltere'ye girmesi ve avucunun içine alması için uygulamaya konan TEZGAH 50 yılda sonuca ulaştı.
Sıra "TEK DÜNYA DÜZENİ" için evliliklere gelmişti.
Warburgs, Kuhn Loebs, Goldman Sachs, Schiffs ve Rothschild Hanedanı ticari evlilik yaparak bankacılık ailesi kurdular.
Deutche Bank ve Banque Paribas'ı kontrolü altında tutan Warburg ailesi 1814'te Hamburg'da Rothschild'lerle birleşti.
Kuhn Loeb'ün forveti Jacob Schiff ise 1875'te Rothschild'lerle işbirliğine girdi.
Schiff 1865'te Amerika'ya göç etti.
Abraham Kuhn ile güçlerini birleştirdi ve Solon Loeb'in kızıyla evlendi.
Loeb ve Kuhn birbirlerinin kız kardeşleriyle evlendiler ve Kuhn Loeb hanedanlığı tamama erdi.
Felix Warburg, Jacob Schiff'in kızıyla evlendi.
İki Goldman kızı, Sachs ailesinin iki oğluyla evlendi ve böylece Goldman Sachs'ları meydana getirdiler.
1806'da Nathan Rothschild, Londra'nın önde gelen bankerlerinden Levi Barent Cohen'in en büyük kızıyla evlendi.
Cohen ailesi de artık DÜNYA kulübünün bir parçasıydı.
Bugün Rothschild'ler dünyanın tüm merkez bankalarının çoğunluk hisselerini elinde bulunduran (Türkiye hariç) kocaman bir alana yayılmış 100 trilyon dolarlık bir finans imparatorluğuna hakim.
Edmond de Rothschild grubu, İsviçre Lugano'da Banque Privee SA'nın ve Zurih'teki Rothschild Bank AG'nin sahibi.
Jacob Lord Rothschild ailesi, Milano'daki güçlü Rothschild Italia'nın sahibi.
Bunlar ayrıca George Soros' Quantum Fund NV'ye sermaye sağlayan Adacıklar Kulübünün özel üyeleridir.
Quantum NV, 14 milyar dolar aktifi elinde bulunduruyor ve Royal Dutch-Shell and Exxon Mobil rafinerileri gölgesinde Hollanda'nın Curacao adasından işlem yapıyor.
Curacao, son dönemde OECD'nin Para Aklama Çalışma Kolu tarafından uyuşturucu paralarının aklandığı ülkelerin başlıcalarından biri olarak gösterilmiştir.
Adacık Kulübü denen ve Quantuma para kaynağı sağlayan grup, Rothschild'ler tarafından yönetilir.
Kraliçe II. Elizabeth ve diğer varlıklı Avrupalı aristokratlarla birlikte Siyahi Asilzadeleri de kapsar.
Ve bakıldığında Rotschild HANEDANI için işlem tamamdır.
Dünya artık parmaklarının ucundadır.
Hemen tüm ülkelerde kurdukları bu PARA İMPARATORLUĞU ile yerli ortaklar buldular.
PATRONLAR KULÜBÜ oluşturdular.
Nerede bir savaş veya kaos ihtimali varsa yerli ortakları PATRONLARI harekete geçirdiler.
Bugün Türkiye'deki PATRONLARI, bir bakıyorsunuz GEZİ'de yıllarca "Kahrolsun OLİGARŞİ" diye bağıran solcu gençlerin yanında buluyorsunuz...
Orada "Rothscild Faiz Devrimi" tamama ermeyince bir bakıyorsunuz aynı PATRONLAR bir başka yerde ortaya çıkıp el öpüyorlar.
Bazı akıllı yazarlarımız da "NEREDE BU FAİZ LOBİSİ" diye bağırıyor.
Yahu önümüzde...
Burnumuzun ucundalar...
Ama hiç kimse merak etmesin.
Devlet artık Ananas yiyen PATRONLARIN hepsini biliyor.


kaynak:http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/bekirhazar/2014/01/18/faiz-imparatorlugu

