otomotiv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otomotiv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2016 Çarşamba

Yakıt tüketimini yüzde 50 düşüren sistem

Dulkadiroğlu ilçesi Trabzon Caddesi üzerinde müşterilerini ağırlayan Dağpaş İç ve Dış Ticaret A.Ş., dünyada 4 firmada bulunan, yeni sıvı oto gaz teknolojisini otomobil sahipleriyle buluşturdu. 1999 yılından bu yana LPG'li araçlar üzerinde çalışmalar yapan ve 2010 yılında ARGE'si tamamlanarak yeni sıvı oto gaz sistemine geçiş yapan MARJET Sıvı Oto Gaz Sistemleri, seri üretime başladı.

Geliştirilen yeni sistem hakkında bilgi veren Dağpaş İç ve Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Dağ, “2006 yılında kendi ürünümüz üzerinde çalışmalara başladık. Çalışmalarımıza mekanik ve elektronik alanda devam ettik. Sonrasında ARGE'yi başarıyla tamamlayarak, seri üretime başladık. Gerekli patent ve tescilini aldığımız yeni sistemimizi otomobillerde montaja başladık" dedi.

Yeni sıvı oto gaz sisteminin montajı yapılan otomobillerde testlerin başarıyla geçtiğini kaydeden Dağ, “Otomotiv sektöründe firmalar motor teknolojilerini geliştirerek, yüksek basınçlı direk enjeksiyon besleme sistemine geçti. Dolayısıyla şu ana kadar bildiğimiz LPG sistemleri gaz fazlı olarak çalışmaktaydı. Yeni model araçlara uyum sağlamıyor. Daha önceki motorlarda yakıt besleme sistemi emme manifoldundan yapılmaktaydı. Yeni teknoloji motorlarda ise yakıt besleme yüksek basınçlı enjektörlerle yanma odasına piston üzerine enjekte edilmektedir. Bizim sistemimiz yeni motorlarda eş zamanlı geliştirilmiş olup, direk aracın kendi enjektör sistemini kullanarak, yanma odasına LPG beslemesi yapmaktadır" diye konuştu.

Yeni sıvı oto gaz sistemlerinin ARGE ve testlerden tam not aldığını belirten Dağ, “Üretimine başladığımız yeni sistemimiz; TSİ, TFSİ, GDİ, ECO BOOST, CGİ, SIDI modellerinde montaj yapılabiliyor. Net yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Bu teknoloji dünyada 4 firmada var. Türkiye'de ilk biz yaptık. Bu sayede dünya sıralamasında yerimizi aldık. Dünyada bu sistemi yapan firmaların yarı fiyatına sunduğumuz bu sistemin kurulumu 8 saat sürüyor. Sistemimiz her motor tipi için ayrı ayrı tasarlanıp, özel montajı yapılıyor. Ayrıca sıvı gaz sistemini kullanan otomobil hiçbir şekilde benzin tüketimi yapmıyor. Buda akaryakıt depolarının yedek depo olarak kullanılmasına olanak sağlıyor" dedi.

