TIR'larına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TIR'larına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2014 Perşembe

Türkiye 'rest çeken' İran'dan kurtuluyo


Iran ile Türkiye arasında yaşanan lojistik krizine'Hazar geçişi' çare olacak.
İki ülke arasında geçiş ücretlerindeki restleşme sonrası İran’ın 'Türk tırlarına yakıt satmayacağız' açıklamasının ardından Türkiye yönünü Azerbaycan’a çevirdi. Türk tırları, 2015’in ilk çeyreğinden itibaren Türki Cumhuriyetler’e Azerbaycan üzerinden ulaşabilecek.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) BaşkanıFatih Şener, Azerbaycan ve Türkmenler ile yaptıkları işbirliği sonucu, İran üzerindeki tüm trafiğin 2015 yılının başında Azerbaycan-Hazar ve Türkmenistan güzergahına taşınacağını söyledi.

Şener “Geçen hafta Azerbaycan tarafı ile görüştük. Hazar denizi üzerinden Türki Cumhuriyetlere ulaştım ile ilgili bir güzergah belirledik. Bize 2 Ro-Ro ve 2 Feribot ayarladılar. Yıllık 30 bin taşıma kapasitesine sahip bir güzergah bu. 2015’in ilk çeyreğinde tüm İran trafiğini buraya taşıyacağız. Fiyat olarak da İran’dan daha uygun hale gelmiş olacak” dedi.
'TÜRKMENİSTAN'DAN ALIRIZ'
“İran’ın yaptığı uygulamanın dünyada bir örneği daha yok” diyen Şener, bu uygulamanın aslında yasal boyutu dışında Türk şirketlerine bir sıkıntı yaşatmayacağını belirtti. Şener şunları söyledi: “Aslında İran’ın almış olduğu bu karar bizi pek etkilemiyor. Hatta bir yandan işimize de geliyor. İran’ın bize akaryakıt satmaması durumunda, kamyon depolarına mühür basıyor. Bu durumda biz de akaryakıtımızı Türkmenistan’dan almak durumunda kalıyoruz. Bize akaryakıt satmaması demek litre başına 2 dolardan, tır başına 1.100 doları İran’a ödemememiz demek oluyor. Türkmenistan’da akaryakıt litresi 0.14 cent iken, İran’da 18 cent” dedi.
'AKARYAKIT KAÇIRIYORLAR'
İranlılar’ın Türkiye üzerinden akaryakıt kaçakçılığı yaptığını da söyleyen Şener yöntemi şöyle anlattı: “Biz bunu tespit ettik. İran’dan çıkıp Tiflis’e gidecek olan bir tır; Tahran-Bakü-Tiflis hattı üzerinden gittiğinde 1.100 kilometre yol yapıyor. Ancak İran tırı Gürbulak’tan girip Türkiye üzerinden Tiflis’e gittiğinde 1.790 kilometre yol yapıyor. Neden uzun yol Türkiye’yi tercih ediyor. Çünkü ucuz akaryakıt getirip Türkiye’de satıyor. Sonra Tiflis’e gidiyor, oradan da litresi 1 dolara akaryakıt alıp yeniden Türkiye’de satıyor. Bu sayede bir tır 2 bin doları cebine koyup Tahran’a dönüyor.”
'FARK MI ÖDEYELİM!'
UND İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, İran Karayolları Transit ve Sınır Geçişleri Genel Müdürü Muhammed Cevad Atriçyan’ın Türkiye’nin mütekabiliyet uygulamasını ‘haksızlık’ olarak değerlendirip Türk tırlarına İran içerisinde yakıt satışını durdurabileceklerini açıklamasına tepki gösterdi. Şener “Yapılan açıklama anlamsızdır. Biz onlara yakıt fiyat farkı alamayacaklarını, alacaklarsa Türkiye’nin de aynı farkı alacağını söylüyoruz. İran lokantalarında Tavuklu pilav da ucuz, ona da fark mı ödeyeceğiz” dedi.

