Ergün Diler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ergün Diler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2016 Perşembe

CIA’daki liste



Cemaatin etkili isimlerinden biri Amerika'dan sığınma isteyen Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu'ydu...
İsimler üzerinden gitmeyi sevmem.
Ama bazı şeylerin anlaşılması için bu şart. UĞURLU, cemaatin içindeki üst düzey askerlerden biriydi.
YÜKSELİŞİNE BAKIN, ne kadar destek aldığını iyi görürsünüz.
Kimlerin de omuz verdiği ortada.
Mustafa Zeki Uğurlu'dan önce onun makamına gelmesi gereken SERDAR GÜRKAN'dı. Ancak bildiğimiz o taktiklerle bu isim tasfiye edildi. Kenara alındı ve bunların önü açıldı. Uğurlu'nun kaynakları YALOVA'daydı.
Muhtemelen ABİ buradaydı.
Bütün izler buraya çıkıyordu.
2009'da Mustafa Zeki Uğurlu ile birlikte Sinan Azmi Tosun, Faruk Harmancık (örgüt içinde çok etkili olduğu iddia ediliyor) ve İzmit eski Valisi'nin oğlu olan Ali Murat Dede GÖLCÜK'te görev yapıyordu.
Bütün SIR'ların düğümlendiği yer orasıydı. Yer altından çıkan belgeler, CD'ler, dökümanlar her ne ise hep burada İMAL ediliyordu.
Ya da DIŞARIDA hazırlanıp buraya intikal ettiriliyordu...
O dönemi hatırlayın. Rüzgar başladı ve çok sayıda SUBAY biçildi. Çok da üstünde durmadık. DARBEYE, DARBECİYE KARŞIYDIK ama ORDU gidiyordu, anlamıyorduk...
Cemaat uygulamaya koyduğu planı adım adım hayata geçiriyordu...
Haliyle GÖLCÜK'te herkes içeri alınırken bunlar yürüyordu. Yeri gelmişken söylemekte fayda var.
1998 HARP AKADEMİSİ MEZUNLARINA bir bakın! Yarısı Ergenekon-Balyoz'dan, diğer yarısı da FETÖ'den içeri girdi...
Neyse... Devam...
Mustafa Zeki Uğurlu özel bir isimdi. KUMPASLARDAN sonra KURMAY BAŞKANI, KOMODOR ve PERSONEL DAİRE BAŞKANI oluverdi. Her yerde bunlar vardı. Ama yanındaki arkadaşları bunları göremiyordu. Personel Daire Başkanı olduktan sonra orduya katılacak öğrencilere el attı. KOMİSYON BAŞKANLARINI bu isim görevlendirdi. Bir genç isterse bütün sorulara cevap versin, sonuçta KOMİSYONUN önüne gelip MÜLAKATA girecekti. İşte bu komisyon kendilerinden olmayanları harcamak içindi. Başında da UĞURLU vardı.
Deniz'deki örgütlenmenin kilit isimlerindendi.
İzmir'de Savcı Okan Bato düğmeye bastı. KUMPAS için gerekli adımları atacaktı. Genelkurmay'a ifadesini almak istediği isimleri bildirdi.
Uğurlu da aralarındaydı. Cevap "20 TEMMUZ'da gelin" şeklindeydi.
Kim neyi bekliyordu belli değildi.
Ama Uğurlu zaten ABD'deydi. Ama ona çağrı yapılacağına SAVCI'ya öteleme yapılıyordu...
Bu bardağı taşıran son damla oldu. Bulunduğu ÜS'ten çıkan UĞURLU soluğu PENSİLVANYA'da aldı. İlgili kişilerle bir araya gelip "Artık düğmeye basmamız gerekiyor" dedi. Hazırlığı daha önce yapılan DARBE GİRİŞİMİ belli ki öne çekildi. Çünkü UĞURLU alınsa arkasındakiler açığa çıkacaktı.
DENİZ'i kaybetmek istemiyorlardı.
Geldiler, yıkıldılar...
15 Temmuz'da Uğurlu da Pensilvanya'daymış. Orada kurduğu karargahla destek vermiş. Belki de yönetti. Bilemiyorum.
İşte bu AMİRAL gidip SIĞINMA istedi. Uğurlu gelmese de TÜRKİYE'de TEMİZLİK başladı. Cemaatin girdiği her yere artık DEVLET giriyordu. Onlar için zor günler gelmişti... Ancak tek bir şeye güveniyorlardı. Bunu en iyi ÖRGÜTÜN LİDERİ biliyordu. Kendi eksikleri buydu ama burada işe yarayacaktı. Öyle düşünüyorlardı...Cemaatin ya da terör örgütünün SIRALI TAM LİSTESİ dünyada sadece bir yerde duruyordu. Bunu en iyi bilen PENSİLVANYA'ydı. Ama liste özellikle güncellenmiş son liste ellerinde değildi. Pek çoğunu GÜLEN ve ekibi bilmezdi. 40 yıllık OPERASYONUN BÜTÜN KOD'ları LANGLEY'deki CIA üssünün özel ODASINDAYDI...
