Bu linkten tarihi bilgilere ulasabilirsiniz: http://yayinlar.gsb.gov.tr/public/Online/0037_RumveMuseviSporcularTR/files/assets/basic-html/page11.html
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2017 Pazartesi
31 Ağustos 2017 Perşembe
Bir soyadi hikayesi"Terim"
Metin Tükenmez
Aydınlık Gazetesi, 25.7.2014
Şöyle diyor sevgili okuyucum: "Fatih Terim ile ilgili yazınızı okuyunca yazmak farz oldu. Medine'den Hz. Muhammed döneminde üç Yahudi aile kovuldu; Beni Kureyza, Beni Nadir(Asil Nadir), Beni Kaynuka. Bu kovulan üç Yahudi kabilesi üç yere gitti; Anadolu'da Tillo(Adı bir ara Aydınlar oldu), Filistin ve Yemen'de Terim kasabası! Şu tesadüfe bakın! Bu ülkede Türk ve Müslüman iseniz tüm kapılar yüzünüze kapanır, İbrani asıllı iseniz tüm kabiliyet kapıları sonuna kadar açılır. Fatih Terim futboldan hiç anlamaz ama seçilmiş kavme mensup olunca lakabı imparator, maaşı da 1 milyon lira olur! Eee, zaten ırkdaşı da TFF başkanı! Beni son 20 yılda uzaktan Yalçın Hoca(Yalçın Küçük) yetiştirdi. Yazdığı kitaplar ve TV programları ile. Kızları Buse ve Merve(Doğrusu Merva!) Demirören'in eşinin adı Revna! Mesela Ajda Pekkan, Süper Star lakabını kim verdi. Bu ülkede hakiki Türkler, Kürtler ve hakiki Aleviler ancak maraba olur. Her yol Tel Aviv'e çıkar!"
Elektronik postayı okuyunca şaşırıp kaldım. Yüz yıl düşünsem böyle bir elektronik posta alacağım aklıma gelmezdi. Fatih Terim Müslümanlığın gereklerini yerine getiren bir vatandaşımız. Ama okuyucum diyor ki, "İsterseniz atlasa bakın. Yemen'de Terim kasabasını bulacaksınız." Bilgisunar(internet) aracılığıyla araştırdım. Google arama motoruna yazdım. Karşıma" Toplumsal Bilinci Koruma ve Geliştirme Çatısı(TOGEÇ)" adlı bir site çıktı. Sitenin logosunun hemen altında Uğur Mumcu'dan esinlenilerek "Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz! Olunsa, olunsa ancak başkalarının fikirlerini tekrarlayan papağan olunur" yazıyor. Sitenin ilk sayfasında Büyük öke(bilge kişi)Atatürk'ün Türk gençliğine seslenişi var.
TOGEÇ adlı sitede TERIM sözcüğüne ilişkin yazılanlar aynen şöyle: "Değerli dostlarım, TERIM, ana avrat sövmesi ile, satışa çıkardığı 15 milyon Avroluk Bodrum'daki malikanesi ile bir kişinin öne çıkardığı bir sözcük. İsrail'in kayıp Kavminin arandığı Yemen'de Yahudilerin yaşadığı bir kasaba adı TERIM.
Uğraş alanlarından birini "terminoloji" olarak tanımlayan biri olmama karşın, TERIM sözcüğünün soyadı olarak alınmasını yadırgadım. Türkiye'deki ortaçağ düzeninin efendilerine dair genel kuramıma koşut olarak Fatih neyime Terim'de İbrani olmalıydı.
Çünkü bu insan bu kadar akıl, bilgi, beceri ve insani davranış yoksunu olup böylesine abartılıp tenekelerle para kazanıyorsa, şebekenin tekeliyet düzeni olmalı ve de İbrani olmalıydı.
Terim sözcüğünü önce Daniel Kazaz adlı bir Yahudi'nin Yahudi Soyadı Projesi içinde yer alan kısıtlı isim/soy isimler arasında aradım. İki adet TERIM soyadlı İspanyol Yahudi'si(Sefarad) buldum. Doğru iz üstündeyiz demektir bu.
Peki, bu TERIM bizim bildiğimiz TERIM değil ise, neydi? Onu da buldum... İsrail'in kayıp Kavminin arandığı Yemen'de Yahudilerin yaşadığı bir kasaba adı TERIM."
