Ordu valisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ordu valisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2015 Perşembe

Ordu, Arap yatırımlarının yeni gözdesi oldu


Maslak Real Estate Kuwait Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanlığından Ehab Allam Türkiye temsilcisi Muhammed Tarık Jarrar, bugün Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu'nu makamında ziyaret etti. Kuveyt'te Reklam, organizatörlük ve gayrimenkul üzerine 3 ayrı şirketi bulunan Ehab Allam özellikle Bosna- Hersek ve Londra'da gayrimenkul ve turizm üzerine gerçekleştirdiği yatırımlarını Ordu'da da hayata geçirmek istediğini kaydetti. Suudi arabistan, Kuveyt, Katar gibi ülkelerden büyük oranda turizm hareketi olduğuna dikkat çeken Ordu Valisi Balkanlıoğlu, Ordu-Giresun Havalimanı'nın açıldığını anımsatarak kentte turizm potansiyelinin artacağını, kentin fındığa dayalı ekonomiden de kurtulmaya ihtiyacı olduğunu vurguladı.


“Marka şehir olmak için turizm çalışmaları yapılıyor”
Ordu'nun marka şehir olması için turizm tanıtım çalışmalarına ağırlık verildiğini de belirten Vali Balkanlıoğlu, "Trabzon ve Rize'de yoğunlaşma olduğunu görüyoruz. Bu illere baktığımızda güzellik namına ne varsa Ordu'da fazlasıyla mevcut. Bozulmamış doğasıyla çok daha farklı güzelliklere sahip. Ordu- Giresun Havalimanı'nın açılmasıyla birlikte turizmde bir hareketlik var. Ordu'nun turizmde bir marka şehir olması amacıyla tanıtım çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Bizim ana sloganımız bulunduğumuz yere faydalı olmak, ilimize gelen yatırımcılara yol göstermek, her türlü desteği vermek konusunda kendimizi görevli sayıyoruz.Ordu'nun fındığa dayalı ekonomiden kurtulmaya ihtiyacı var" dedi.
“Hem iç hem dış turizmde 'ben de varım' diyecek
Ordu'nun turizmle gelecekte Karadeniz'de bir numara olacağını da iddia eden Vali İrfan Balkanlıoğlu, "Suudi Arabistan ve Kuveyt'ten yatırımcılar gelmişti. Onlarla da görüşmelerde bulunmuştuk. Bu da gösteriyor ki, önümüzdeki dönemde yatırımcı ve turizm anlamında o bölgelerden çok sayıda ziyaretçilerimiz olacak ve Ordu hem iç, hem de dış turizmde bende varım diyecek. Yapılan hiçbir girişim karşılıksız kalmıyor. Turizmde tanıtım faaliyetleri tohum, ekmek gibidir. Ordu, Karadeniz'de bir numara ve inci olacaktır" diye konuştu. 
Kaynak: DHA

Dünyada denizin üzerine yapılan 3 havalimanından biri olan Ordu-Giresun Havalimanı, Körfez yatırımcılarını harekete geçirdi. Havalimanı'nın hayata geçmesinden hemen sonra Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistanlı 5 yatırımcı Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu ile temas kurdu. Yatımcıları makamında ağırlayan Balkanlıoğlu, Arapların Ordu yaylalarında turizm yatırımı için yer baktığını hatta bir yatırımcıyla 100 dönümlük proje için el sıkışıldığını söyledi. Ordu'nun doğal güzelliklerinin havalimanı yatırımıyla daha da ulaşılır hale geldiğini belirten Balkanlıoğlu, yapılan yatırımlarla kentin turizm potansiyelinin artacağını ve fındığa bağlı ekonomiden kurtulacaklarını söyledi. Arapların çölün ortasında bir yaşam sürdüklerini ve en yakın doğal güzelliklere sahip ülkenin Türkiye olduğunun altını çizen Balkanlıoğlu " Türkiye'de artık sıcak deniz tatilleri doygunluğa ulaştı. Şimdi orman, yeşillik ve yayla turizmi rağbet görüyor. Ordu'da bu anlamda bulunmaz bir yer" diye konuştu.