Türkiye'yi, bölgeyi ve dünyayı etkileyen bu liste asla ve kat'a Gülen'e verilmezdi. Elbette o çok kişiyi bilirdi ama EKSİKSİZ bilme ihtimali hiç yoktu. Erdoğan giderse geleceklerdi ya!
YOK ÖYLE BİR ŞEY...
Şimdi bunu anladı. İĞNE İLE YA DA İÇTİĞİ BİR ŞEY YÜZÜNDEN TASFİYE EDİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR.
Orada kimse kimseye güvenmiyor.
Başından beri hep aynı şeyi söyledim. "YABANCILARA KUL KÖLE OLUP ÜLKENİZE OPERASYON ÇEKMEYİN ..."
Kimseye dinletemedim.
CIA'daki listeye sadece CIA Direktörü ve yardımcısının erişim hakkı var... Düşünmeleri lazım!
"NEDEN BU ADAMLAR BİZİM CEMAATE GÖZÜ GİBİ BAKIYOR?" diye...
Hiç üzerinde durmadılar.
Gülen'in Amerika'yı da kandırdığı yalanına inandılar. O ne derse bir hikmetinin bulunduğunu sandılar.
AKIL DIŞI BİR BAĞLILIKLA YÜRÜDÜLER... Okul kurdular, soru çaldılar, kurs verdiler ama HİÇ ÖĞRENMEDİLER!
Hala daha ders aldıkları yok!SORU ÇALARAK gökyüzünde 35 bin uydu dolaştıran adamları kandırdıklarını sanıyorlar! Ve hepsi de buna inanıyor.
Adamlar uzayda DÜNYA kurmaya çalışıyor, bizim ABİ kontenjanından yürüyen ALTIN NESİL
Pentagon'u, CIA'yı, Beyaz Saray'ı avucunun içine aldığını düşünüyor!
Şaka değil! Böyle bakıyorlar...
Ve bu yapının içinde bulunup da AYNI KAFADA OLMAYAN yoktu. Erdoğan'ı GÜLEN istemiyordu, cemaat içinde de isteyen tek kişi bulunmazdı. Öyle bir şans kimseye verilmiyordu! Şu anda en güncel konu Patronların gidip "KANDIRILDIK!" demeleri.
YALAN ! Hem de büyük yalan.
Ne zaman ortaya çıkar bilemem ama KÖŞKLERDE TOPLANTI yapıp 15 TEMMUZ'u bekleyenler şimdi günah çıkartıyor. Hepsi ERDOĞAN gideceği için zil takıp oynarken şimdi "PARDON!
Kandırıldık" açıklaması yapıyorlar. İçinden geldikleri sistemin öğrettiği gibi davranıyorlar.
Devamlı TAKİYYE, durmadan TAKİYYE...
Florya'da, Boğaz'da kimler hangi işadamları kimlerin MÜLKLERİNDE gizli toplantılar yapıyordu!
Ve orada neler konuşuluyordu! Hiç oralarda "KAN DIRILDIM" diyen biri var mıydı? "Ben bu işte yokum!" diyen biri çıkmış mıydı! Bakın bu adamlar kendilerini savaşta sanıyor.
İçlerinde KOCA KOCA patronlar var. Bugün söylediklerinin hepsi yalan.
İlk fırsatta bunun yalan olduğu anlaşılacak. Umarım o gün gelmez...
Dedim ya LANGLEY'deki LİSTEYİ bizde de tam olarak bilen bir tek kişi yok. Eski cemaat mensupları bir yere kadar hakimler. Ama İSİMLERİN KONUŞULMADIĞI, KOD İSMİYLE YAŞAYAN KÜÇÜK HÜCRELERİ KİM BULUP ÇIKARACAK!
Ankara Gülen'i istiyor. Girişimler üst üste geliyor. TAMAM ! Ama Gülen'le birlikte kesinlikle ve kesinlikle o listenin de gelmesi şart! Böylesine KARIŞIK BİR YAPIYI kuran AKLIN KRİPTOLARLA İKİNCİ BİR YOL AÇMAYACAĞINI kim garanti edebilir! Eski cemaat mensupları ekranlarda çok değerli bilgiler paylaşıyor. Ama hepsinin ortak yanılgısı, operasyonu Gülen üzerinden okumaları. Onu tanıdıkları için, ruh halini bildikleri için yapılanlar ve yapılacak olanlar hakkında NETLER! Ama eksik!
Gülen bir şey değil, arkadaki akıl önemli... "Her şey biti" diye düşünmeyelim. Elbette güç bizde!
Ama dikkati elden bırakmayalım...

