Dulkadiroğlu ilçesi Trabzon Caddesi üzerinde müşterilerini ağırlayan Dağpaş İç ve Dış Ticaret A.Ş., dünyada 4 firmada bulunan, yeni sıvı oto gaz teknolojisini otomobil sahipleriyle buluşturdu. 1999 yılından bu yana LPG'li araçlar üzerinde çalışmalar yapan ve 2010 yılında ARGE'si tamamlanarak yeni sıvı oto gaz sistemine geçiş yapan MARJET Sıvı Oto Gaz Sistemleri, seri üretime başladı.
Geliştirilen yeni sistem hakkında bilgi veren Dağpaş İç ve Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Dağ, “2006 yılında kendi ürünümüz üzerinde çalışmalara başladık. Çalışmalarımıza mekanik ve elektronik alanda devam ettik. Sonrasında ARGE'yi başarıyla tamamlayarak, seri üretime başladık. Gerekli patent ve tescilini aldığımız yeni sistemimizi otomobillerde montaja başladık" dedi.
Yeni sıvı oto gaz sisteminin montajı yapılan otomobillerde testlerin başarıyla geçtiğini kaydeden Dağ, “Otomotiv sektöründe firmalar motor teknolojilerini geliştirerek, yüksek basınçlı direk enjeksiyon besleme sistemine geçti. Dolayısıyla şu ana kadar bildiğimiz LPG sistemleri gaz fazlı olarak çalışmaktaydı. Yeni model araçlara uyum sağlamıyor. Daha önceki motorlarda yakıt besleme sistemi emme manifoldundan yapılmaktaydı. Yeni teknoloji motorlarda ise yakıt besleme yüksek basınçlı enjektörlerle yanma odasına piston üzerine enjekte edilmektedir. Bizim sistemimiz yeni motorlarda eş zamanlı geliştirilmiş olup, direk aracın kendi enjektör sistemini kullanarak, yanma odasına LPG beslemesi yapmaktadır" diye konuştu.
Yeni sıvı oto gaz sistemlerinin ARGE ve testlerden tam not aldığını belirten Dağ, “Üretimine başladığımız yeni sistemimiz; TSİ, TFSİ, GDİ, ECO BOOST, CGİ, SIDI modellerinde montaj yapılabiliyor. Net yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Bu teknoloji dünyada 4 firmada var. Türkiye'de ilk biz yaptık. Bu sayede dünya sıralamasında yerimizi aldık. Dünyada bu sistemi yapan firmaların yarı fiyatına sunduğumuz bu sistemin kurulumu 8 saat sürüyor. Sistemimiz her motor tipi için ayrı ayrı tasarlanıp, özel montajı yapılıyor. Ayrıca sıvı gaz sistemini kullanan otomobil hiçbir şekilde benzin tüketimi yapmıyor. Buda akaryakıt depolarının yedek depo olarak kullanılmasına olanak sağlıyor" dedi.
kahramanmaras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahramanmaras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Haziran 2016 Çarşamba
22 Eylül 2015 Salı
Bir Tavuk Hikayesi... haberden etkilenince...
Bankadan çektiği 70 bin lira kredinin üzerine 60 bin lira daha ekleyip kurduğu çiftlikte yetiştirdiği bin 350 tavuktan günde bin 100 adet doğal köy yumurtası elde eden Mehmet Ali Koca, taleplere cevap vermekte zorlandığını belirtti.
Tavukların beslenmesi için tarlasının bir bölümüne yonca ve benzeri yem bitkileri eken Koca, her gün tek tek topladığı yumurtaları paketleyip, günlük olarak Elbistan’daki marketlere sattığını söyledi.

BU YUMURTALAR DOĞAL
Tavuklara kesinlikle hormon vermediğini vurgulayan Koca, “Bu yumurtalar doğal. Tavuklara hormon vermiyoruz. Kafeste de beslemiyoruz. Doğal gıdalarla beslendikleri için yumurtaları da lezzetli oluyor. Elbistan’dan ve Ekinözü’nden sırf yumurta almak için çok sayıda vatandaş çiftliğe geliyor” diye konuştu.