Kişisel olarak hiçbir etnik köken ve ırkla sorunum yoktur. Çeşitliliğini yaşamımızın renkleri olduğunu her zaman savunmuşum, sadece "insan ırkı" na inandığımı "Toplumbilim ve Spor" kitabımda da yazmışımdır. Dayımın oğlu Musevi okulunda öğretmenlik yapıyor, çok da gönenç(mutlu) içinde. Bir zamanlar Cumhuriyet gazetesinde çalışırken, Spor Servisi'ndeki gençlerin içinde en çok Abut Kohen'i sevmiştim. Şunu anlatmaya çalışıyorum: Bu yazının Fatih Terim gibi ünlü birinin üzerinden bilgi aktarmaktan başka hiçbir amacı yoktur. Fatih Terim'e gönülden bağlı, onu koşulsuz sevenler saldırıya geçmeden önce bunu bilsinler!
7 Mart 2015 Cumartesi
Örnek bir Baba!!!(baba denirse tabii)
Eşinin başka bir kadından çocuğunun olduğunu ve kendisini sürekli aldattığını ileri sürerek boşanmak istemeyen Reşide Karaman 10 milyon maddi, 20 milyon lira da manevi olmak üzere toplam 30 milyon lira tazminat talep etti. Mahkeme, 150 bin lira maddi, 150 bin lira da manevi olmak üzere 300 bin lira tazminata ve aylık 7 bin lira yoksulluk nafakasına hükmederek tarafları boşarken, Reşide Karaman temyize başvurdu.
Karaman çiftinin 29 yıllık evliliğinin bitmesiyle sonuçlanan süreç Reşide Karaman’ın, 2 yıl önce para sıkıntısı çekmesi üzerine mahkemeye başvurup nafaka davası açmasıyla başladı. Eşinin eve gelmediğini, çocukların ve kendisinin maddi gereksinimlerini karşılamadığını ileri süren Reşide Karaman, 29 yıllık eşinin kendisini aldattığını ve G.S. isimli kadından çocuğu olduğunu, bunu da nüfus müdürlüğünden öğrendiğini ileri sürdü.
48 yaşındaki Reşide Karaman 2013 yılında Anadolu Adalet Sarayı 10. Aile Mahkemesi’ne bir dilekçe vererek, eşinin ailesine karşı evlilik birliği içerisindeki manevi sorumluluklarının yanında maddi sorumluluklarını da yerine getirmediğinden ve kendisine düzenli olarak maddi destek sağlamadığından 50 bin lira bedelli tedbir nafakası verilmesini talep etti.
Nafaka davası karşısında Hikmet Karaman’ın avukatı da Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Hikmet Karaman’ın avukatı tarafından mahkemeye verilen dilekçede, Hikmet Karaman ile eşi Reşide Karaman’ın evlendikleri andan itibaren yaşamış oldukları tüm olumsuz olayların tarafların birbirlerine olan saygılarını kaybetmelerine yol açmış olması ve evlilik birliğinin müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede ve telafisi mümkün olmayacak şekilde sarsılmış olması sebebiyle, evliliğin devamında toplum ve her iki taraf için de bir fayda bulunmadığı, bu nedenle evlilik birliği temelden sarsılmış olan ve bir araya gelmeleri mümkün olmayan tarafların boşanmaları talep edildi.
30 MİLYON LİRA İSTEDİ
Reşide Karaman ise avukatı Murat Sadak aracılığıyla mahkemeye başvurarak boşanmak istemediğini söyledi ve davanın reddini istedi. 2 yıldır süren boşanma davasında dilekçe ile cevap veren Reşide Karaman, “Dava kötü niyetlidir. Kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez. Beni aldatan ve gayri meşru çocuğu olan kendisidir. Bununla da yetinmeyip kızları yaşında kadınlarla samimi pozlar vererek onurumu ayaklar altına almıştır. Bu nedenle boşanma davasının reddini istiyorum” dedi.
10 milyon lira maddi, 20 milyon lira da manevi olmak üzere 30 milyon lira tazminat talep eden Reşide Karaman, aylık 50 bin lira da yoksulluk nafakası bağlanmasını da istedi. Mahkeme, boşanma davası sırasında Reşide Karaman’a 3 bin lira tedbir nafakası bağladı.
