Sehir merkezinin yüzde 70'lik kısmı deniz dolgusu üzerinde bulunan Rize'de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 3 bin dönüm deniz alanın daha doldurulması için onay verdi. Rize'nin kıyı kenar çizgisini ve haritasını değiştirecek proje ile ilgili bugün tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıda projenin aşamaları ve ilk aşamada yapılacak olan Mavi Şehir Projesi hakkında bilgiler verildi. Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap'ın başkanlık yaptığı toplantıda sunumlar yapıldı.
Proje, 17 farklı kurumdan 55 kişinin 10 aylık bir çalışma neticesinde hazırladı. Projenin dolgu imar planı bin 150 sayfadan oluşuyor. Projenin 1. etabında, Cami-külliye, Kütüphane, Müze, Çay Çarşısı, Stadyum, Teleferik ve Üniversite Retreatif Alanı oluşturulacağı belirtildi. Projenin 1. etabının 300 dönümlük bir alanda inşa edileceği 2. etapta ise toplamda 3 bin dönümü kapsayan deniz alanının doldurulacağı kaydedildi. Yapılan açıklamada Rize şehir merkezinin kurulu bulunduğu alana eş oranda gerçekleştirilecek dolgu alanında kesinlikle özel mülkiyetlere izin verilmeyeceğinin altı çizildi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YAKINDAN TAKİP EDİYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize'nin kara sınırını 3 bin dönüm genişletecek olan dev projeyi yakından takip ettiği belirtildi. Tanıtım toplantısında söz alan Ak Parti Rize Milletvekili Hasan Karal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın projeyi yakından takip ettiğini belirterek projenin kendisine sunulduğunu ve projenin onayladığını belirtti. Rize şehir merkezinin, üzerinde çok katlı binalarında bulunduğu yüzde 70'lik kısmı 1960'lı yıllarda deniz doldurularak elde edilen alan üzerinde kurulu bulunuyor. Öte yandan proje çalışmaları süren Rize Havalimanı'nın da deniz dolgusu üzerinde yapılması kararlaştırılmıştı.
Cilgin proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilgin proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2015 Perşembe
23 Temmuz 2014 Çarşamba
Asıl çılgın proje bu!
İSTANBUL'UN iki yeni şehir projesi Silivri ve Kartal projeleriyle ortaya çıkmaya başladı. Kanal İstanbul projesine ev sahipliği yapacak olan Avrupa Yakası'ndaki Silivri'ye yakın olan Çatalca başta olmak üzere buraya bağlı onlarca beldeyle Anadolu Yakası'nda hızla değişen Kartal ve çevresinin İstanbul'u Doğu ve Batı olarak bölen iki şehir meydana getireceği biliniyordu. Tarihi Yarımada'nın kentsel dönüşümle yeniden şekillenecek olması akıllara, "Yeni İstanbul'un merkezi nerede kurulacak?" sorusunu getiriyor. İstanbul'un iki yakasında dev şehir kurulması beklenirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2023 vizyonuyla hazırladığı 1/100 binlik planına göre dönüşüm hızla devam ediyor.
İstanbul'un gelişim aksının doğu-batı yönünde olması için sürdürülen çalışmalar kapsamında kentin iki değil, üç parçaya bölünmesi de öngörülüyor. Buna göre Avrupa Yakası'nda Silivri, Anadolu Yakası'nda Kartal olmak üzere iki yeni şehir merkezi daha oluşturulacak. İstanbul'un merkezi olan tarihi yarımada tamamen yerleşim bölgesinden arındılacak. Yarımadanın Eski İstanbul olarak adlandırılması,buradaki yerleşim bölgesinin istimlak edilerek, Prag ya da Floransa gibi turistik bir bölge olması plan dahilinde yer alıyor. Dörder milyonluk yeni şehirlerden Silivri merkezli, diğeri de Kartal merkezli olacak. İstanbul'un kentsel dönüşümün devam etmesiyle, Silivri çevresinde 3. Havalimanı, 3.Köprü, Otoyolu projelere geniş alanlara yayılan üniversite, sanayi ve kongre projelerinin dahil edilmesi dikkat çekiyor. Silivri merkezli Batı İstanbul'da 4 milyon nüfusun barınması amaçlanıyor.