Elbistan’da uzun süre esnaflık yaptıktan sonra emekli olan Mehmet Ali Koca, eşi ile birlikte ilçeye bağlı İğde Mahallesi’nde aldığı bir tarlaya ev yaptı. Şehir stresinden uzak bir yaşam sürmek isteyen Koca’nın televizyonda izlediği bir haber, 65 yaşında tavuk çiftliği kurmasına neden oldu.
130 BİN TL HARCAMIŞ
Gezen tavuk çiftliği kurup doğal yumurta üretmeye karar veren Koca, yaklaşık 2 yıllık araştırmanın ardından 130 bin TL harcayarak çiftliği kurdu. Bu iş için bankadan 70 bin lira da kredi çeken Koca, 4 aylıkken aldığı tavukları büyütüp, günlük bin 100 yumurta üretmeyi başardı.
BU YUMURTALAR DOĞAL
Tavuklara kesinlikle hormon vermediğini vurgulayan Koca, “Bu yumurtalar doğal. Tavuklara hormon vermiyoruz. Kafeste de beslemiyoruz. Doğal gıdalarla beslendikleri için yumurtaları da lezzetli oluyor. Elbistan’dan ve Ekinözü’nden sırf yumurta almak için çok sayıda vatandaş çiftliğe geliyor” diye konuştu.
Elbistan’da uzun süre esnaflık yaptıktan sonra emekli olan Mehmet Ali Koca, eşi ile birlikte ilçeye bağlı İğde Mahallesi’nde aldığı bir tarlaya ev yaptı. Şehir stresinden uzak bir yaşam sürmek isteyen Koca’nın televizyonda izlediği bir haber, 65 yaşında tavuk çiftliği kurmasına neden oldu.
130 BİN TL HARCAMIŞ
Gezen tavuk çiftliği kurup doğal yumurta üretmeye karar veren Koca, yaklaşık 2 yıllık araştırmanın ardından 130 bin TL harcayarak çiftliği kurdu. Bu iş için bankadan 70 bin lira da kredi çeken Koca, 4 aylıkken aldığı tavukları büyütüp, günlük bin 100 yumurta üretmeyi başardı.
Koca, şunları söyledi:
TAVUKLARI 4 AYLIKKEN ALDIM
“Uzun süre esnaflık yaptım. Emekli olduktan sonra eşimle birlikte buraya yerleştim. Ama boş duramadım. Bir gün televizyon izlerken tavuk çiftliği haberi denk geldi. O an kararımı verdim ve hemen uygulamaya geçirdim. Hiçbir şey bilmiyordum bu konuda. Malatya’da ve çevre illerde araştırma yaptım. 2 yıl sonra çiftlik açmayı başardım. 60 bin liram vardı üzerine de bankadan 70 bin lira kredi aldım ve bu çiftliği kurdum. Küçük kafeslerde tutulan ve önündeki yemi yiyen, sadece yumurta yapan tavuk yerine geniş alanda istediği gibi gezen ve arazideki doğal besinleri yiyen tavuklardan yumurta üretmeyi amaçladım. Tavukları, 4 aylıkken Kayseri’deki bir çiftlikten 16 bin liraya aldım. Su ve yem sistemlerini tam otomatik olarak kurdum. Bizim çiftliğimizde kafes yok. Tavuklar sürekli geziyor. Tarlamın bir bölümüne yonca ektim. Diğer sebzeler de var. Tavuklar, her gün iki defa yoncayla besleniyor. Aynı zamanda buğday, Mısır ve soya veriyoruz. Kesinlikle hormon kullanmıyoruz. Sadece yumurta yemi veriyoruz. Tavuklar büyümeye ve yumurta verecek erişkinliğe ulaşmadan resmi işlemlerimi tamamladım.
GÜNDE 1100 YUMURTA ALIYOR
Üretim için gerekli olan tüm belgelerimi aldım. Tavuklarımız 17 haftalıkken yumurta vermeye başladı. İlk başta yumurta sayısı azdı. Yumurtalar da normalden küçüktü. Ancak zaman geçtikte yumurtalar hem fazlalaştı hem de büyüdü. Bin 400 tavukla başladığım çiftliğimde şimdi bin 350 tavuk var. Günlük de bin 100 yumurta alıyorum. Bunlar gezen tavuk olduğu için yumurtaları da doğal. Buradaki bütün işlemler veteriner kontrolünde yapılıyor.”