KIZLARINDAN HİKMET KARAMAN’A BÜYÜK SUÇLAMALAR
Boşanma davasının 3. celsesinde çiftin üç çocuğundan ikisi de tanık sıfatıyla ifade verdi. Çiftin kızlarından Bengü Kübra Taş, babasının annesiyle hiç ilgilenmediğini ve 1999 depremi sonrası kendilerini annesiyle birlikte Berlin’e yerleştirdiğini belirterek, “Bize, 2 haftada bir geleceğini söyledi ama öyle olmadı. Babam Berlin’de G.S. adlı kadınla birlikte yaşamış. Bunu da evimize gelen bir trafik cezasından anladık. Üstelik ondan çocuğu da olmuş. Annem 2005 yılında boşanmak istedi ama babam vaatlerde bulanarak annemi vazgeçirdi. Ben evlenip Berlin’de kaldım. Annemler 2006 yılında İstanbul’a döndü. Babam eve hiç gelmiyordu ama basından hangi eğlence merkezlerinde olduğu haberini alıyorduk. Babamın son bir yıldır da başka bir bayanla ilişkisi olduğunu biliyorum.Gaziantepspor’da çalıştığı dönemde sevgilisi olan S.Ö. isimli kadına otomobil aldığını biliyorum” dedi.
Çiftin küçük kızları 20 yaşındaki Bera Karaman ise babasını eve hiç gelmediği için bir yabancı gibi gördüğünü belirterek, “Ufak şeylerden kavga çıkarıp anneme şiddet uygulardı. Anneme, ‘Sen kadın mısın?’ diye küfür ediyordu. Yaklaşık 3 yıldır eve hiç gelmedi. Babamın kazancı çok iyi olmasına rağmen anneme çok zor para verirdi. Annem geçinmek için para isterken adeta ona yalvarırdı. Babamın bana hiçbir zaman manevi katkısı olmadı” diye konuştu.
TEMYİZE BAŞVURDU
Anadolu Adalet Sarayı 10. Aile Mahkemesi’nde 2 ay önce görülen boşanma davasının son celsesinde mahkeme hakimi, Karaman çiftinin boşanmasına karar verdi. Hakim, Reşide Karaman’ın istediği toplam 30 milyon liralık tazminat yerine 150 bin liralık maddi, 150 bin lira da manevi olmak üzere 300 bin lira tazminata hükmetti. 3 bin lira olan tedbir nafakasının ise boşanma davası kesinleştikten sonra 7 bin liraya çıkartılmasına karar verirken Reşide Karaman, avukatı Murat Sadak aracılığıyla kararı temyiz etti.
Kaynak: Hürriyet
Karaman çiftinin 29 yıllık evliliğinin bitmesiyle sonuçlanan süreç Reşide Karaman’ın, 2 yıl önce para sıkıntısı çekmesi üzerine mahkemeye başvurup nafaka davası açmasıyla başladı. Eşinin eve gelmediğini, çocukların ve kendisinin maddi gereksinimlerini karşılamadığını ileri süren Reşide Karaman, 29 yıllık eşinin kendisini aldattığını ve G.S. isimli kadından çocuğu olduğunu, bunu da nüfus müdürlüğünden öğrendiğini ileri sürdü.
48 yaşındaki Reşide Karaman 2013 yılında Anadolu Adalet Sarayı 10. Aile Mahkemesi’ne bir dilekçe vererek, eşinin ailesine karşı evlilik birliği içerisindeki manevi sorumluluklarının yanında maddi sorumluluklarını da yerine getirmediğinden ve kendisine düzenli olarak maddi destek sağlamadığından 50 bin lira bedelli tedbir nafakası verilmesini talep etti.
Nafaka davası karşısında Hikmet Karaman’ın avukatı da Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Hikmet Karaman’ın avukatı tarafından mahkemeye verilen dilekçede, Hikmet Karaman ile eşi Reşide Karaman’ın evlendikleri andan itibaren yaşamış oldukları tüm olumsuz olayların tarafların birbirlerine olan saygılarını kaybetmelerine yol açmış olması ve evlilik birliğinin müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede ve telafisi mümkün olmayacak şekilde sarsılmış olması sebebiyle, evliliğin devamında toplum ve her iki taraf için de bir fayda bulunmadığı, bu nedenle evlilik birliği temelden sarsılmış olan ve bir araya gelmeleri mümkün olmayan tarafların boşanmaları talep edildi.