NOT: Gorbaçov, "Türkiye-Rusya yakınlaşması çok önemli. Rusya ile ABD arasındaki denge yıkılırsa acı sonuçları olur. Erdoğan'ın attığı adım DÜNYA için önemli" diyor... Savaş bu! Ya Türkiye RUSYA'yı yeni dengede yerine oturtacak ya da Rusya ile birlikte YENİ DENGEDE SORUN çıkmasını sağlayacak! Her halükarda KAVGA büyük! İşaretler Güneydoğu'dan gelmeye başladı..
..
Amerika gibi BÜYÜK devletler gücünün kaynağını bilir. Ortadoğu, Amerika'nın kalbidir. Burayı yönetmek zorundadır. Bıraktığı an kendi de biter.
İslam coğrafyasının hem AMERİKAN karşıtı olmaması, hem de muhtemel rakipleri Rusya ve Çin'i frenlemesi gerekiyordu!
Rusya hedefe yeni girdi!
Üreten ve kazanan Çin'in kontrolü şarttı!
Bir de galiba İsrail'in ILIMLI İSLAM'la rahat ettirilmesi plana dahildi!
Gülen'in hocası ve arkasındaki isim Yaşar Tunagür'dü!
Ölümüne kadar Gülen'e akıl veren, destek çıkan oydu! Galiba Tunagür'le Edirne'deyken tanıştılar.
Baba-oğul gibi oldular. Yaşar Tunagür de gençlik yıllarında KESTANEPAZARI'ndan geçti. Çok istenmesine rağmen orada kalamadı.
Ancak tanıştıktan sonra Gülen Kestanepazarı'na geldi.
Tunagür, işin beyniydi!
Gülen'e destek vermekle kalmadı, DEVLETLE de tanıştırdı. 1970'lerin başında Vehbi Koç'un Ankara'daki evinde Milli İstihbarat'ın başındaki isim olan Fuat Doğu Paşa ile de biraraya getirdi.
Bu toplantıda nelerin konuşulduğunu kimse bilmiyordu! Hiç kimse bu SIRRI paylaşmadı!
O gün milattı!
Artık her şey başka türlü yaşanacaktı.
Bir süre sonra operasyona Graham Fuller dahil oldu.
CIA'nın en etkili isimlerinden Fuller, "İslami akımlarla ilgili çok araştırma yaptım.
İslam'ın siyasal ve sosyal yapısını değiştirebilecek en umut verici hareket Gülen'dir. Evrimi ancak ve ancak Gülen başarabilir..." diyordu!
Zaten görev gereği cemaat de hem Orta Asya'da, hem bölgede yayılıyordu!
Hem TÜRK TOPRAKLARINI, hem İSLAM coğrafyasını BATI adına kontrol etmeye çaba gösteriyordu. Amerika'nın YUMUŞAK GÜCÜ'ydü.
Nasıl Çin güler yüzüyle gelip Afrika'da hareket ediyorsa cemaat de İSLAM'la gelip gerekeni yapıyordu!
Hareketin arkasında artık CIA vardı. Herkesin bildiği bir SIR'dı.
Fuller ta başından beri hareketin arkasındaki isimdi.
Biden'ı da Obama'yı da etkiliyordu. Kararları değiştiriyordu. Bir de Fuller'den bir adım ötede olan biri daha vardı!
KAREN HUGHES!
Karen Hughes de CIA'de çok güçlüdür.
Gülen denilince akla gelen ilk CIA yetkilisi Graham Fuller'dir.
Ancak Gülen'in rotasını çizip eline tutuşturan hala Karen Hughes'tur!
15 Temmuz başarısız DARBE GİRİŞİMİNDEN sonra Pensilvanya'ya giden en önemli isim HUGHES'tur!
Hughes, Gülen ile görüşerek ne yapması gerektiğini anlattı.
Tabii burada ne konuşulduğunu şimdilik bilmiyoruz.
Ama yeni PLAN orada çizildi.
Hareketin ve Gülen'in ne olacağını göreceğiz. Ya da ne yapacaklarını!
17 Aralık darbe girişimi için Fuller'ı uyaran isim Gülen'di!
"Erken daha. Başarılı olma şansımız çok yok. Biraz daha beklemek büyük fayda verir..." dedi.
Dinletemedi.
Acaba 15 Temmuz için ne dedi?
Hazır mıydılar? Bu kez görev tamamlanacak mıydı? Ya da yine itiraz mı etti! Fuller'in sonsuz desteğine bakılırsa, aralarında yine çatlak var galiba!
Bu arada bir anda MISIR gündeme geldi! Cemaat MISIR'a kaçıyor denildi.
Bilemem! Ama MISIR ve SİSİ hareketin sonuna kadar yanındadır!
Hatırlayın, SİSİ'nin yaptığı darbeden sonra ülkenin düştüğü durumu! O hengamede SİSİ ülkede ne kadar yabancı okul varsa hepsinin kapısına kilit vurdu.
Bir günde hepsi durdu! Ama bu rüzgardan etkilenmeyen tek bir yapı vardı: PARALEL!
Koca koca devletlerin okulları "SAKINCALI!" denilerek kapatılırken Gülen'in okullarına gelen olmadı! Aksine SİSİ bu okullara plaket yolladı!
Ayrıcalığı düşünün artık!
Graham Fuller kızının ismini ANKARA koyacak kadar bu harekete inandı.
Sonuç alacaklarından emindiler.
Ancak bazen hiç olmadık küçük ihtimaller planı suya düşürüyordu.
Graham ömrünü bu operasyona adadı ama kızına söz geçiremedi. Kızına, yani Ankara'ya, "Bu okullarda sen de görev al!" dediği an kavga ettiler.
Uzun süre konuşmadılar.
Koca operasyonu yönetirken, bir ülkeyi ele geçirmeye kalkarken kızından VETO yiyordu! Kızına söz geçiremiyordu! Baba kız ayrı düşmüşlerdi!
Bir dönemin etkili ve ünlü askerlerinden biri "Sanırım 1990'dan sonra orduyu kaybettik. Girdiler ve ele geçirdiler..." demişti.
Şimdi yapılan verdiklerimizi geri almaktır. İngilizler'in de çekirdeğinde olduğu bu hareket bizi içeriden çökertip eline geçirecekti.
Fark ettiğimizde kazanın içindeki kurbağa gibi olacaktık.
Şükür atlattık. Artık karar bizde!
Çok kanlı olsa da 15 Temmuz 200 yıl sonra kazandığımız en önemli SAVAŞTI!
Bağımsızlığımızı geri aldık.
Dışarıdan yıkılması mümkün olmadığı için İÇERİDEN alınmak istenen TÜRKİYE şahlandı.
MİLLET bunu gördü! 15 Temmuz gecesi tek kolunu veren bir vatandaşımız şunları söylüyordu: "Hastaneye götürdüler. Kolumu kestiler. Uyandığımda ilk sorduğum DEVLETİMİZ yerinde mi?" İşte bu RUH tekrar dirildi ya... Gerisi boş! Şimdi onlar düşünsün!
Paralel'le TÜRK ÇAĞI olmaz! Olacaksa bizimle olacak!..