ÇEVRE PLANINDA ÜÇ ŞEHİR
İstanbul'u modern hale getirecek bu üç şehrin şifrelerine çevre planında yer veriliyor. Kurulacak şehirlerin detayları İstanbul'un dönüşüm atlası sayılan 'Çevre Düzeni Planı'nda gizli. Büyükçekmece Gölü'nden Tekirdağ sınırına kadar olan bölge kontrollü olarak genişleyecek. Silivri merkezli yeni şehir, üniversite, teknoloji bölgesi, fuar, kongre merkezlerinin yanı sıra turizm alanlarıyla desteklenecek. Silivri'nin batısı ise Değirmenköy, Çanta, Hadımköy ve Küçükçekmece Gölü'nün kuzeyindeki Kayabaşı, Ispartakule merkezli olarak gelişerek büyüyecek. Anadolu yakasında ise Kartal merkezli olarak Maltepe, Kartal, Kurtköy, Tuzla, Orhanlı, Şile ve Ağva gelişme alanı olarak öneriliyor. Pendik limanı etrafında da yeni konut ve ticari alanlar hedefleniyor.
YARIMADA DÖNÜŞÜMÜ BEKLİYOR
Tarihi yarımada sayılan İstanbul'un Fatih, Bakırköy Eminönü, Kabataş, Beşiktaş, Şişli, Sarıyer gibi bölgeler için kentsel dönüşüm İstanbul'un iki yakasında dev yerleşim bölgelerinin inşasından sonra gerçekleşecek. Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planı öncelikli olarak Sulukule'yle hayata geçmişti. Plan yavaşlamış görünse de çalışmalar devam ediyor. Tarihi yarımadanın önümüzdeki 10 yılda tamamen trafikten arındırılması planlanıyor. Tarihi yarımada için koruma imar planına en büyük engel olarak trafik ve ulaşım görülüyor. İstanbul'a kurulması beklenen üç bölge arasında şehrin merkezinin neresi olacağı ise merak konusu. (Akşam)
İstanbul'un gelişim aksının doğu-batı yönünde olması için sürdürülen çalışmalar kapsamında kentin iki değil, üç parçaya bölünmesi de öngörülüyor. Buna göre Avrupa Yakası'nda Silivri, Anadolu Yakası'nda Kartal olmak üzere iki yeni şehir merkezi daha oluşturulacak. İstanbul'un merkezi olan tarihi yarımada tamamen yerleşim bölgesinden arındılacak. Yarımadanın Eski İstanbul olarak adlandırılması,buradaki yerleşim bölgesinin istimlak edilerek, Prag ya da Floransa gibi turistik bir bölge olması plan dahilinde yer alıyor. Dörder milyonluk yeni şehirlerden Silivri merkezli, diğeri de Kartal merkezli olacak. İstanbul'un kentsel dönüşümün devam etmesiyle, Silivri çevresinde 3. Havalimanı, 3.Köprü, Otoyolu projelere geniş alanlara yayılan üniversite, sanayi ve kongre projelerinin dahil edilmesi dikkat çekiyor. Silivri merkezli Batı İstanbul'da 4 milyon nüfusun barınması amaçlanıyor.
ÇEVRE PLANINDA ÜÇ ŞEHİR
İstanbul'u modern hale getirecek bu üç şehrin şifrelerine çevre planında yer veriliyor. Kurulacak şehirlerin detayları İstanbul'un dönüşüm atlası sayılan 'Çevre Düzeni Planı'nda gizli. Büyükçekmece Gölü'nden Tekirdağ sınırına kadar olan bölge kontrollü olarak genişleyecek. Silivri merkezli yeni şehir, üniversite, teknoloji bölgesi, fuar, kongre merkezlerinin yanı sıra turizm alanlarıyla desteklenecek. Silivri'nin batısı ise Değirmenköy, Çanta, Hadımköy ve Küçükçekmece Gölü'nün kuzeyindeki Kayabaşı, Ispartakule merkezli olarak gelişerek büyüyecek. Anadolu yakasında ise Kartal merkezli olarak Maltepe, Kartal, Kurtköy, Tuzla, Orhanlı, Şile ve Ağva gelişme alanı olarak öneriliyor. Pendik limanı etrafında da yeni konut ve ticari alanlar hedefleniyor.