30 MİLYON LİRA İSTEDİ
Reşide Karaman ise avukatı Murat Sadak aracılığıyla mahkemeye başvurarak boşanmak istemediğini söyledi ve davanın reddini istedi. 2 yıldır süren boşanma davasında dilekçe ile cevap veren Reşide Karaman, “Dava kötü niyetlidir. Kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez. Beni aldatan ve gayri meşru çocuğu olan kendisidir. Bununla da yetinmeyip kızları yaşında kadınlarla samimi pozlar vererek onurumu ayaklar altına almıştır. Bu nedenle boşanma davasının reddini istiyorum” dedi.
10 milyon lira maddi, 20 milyon lira da manevi olmak üzere 30 milyon lira tazminat talep eden Reşide Karaman, aylık 50 bin lira da yoksulluk nafakası bağlanmasını da istedi. Mahkeme, boşanma davası sırasında Reşide Karaman’a 3 bin lira tedbir nafakası bağladı.
KIZLARINDAN HİKMET KARAMAN’A BÜYÜK SUÇLAMALAR
Boşanma davasının 3. celsesinde çiftin üç çocuğundan ikisi de tanık sıfatıyla ifade verdi. Çiftin kızlarından Bengü Kübra Taş, babasının annesiyle hiç ilgilenmediğini ve 1999 depremi sonrası kendilerini annesiyle birlikte Berlin’e yerleştirdiğini belirterek, “Bize, 2 haftada bir geleceğini söyledi ama öyle olmadı. Babam Berlin’de G.S. adlı kadınla birlikte yaşamış. Bunu da evimize gelen bir trafik cezasından anladık. Üstelik ondan çocuğu da olmuş. Annem 2005 yılında boşanmak istedi ama babam vaatlerde bulanarak annemi vazgeçirdi. Ben evlenip Berlin’de kaldım. Annemler 2006 yılında İstanbul’a döndü. Babam eve hiç gelmiyordu ama basından hangi eğlence merkezlerinde olduğu haberini alıyorduk. Babamın son bir yıldır da başka bir bayanla ilişkisi olduğunu biliyorum.Gaziantepspor’da çalıştığı dönemde sevgilisi olan S.Ö. isimli kadına otomobil aldığını biliyorum” dedi.
Çiftin küçük kızları 20 yaşındaki Bera Karaman ise babasını eve hiç gelmediği için bir yabancı gibi gördüğünü belirterek, “Ufak şeylerden kavga çıkarıp anneme şiddet uygulardı. Anneme, ‘Sen kadın mısın?’ diye küfür ediyordu. Yaklaşık 3 yıldır eve hiç gelmedi. Babamın kazancı çok iyi olmasına rağmen anneme çok zor para verirdi. Annem geçinmek için para isterken adeta ona yalvarırdı. Babamın bana hiçbir zaman manevi katkısı olmadı” diye konuştu.
TEMYİZE BAŞVURDU
Anadolu Adalet Sarayı 10. Aile Mahkemesi’nde 2 ay önce görülen boşanma davasının son celsesinde mahkeme hakimi, Karaman çiftinin boşanmasına karar verdi. Hakim, Reşide Karaman’ın istediği toplam 30 milyon liralık tazminat yerine 150 bin liralık maddi, 150 bin lira da manevi olmak üzere 300 bin lira tazminata hükmetti. 3 bin lira olan tedbir nafakasının ise boşanma davası kesinleştikten sonra 7 bin liraya çıkartılmasına karar verirken Reşide Karaman, avukatı Murat Sadak aracılığıyla kararı temyiz etti.
Kaynak: Hürriyet
Etiketler:
baba olabilmek,
hikmet kahraman,
örnek baba,
spor
7 Eylül 2014 Pazar
Türk sporcu tarih yazdı
Türk tenisinin son yıllardaki en büyük yeteneği İpek Soylu, sezonun son Grand Slam'i ABD Açık'ta şampiyon olarak, tarihi başarılarına yenisini ekledi.