9 Ağustos 2016 Salı

Graham Füllerden Erdoğan'a yapılan darbenin kodları Incirlikteki CIA görevi




Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yapılan diktatör yaftasından yapılan darbeye herşeyin kodları bu videoda...

Seyredin!...

Hiçbir şeyin tesadüf olmadığnı göreceksiniz.

Bu profesör aylar önce bir konferansta ekonomi üzerine örnek verirken Türkiye'yi örnek veriyor ve böyle giderse Dış güçler Türkiye'ye DARBE yapacaklar diyor, Ve sebebinide açıklıyor...

Ve Profesörün dedikleri 15 Temmuz 2016'da aynen gerçekleşiyor..

'Fuller, Gülen'’i İslamiyet’i değiştirecek kişi olarak görüyor. Orta Asya’da ABD’nin yeni yapılanmasının Gülen okulları üzerinden yapıldığı, 130 CIA ajanın Gülen okullarında çalıştığı.' Selim Kotil Yeni Mesaj'da yazdı.. 

Amerikan petrol politikalarını anlatan A Century of War (Savaş Yüzyılı) kitabının yazarı Frederick William Engdahl, geçen günlerde çok önemli bir makale kaleme aldı. Türk basınında çok fazla kendisine yer bulamayan bu makaleden bazı cümleleri sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü Gülen grubunun Türkçe Olimpiyatları yaptığı bu günlerde son derece önemli tespitlerde bulunuluyor. 
Yazı Fethullah Gülen ve CIA ajanı Graham Fuller arasındaki ilişki üzerinden Gülen grubu ve CIA bağlantılarını ortaya koyuyor. Makalenin özetine geçmeden önce "Graham Fuller kimdir, biraz onu tanıyalım." Graham Fuller eski CIA Başkan Yardımcısı, Rand Cooperation'ın baş danışmanı, uzmanlık alanı İslam dini ve Rusya ile Ortadoğu bölgesi. CIA'nın Ortadoğu uzmanı olan Fuller aslen Yahudi asıllı…
Gelelim Fuller'in Gülen hakkındaki görüşüne: "İslami hareketlerle ilgili araştırma yapmış birisi olarak, Gülen hareketinin muhtemelen günümüz İslamiyet'inin siyasal ve sosyal yapısının evrim geçirmesini sağlayabilecek en umut verici hareketlerden biri olduğu görüşünü taşıyorum."  
Fuller, Gülen'i İslamiyet'i değiştirecek kişi olarak görüyor.
Makaleye gelince, Gülen'e ABD'de oturma iznini almakta Fuller'in yardımcı olduğu, 1997'den sonra Orta Asya'da ABD'nin yeni yapılanmasının Gülen okulları üzerinden yapıldığı, bu sebeple Özbekistan ve Kırgızistan'da 130 CIA ajanın Gülen okullarında çalışırken tespit edildiği ve okulların kapatıldığı, Rusya Devlet Başkanı Putin'in bu okulları kapattırdığı ifade ediliyor. 
Ayrıca dünyadaki ABD kontrolündeki sözde İslami denilen hareketlerin başta El Kaide olmak üzere tamamının Gülen hareketi üzerinden operasyonel yönetiminin sağlanıldığına değiniliyor. Evet, yazarın yazdıkları çok uzun ama kısaca yazılanlardan çıkan mana bu.  Ayrıca en son Boston'da bombalama eylemini yapan Çeçen gençlerin amcası da Fuller'in yeğeni ile evli imiş.
Ben bu söylenenlere yorum yapmak istemiyorum, zaten görünen köy kılavuz istemez.
Türkçe Olimpiyatlar için Pazar gecesi Olimpiyat Stadyumu'na gidenlere hayretle bakıyorum. Gülen hareketi Yeni Anayasada "Türkçe resmi dil olmaktan çıkarılsın" diyor, okullarında yurt dışında Türkçe seçmeli ders iken İngilizce zorunlu ders oluyor ve bu insanlar Türkçe masalı ile avunuyor.
Bu olayları anlamak isteyenler, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) Deccal hadislerine bakabilir. Hadisler ümmetin içinden çıkacak ümmeti peşinden sürükleyecek Ehl-i Kitap'ın safına katacak, onları da hidayet üzere gösterecek ümmetin içindeki isimlere Deccal'ler diyor. Yazımı Fethullah Gülen'in bir paragrafı ile bitirmek isterim:

"Kuran'ı Kerim'de Yahudilik ve Hıristiyanlık hakkında kullanılan ifadelerin çok sert olduğu söylenir, geçmiş dönemlerde bazı Hıristiyan ve Yahudilerin apaçık gerçek karşısında gösterdikleri inat, ayak diretme ve düşmanlığı ifade etmek için Kuran'ın gösterdiği üslup her zamanki Yahudiler ve Hıristiyanlar içinde kullanılacaktır diye bir şart ve mecburiyet olamaz." (Fethullah Gülen - Hoşgörü ve Diyalog İklimi, s.155)



İncirlik'te bekleyen CIA Ajanları Erdoğan'ı alıp iğne yapacaktı. Sonra...
   



Evet! Kaç gündür ulaşmaya çalışıyordum. Sonunda ABD'li DOSTUMU buldum!

15 Temmuz'la birlikte pek çok soru sordum. "Bu darbe girişiminin lideri kim?", "Emri kim verdi?", "Başarılı olsalardı HÜKÜMETİ kim kuracaktı?", "Cumhurbaşkanı kim olacaktı?", "Parayı kim bulup verdi?", "Hangi gazeteciler darbenin içindeydi?", "Genelkurmay'da neler yaşandı?", "Akıncı Üssü'nde neler oldu?", "İstihbarat neden eksikti?" ve "Erdoğan dışında herkes bu darbeyi nasıl biliyordu?" Sorular benimdi!

Ama cevap bulmak kolay değildi!

Amerikalı dostum yine imdadıma yetişti. Bir eli Beyaz Saray'da, bir eli Pentagon'daydı. CIA'da neler olup bittiğini de çok ama çok iyi bilirdi!

Ben sordum...
İnanılmaz cevaplar geldi.
Hala şaşkınım.
Bakalım siz ne hissedeceksiniz.
Okuyun anlayın!
İşte o sohbet...

* 15 Temmuz'da neler oldu?

İtiraf etmeliyim ki Türkiye'de bir askeri darbe girişimi olacağına hiç ihtimal vermiyordum. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 3 parça olduğuna, Başkan Erdoğan'a yakın olan ekibin bunu engelleyeceğine inanıyordum.

Öncelikli olarak Başkan Erdoğan'a yakın isimlerin ordu içinde çok etkisiz olduğu ortaya çıktı.

15 Temmuz'un ilk sonucu bu!

* Sonuca geliriz! Kim yaptı 15 Temmuz'u?

Peki, darbe girişimini kim yaptı? Gülen hareketine bağlı askerler mi? Evet!Bunu kabul etmekle birlikte darbenin planlayıcısı Amerika (NATO askerleri), yardımcı oyuncular ise İngiltere ve Almanya. Merkel'in emri ile İncirlik'te lojistik destek sağlandı. Bu konuda hiç şüphe olmadığını belirtmeliyim. Buna net olarak inan. Zaten Almanya ile yaşadığınız İncirlik sürtüşmesini hatırla!