TURİST YÜZDE 25 ARTTI

Bir süre önce Körfez'de bir tanıtım organizasyonuna başladıklarını söyleyen Balkanlıoğlu, bu kapsamda 17 Arap ülkesinden 30 gazeteciyi Ordu'da misafir ettikleri bilgisini paylaştı. 3 gün boyunca Ordu'nun tüm güzelliklerini ve turizm potansiyelini onlara anlattıklarını ifade eden Balkanlıoğlu "Arap basının da haberlerimiz çıkınca hem turistlerin hem de yatırımcıların Ordu'ya ilgisi arttı. Bu çalışmamız sonrası 10 ayda Ordu'ya gelen turist sayısı yüzde 25 arttı. Otellerde doluluk oranımız yüzde 20 arttı. Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan'da ciddi yatırımcılar gelmeye başladı. Tanıtımda havalimanı projemizi de onlara anlattık. Hem ulaşım hem turizm bir arada olunca yatırımcılar ve turistler gelmeye başladı" diye konuştu. Ordu'nun aynı zamanda sahil turizmi de olduğunu belirten Balkanlıoğlu "Doğal güzelliklerimizin yanında çok güzel bir sahil şeridimiz var. Karadeniz'in en güzel kentlerinden biri burası. Turistlerin ve yatırımların daha da artmasını bekliyoruz" diye konuştu.

100 DÖNÜMLÜK ARAZİYE REHABİLİTASYON MERKEZİ

Ordu-Giresun havalimanın açılışından sonra hem turist hem de yatırımcıların bölgeye daha sıcak bakmaya başladığını belirten Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu şunları söyledi: "Tek seferle dünyanın bir çok noktasından buraya gelmek mümkün. Bu bizim için çok ciddi avantaj oldu. 5 özel şirket ile görüştük. Yatırımcılar ağırlıklı olarak tatil köyü ve konut projeleri yapma konusunda istekliler. Bizim yaylalarımız bu projeleri gerçekleştirmek için oldukça müsait. Ayrıca doğal çevreyi bozmadan bu işleri yapmak da mümkün. Zaten yatırımcının istediği doğal ortam. Bu ortamı projelerle bozarsanız hiçbir cazibesi kalmaz. Bir yabancı yatırımcı Çaybaşı'nda 100 dönümlük alana rehabilitasyon merkezi ve tatil köyü yapmak üzere el sıkıştı. Burada aynı zamanda golf sahaları ve devremülk projeleri de yapılacak. Her grubun kendine göre yatırımları var. 20-25 milyon dolarlık yatırım da var, çok daha büyük çaplı yatırım yapacak olan da var. Buradaki yatırımların tamamlanması ile milyar doları bulacak projeler hayata geçecek. Tabi bunda havalimanının büyük etkisi var."