Turnuvada genç kızlarda mücadele eden 18 yaşındaki milli tenisçimiz, İsviçreli partneri Jil Belen Teichmann ile birlikte çıktığı çiftler finalinde, Vera Lapko (Belarus) / Tereza Mihalikova (Slovakya) ikilisini 2-1 yenerek mutlu sona ulaştı. İlk sette durum 3-1 İpek ve Belen'in lehine iken başlayan yağmur nedeniyle maça ara verildi. Yaklaşık 1 saatlik beklemenin ardından karşılaşma yeniden başladı.
Toplam 40 dakika süren ilk seti Lapko ve Mihalikova 7-5 aldı. 28 dakika süren 2. set, 6-2 İpek ve Belen'in lehine sonuçlandı. 17 dakika süren tie-break setini 10-7 alan milli tenisçimiz ve İsviçreli partneri, şampiyonluk kupasını kucakladı. İpek, bir Grand Slam'de gençler ve büyükler kategorisinde final gören ve şampiyonluk yaşayan ilk Türk tenisçi olarak; tarihi bir başarıya imza attı
Turnuvada genç kızlarda mücadele eden 18 yaşındaki milli tenisçimiz, İsviçreli partneri Jil Belen Teichmann ile birlikte çıktığı çiftler finalinde, Vera Lapko (Belarus) / Tereza Mihalikova (Slovakya) ikilisini 2-1 yenerek mutlu sona ulaştı. İlk sette durum 3-1 İpek ve Belen'in lehine iken başlayan yağmur nedeniyle maça ara verildi. Yaklaşık 1 saatlik beklemenin ardından karşılaşma yeniden başladı.
Toplam 40 dakika süren ilk seti Lapko ve Mihalikova 7-5 aldı. 28 dakika süren 2. set, 6-2 İpek ve Belen'in lehine sonuçlandı. 17 dakika süren tie-break setini 10-7 alan milli tenisçimiz ve İsviçreli partneri, şampiyonluk kupasını kucakladı. İpek, bir Grand Slam'de gençler ve büyükler kategorisinde final gören ve şampiyonluk yaşayan ilk Türk tenisçi olarak; tarihi bir başarıya imza attı
10 Aralık 2013 Salı
İstanbul'un 'Venedik'i olacak
Tuzla'da su kanalları ve denize yapılacak adacıklarla "Venedik" modelinin uygulanacağı 840 yat kapasiteli marinanın 2015 yılı mart ayında hizmete girmesi planlanıyor.
İnşa çalışmaları süren Tuzla Marina projesi hakkında bilgi veren Tuzla Belediye Başkanı ŞadiYazıcı, bu kapsamdaki bir projenin ilçeyi dünya ölçeğinde bir cazibe merkezi haline getireceğini ifade etti. Yazıcı, Tuzla Marina'nın, mimari yapısı ve içerisindeki fonksiyonel birimleriye dünyanın sayılı marinaları arasında yer alacağını anlattı.
Tuzla Marina'nın, sosyal alanları ve 840 yat kapasitesi ile bir çekim merkezi olacağını ifade eden Yazıcı, "Bu proje ile Tuzla'ya yılda 25 milyon iç ve dış turizmden ziyaretçi bekliyoruz. Tuzla Marina, E-5 ve raylı sistem ile entegre olacak ve ulaşım akslarının da merkezinde yer alacak. Tuzla Marina, vatandaşın ekonomik yaşamına da büyük katkı sağlayacak. Marina projesi ile en az 2 bin 500 vatandaşa istihdam sağlanacak" diye konuştu.
Marina, 2015'te hizmete girecek
Tuzla'ya dünya ölçeğinde bir proje kazandırmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Başkan Yazıcı, projenin, her ekonomik düzeyden insanın faydalanacağı ve hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin tercih edeceği fonksiyonel bir yapıya sahip olacağını vurguladı.
Başkan Yazıcı, "İnşaat çalışmaları sürmekte olan ve ilk günden itibaren duyan herkesin büyük heyecanla beklediği projenin 2015 yılı mart ayı içerisinde tamamlanması planlanıyor" ifadelerini kullandı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