9 Aralık 2013 Pazartesi

yeni dünya düzeni Mandelaa

Kralların, padişahların, büyük imparatorlukların zamanı dolmuştu!
Ulus devlet akımı başladı. Aslında bu BARONLARINdevletler üzerinde etkili kılınmaya başladığı dönemdi! İlk denemelerden biri de şimdi dünyanın timsah gözyaşları döktüğü GÜNEY AFRİKA'ydı!Mandela'ya gelmeden önce biraz daha geçmişe dönelim!
Afrika çıkarması olmadan BÜYÜK BARON Rothschildler önce Avrupa'yı ele geçirdi!
5 oğuldan Amschel Mayer Frankfurt'ta kaldı. Solomon Mayer Viyana'yaKarl Mayer Napoli'yeJames Jacob Mayer Paris'e ve Nathan Mayer de Londra'ya yerleşti!
Dağılımın ne kadar akıllıca yapıldığı daha sonra anlaşılacaktı!
Viyana'ya giden Salomon Mayer, Habsburg hükümet bankacılığında TEK ADAM olmayı başardı. Oğlu Anselm Salomon ise Viyana'daki 5 büyük Yahudi ailesi olan Arnstein, Eskeles, Geymuller, Stein ve Sina tarafından paylaşılan banka sistemini ele geçirdi!
Karl Mayer ise İtalya'nın en önde gelen bankeri oldu.
Sardunya, Sicilya, Napoli ve PAPA DEVLETİNE yani VATİKAN'a büyük miktarlarda borç verdi. Bütün oğulları aile üyeleriyle evlendi... Görülmese de İtalya çoktan düşmüştü!
James Jacob Mayer ise Paris'e gitti ve Rothschild Frères şirketini kurdu. Fransa'daki Yahudilerle sıcak ilişkiler içindeydi. İlişki yönetimi sayesinde, Fransa'yı İngiltere'yle birlikte Rothschildler'in en önemli kalesi durumuna getirdi."Eğer Rothschild isterse Fransa'nın kralı olabilir" sözü kulaktan kulağa fısıldandı! Sadece Paris'teki bankaların gücü 350 milyon FRANK iken Mayer'in cebinde 600 milyon FRANK vardı ve miktarın çok daha fazla olduğu konuşuluyordu!
İngiltere'ye karargah kuran Nathan Mayer ise Hannah Barent Cohen ile evlendi. Bu ilişki onu İngiltere'nin Sefaradcemaatine de dahil etti.
Nathan Mayer, Waterloo'daki İngiliz zaferini, kurduğu erken istihbarat ağı sayesinde çok önceden öğrendi...
Londra Borsası'na koşarak aldığı hisseleri ertesi gün çok büyük karla satarak bir gecede inanılmaz servet elde etti. İstihbarat ve manipülasyon ailenin en sevdiği işlerin başında geliyordu!
HABERLEŞME olmazsa olmazlarıydı!
Bu nedenle İLETİŞİM hala onların tekelindedir! BÖCEK bunların akıl ettiği bir haber elemanıydı!
İşte bu görünmeyen imparatorluğun üyeleri BAŞKA kıtaya, Güney Afrika ile atladılar!
Mandela'nın ülkesini ele geçiren ilk güç BOERLER'di!
Hollandalı aile zenginliğin kendilerine kalamayacağını kısa zaman sonra öğrendi!
Rothschildler, 400 bin İngiliz askerini, 30 bin kişilik köylü birliğinin üzerine gönderdi! Savaşı başlatan Rothschild'in ajanı Lord Alfred Milner idi. Milner'a bir başka Rothschild ajanı Cecil Rhodes da yardım etti.
Rothschildler'in Güney Afrika'daki temsilcisi Cecil Rhodes, The Rothschild Bank'ın büyük desteği ile dünyanın en zengin elmas madenlerini 1887'de ele geçirdi. Burada RODEZYA diye kendi adına devlet bile kurdu! De Beers firması bu yıllarda meydana geldi. De Beers, Anglo American Corp. ve Rio Tinto gibi AKRABA üç firma şimdi ELMAS'ınağababalarıdır!
Bu operasyondan sonra OSMANLI'nın ayakta kalamayacağına karar verildi! Musevi aileler ve İngilizler hemfikirdi! Osmanlı dağıtılacak, zengin petrol yatakları kabileler halinde yaşayan ARAPLAR'ın elinden alınacaktı!
Önlerindeki tek engel OSMANLI aklı ve ekolüydü! Bu nedenle MASONLARLA yani KRALLARINPADİŞAHLARINtahtını alttan kemiren güçlerle girdiler! Artık dünya, SULTANLARIN aklının karşısına THINK THANK kuruluşlarıyla çıkıyordu! Vakıflar, dernekler gizliden gizliye örgütlenip ÇEVRELEME operasyonu yapıyordu!
Bütün bu operasyonlarda yani hem Osmanlı'da hem Cumhuriyet'te kullanılan AYDINLAR oluyordu!
Israrla BATI'ya gitmek isteyen arkadaşlar memleketi şamar oğlanına çeviriyordu! Bunun adı da MODERNLEŞMEYDİ!Bakın o gün bugün MUSEVİ ailelerin istekleri hala "AYDINLIK" olarak algılanır!
CHP de bilmeden anlamadan bunun bayrağını taşır! 200 yıldır "BATI" diye ayağa kalkanlar ülkeyi bitirenlerdir!
Kimliğimizi, tarihimizi, dinimizi, kendimizi unutturanlardır!
OYUN BUDUR!Bakın şimdi CHP, bu ailelerin MUTEMEDİ olan KEMAL DERVİŞ'i getirip Türk ekonomisini masaya yatırmaya başladı! 41 önemli adam Türkiye'yi konuşacak! Ama içlerinde gerçekte TÜRK'ü düşünen yok!
Çelişki bu!
BARONLARIN adamı DERVİŞ gizli gücün karşısında bir şey söyleyemez!
Hem ülkede işler tıkır tıkır işliyorken ne söyleyecek ki!
Israrla İSTİKRAR vurgusu yapmaları bir türlü hayata geçiremedikleri EKONOMİK KRİZ için son şanslarını kullanacakları anlamına mı geliyor?
Tek yapmanız gereken OYUNCULARI tanımak!