6 Kasım 2014 Perşembe

Ordunun dereleri


Türkiye de ilk, dünyada sayılı projelerden birisi olacak Dere Turizm’i 2 yılda bitirilmesi hedefleniyor. Avrupa birliği ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri ile hazırlanan Dere Turizm’inin amacı Ordu’nun derelerini turizme kazandırmak ve orduyu tanıtmak olacak.
TÜRKİYE’NİN EN UZUN KANYONU ÇAMAŞTA Uzunluğu 4 km olan, Türkiye’nin en büyük dere kanyonu Ordu Çamaş’ta. Ordu Valiliği tarafından turizme kazandırma çalışmalarına başlanan kanyonun 2015 sonlarında turizme açılması hedefleniyor. Dere kanyonun özelliklerinde biri de dünya da ender görülen benekli alabalıkların burada yaşıyor olması. Proje tamamlandığında olta balıkçılığına da yer verilmesi hedefler arasında. Ayrıca avlak alanda da hizmete açılacak. Çok sayıda keklik, atmaca, şahin, dağ keçisinin yoğun olarak yaşadığı alan, av meraklılarının gözde yerlerinden biri olacak.
YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURULACAK Adına türküler yakılan Ordu’nu tepeleri, yaylaları yapılacak destinasyon çalışmaları sayesinde dünya turizmine eve sahipliği yapacak. Diğer adı yayla turizmi olan bu yerlere de betonlaşmaya izin verilmeyecek. Doğaya uygun bungalov evler yapılacak. Boztepeye ek çalışmalar yapılarak bölgenin teleferikle cazibe merkezi olacak.
BALIKÇILIK VE YABAN HAYATIN BAŞKENTİ OLACAK Kurulması hedeflenen yaban hayat ve balıkçılık, özellikle göl balıkçılığı, yöresel balık çeşitleri için çalışma ve projelere başlanacak. Su değirmenlerinin bulunduğu yer olan Ordu da değirmenler de gün yüzüne çıkarılıyor.
ORDU’NUN DERELERİ TURİZME KAZANDIRILACAK Ordu’da gür ormanların içinden akan dereler ve adına türküler yazılan dereler turizme kazandırılacak. Vali İrfan BALKANLIOĞLU, Ordu’nun derelerinin turizme kazandırılması için her türlü desteğin verileceğini söyleyerek, bu güzelliklerin herkes tarafından görülmesini sağlamak gerektiğini ifade etti. "Bize düşen ne var ise elimizden geleni yapacağız. Derelerin canlandırılması ve turizmin hizmetine girmesi lazım. "Turizme kazandırılacak çok bakir alanlarımız var. Turizmden şehir olarak yeterince pay alamıyoruz. Ordu’nun güzelliklerini iyi tanıtarak, bu avantajlarımızı değerlendirebiliriz” diyen Vali BALKANLIOĞLU, turizmin şehre hareketlilik ve canlılık getireceğini, ekonomik olarak da büyük kazanç sağlanacağını belirtti. “Bacasız Sanayi” de denilen turizmin çok önemli bir katma değer olduğuna dikkat çeken Vali İrfan BALKANLIOĞLU, ”Ordu, doğal güzellikleri ile turizm cenneti olmaya aday. Eşsiz manzarası ve yamaç paraşütü ile Boztepe, Yason Burnu, Arkeolojik kazı çalışmalarının yapıldığı Kurul Kalesi, Yoroz kent ormanı, Ordu’nun en güzel mesire yerlerinden ve turistik mekanlarından biri olan ve Türkiye’nin 36. Tabiat Parkı Ulugöl, Eko-Turizm, eski Ordu Evleri, doğal güzelliği, bol oksijenli havası, gür ormanları ve yemyeşil çayırlara sahip olmasının yanında sınırları içerisinde denize en yakın kayak tesisi ile 77 obası bulunan, 2 bin yıllık tarihe sahip, Doğu Karadeniz'in en geniş yaylası olan Çambaşı Yaylası ve diğer yaylalarımız gerek doğal güzellikleri gerekse büyük yerleşim kapasiteleriyle Karadeniz Bölgesinin önemli mevsimlik rekreasyon alanlarıdır. Dünyanın denize dolgu 3.’üncü havalimanı olma özelliğini taşıyan Ordu-Giresun Havalimanımız, Ordu-Giresun Havalimanı çevresinde yapılması planlanan Çikolata Park Projesi, Karadeniz’i, İç Anadolu'ya, Doğu Anadolu'ya ve Akdeniz'e bağlayacak olan Karadeniz-Akdeniz Yolu Projesi, Çevre yolu ve Botanik Bahçe’yi sayabiliriz. Bu nedenle Ordu’nun turizm potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek en büyük amacımız. Ordu, doğal güzelliğiyle bir marka şehir” şeklinde konuştu.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Tüneller şehri Ordu