Kurduğu çiftliğindeki tavukların bakım, temizlik ve beslenme ihtiyaçlarıyla kendisinin de ilgilendiğini ifade eden Mehmet Ali Koca, çocuk gibi büyüttüğü tavuklara gözü gibi baktığını ifade ederek şöyle devam etti:
“Günümün 24 saatini neredeyse çiftlikte geçiriyorum. Sabah erkenden kalkıp, yonca biçiyorum. Çiftliğin temizliğini yapıyorum. Tavukları yemledikten sonra yumurta toplama işi başlıyor. Her tavuk için kasalardan yaptığımız tünekler var. Tavuklar buralara yumurtluyor. Yumurtaların toplanmasının ardından paketlemeye geçiyoruz. 15’li ve 30’lu şekilde paketlemesi yapıldıktan sonra satışa hazır hale geliyor. Şu an üretimden çok memnunum. Günde bin 100 yumurta satıyoruz. Günlük olarak taze taze Elbistan’daki marketlere götürüyoruz. Taleplere cevap vermekte zorlanıyoruz. Ayrıca günlük olarak buraya gelen vatandaşlar var. Ekinözü’nden, Elbistan’dan geliyorlar. Yumurtalar doğal olduğu için tercih ediyorlar. Elbistan’da bir ilki başardığım için çok mutluyum. İnşallah, önümüzdeki kışı atlatırsak çiftliği büyütüp tavuk sayısını da arttırmayı düşünüyorum.”
Koca, üretmenin ve üretimin önemine işaret ederek, “Üretelim ki bu ülke ayakta kalsın. 65 yaşında ben bu işe başladım. Gençlerin beni örnek almalarını temenni ediyorum” diyerek, sözlerini tamamladı.
TAVUKLARI 4 AYLIKKEN ALDIM
“Uzun süre esnaflık yaptım. Emekli olduktan sonra eşimle birlikte buraya yerleştim. Ama boş duramadım. Bir gün televizyon izlerken tavuk çiftliği haberi denk geldi. O an kararımı verdim ve hemen uygulamaya geçirdim. Hiçbir şey bilmiyordum bu konuda. Malatya’da ve çevre illerde araştırma yaptım. 2 yıl sonra çiftlik açmayı başardım. 60 bin liram vardı üzerine de bankadan 70 bin lira kredi aldım ve bu çiftliği kurdum. Küçük kafeslerde tutulan ve önündeki yemi yiyen, sadece yumurta yapan tavuk yerine geniş alanda istediği gibi gezen ve arazideki doğal besinleri yiyen tavuklardan yumurta üretmeyi amaçladım. Tavukları, 4 aylıkken Kayseri’deki bir çiftlikten 16 bin liraya aldım. Su ve yem sistemlerini tam otomatik olarak kurdum. Bizim çiftliğimizde kafes yok. Tavuklar sürekli geziyor. Tarlamın bir bölümüne yonca ektim. Diğer sebzeler de var. Tavuklar, her gün iki defa yoncayla besleniyor. Aynı zamanda buğday, Mısır ve soya veriyoruz. Kesinlikle hormon kullanmıyoruz. Sadece yumurta yemi veriyoruz. Tavuklar büyümeye ve yumurta verecek erişkinliğe ulaşmadan resmi işlemlerimi tamamladım.
GÜNDE 1100 YUMURTA ALIYOR
Üretim için gerekli olan tüm belgelerimi aldım. Tavuklarımız 17 haftalıkken yumurta vermeye başladı. İlk başta yumurta sayısı azdı. Yumurtalar da normalden küçüktü. Ancak zaman geçtikte yumurtalar hem fazlalaştı hem de büyüdü. Bin 400 tavukla başladığım çiftliğimde şimdi bin 350 tavuk var. Günlük de bin 100 yumurta alıyorum. Bunlar gezen tavuk olduğu için yumurtaları da doğal. Buradaki bütün işlemler veteriner kontrolünde yapılıyor.”