YARIMADA DÖNÜŞÜMÜ BEKLİYOR
Tarihi yarımada sayılan İstanbul'un Fatih, Bakırköy Eminönü, Kabataş, Beşiktaş, Şişli, Sarıyer gibi bölgeler için kentsel dönüşüm İstanbul'un iki yakasında dev yerleşim bölgelerinin inşasından sonra gerçekleşecek. Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planı öncelikli olarak Sulukule'yle hayata geçmişti. Plan yavaşlamış görünse de çalışmalar devam ediyor. Tarihi yarımadanın önümüzdeki 10 yılda tamamen trafikten arındırılması planlanıyor. Tarihi yarımada için koruma imar planına en büyük engel olarak trafik ve ulaşım görülüyor. İstanbul'a kurulması beklenen üç bölge arasında şehrin merkezinin neresi olacağı ise merak konusu. (Akşam)
6 Temmuz 2014 Pazar
Çin'in çılgın projesi, Avrasya Yüksek Hızlı Treni
Çin yönetimi tarihi İpekyolu'nu canlandırmak için yeni bir çılgın projeye hazırlanıyor. Avrasya Hızlı Treni (AHT) 6 bin kilometrelik bir hatta, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan ve İran'dan geçerek Türkiye'ye ulaşacak. Pekin Yönetimi, Şincan Uygur bölgesinden başlayacak projeye 150 milyar dolar harcayacak.
TÜRKİYE'YE YARAYACAK
AHT'yi aynı zamanda, Türkiye'nin öncülük ettiği Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü tren hattı, Avrasya ve Kafkasya'nın kesişme noktasında karşılayacak. Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Hasan Kanbolat, Çin faktörü ile Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü hattının bile, 20 yıl içerisinde yıllık 30 milyon tonluk bir kapasiteye ulaşmasının beklendiğini dile getirdi. Türkiye, bu tren hattı sayesinde stratejik önemini artıracağı gibi, kendi ihracat mallarına alternatif pazarlar bulabilecek.
ÜÇÜNCÜ KÖPRÜYÜ DE HESABA KATIN
Marmaray ve Boğaz'ın altına inşa edilen Avrasya Tüneli vasıtasıyla Çin ve Türkiye hattı kesintisiz olarak Avrupa'ya kadar ulaşacak. Yapımı devam eden üçüncü köprüden geçecek olan demiryolu (tren hattı) ise yine Orta Asya ve uzakdoğu mallarının Avrupa'ya ulaşmasını sağlayacak. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin, 4 trilyon doları aşan dış ticaretinin yaklaşık yarısını Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya'yla ülkeleriyle yapıyor. Bu ticaretin büyük oranda deniz yollarına bağımlı olduğu düşünülürse, projenin Çin'in projeye 150 milyar dolar harcamasının nedeni anlaşılabilir.
2020'DE HİZMETE GİRER
Çin'in en büyük lokomotif üreticisi olan CSR şirtketinin başkanı Zhao Xiaoyang ise, hattın büyük ölçüde 2020'de hizmete girip, 2030'da tümüyle tamamlanacağını söyledi. Projeyi 'Yeni İpek Yolu' şeklinde tanımlayan Zhao, hızının yolcu trenleri için saatte 200 kilometre, yük trenleri için ise saatte 160 kilometre olacağını duyurdu. Uzmanlar, tren hattına Çin'in öncelik verdiğini ve finansman konusunda eli açık davranmaya hazır olduğunu ifade etti. Pekin yönetimi, özellikle ABD'nin de dahil olduğu deniz ihtilaflarının oluşturduğu potansiyel risk nedeniyle projeye önem veriyor.
STRATEJİK REKABET ALANI AVRASYA
Çin'in bu yatırımdaki en önemli amacı ise, ihracat mallarına kolay, ucuz ve hızlı pazarlar bulabilmek, nihayetinde de Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşmak. Günümüzde Çin ve Hindistan ekonomilerinin ağırlıklarının artması ve Orta Asya ülkelerindeki enerji havzaları ile İpekyolu bölgesi dünyanın gözdesi oldu.Enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle özellikle İpekyolu güzergahındaki ülkelerin refah artışı dış ticarete de olumlu yansıdı. Son yıllarda Çin ve Rusya blokunun Orta Asya ve İpekyolu ülkelerine yönelik altyapı faaliyetleri özellikle dikkat çekiyor.