Karadeniz Sahil Yolu Projesi kapsamında Türkiye'nin kullanımdaki "en uzun kara yolu tüneli" olan Ordu Nefise Akçelik Tüneli, il sınırları içinde bulunuyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan 3 bin 810 metre uzunluğundaki tünelin yanı sıra Bolaman-Perşembe arasında 314 metre uzunluğunda Asarkayası Tüneli, 155 metre uzunluğunda Tekkabak Tüneli, 250 metre uzunluğunda Kuzbökü Tüneli ve 128 metre uzunluğunda Kadıoğlu Tüneli de Ordu'da yer alıyor. Eski sahil yolunda 111 metre uzunluğundaki Perşembe Tüneli de Ordu'da kullanılan tüneller arasında bulunuyor.
Karadeniz Bölgesi'ni Mesudiye ilçesi üzerinden Orta Anadolu'ya bağlaması düşünülen Dere Yolu Projesi'nde ise 13 tünel yer almakta. Toplam 6 bin 667 metre uzunluğunda 13 tünelden oluşan yolun açılması için çalışmaların hızlandırıldığı bildirildi.
Toplam 19 tünelle Karadeniz Bölgesi'nin en çok tünel inşa edilen illerinden biri konumundaki Ordu, Karadeniz Sahil Yolu kapsamında kent sahilinden yol geçmesine izin verilmeyen ve sahili bozulmayan tek il olarak da dikkati çekiyor.
Çevre yollarındaki tüneller
Diğer taraftan daha önce Başbakan Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen Ünye Çevre Yolu da tünellerle aşıldı. Uzunluğu 13,5 kilometre olan Ünye Çevre Yolunda 5 bin 200 metre uzunluğunda iki ayrı yerde 4 tüp tünel yer alıyor.
Ordu'nun büyük projeleri arasında yer alan ve şehir içi trafiğini büyük oranda rahatlatacak Ordu Çevre Yolu'nda ise çalışmalar sürüyor. Toplam uzunluğunun 19 kilometre olduğu öğrenilen Ordu Çevre Yolu'nda , Boztepe, Öceli ve Terzili olmak üzere 3 tünel bulunacak.
"Tamamlanan, yapımı devam eden ve planlanan tünel sayısı 60"
Ordu Valisi Kenan Çiftçi, yaptığı açıklamada, Ordu'da tamamlanan, yapımı devam eden ve planlanan tünel sayısının 60 olduğunu belirtti.
Tamamlanan tüneller arasında, Türkiye'nin kullanımdaki en uzun tüneli Ordu Nefise Akçelik Tüneli'nin yer aldığını ifade eden Vali Çiftçi, "Ordu'da tünellerin sayısı ve uzunlukları projelerle hızla artıyor. Ordu'nun geneli dağlık bölge olduğundan, bu dağlar da geçit vermediğinden yollar tünellerle aşılıyor" dedi.
"Tünel sayıları itibarıyla Ordu Türkiye'de ilk sıralarda yer alıyor"
Çiftçi, tamamlanan tünellerin toplam uzunluğunun 23, inşaatı devam eden tünellerin toplum uzunluğunun ise 17 kilometre olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Tamamlanan ve devam eden tünellerimizin uzunluğu 40 kilometreyi bulmakta ancak projeleri hazır olan yeni tüneller de yapılacak. Bu planlanan tünellerin toplum uzunluğu da 13 kilometre. Hepsinin toplamı ise 53 kilometreyi aşmakta. Bu bakıldığı zaman çok ciddi bir rakamdır. Tünel sayıları itibarıyla Ordu Türkiye'de ilk sıralarda yer alıyor."
"Tünelin faydası çok"
Açılan tünellerin vatandaşlara her konuda fayda sağladığına dikkati çeken Vali Çiftçi, şunları kaydetti:
"Bu tüneller sayesinde de vatandaşlarımız daha hızlı, seri ve konforlu bir şekilde gidecekleri yerlere ulaşma imkanı buluyor. Ayrıca tünellerle yollar kısaldığı için vatandaşın parası cebinde kalıyor. Daha az akaryakıt kullanıldığı için sürücülerimiz büyük tasarruf ediyor, zamandan da kazanıyor. Vatandaşlarımız gitmek istedikleri yerlere kısa sürede ulaşıp işini halledebiliyor. Kaza oranları da bu tüneller sayesinde düşmüş durumda. Bu yönlerinden de bakıldığında tünellerin faydası oldukça fazla."
Vali Çiftçi, açılan tünellerin kameralar tarafından 24 saat takip edildiğini sözlerine ekledi.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Abdülhamitin fermani:Cambasi yaylasi

Ordu Valisi Kenan Çiftçi, Abdülhamit döneminde yazları yaylalarda nüfusun yoğun olduğuna dikkat çekerek, "Ordu'nun 26 yaylası var. 2014'ü 'Yayla yılı' ilan ettik. Yaylalarımızı yaz- kış etkinliklerimizle daha çok tanıtacağız" dedi.

Ordu Valisi Kenan Çiftçi, Kabadüz İlçesi'ne bağlı 1900 rakımlı Çambaşı Yaylası'nın kentte yayla turizmi açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Osmanlı arşivinde 2. Abdülhamit'in Çambaşı Yaylası ile ilgili dönemin Trabzon Valisi'ne verdiği bir talimatı olduğunu tespit ettiklerini belirten Vali Çiftçi, bu çerçevede Çambaşı Yaylası'nı daha aktif hale getirdiklerini belirtti. Vali Çiftçi, şöyle dedi:


"Ordu, Trabzon'a bağlı iken 104 yıl önce Abdülhamit Han, Trabzon Valisine 'Her yıl, yaz mevsiminde, gerek sözü edilen kazadan Ordu, gerek diğer yörelerden 30-40 bin kişi belirtilen yaylada alışveriş yapmaktadır. Bu yaylanın bir kat daha bayındır hale gelerek zenginleşmesine vesile olmak üzere her sene Temmuz ve Ağustos aylarında panayır açılması için adı geçen vilayette kararname hazırlanmış ve bu yolla yerel zenginliğin gelişmesi amaçlanmıştır. Çambaşını imar et, o insanlar rahat etsinler, orada daha rahat alışveriş yapsınlar' diye emir veriyor. 104 yıl önce de canlı bir yer olan Çambaşı Yaylası'nda 40 bin kişi varmış. Çok ciddi bir kalabalık. O dönem burası Trabzon'a bağlı. O yazılı emrin Osmanlıcasını arşivlerden çıkardık. Biz de o çerçevede Çambaşı'nı aktif hale getirdik. Şimdi o emri yerine getiriyoruz."

"Yaylalarımız Karadeniz'in en güzel yaylası"


Daha önceki yıllarda kış mevsiminde Çambaşı Yaylası'nda dükkanların kapalı olduğunu, yayla yolundaki iyileştirmeler, kayak merkezi, yeşil hat yayla yolu çalışmalarından sonra artık yaylada yaz-kış dükkanların açık olduğunu belirten Vali Çiftçi, şöyle devam etti:

"Abdülhamit Han'ın talimatının Osmanlıcasını arşivlerden çıkardık. O kapsamda yaylada çalışmalar yapıyoruz. Kışın Çambaşı'nda önceden tüm dükkanlar kapalıydı, şimdi tüm dükkanlar açık. İnsanlar gelip kayak yapıyor, alışveriş yapıyor eğleniyor. Orada atıl vaziyetteki Vali Konağı'nı kullanmaları için kayakçılara tahsis ettik. Şimdi orası da kayakçılar tarafından kullanılıyor, insanlar eğleniyor. Ordu'da turizmin gelişmesi için her yıl bir tema belirleyip, Ordu'yu turizmde ön plana çıkarmak amacıyla belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız ile birlikte bir araya geliyoruz. Bu yılki Ordu'nun temasını yapılan oylama sonucu 'Yayla teması' olarak belirledik. Ordu'nun denizi, yeşili, yayları, her şeyi güzel. Aldığımız yayla teması kararının ne kadar isabetli, ne kadar düzgün olduğunu şimdi görüyoruz. Her ay yaylalarımızda farklı etkinliğimiz olacak. Ocak ve Şubat ayında Çambaşı'nda kar festivali yaptık. Perşembe yaylasıyla ilgili de etkinlik düşünüyoruz. Yaylalarımız Karadeniz'in en güzel yaylaları. Biz bunları yaz, kış, bahar düşünüyoruz."

26 yayla etkinlikle tanıtılacak


İldeki 26 yaylayı bu yıl çeşitli etkinlikler düzenleyerek tanıtacaklarını, Ordu'nun yayla turizmi bakımından Türkiye'de önem taşıdığına da vurgu yapan Vali Çiftçi, "Telefonlarımızda 3G, 4G vardır. Turizminde 3G'si, 4G'si var. 4G; gezme, görme, gurme ve gülme. Bunların tamamını yaşayabileceğiniz nadir yerlerde Türkiye'de bizim yaylalarımız, Ordumuz. İşte biz bunları değerlendirmeye çalışıyoruz. İnşallah bu yıl 26 yaylamızda çok iyi tanıtımlar yapacağız" dedi.

Vali Çiftçi, Samsun-Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Artvin yaylalarını birleştiren 'Yeşil Hat' Projesi kapsamında Çambaşı Yaylası'nın da yer aldığını bunun da yaylada eko-turizmin hareketlenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