Şener Türk tırlarının İran’dan almadığı yakıtın fiyat farkını ödemesinin anlamsız olduğunu söyledi.
(Star)

7 Nisan 2014 Pazartesi

Tir baskininda zaman gazetesi muhabiri

Suriye'ye giden MİT TIR'larının Adana'da durdurulup aranmasıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Adana'da yürütülen soruşturmada jandarma mensubu şüphelilerin ifadeleri alınmaya devam ediliyor. Soruşturmada ismi 'şüpheli' olarak geçen ve na katılan uzman jandarma M.S savcıya verdiği ifadede üstlerinin TIR'da bulunan kişilerle hiçbir şekilde konuşmalarına ve irtibat kurmalarına fırsat verilmeden kelepçelenip götürülmelerini istediklerini anlattı.

NEDEN BÖYLE DAVRANIYORSUNUZ?
Uzman Jandarma M.S'nin ifadesine göre, durdurulan TIR'lardaki MİT mensupları, jandarmalara 'Bize neden böyle davranıyorsunuz, burada yetkili var' dedi. M.S, MİT mensubuna henüz TIR'dan inmeden kelepçelediklerini ve üstlerinde yaptıkları aramada MİT ve TSK kartlarını bulduklarını söyledi.

ÇOK ŞAŞIRDIM
Şüpheli M.S, TIR'larda arama yapmak için yola çıkardıklarını o aşamada bir aracın TIR'larda fotoğraf çektiğini anlattı. M.S şu ifadelerde bulundu: 'Gazetecilerin içinde olduğu Renault marka bir araç TIR'ların resimlerini çekiyordu, kamera kaydı yapıyorlardı. Aracı durdurdum, yanlarına gittim, kim olduklarını sordum, gazeteci olduklarını söylediler. Sarı basın kartlarına baktığımda  Gazetesi adına çalıştıklarını anladım. Buna çok şaşırdım.'

GÖRÜNTÜ TELAŞI

TIR'lar otobandan çıkıp Seyhan Jandarma Komutanlığı'na giderken öğretmenler bulvarında bulunan bir kolejin bulunduğu alana girdiği anlatan asker, bir üsteğmenin TIR'ların yanına gelerek 'aranıp tespit yapılmasını' söylediğini aktardı: 'Görevliler TIR'ların üzerindeki kutuların kapaklarını açtılar, fotoğraf ve görüntü kaydı yaptılar. Ben TIR'ların üzerine çıktım ancak kutuların içine bakmadım. Ne Taşındığını görmedim. Ben üstlerimin verdiği emirleri yerine getirdim. Suçlamaları kabul etmiyorum'

MOBİL KARAKOL BİLE GETİRMİŞLER
TIR'lara eşlik eden MİT aracında, 2'si subay (bir yüzbaşı, bir üsteğmen) 4 MİT görevlisi bulunuyordu. Görüntülerden anlaşılan Jandarma, en çok, yüzbaşı rütbeli MİT görevlisini darp ediyor. Ayrıca, baskını planlayanların, olay yerine mobil gözaltı aracı götürmeyi de ihmal etmediği anlaşılıyor.

İhbarın, 19 Ocak saat 07.29'da Ankara'dan yapılmış olmasına rağmen TIR'ların Ceyhan'a kadar hiçbir noktada çevrilmemiş olması, baskının Adana sınırlarında yapılmak istendiğini gösteriyordu. Saat 12.01'de yapılan baskından, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş, 12.40'da haberdar edildi. Ceyhan'a 200 polisle giderek olaya el koyan Vali Coş, TIR'ların basılması talimatını veren Savcı Aziz Takçı ile görüşerek devletin silahlı kurumları arasında çıkabilecek muhtemel bir çatışmayı önledi.