Enerji hatları için güzergah
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Yıldıran, gelişen İpekyolu ülkeleri ticaretinin, küresel ekonomiye hayat enerjisi sağlayacak bir refah sahası olacağını belirterek, 'Burası dünyadaki doğalgaz kaynaklarının yaklaşık yüzde 55'ine, petrol kaynaklarının yüzde 30'una sahip ekonomileri bulunduğu bir enerji deposu. Aynı zamanda Çin ve Hindistan gibi dünyanın en kalabalık nüfuslarına sahip olması nedeniyle cazip bir pazar' dedi.
Küresel güç olmanın yolu
Mustafa Yıldıran, günümüzde enerji bölgelerine yapılan altyapı yatırımlarının ülkelerin vizyonunu yansıttığını dile getirdi. Yıldıran ayrıca, Çin ekonomisinin dinamik yönüne dikkat çekerek konunun önemini 'Türk ekonomisinin küresel ölçekte bir güç olması İpekyolu bölgesinin enerji ve ticaretindeki yükselen fırsatlardan yararlanabilme gücüne bağlı' diyerek özetledi.
Etiketler:
AHT,
Avrasya tüneli,
Cilgin proje,
Cin,
marmaray
8 Haziran 2014 Pazar
Biz düşünürken Erdoğan yapıyor
Alman haber ajansı DPA, Türkiye'de son dönemde ardı ardına hayata geçirilen ya da çalışmalarına başlanan önemli proejelere ilişkin yayımladığı haberde, İstanbul'daki 3. havalimanı, Marmaray, üçüncü boğaz köprüsü ile Kanal İstanbul Projesi'ne geniş yer verdi.
DPA'nın yayımladığı haberde, Türkiye'nin, kuruluşunun 100. yıl dönümünde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak istediği, bunun için de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dev alt yapı projelerini hızlandırdığı belirtildi.
Bunlardan en iddialısının ise dünyanın en büyüğü olacağı belirtilen İstanbul'un kuzeyinde yapılacak yeni havalimanı olduğu ifade edilen haberde, 'Berlin, yeni havalimanın hayalini kurarken İstanbul'da gerçekler ortaya konuluyor. Tüm mega projeler gibi Başbakan Erdoğan bunu da kendi konusu yaptı' denildi.
Burada, yılda 150 milyon yolcuya hizmet verileceğine işaret edilen haberde, 'Karşılaştırırsak Almanya'nın en büyük dağıtım noktası Frankfurt Havalimanı geçen yıl toplam 58 milyon yolcuya hizmet verdi' ifadesi kullanıldı.
Haberde, Türkiye'deki bazı gazetelerin coşkulu bir şekilde yeni havalimanının dünyanın en büyüğü olacağını yazdığını, en son haberlere göre de havalimanının 2018 yılında açılacağı belirtildi.
İstanbul'daki yeni havalimanının inşası ve işletmesi için Türk şirketlerin oluşturduğu bir konsorsiyumun geçen yılın mayıs ayında 22 milyar avroluk teklifle ihaleyi kazandığına işaret edilen haberde, havalimanının Türk Hava Yolları'nın (THY) da merkezi hizmet noktası olmasının istendiği kaydedildi.
Haberde, Alman hava yolu Lufthansa'nın rakibi THY'nin yüzde 49'unun devlete ait olduğu belirtilerek, THY'nin filosunu ve uçuş ağını hızlı bir şekilde geliştirdiği vurgulandı.
THY'nın büyüme isteğinin ülkenin ekonomik gelişme arzusunun simgesi olduğu ifade edilen haberde, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan'ın Anadolu Ajansı'na bu ayın başında yaptığı açıklamada geçen, "Dünyayı geçtik, havada rakip tanımıyoruz' ifadesine yer verildi.
Elvan'ın 2002 yılında Türkiye'den sadece 60 hedefe uçulduğunu, şimdi bu sayının 234'e ulaştığını açıkladığı kaydedildi.