9 Ekim 2013 Çarşamba

Trabzon Valisi Cemal Azmi bey in zorunlu Ordu seyahati


Birinci Dünya Savaşı olanca şiddetiyle devam ederken Osmanlı Devleti, Rus ordusu karşısında devamlı olarak geri çekiliyordu. Doğu Karadeniz neredeyse tamamen Ruslar tarafından ele geçirilmişti. Bu yıllarda Doğu Karadeniz, Trabzon Vilayeti olarak adlandırılıyordu ve vilayetin merkezi Trabzon’du.
 Rus Ordusunun saldırıları karşısında Osmanlı Devleti 15 Nisan 1916 yılında vilayet merkezi olan Trabzon’dan da çekilmek zorunda kalmış, askerlerle birlikte Türklerin önemli bir kısmı şehri terk etmişti.
O yıllarda Ordu, Trabzon Vilayetine bağlı bir ilçe idi. Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, Rumların dinsel lideri metropolit Hrisantos’a şehrin yönetimini devretti. Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, şehrin yönetimini Hrisantos’a devrettikten sonra devlet işlerine ait bütün defterleri, resmi belgeleri sandıklara koydurdu ve bunları kayıklarla Ordu’ya gönderdi.
Şehirden çıkmak isteyen Trabzon halkına da Giresun-Ordu yönüne doğru yola çıkmalarını bildirdi. Trabzon’un Türk sakinleri yaşadıkları toprakları arkalarında bırakarak Ordu’ya doğru yola koyuldular. Bu dönemde şehirde yaşayan Türk sayısı öylesine azalmıştı ki bu bir hatıratta şöyle ifade ediliyordu; “Ara sıra evden çıkıp Trabzon’u dolaşıyordum. Türklerin hepsi hicret ettikleri için hasretini çektiğim bir hemşeriye tesadüf edemiyordum.”
Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, zorunlu olarak Ordu kazasına yerleşmiş Trabzon valiliği görevini Ordu’da sürdürmeye çalışmıştır. Böylece Ordu Kazası bir dönem Trabzon Vilayeti’nin yönetim merkezi olmuştur.
Ordu Kazasında Trabzon valisi görevini sürdüren Cemal Azmi Bey, 1868 yılında Arapkir’de doğmuştur. Babası tapu müdürlerinden Osman Nuri Bey, annesi Gülsüm Hanım’dır. 1891 yılında ise Mülkiye Mektebi’nin yüksek kısmını bitirdi. Mülkiye’den mezun olan Cemal Azmi Bey, Kosova Merkez Kazaları kaymakamı iken İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılmıştır.
Meşrutiyet’in ilanında aktif görev üstlenen Cemal Azmi Bey, Meşrutiyet’in ilânının ardından, 25 Ocak 1909 tarihinde Senice Mutasarrıflığına atanmıştır. Siverek, Bolu, Lazistan Sancağı Mutasarrıflığı görevlerinde bulunduktan sonra Trabzon Valisi olmuştur.
Trabzon Valiliği görevini sürdürdüğü sırada 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıkmış ve Cemal Azmi Beyin yolunu Ordu kazasına düşüren süreç de böylece başlamıştır.
Lazistan Sancağı mutasarrıflığı sırasında Cemal Azmi Beye “eli sopalı mutasarrıf” namı verilmiştir.  İttihat ve Terakki Partisince desteklenen Cemal Azmi Beyin, olağanüstü sivil ve askerî yetkilerle güçlendirilen Trabzon Valiliği görevi dört yıl sürmüştür.
Trabzon Valiliği sırasında karşısında çıkan en temel sorun muhakkak ki Rusların Trabzon’u işgalidir. Yaklaşmakta olan Rus Ordusu bir türlü engellenemiyordu. 16 Şubat 1916 tarihinde Erzurum’un işgal edilmesi üzerine Vali Cemal Azmi Bey Vilayet genel Meclis üyelerini toplayarak durum değerlendirmesi yapmış ve ailelerin Trabzon’dan uzaklaştırılması kararına varılmıştı.
İşgal ve göç günlerini bizzat yaşayan Muzaffer Lermioğlu, “Akçaabat Tarihi ve Birinci Genel Savaş, Hicret Hatıraları” olarak kitaplaştırılan anılarında Cemal Azmi Bey ve Ordu Kazası hakkında şu değerlendirmeleri yapmaktadır:
Trabzon’un işgali üzerine Vali Cemal Azmi Bey Vilâyet erkânı ile Ordu kasabasına yerleşti. O zaman Trabzon İline bağlı bir ilçe merkezi olan Ordu kasabasında vilâyet umurunu ifaya başladı. Kudretli, başarıcı, azimkâr ve cesur bir idare âmiri ve aynı zamanda müfrit bir vatanperver olan Cemal Azmi Bey’in gayret ve himmetiyle, şahsî teşebbüsleriyle az zaman içinde bu kasaba ve kazadaki muhacirlerin iskân ve iaşe işleri her yerden iyi tanzim edildi. Mumaileyhin geceli gündüzlü çalışarak dar imkânlar içinde, o günün fevkalâde hal ve şartları karşısında gösterdiği başarılar cidden takdire şayandır.”
Trabzonluların bir kısmı, bu zor günlerde, çetin geçen göç yolculuğunun sonunda Ordu’ya geldiler. Bu insanların evlere yerleştirilmeleri, sağlık sorunlarının çözümü, hayatlarını devam ettirmelerinin sağlanması gibi önemli meselelerin halledilmesi gerekiyordu.
Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, göçmen Trabzonluların Ordu’da karşılaştıkları güçlükleri en aza indirmek için çaba gösteriyordu. Açlık tehlikesiyle karşılaşan göçmenler, ağaçlarda henüz olgunlaşmamış meyveleri haşlayarak yemeye çalışıyordu.
Cemal Azmi Beye Ordu’da “Kara Vali” deniliyordu. Oldukça esmerdi ve kara sakalı vardı. Bu haliyle de Kara Vali lakabıyla uyuşuyordu.
Trabzon Valisi Ordu’da İsmetpaşa İlk Okulu’nun karşısındaki bir eve yerleştirildi. Evinden bazen okul bahçesindeki çocukları izliyordu. Bu yılları yaşayan Fevzi Güvemli, “Bir Zamanlar Ordu” adı verilen hatıralarında Cemal Azmi Beye de yer vermektedir.
Evi okulun hemen karşısında olan vali bir gün okula gelir ve bir sınıfa girer:
“Şaşkına döndük. Hepimize bir şeyler sordu. Sınıfta zaten on beş kişi kadardık. Üstümüzü başımızı gözden geçirdi.”
Vali Cemal Azmi Bey, okula giden öğrencilerin bazı öğrencilerin elbise ve ayakkabılarının uygun olmadığını belirlemiş ve onun ziyaretin in ertesi gün okula terzi ve kunduracı gelmiştir. Terzi ve kunduracı ellerindeki listede adları yazılı olan öğrencilerin ölçülerini almışlar, birkaç gün sonra da bu öğrencilere ayakkabı, elbise, pardösü gelmişti.
Bu sıralarda Fevzi Güvemli’nin İsmetpaşa İlk Okulunda yaşadığı özel bir problem bulunmaktadır. Okulda çalışan görevlilerden birisi küçük Fevzi’nin annesinin dokuduğu kazaktan istiyor, sürekli olarak çocuğu sıkıştırıyordu. Fevzi, annesinin işinin çok olduğunu söylemesi de fayda etmez. Görevli “sonra karışmama başına iş açarım” diyerek onu teneffüslerde sıkıştırmaya devam eder.
Yine bir tenefüs zamanı okuldaki görevli Fevzi Güvemli’yi sıkıştırırken, okul bahçesine Kara Vali Cemal Azmi Bey birden bire girer ve adamın yakasına yapışır. “Defol utanmaz herif” diyerek onu okuldan kovar.
Ordu halkı savaş yıllarında karınlarını doyurmakta güçlük çekerken, Trabzon’un işgal edilmesi sonucu binlerce göçmene de ev sahipliği yapmak zorunda kalmıştı. Kasabada besin sıkıntısı çekiliyordu. Her evin tarlasında karalâhana dikiliydi. Ama lahana halkın beslenmesinde yeterli gelen bir ürün değildi.
Vali Cemal Azmi Bey, Ordu’daki bütün boş arazilere patates dikilmesi emrini verdi. Ancak karalâhanaya alışkın olan halk patatesi de pek tanımıyordu. İşi sıkı tutan vali, zorla tarlalardaki lahanayı söktürüp yerlerine patates dikilmesini sağladı. Bunun sayesinde Ordu’da yaşayan insanların beslenme sıkıntıları bir ölçüde giderilmiş oldu.