Kurduğu çiftliğindeki tavukların bakım, temizlik ve beslenme ihtiyaçlarıyla kendisinin de ilgilendiğini ifade eden Mehmet Ali Koca, çocuk gibi büyüttüğü tavuklara gözü gibi baktığını ifade ederek şöyle devam etti:
“Günümün 24 saatini neredeyse çiftlikte geçiriyorum. Sabah erkenden kalkıp, yonca biçiyorum. Çiftliğin temizliğini yapıyorum. Tavukları yemledikten sonra yumurta toplama işi başlıyor. Her tavuk için kasalardan yaptığımız tünekler var. Tavuklar buralara yumurtluyor. Yumurtaların toplanmasının ardından paketlemeye geçiyoruz. 15’li ve 30’lu şekilde paketlemesi yapıldıktan sonra satışa hazır hale geliyor. Şu an üretimden çok memnunum. Günde bin 100 yumurta satıyoruz. Günlük olarak taze taze Elbistan’daki marketlere götürüyoruz. Taleplere cevap vermekte zorlanıyoruz. Ayrıca günlük olarak buraya gelen vatandaşlar var. Ekinözü’nden, Elbistan’dan geliyorlar. Yumurtalar doğal olduğu için tercih ediyorlar. Elbistan’da bir ilki başardığım için çok mutluyum. İnşallah, önümüzdeki kışı atlatırsak çiftliği büyütüp tavuk sayısını da arttırmayı düşünüyorum.”
Koca, üretmenin ve üretimin önemine işaret ederek, “Üretelim ki bu ülke ayakta kalsın. 65 yaşında ben bu işe başladım. Gençlerin beni örnek almalarını temenni ediyorum” diyerek, sözlerini tamamladı.
21 Haziran 2015 Pazar
Balkona süs diye aldı geçim kaynağı oldu
Andırın ilçesine bağlı Pınarbaşı Mahallesi'nde yaşayan Nilgün Kayran, 4 yıl önce halk pazarından aldığı 5 kök çilek fidesini evinin balkonundaki saksılara süs olsun diye dikti. Daha sonra fideleri tarlaya taşıma fikriyle girişimcilik hikayesi başlatan Kayran, temin ettiği fidelerle 1,5 dönümlük çilek bahçesi kurdu. Saksıda süs olsun diye aldığı çilek fidesi sayesinde çilek yetiştiriciliğine başlayan Kayran, bu yıl bahcesinden 5 ton ürün almayı bekliyor.
Çilek bahçesi hayali saksıda başladı
Kayran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çilek bahçesi kurma hayalinin saksıda başladığını söyledi. Kendisine ait tarlada çilek bahçesi kurduğunu dile getiren Kayran, "Balkonumda yetiştirmek için 4 yıl önce halk pazarından aldığım 5 kök çilek fidesini tarlaya taşımayı düşündüm. Şu anda 5 bin fidem var. Bu sene Allah'ın izniyle 5 ton ürün alacağız" dedi.
Pazarlama konusunda sıkıntı yaşamadığını belirten Kayran, çilekleri Kahramanmaraş, Adana veMersin'e sattığını ifade etti. Meyveciliğin merkezlerinden Adana ve Mersin gibi kentlere çilek satmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Kayran, hedefinin üretim alanını genişletmek olduğunu söyledi. İlçede 3 çilek bahçesinin kurulmasına da vesile olduğunu aktaran Kayran, kilogramı 5 liradan satılan çileğin önemli gelir kaynağı olduğunu ifade etti.
Bahçeyi internetten araştırarak kurdu
Kadınlara çilek bahçesi kurmalarını öneren Kayran, küçük bir bahçesi olanın bile söz konusu işi yapabileceğini belirtti. Kadınların para kazanmanın mutluluğunu yaşamaları gerektiğini vurgulayan Kayran, "Bahçemi hiçbir Önder olmadan, internetten araştırarak kurdum. Her şeyiyle birebir ilgilendim. Bütün kadınlara bu işi yapmasını tavsiye ediyorum" diye konuştu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