Kıtalar arası ilk tünel: Marmaray
İstanbul'da yapılan diğer projelere de dikkat çekilen haberde, İstanbul'da geçen yıl 9 yıllık inşaatın ardından İstanbul Boğazı'nın altındaki Marmaray Tüneli'nin açıldığı, bunun kıtalar arası ilk tünel olduğu belirtildi.
Tünelin büyük bir gayretle Başbakan Erdoğan'ın isteğiyle geçen yıl 29 Ekim'de Türkiye Cumhuriyet'inin 90. yıl dönümünde tamamlandığına işaret edilirken, Marmaray ile üçüncü boğaz köprüsü gibi İstanbul'un trafik krizinin önlenmeye çalışıldığı ifade edildi.
Kanal İstanbul da haberde yer aldı
Haberde, İstanbul boğazının yükünü azaltmak için hükümetin boğaza paralel alternatif bir gemi güzergahı planlandığı, bu projenin "Kanal İstanbul' olarak adlandırıldığı, 2023 yılına kadar 145 metre eninde ve 25 metre derinliğinde suni bir su yolunun açılmasının istendiği bildirildi.
Başbakan Erdoğan'ın projeyi 'çılgın proje' olarak nitelendirdiği, ancak medyada yer alan haberlere göre bu projenin gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğinin incelendiği belirtildi.
Üçüncü boğaz köprüsü
Geçen yıldan beri yapımı devam eden ve gelecek yıl açılması planlanan üçüncü boğaz köprüsünün de büyük bir proje olduğu vurgulandı. Bu köprünün ayaklarının 322 metreyle dünyanın en yüksekleri arasında yer alacağı kaydedildi.
Köprünün üzerinden 8 şeritli karayolu, 2 şeritli tren yolu geçeceği, asma köprünün 59 metre genişliğinde olacağı ve 1408 metrelik uzuluğuyla da Asya ve Avrupa arasında ulaşımı sağlayacağı vurgulandı.
'Mega yapıtlar Erdoğan'ı ölümsüz yapacak'
Die Welt gazetesi 'Mega yapıtlar Erdoğan'ı ölümsüz yapacak' başlığını kullanarak yayımladığı haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir dizi büyük projeyle Türkiye'yi öne çıkardığı, İstanbul'daki yeni havalimanının dünyanın en büyük havalimanı olmasının amaçlandığı belirtildi.
Spiegel dergisinin internet sitesinin de 'İstanbul'da 22 milyarlık proje: Erdoğan Mega havalimanının temelini atacak' başlığıyla duyurduğu haberde, İstanbul havalimanının dünyanın en büyüğü olacağına işaret edildi.
'Rhein Neckar Zeitung' adlı gazetenin internet sayfası da 'Mega havaalanı ve Boğaz'da kanal - Erdoğan hayallerini gerçekleştiriyor' başlığını kullandığı haberde, İstanbul havalimanının dünyanın en büyük havalimanlarından olacağına dikkat çekildi.
15 Şubat 2014 Cumartesi
Kanal İstanbul para basacak
Çılgın proje, 'Kanal İstanbul' tamamlandığında, dünyanın en önemli ticari su yollarından biri Süveyş kanalından daha fazla kazanacak. Günlük 160 geminin geçiş yapması beklenen Kanal İstanbul projesi Montrö'ye tabi olmayacağı için Süveyş Kanalı gibi ton başına ortalama 5.5 dolardan fiyatlanabilecek. Süveyş'ten en fazla 150 dwt'lik gemiler geçebilirken Kanal İstanbul 300 bin tonluk gemiler için uygun olacak.
GELİRLERDE ARTIŞ
Süveyş kanalından geçen gemilerden ton başına alınan ücret 2 ila 12 dolar arasında değişirken, İstanbul Boğaz'ından geçişlerde 16 ile 33 dolar/kuruş alınıyor. İstanbul Boğazı'ndan 25 kat daha fazla kazanan Mısır, Süveyş kanalından 2012 yılında 5.3 milyar dolar gelir sağlarken, gemi sayısı ve elde edilen gelir hesabına göre Süveyş'ten ton başına 5,5 dolar kazanıyor. 193 kilometre uzunluğa sahip Süveyş kanalı ile kıyaslandığında 47 kilometre olacak Çılgın Proje tam kapasite ile çalışması durumunda yılda 8 milyar dolarlık getiri sağlaması bekleniyor.