* İncirlik önemliydi yani?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde GÜLEN'e bağlı askerler vardır.
Bunların büyük çoğunluğu ALBAYLARDIR! Paşalar da vardır ama bunların tek bağlı olduğu MAKAM GÜLEN değildir.
Albaylar bu darbenin içindeydi.
Hemen hemen hepsi! 400 kadar ALBAY yani! Sadece askerler değil ki! Erdoğan'ın yanında olanların bazıları da DARBENİN içindeydi!
Odasına kadar girenler DARBENİN merkezindeydi!

Darbe girişimi tek noktadan yönetildi. Merkez İncirlik Hava Üssü... İncirlik NATO'dur, NATO da İncirlik... Belki 5 NATO üssü daha vardır merkez olarak gösterilen ama İncirlik başkadır. İncirlik, Amerika için Türkiye'den çok daha önemlidir.


* Komuta merkezi de bu nedenle İncirlik'ti. Biraz açar mısın? 

Tabii ki... Albay John C. Walker (İncirlik), Albay Michael Manion (İncirlik), Yarbay Timoty Cook (İzmir) ve Yarbay Mark Coker (Ankara)...
Darbenin arkasındaki isimler bunlardı.
Bunlar operasyonu yürüttü! Türk ordusu içindeki DARBEYE karışanlar ve daha üst rütbeli komutanlar dahil çok kişi bunlardan EMİR ALIRDI!

Darbecilerden pek çoğu Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'dan emir almaz bunlardan alırdı. Siz bilmezdiniz ama... Bunları bilmediğiniz için de 15 Temmuz'u anlamakta zorlanıyorsunuz!

Darbenin en önemli 4 komutanının görevleri de farklıydı.
Öncelikli olarak Başkan Erdoğan'ı alacak ekibi yöneten kişi Yarbay Timoty Cook'tu. Aralarında birçok CIA ajanının olduğu ekip Başkan Erdoğan'ı Marmaris'teki otelinden alıp, İzmir'deki NATO üssüne götürecekti. Burada özel bir iğne yapılacak olan Başkan Erdoğan artık eskisi gibi olamayacaktı.

* Büyük plan bu muydu?

Elbette! Başkan Erdoğan'ın ele geçirilme planında cinayet kesinlikle yoktu. Erdoğan ne kadar kayıp verilirse verilsin sağ olarak İzmir NATO üssüne götürülecekti.

Yapılan iğneden sonra, Ankara'ya transfer edilecek Erdoğan için zor günler başlayacaktı. Bazı paşalar önceden ayarlanmıştı. Suriye'deki kimyasal silah bile Erdoğan'ın üzerine kalacak bir suç olacaktı.

İhanetler mahkemede tavan yapacaktı. Yalanlarla Erdoğan yalnızlaştırılacaktı. Yanında bir tek ailesi kalacaktı. Büyük ihtimal bir sonraki adım LAHEY, yani SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİ olacaktı... Bu adamlar planı böyle yaparlardı. Sen de bilirsin ki tek sonuç için yola çıkılmaz! Yalnız şunu unutma, bu plan hala yürürlükte!


İncirlik'ten yönetilen darbe girişiminin başarısız olmasının nedeni, BİR TÜRK SUBAY! Bunu ilk kez duyduğunu biliyorum...

* Nasıl yani?

Darbenin başladığı ilk saatlerden itibaren her şey plana uygun gidiyordu.İncirlik'ten her nokta yönetiliyordu. Ancak o Türk subayı, kendi kararıyla İncirlik Hava Üssü'ndeki ilgili birimin elektriğini kesti. Daha sonra Ankara, bütün üssü elektriksiz bıraktı. İşte o andan itibaren darbe, başarısızlığa doğru yönlendi. Başkan Erdoğan'ı almaya otele giden Türk ekip, B Planı'nın bir parçası olarak harekete geçti.

Aslında Yarbay Timoty Cook'un CIA ajanlarından oluşan ekibi, Erdoğan'ı alacaktı. Onların başarısız olma ihtimali hiç yoktu. B Planı pek ihtimal dahilinde olmadığı için Türk ekip çuvalladı. Bütün acemiliğin nedeni bu! Kendilerine görev geleceğini bilmiyorlardı.

Zamanlama sorunları bu nedenle yaşandı. İNCİRLİK KÖR olunca bunlara "YÜRÜYÜN!" emri verildi.
Ama oyun bozuldu! Bozan da tek bir TÜRK SUBAY'dı!