18 Ocak 2015 Pazar

YERLİ OTOMOBİL FİKRİNE BAKIN KİM KARŞI ÇIKMIŞ


Olmasaydın Olmazdık ! 10 Kasım’daki Reklamlarını hatırladınız mı ? Hayranlıklarını şimdi daha iyi anlayacaksınız..! )Yıl 1961. Yer Ankara… Birinci Otomotiv Sanayi Kongresi yapılmaktaydı. Kongre’ye katılanlar arasında işadamları, bürokratlar, mühendisler, gazeteciler vardı. Kongre’nin öncülüğünü yapan isimse daha sonra Türkiye’nin siyasi hayatına damgasını vuracak olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dı.
www.yalanyazantarihutansin.org_36Erbakan,1956 yılında daha 30 yaşında iken Gümüş Motor Fabrikasını kurarak Türkiye’nin ilk büyük sanayi hamlesini gerçekleştirmiş, yine 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresi’nde ilk kez “Türkiye’nin kendi otomobilini üretebileceği” fikrini ortaya atmıştı. 1961 yılındaki Otomotiv Kongresi bu çabaların bir sonucu toplanmıştı. Kongre salonu oldukça kalabalık ve heyecanlıydı. Salonda Türkiye’nin kendi otomobilini üretebileceğinin inancı ile heyecanlanan mühendislerin yanı sıra, yerli otomobil fikrine karşı çıkan işbirlikçi Masonlar da bulunmaktaydı.
Bunlardan biri de, Bernar Nahum’dur. Bernar Nahum, Lozan gizli danışmanlarından olan ve Türkiyenin adım adım İslam’dan uzaklaştırılmasını, her yönden zayıflatılıp parçalanmasını amaçlayan Siyonist Yahudi planın fikir babası Haham Hayim Nahum takımındandı.
Bernar Nahum, Koç Otomotiv Grubu’nun temsilcisi olarak toplantıdaydı.
Parantez açalım: Vehbi Koç ile Bernar Nahum 1944 yılında tanışmış, bu tanışma Koç Grubu için tarihi bir dönüm noktası olmuş, . Grup hızla büyümeye ve küresel bir şirket olmaya başlamıştı. Koç ile Nahum ortaklaşa Otokoç’u kurmuş ve başına da Nahum atanmıştı. Bir iddiaya göre Bernar Nahum, Lozan anlaşmasının mimarı meşhur Hayim Nahum’un oğlu olmaktaydı. Bir iddiaya göre de Koç grubu’na ait, BEKO’nun BE’si Bernar’dan, KO’su Koç’tan alınmaydı.
Gelelim ayakkabılı eyleme:
Bernar Nahum, Birinci Otomotiv Kongresi’nde konuşurken salondaki hava giderek elektriklenmeye başlamıştı. Çünkü Otokoç’un ortağı ve yöneticisi Nahum, salondaki heyecanın aksine otomotiv sanayinin zorluklarından bahsetmekte ve yerli otomobil fikrine karşı çıkmaktaydı.
O sırada ön sıralarda oturan genç bir mühendis, bir kürsüde konuşan Bernar Nahum’a, bir de ayakkabılarına bakmaktaydı. Makina Kimya Endüstrisi’nde (MKE) çalışan Erbakan’ın Millici ekibinden olduğu anlaşılan mühendisin ayağında kurumun yeni dağıttığı postallardan vardı. Nahum konuşmasına devam ederken ön sıradaki genç ise, postalının bağcıklarını çözmeye çalışmaktaydı. Çünkü öfkesi iyice kabarmıştı.
Nahum; “Bursa’da şeftali üretmek otomotiv üretmekten hem daha kolay hem daha kazançlıdır” dediği anda da ortalık karışmıştı. Nahum’un “otomotiv yerine şeftali üretmeyi” önermesine dayanamayan genç mühendis ayağından çıkardığı postalı kürsüye fırlatmıştı.
Postal, Nahum’un alnına çarparken, MKE’li vatansever: “Bize otomobili siz ürettirmiyorsunuz, sizler bizi batıya mahkûm ve mecbur ediyorsunuz” diye bağırmaktaydı. Ve bu genç mühendis te Erbakan gibi, milli ve yerli kalkınma sevdalısıydı.
Herkes unutmuş olsa da işte bu olay ilk ayakkabılı protestoeylemi olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır.
Artık yazmak zorundayız. Her şeye rağmen Türkiye’nin ilk yerli otomobili “Devrim”i yapma fikri bu kongre’nin sonucunda ortaya çıkmıştır. Yapılmıştır da… Ama biliyorsunuz benzin koymayı unuttukları() için yürümemiş ve öylece kalmıştır.
Oysa, Erbakan ilk yerli otomobil fikrini 50 yıl önce ortaya attığında, ne Kore’nin Hyundai’ı, Ne İran’ın Samand’ı, ne Hindistan’ın Tata’sı, ne Çin’in Cherry’si vardı. Ne kadar acıdır ki, şimdi sokaklarımız Hyundai, Tata, Cherry ile dolup taşmaktadır.
Son bir not: Türkiye’ye “Otomobil yerine şeftali üretilmesini” öneren Bernar Nahum hakkında bakın Rahmi Koç yıllar sonra ne buyurmuşlardı:
“Koç’un otomotiv sanayi işine girmesini, büyümesini ve kâr etmesini sağlayan Mösyö Bernar’dır. Vehbi Bey’in büyük itimadını kazanmış biriydi ve Vehbi Bey, o ne derse kabul ederdi. Bernar Nahum eldeki paranın daima otomotiv işine yatırılmasını istemiştir.”
Capital Dergisi-2008

4 Şubat 2014 Salı

1 litre benzinle 1000 km gidiyor

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Gedizli öğrenciler, tasarladıkları araçla Hollanda'daki uluslararası yarışa Türkiye'den katılmaya hak kazanan tek ekip oldu.
Otomotiv teknolojileri üzerine araştırmalarını sürdüren, Gediz Teknoloji Takımı (G-TECH), yakıt tüketimi azaltılmış, performansı ise artırılmış seri hibrit araçlar üzerinde çalışıyor. Makine ve elektrik-elektronik mühendisliği öğrencileri, danışman hocalarıyla 1 litre benzinle bin kilometre gidebilen otomobil tasarladı.
Benzinin önce elektriğe, ardından da mekanik enerjiye çevrildiği, yakıt kaybının en aza çekilip, yüksek verimliliğin elde edildiği sistem, yurt dışında yankı buldu. Gedizli gençler, 15-18 Mayıs tarihleri arasında Hollanda'da yapılacak Shell Eco-Maraton'a prototip benzinli araçlar kategorisinde Türkiye'den katılmaya hak kazanan tek ekip oldu.
G-TECH, montajına başladıkları Gediz Gasoline Car 2 (GGC2) adını taşıyacak otomobilleriyle, 26 Avrupa ülkesinden 229 takım arasında Türkiye'yi temsil edecek.
Açıklamada ifadelerine yer verilen Gediz Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Solmaz, GGC2'nin kategorisinde seri hibrit mimarisini taşıyan tek araç olarak dikkatleri çektiğini açıklayarak, şunları kaydetti:
"Bu sene benzin motorunun atıl ısıl enerjisini geri kazandıran ve enerji verimliliği sağlama özelliği bulunan daha gelişmiş bir araç tasarladık. Aerodinamiği, yürüyen aksamı ve direksiyon sistemiyle üstün özelliklere sahip. Otomotiv sektörünün yakından takip ettiği, önümüzdeki süreçte yaygın kullanıma başlanması planlanan hibrit araçlar teknolojisine katkımızı daha yukarıya taşımak istiyoruz. Bu amaçla tamamen bizim üretimimiz olacak, yeni ve yüksek verimli bir benzinli motor yapıp, bir litre benzinle 5 bin kilometreye varan menzile ulaşmayı hedefliyoruz. Otomotiv teknolojilerine meraklı öğrencilerimizle beraber buna da başaracağımıza inanıyoruz."AA