DAKİKA DAKİKA TIR KRİZİ
19 Ocak saat 07.29'da, Ankara Çukurambar mevkiinden, ankesörlü telefonla yapılan bir konuşmayla, 3 TIR'ın patlayıcı yüklü olduğu ihbar edildi. TIR'ların plakaları, genellikle polislerin kullandığı kodlama yöntemiyle verildi. Ayrıca ihbarı yapan kişi, 'not alın' uyarısında bulundu. Bütün bunlar, ihbarı yapanın profesyonel olduğunu gösteriyordu.

Telefon ihbarında geçen 'patlayıcı' ifadesine, ihbar yazılı olarak kayıt altına alınırken 'silah', 'mühimmat' ve 'El Kaide' ifadeleri eklendi.

TIR'lar, saat 09.30'da Adana il sınırından girdi. Saat 11.20'de ise, Jandarma olay yerine intikal edip tertibat aldı. Saat 12.01'de, Ceyhan Sirkeli Gişeleri'nde durdurulan TIR'ların dorselerine çıkıldı. Durum, saat 12.31'de bazı ajanslara servis edildi.

Operasyondan haberdar olmadığı ileri sürülen, Adana Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu'nun da olay yerine gelip kısa bir süre sonra ayrıldığı iddia edildi.

"VALİ'YE HABER VERMEYİN"
Adana İl Jandarma Komutanı Özkan Çokay, olayı Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'a saat 12.40'ta, yani olay basına sızdırıldıktan sonra haber verdi. "Neden daha önce haber vermediniz?" sorusuna cevabı ise "Savcı Vali'ye haber vermeyin dedi" oldu. Vali Hüseyin Avni Coş, beraberindeki 200 emniyet görevlisi ile birlikte olay yerine gitti ve savcı ile bir arabada konuştu. Bu konuşmanın ardından, TIR'lardan 2'si serbest bırakıldı. Diğer TIR ise, Öğretmenler Bulvarı'nda, yine basının önünde açılmak istendi. Ancak o TIR da polislerin müdahalesi ile kurtarıldı.

Hem 1 Ocak'ta Hatay Kırıkhan'da basılan, hem de 19 Ocak'ta Adana Ceyhan'da basılan TIR'lara yönelik operasyonu kurgulama görevi verilen kişinin, Orhan adında bir Jandarma Üsteğmen olduğu anlaşıldı. Orhan Üsteğmen'in, Kırıkhan'daki TIR'ları arayan Adana Savcısı Özcan Şişman'la 16 kez görüştüğü belirlendi. Yine Orhan Üsteğmen'in Hatay'a gidip MİT depolarını dolaştığı da anlaşıldı.
VİDEO
  • .İhanetin yeni görüntüleri ortaya çıktı

8 Şubat 2014 Cumartesi

MİT'e ait yardım TIR'larına yönelik ihbarı yapan kişi

'nın 'da durdurulan TIR'larla ilgili "Ön raporda, hukuka aykırı bir hareket, hukuka aykırı bir organizasyon olduğu tespiti yapıldı. Sorumlular ve albay da bu gerekçeyle görevden alındı" açıklamasının perde arkasına TAKVİM ulaştı. TIR'larla ile ilgili hazırlanan ön inceleme raporunda organizasyonda yer alan tüm isimlerin tespit edildiği öğrenildi. 

PARALEL YAPININ UNSURLARI 'ye insani yardım götüren MİT TIR'larının bir ihbar sonucu durdurulup aranmaya çalışılmasıyla başlayan soruşturmada ön inceleme tamamlandı ve önemli detaylara ulaşıldı. Buna göre Adana'da durdurulan TIR operasyonunun ucu paralel yapılanmanın jandarma istihbarattaki unsurlarına uzanıyor. TIR'ların aranması için yapılan ihbarın daha önce iddia edildiği gibi Ankara'nın Çukurambar semtinden değil, Etlik semtinden, ankesörlü telefonla yapıldığı tespit edildi. Sızan bilgilerin dezenformasyon olduğu, gerçek ihbarcıyı perdelemek için Çukurambar'ın ortaya atıldığı anlaşıldı. Çukurambar'da daha çok, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu siyasetçilerin konut ve çalışma ofisleri bulunurken, Etlik'te ise bir çok devlet kurumunun lojmanları ve merkezleri bulunuyor. 