Takvim - Ergün Diler

19 Nisan 2016 Salı

Yeni ittifak

Rusya hala geri adım atmıyor. Putin bildiğini okumaya devam ediyor. 11 Eylül İKİZ KULEsaldırılarının faturası Suudi Arabistan'a kesilmeye çalışılıyor. Onlar da "Paramızı çekeriz!"diye tehdide başvuruyor. Suriye durulmuyor. Irak karışıklığı sevdi, bırakmıyor. Kafkasya içten içe kaynıyor. Avrupa diz çökmemek için tutunacak dal arıyor...
Etrafımızda bunca şey varken birileri TERÖRLE üzerimize gelmeye devam ediyor...
Bölgede ve çevremizde bunlar olurken İÇ SİYASET hareketleniyor. Özellikle MHP'de işler giderek karışıyor...
Bizler, bizi ilgilendiren her şeyin nedenini içeride ararız. Aradığımız için de asla ve kat'a bulamayız. Çünkü bizim rotamızı belirleyen güç, dışarıdan gelmektedir.
Bunun en güzel örneği MHP'de yaşanan ve yaşanacak olan kavga...
MHP ile ilgili geçenlerde yazdıklarım ortada. Bilen bilir.
"MHP yeni dönemde TÜRKİYE'nin dışına taşacak ve nerede TÜRK yaşıyorsa onlara sahip çıkarak bambaşka bir rotaya oturacak...Ve hiç beklemediğiniz isimler bu yeni hareketin içinde yerini alacak..." diye yazmıştım.
Bu MHP'nin kendi içinden gelen bir istek ve model değildi. Olmazdı zaten.
Bizi hep yabancılar biçimlendirirdi. Ancak görüyorum ki MHP'deki kavga gündeme gelince birileri şimdilerde ucuzlayan klişe ile hemen "PARALEL BUNLAR!" diye ortaya çıkıyor. Bunu diyenler ya Paralel'in ne olduğunu bilmiyor ya da ortadaki kavgadan haberi yok! Eğer birileri çıkıp kendi halindeki iki küçük esnafı, siyasi figürü işaret ederek "İşte bunlarparalel!" diyorsa oradan uzaklaşın. Bilin ki o zihin karanlıktır. Ya bilmediği için ya da görevli olduğu için böyle konuşuyordur.
MHP için de aynı şeyler geçerli. Paralel yapı ile ilgisi olan, teması olan, yakınlığı yıllar öncesine dayanan çok isim var. Meral Hanım da bunlardan biri. Ama MHP'nin içinde böyle çok insan oldu. Yeni bir durum değil. Diğer partilerde de var! Şimdilerde Devlet Bey'i indirmek için ortaya çıkan Meral Akşener Hanım, Sinan Oğan Bey, Koray Aydın Bey, Ümit Özdağ Bey gibi isimler belki bir ihtiyaca dayanarak ortaya çıkmış olabilir. Ama bilin ki ortaya çıkacak zemini hazırlayanlar vardır. Bizde dışarıdan güç almadan siyaset kolay kolay yapılmaz.
Devlet Bey ve ekibi PARALEL tabelasıyla giderse işleri çok ama çok zor! Bunu da yakında göreceğiz zaten! Çünkü bizim dilimize doladığımız PARALEL kelimesinin çok ötesinde birYAPILAŞMA var.
Dünyayı ve bölgeyi etkileyecek dinamikler ayakta. Ve bunlar içeride MİLLİYETÇİ bir rüzgar başlatıp her şeyi alt-üst etme niyetindeler... Eğer bu görülmezse, oyun anlaşılmazsa karşı çıkanlar çok ama çok zor günler yaşar!
Adaylardan Sinan Oğan Bey dün şunları söylüyordu: "Koalisyonlardan korkmazdım... Türk dünyasını odak noktası haline getireceğiz..." Yani benim günler önce, haftalar önce söylediğimi kısaltarak ifade ediyordu. Artık TÜRKLÜK sınırlarımız içine sığmayan birİDEOLOJİ haline gelecekti. Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar TÜRK RÜZGARI estirilecekti. Bunun kararını da bizler değil yabancılar veriyordu. Dünya üzerindeki politikalarına uygunAKTÖRLER arayıp buluyorlardı. DERİN AMERİKA ile Rothschildler bu operasyonu yürütecekti.
Kurmayı düşündükleri yeni DENGEDE karşılarında ÇİN olacaktı. Oyunu böyle kurgulamışlar,DOSTLARINIDÜŞMANLARINI bir bir tespit etmişlerdi.
Bunun bize ne getirip götürdüğü ayrı konu!
Ama bu operasyon için yani DÜNYA üzerinde yeni dengeyi kurmak için yola çıkan GÜÇ vePARA sahibi insanlar "TÜRKLÜK olmadan olmaz!" noktasında!
Milyarlarca insanı etkileyecek, devletleri sarsacak, ekonominin baştan yazılacağı bir dönemde gelip her şeyi "PARALEL" hafifliği ile açıklamak yeterli olmaz.
Anlamalıyız.