300 BİN TONLUK DEVLER GEÇECEK
Derinliği 25 metre genişliği ise 150 metre olacak Kanal İstanbul'un bitirilmesiyle, İstanbul Boğazı'ndan bugün 260 bin ton dwt ile sınırlı olan gemi geçişi, 300 bin ton dwt'a ulaşacak. Süveyş Kanalından günde 106 gemi geçerken, Kanal İstanbul'dan günde yaklaşık 160 geminin geçeceği tahmin ediliyor. İstanbul boğazından günde ortalama 140 gemi geçtiği düşünülürse, yeni deniz yolu sağlayacağı imkanlarla, gemi trafiğini de artıracak. Kanalın tamamlanmasıyla 1.4 milyar dolar olan bekleme maliyetinde ciddi bir azalma görülecek.
5.5 MİLYAR DOLARLIK PROJE
Maliyeti 5.5 milyar dolar olan 'Çılgın Proje' hesapanan yıllık getirisi ise 1 yıl içinde kendini finanse etmiş olacak. İstanbul'un kuzeyinde gerçekleşecek proje Durusu, Yassıören ve Kavaklı'dan geçecek, 47 kilometrelik kanal hattıyla, Karadeniz, Marmara denizi'ne bağlanacak. Üzerinde 7 köprünün inşa edileceği kanalın genişliği 150 metre, derinliği ise 25 metre olacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul'la ilgili 'Süveyşi sollayacak proje' diyerek verdiği önemi dile getirmişti. Erdoğan Kanal İstanbul'un 42 kilometre uzunluğu ve çevre düzenlemesi ile dikkat çekeceğini dile getirerek, 'Bunu yaparken altın gerdan olan boğazımızı 200 bin tonluk dev tankerlerin geçişinden kurtaracağız' demişti.
Hakkımızın 16'da 1'ini alıyoruz
Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın 'Gerekirse Montrö'den kaynaklanan Altın-Frank'la boğaz geçiş ücretlerini artırabiliriz' çıkışı ile yeniden tartışılan Türk Boğazları'nda gelir kaybının son 28 yılda 10 milyar dolar olduğu belirlendi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan bir maddeyle Altın-Frank kuru üzerinden gemilerden net tonuna göre bir para tahsilatı yapıyordu. 1982 yılında geçiş ücretlerini 10 katına çıkaran Türkiye, SSCB'nin resti üzerine gemi geçişlerinden alınan ücretleri yüzde 75,2 oranında indirime gitmek zorunda kalmış ve ciddi bir gelir kaybı yaşamıştı.
Jeopolitik bir vizyon
Kanal İstanbul aynı zamanda, yeni bir uluslararası su yolu olması bakımından, bölgede kartları Türkiye lehine yeniden dağıtacak. Marmaray, Kars-Tiflis-Bakü demiryolu gibi projelerin tamamlanmasıyla Türkiye, Londrayı, Çin'e bağlamış olacak. Dış ticarette mallar demiryolları vasıtasıyla ülkemize daha kolay ulaşacağı gibi Kanal İstanbul sayesinde lojistik şirketleri bekleme maliyetlerinden kurtulacak. Enerji nakil hatları konusunda ülkeler arası rekabet düşünüldüğünde Türkiye önemli bir jeo-ekonomik koz elde edecek. Kanal İstanbul aynı zamanda yeni demiryolu ve karayolu projeleriyle alternatif ticaret güzergahlarına bağlanacak.
Ticaretin yüzde 75'i denizlerden
1950 yılında 500 milyon ton olan dünya deniz ticaret hacmi 2013 yılında 18 kat artarak 9 milyar tona ulaştı. ISL, Shipping Statistics and Market Review verilerine göre, hacim olarak dünya ticaretinin yüzde 75'i denizyoluyla, yüzde 16'sı demiryolu ve karayoluyla, yüzde 9'u boru hattı ve yüzde 0,3'ü havayoluyla yapılıyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)