ETLİK'TE ANKESÖRLÜ İHANET Ön soruşturmada ihbarı yapan kişi ve bağlantılı olduğu kişiler de tespit edildi. İhbarı yapan kişinin tespiti, şok edici bir gerçeği de ortaya koydu. Türkiye'yi "terörle ilişkili" gibi göstermeye çalışarak uluslararası kamuoyunda zor duruma düşürme niyeti taşıyan ihbarı yapan kişi, kamu personeli çıktı. Bu kişinin Jandarma İstihbarat'ta görevli olduğu belgelendi. Yine jandarma İstihbarat'tan, TIR'ları aramak isteyen savcı ile aynı gece başka görüşmeler de yapıldığı belirlendi.

SAVCI VE ALBAYI YEDiAdana'da içinde Suriye'deki Türkmenler'e giden yardım malzemeleri bulunan MİT'te ait 7 TIR'a yapılan operasyon sonrası, olayı bizzat yöneten savcı ve komutan görevden alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı operasyonla ilgili soruşturma başlatırken TIR'ların durdurulup aranması talimatı verdiği öne sürülen İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay görevden alındı. TIR'ların durdurulmasının ardından soruşturmayı yürüten TMK 10. Maddesiyle görevli Adana Cumhuriyet Savcısı Aziz Takçı ile Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Karaca ve yine aynı birimde görevli savcı Mustafa Sırlı da görevden alınmıştı.

ALA, TIR'IN PESİNDE İçişleri Bakanı Efkan Ala, Meclis'te gazetecilerin soruları üzerine "Hukuka aykırı organizasyon bulunduğunu" söylemişti. Ala'nın kastettiği organizasyonun da yine paralel devlet olarak bilinen yapı olduğu ifade edildi. Bu gelişmeler üzerine TIR operasyonu ile ilgili soruşturma derinleştirilerek, Jandarma İstihbarat içindeki boyutlarının tümüyle ortaya çıkarılması için düğmeye basıldı. Daha önce yapılan görevden almalara ek olarak yeni görevden almaların gelebileceği belirtiliyor.

GECE YARISI OPERASYONU da konuya ilişkin yaptığı açıklamada "TIR operasyonu çok önceden planlanmış, ankesörlü telefonla yürütülmüş. Orada savcıyla bir görevlinin gece vakti görüşmeleri vesaire var. İşin çok kurgulandığını ve o şekilde yürütüldüğünü biz, orada zaten gördük, ayrıntılı bilgiler var" demişti.

BEDELi ÇOK AĞIR OLACAKSuriye'de devam eden iç savaşta bölgede bulunan Türkmenler'e götürdüğü ilaç, yiyecek ve giyecek dolu MİT'in yardım tırlarına Adana'da yapılan baskının yankıları devam ediyor. Baskında nın uzun namlulu silahlarla durdurulduğu, Jandarma komandoların MİT görevlilerine ateş açmak için mevzi aldığı, ortaya çıkmıştı. Bu fotoğraflar üzerinde sosyal medya başta olmak üzere operasyonu tertipleyenlere öfke yağdı. Tepkisini dile getiren vatandaş "MİT'in şerefli mensuplarına silah çektirtenler bunun hesabını verecek. Türkiye'nin menfaatlerini uluslararası çakallara satanlar casusluktan yargılanmalı. MİT'e silah doğrultmanın adı vatana ihanettir. Bunu yapanlar 'paralel devlet' diye yazılır, 'vatan haini' diye okunur" yorumlarında bulundu