Sinan Bey, Devlet Bey'in tam aksine KÜRTLER'LE yan yana olacağını ve Orta Asya'daki bağlarımızı canlandıracağını söylüyor. Sadece Sinan Bey değil... Emin olun diğer adaylar da aynı şeyi söylerler.
Çünkü Devlet Bey'in yapmadığı buydu.
Devlet Bey farklı bir konsept izleyerek TÜRKLÜĞÜ içeride ve evde tuttu!
Şimdi karşısına çıkanlar bunun tam tersini yapmak durumunda. Yoksa kimse Devlet Bey'in kılığından kıyafetinden ya da alamadığı OY'dan şikayetçi değil... Partinin yeni duruma uygun hale getirilmesi için Devlet Bey'in savunduğu fikirlerin, milliyetçilik anlayışının değişmesi gerekiyor. "TÜRKLÜK" dünyada yeni rüzgar olacaksa Devlet Bey'in gücü bunu içeride tutmaya yetmez! Maalesef yetmez!
Yetmeyeceğini de göreceğiz... Hele teşkilatları kapatarak mağlubiyetini ilan etmesi akıl alır gibi değil.
Konuyu açalım...
Amerika'da birileri "11 Eylül'ü Suudi Arabistan yaptı" demek için düğmeye bastı. İkiz Kule saldırılarında kullanılan isimlerin SUUDİ olması bunun Suudi Arabistan tarafından yapıldığı anlamına gelmez. Zaten Suudlar'ın buna gücü de yetmez. Eğer öyle olsaydı karşılığı nasıl olurdu tahmin etmek zor değil! Ama buna rağmen SUUDİLER'i tehdit eden kimdi?
İkiz Kuleler KÜRESEL SERMAYENİN kalesi ve merkeziydi! World Trade Center paranın temsil edildiği yerdi. CIA buraya vurduğu zaman BARONLARIN temsil ettiği finansal gücün yerine bir şey koymalıydı. Yeni bir PARA kaynağı yani. Bu da PETRO-DOLAR'dı. YaniMüslüman ülkelerin petrolden kazandığı paralar. Şimdi belli ki BARONLAR Suudlar'dan o desteklerinden dolayı intikam almak istemekteler. Eğer o yasa çıkar ve Suudlar TERÖRLEyan yana getirilirse Kral Selman'ın "750 milyar dolarımızı hemen çekeriz! Kimse bizidurduramaz!" tehdidi havada kalır. O parayı rüyalarında bile göremezler. Çünkü kimseTERÖRİSTE (!) para vermezdi!
Devam...
Suudlar böyle bir dertle uğraşırken İsrail'in gerginliği daha büyüktü!
Amerika, gaz ve petrol denizi olduğu belli olan GOLAN TEPELERİ'ni Suriye'ye bırakmak için düğmeye bastı.
Golan Tepeleri'nin hemen altına AŞIRI İSLAMCI ÇOK ETKİLİ SİLAHLI
BİRLİKLER koydu! Tel Aviv'in en büyük korkusu şimdi bu! Eğer GOLAN'dan çekilip toprakları Şam'a vermezse belli ki İsrail de karışacaktı! Bunu için önlerinde tek bir seçenek vardı! TÜRKİYE'ye yaklaşmak! Belki de oyun bu nedenle kuruluyordu! Bakalım... Unutmadan İsrail TÜRK'LÜĞE bayılırdı!
Yani Suudi Arabistan'ı ve İsrail'i bile dizayn etmek için sahaya çıkmış bir akıl var. Paranın ve enerjinin kendisinin izni olmadan kullanılmasına karşı. Avrupa ve enerji sözcükleri yan yana geldiğinde sinirleri zıplayan bir yapı bu! Şimdi buna Çin de dahil edildi!
Nevada'ya trilyonlarca dolar götürecek olanların, tek merkezden DÜNYAYI yönetmeye talip olanların MHP'yi ve Orta Asya'yı unuttuğunu sanmayın sakın! Şu an için Amerika içinde bunlara "DUR!" diyeni görmedim. Belki yarın çıkar! Ama şu an kimse yok! Bu nedenle olayıPARALEL'e indirip bakarsak inanın gideceğimiz yer çok uzak olmaz!
Devlet Bey'in karşısına çıkanlar kazandığı an kimlerin o safa katılacağını tahmin edemezsiniz!
İsimlere girmek istemiyorum. Sizi şaşırtmak da istemem!
Ama BÜYÜK İTTİFAK için çok kişi hazır... Tabi bu ilk ve son planları değil...
Büyük planı kuranlarla birlikte olmak için birileri çoktan sıraya girdi. Zaten içerideKONTENJANLARI fazlasıyla vardı...
İşte dünyanın tepesinde böyle oyun kurulurken biz içeride Devlet Bey'e, Meral Hanım'a bakarak olayları anlamaya çalışıyorduk. ANLAYAMAZSINIZ!
Mümkün değil...
Ve bu ittifak TAYYİP BEY'e karşı...
Zaten KOALİSYONUN amacı bu!
Arap Baharı'nda İslam alemine örnek olan TÜRK DEVLETİ, TÜRK BAHARI'nda ise TÜRK DÜNYASINA seslenen bir TÜRK DEVLETİ...
Adamların kafasındaki bu! Bunu değiştirmenin yolu ANKARA'ya sahip çıkmaktan geçiyor. Belki erken yazıyorum ama bu adamlar Erdoğan'a karşı.
Şiddetle hem de!
Görelim ve gereğini yapalım...

7 Mayıs 2015 Perşembe

İçimizdeki Irlandalilar

Gelin bugün daldan dala atlayıp gidelim… Gözüme takılan çok şey var! Kısa adımlarla ilerleyelim ki hiç birini atlamayalım… Önce BBC'den bir NOT! Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan, "Suriye ittifakı" kurdu. Hedef Esad'ı devirmek. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın bu ortaklıkları İngiltere ve ABD'de büyük rahatsızlık yarattı. Bu üç ülke Suriye'de bir zafer kazanırsa, bölgenin en güçlü 3 ülkesi olur. Ancak kazanamazsa, IŞIDbu üç ülkede büyük problemlere yol açar!
Ne diyor adamlar: Kazanırsanız ne ala; yok kaybederseniz başınıza gelecekler var!ASALA'dan sonra PKK başladıysa şimdi de PKK'dan sonra IŞİD mi başlayacaktı? Müslüman görünümlü İngilizler sınıra mı dayanacaktı?
Peki IŞİD demişken devam edelim… Açıyı genişleterek tabii… Daha önce yazmıştım! Türkiye'de çok kişi bilmez ama önemli bir şahsiyettir! Geleneksel Henry R. Kravis Sivil Toplum Kuruluşu Liderlik Ödülü gecesi, çok özel bir toplantı olarak tarihe geçti. Kravis dağıttığı ödüllerin dışında 2014'ün en başarılı işadamı olarak gösterildi! 120 ülkede 500 milyar doların üzerinde YATIRIMI olduğu için haklı olarak büyük alkış aldı! Hatta Kravis'in 20'li yaşlarda 1 DOLARININ bile olmadığı özellikle vurgulandı! Garip değil mi? Soros gibi mi ne! Çulsuz milyarder! Nasıl oluyordu bu işler!
Neyse Kravis'ten devam edelim… Irak şu an dünyanın MERKEZİ!
Herkesin bakışı böyle! Maliki, Barzani'ye söz geçiremediği için IŞİD ortaya çıktı! Daha doğrusu çıkarıldı!
Ankara-Erbil anlaşması olmasaydı asla ve kat'a IŞİD olmazdı! Peki IŞİD'i kim kurdu?CIA'dan sözde bir skandalla ayrılmak zorunda kalan ÇUVALCI PAŞA! Yani David Petraeus!
Petraeus istifa ettikten sonra KKR'de işbaşı yaptı!
Üniversitede hocalığa başladı! Bunlar kalkandı, zırhtı!
Asıl işi IŞİD'i kurmak ve yönetmekti!
Bunu da hapishaneden kaçırdığı BAĞDADİ ile başardı! Bütün bunlar olurken KRAVİSyani Petraeus'un patronu devredeydi!
Çünkü Kravis herkesten önce ANKARA'nın çok daha fazla ileriye gideceğini gördü!
Frenlemek için bölgeye indi! Arkasındaki güçle tabii! Obama'ya da büyük baskı yapacak bir isimdi!
Sadece Amerika'da değil BOĞAZ'da da çok güçlüydü! GEZİ olaylarına destek verenFORBES'taki 30 Türk'ün de arkadaşıydı!
Geldiği zaman REZERVASYON yapılmasına rağmen hiç otelde kalmaz BOĞAZ'da sabahlardı!
Boğaz'da kendisini ağırlamak için sıraya girenler vardı!
Yalılardan çıkmazdı yani! Başkan Obama'nın, Erdoğan'a olan yakınlığını hiç onaylamadı!
Bunu Obama'nın yüzüne söyledi!
Obama gereken cevabı verdi! Verdi ama ne oldu?
Sadece 1 gün sonra, ABD Adalet Bakanlığı'nın 2012'de AP gazetecilerine ve bürolarına ait 20 telefon hattını dinlediği skandalı patladı! Nereye gelecektik sahi? Haa "Türkiye, Katar ve Suudlar başarısız olursa IŞİD hedef olarak Türkiye'ye yönelir" diyen kimdi! Anladınız değil mi! MALUM İTTİFAK İŞ BAŞINDA! Daldan dala dedim ya… Devam… ABD Dışişleri Bakanı John Kerry üç saatliğine SOMALİ'ye gitti! Oradaki gücü elinde bulunduranlarla oturup konuştu ve ardından da ayrıldı! Erdoğan Somali'ye gittiğinde"Orada ne işimiz var!" diyenler bakalım bu ziyareti nasıl değerlendirecek! Osmanlı donanmasının en son kapısına bizim mi, ABD'nin mi gitmesi daha anlamlı ve makul!
Gidemediğin yer senin değildi! Bir de bizim içerideki YABANCILAR bunu anlasa!
Son günlerde tesadüf müdür nedir bilemedim malum yapı ile çok sıkı iş tutan birkaç isimle yanyana olduk!
Bu konulara girmek istemesem de yanımdakiler çok iştahlı olduğu için kendimi tam"merkezde" buldum!
Özellikle bir isim nedense çok açık ve net konuşuyor adeta Pensilvanya'yı topa tutuyordu!
Bana çok ilginç geldi!
Daha düne kadar UÇAKLA pardon özel uçaklarla oralara gidip geliyorlardı!
Şimdi Pensilvanya'nın arkasından ileri geri konuşuyorlardı!
Katılmak istemediğim sohbetin bir yerinde "Peki siz …. …. ….. hep birlikte gittiniz! Şimdi niçin böyle uzaklaşmış gibi konuşuyorsunuz?
Gerçekten koptunuz mu?" 
diye sordum!
Sanki bu soruyu bekliyormuş gibi hemen cevap verdi: Tabii ki koptum!
Bırakın artık oraya gitmeyi ARAYAN ABİ'lerin telefonuna çıkmıyorum!
Sadece ben değil pek çok arkadaşım böyle! Telefon numarasını değiştiren bile var! Zaten içerideki çözülme bildiğiniz gibi değil! İnanın belki en son çıkanlardan biri biziz!
İnsanların hemen farklı bir maske ile yoluna devam edebilmelerine şaşırdım!
Bunu görmüş olacak ki "Uzaklarda okullarda görev yapan çocuklar dışında ÇATI ÇÖKTÜ. Kimse artık birarada görülmek istemiyor. Para falan veren de kalmadı" dedi… Garip bir durum, garip bir yön değiştirme!
Sizce?
Geçtiğimiz gün Charlie Hebdo olayının bir benzeri TEKSAS'ta yaşandı! Hz. Muhammed sergisini basanların IŞİD militanı olduğu ileri sürüldü! Saldıran iki genç öldürüldü!
Kim olduklarını biz bilmiyoruz! Ama Paris'teki saldırının bir benzeriyle BENZER bir cevap verildi!
Kime?
Amerika'ya!
Paris'te de, Dallas'ta da hep MÜSLÜMAN üzerinden kavga! Hedef Ortadoğu!
Kimin kontrol edeceğinin savaşı bu!
Ama bu saldırı önemli! Çünkü IŞİD tabelası ilk kez ABD'ye girdi!
Daha büyük bir saldırı olursa ABD'nin canı yanar ve bölge politikalarını gözden geçirmek zorunda kalır! Sanki buraya doğru gidiyor olay! Biri Amerika'yı can evinden vuracak gibi! Ve kesinlikle saldıranlar MÜSLÜMAN(!) olacak!
Ve unutmayın Yemen, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Irak, Libya yani Müslüman dünya huzur bulamıyor!
Kimin eseri bu? Belli değil mi! Ne dersiniz?
HSBC Brezilya, Amerika, Meksika ve Türkiye'den çıkma kararı aldı ama açıklayamıyor!"Çıkacağız gibi!" yaparak "daha belli" değil deniyor!
Zorlandığı ve takip edildiği yerlerden gitme peşindeler!
Dünya para akışını kontrol eden güçlerden biri ola HSBC'nin Londra'dan bile çekilmek istemesi ayrı bir konu!
İngilizler'in KALESİ gibi duran yapının geri adım atması KARLAZARARLA ilişkili değil! Siyasi!
Daha önce İNGİLİZ FİNANS İMPARATORLUĞUNUN çekirge sürüsü gibi talan ettiği yerlerden "Çekiliyoruz!" demesi mağlubiyet işareti!
Gerçek bu!
Bir de bir dostum malum yapıyla ilgili bir başka iddia dile getirdi!
İstanbul'daki büyük şirketlerin belli organizasyonlardan ÇALIŞAN talep ettiği ve pek çok önemli şirketin bu şekilde yetişmiş personel bulduğunu anlattı! İsim isim… "Peki şimdi de böyle mi?" diye sordum! Cevap gecikmedi: Şimdi FATİH ÜNİVERSİTESİ veKOLEJİ çıkışlı kim varsa görüşmeye bile almıyorlar! Daha düne kadar YETER ve GEÇER ŞART olan bu diplomalara şimdi bakan yok!
Malum yapı umarım "Boğaz'dan dost" olmayacağını anlamıştır! Olan yine gençlere oldu! En masum olanlara yani! SON NOT! Barzani, Amerika'da Obama'nın karşısında! Fotoğrafa bakın yorumu yapın! Bir de masadakilere dikkat edin!
Bakalım ne sonuca varacaksınız!