Ordu’nun bu yıllarda yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisi de Rus bombardımanlarıydı. Ordu’da yaşayan halkın salgın hastalıklar ve açlık sorunlarını gidermenin yanında Rusya ile savaşan 3.Ordu’nun silah ihtiyacının da karşılanması gerekiyordu. Karadeniz kıyılarında cephane taşıyan gemiler Rus torpidolarınca vuruluyordu.
“ O yıl kışa giriyorduk ki bir gün yük iskelesine bir römorkör yanaştı. Güneş Boztepe’nin ardında ağıyordu. Römorkörün içindeki top mermileri boşaltılmaya başlandı, heyecan ve telaş içinde. Halk iskeleye üşüşmüştü. Vali de pardösüsünü çıkarmış, irice bir mermiyi omuzlamıştı. Heyecan ve telaş Rus torpidolarının gelmekte olduğunun haber alınmasındandı. Son mermiyi de boşaltan römorkör bütün hızıyla iskeleden uzaklaştı”
Rus savaş gemileri bir yandan da sahil bölgelerini bombalıyorlar, limanlardaki kayıkları batırıyorlardı. 31 Mayıs 1917 günü sabah saatlerinde Vona limanından hareket eden bir Rus torpidosu, Ebülhayır’da kayıkları bombaladıktan sonra Ordu’ya 38 top mermisi attı. Gemiden havalanan bir tayyarenin Ordu üzerinde bir keşif uçuşu gerçekleştirmesinden sonra bombardımana devam edilmişti.
Rus bombardımanı sonucu Ordu’da askerlik şubesi, telgrafhane, jandarma komutanlığı ve Guraba Hastanesi hasar görmüştü. Bombalama sonucunda Ordu Hapishanesi de ağır hasar görmüş, hapishanedeki üç Ermeni ve bir Müslüman mahkûm ölmüş, birçok mahkûm da firar etmişti.
1917 yılı Ekim ayında Rus Bolşevikleri, Çar’ı devirerek ülkede yönetimi ele geçirdiler. Ekim Devrimi denilen bu önemli gelişme, Trabzon’u işgal eden Rus Ordusunun geri çekilmesiyle sonuçlandı. 24 Şubat 1918’de Osmanlı birlikleri Trabzon’a girerek yönetimi ele aldı.
Ama Trabzon’un Ruslardan geri alındığı sırada Cemal Azmi Bey Trabzon valisi değildir. Çünkü Cemal Azmi Bey 2 Şubat 1918 tarihinde Trabzon Valiliğinden ayrılmıştır. Osmanlı Devleti savaştan yenilgiyle ayrılmış, 30 Ekim 1918 tarihinde ağır şartlar getiren Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamak zorunda kalmıştır.
 İtilâf devletleri İttihat ve Terakki Partisi’nin önde gelenlerini tutuklatmak için harekete geçince Cemal Azmi Bey de ailesiyle birlikte Almanya’ya gitmiş ve Berlin’e yerleşmiştir.
Cemal Azmi Bey, Divan-i Harp’te Trabzon Ermeni Tehciri dolayısıyla 26 Mart 1919 tarihinde gıyabında yargılanmaya başlandı. 21 Mayıs 1919’da sonuçlanan mahkeme, Ermeni iddialarına dayanarak, Cemal Azmi Bey’i suçlu bulmuş ve idama mahkûm etmişti.
Cemal Azmi Beyin bu idam cezasını ise üç yıl sonra Ermeni İntikam Birliği üyesi AramYerganian ve Arşak Şıracıyan infaz etmişlerdir. 17 Nisan 1922 günü aileleriyle birlikte yürüyüşe çıkan Cemal Azmi Bey ile Dr. Bahaeddin Şâkir, Almanya’nın başkenti Berlin’in en işlek caddesinde, ailelerinin gözleri önünde,  iki Ermeni komitacı tarafından vurarak öldürmüştür.
Cemal Azmi Bey, Berlin’de annesi Gülsüm Hanım, eşi Müzeyyen Hanım ve bir kız iki erkek, üç çocuğu ile birlikte yaşıyordu. TBMM,  24 Nisan 1924 tarihinde çıkarttığı kanunla Cemal Azmi Bey’in eşi Müzeyyen Hanım’a, her yıl 15 Lira ödenmesini kararlaştırdı.
Trabzon Valisi, İttihatçı, “Kara Vali” Cemal Azmi Beyin 54 yıllık yaşam hikâyesinin birkaç yılı Ordu’da geçmiştir. O zamanlar Trabzon’a bağlı küçük bir kasaba olan Ordu, Rus işgalinden kaçan binlerce Osmanlı vatandaşına ev sahipliği yapmış, yerleşme, hastalıklar, beslenme gibi birçok temel sorunla karşılaşmıştır. Vali Cemal Azmi Bey kendince bazı önlemler alarak en az zararla bu sorunları çözmeye çalışmıştır.
Birkaç yıl süren zorunlu Ordu seyahati sonrasında Ordululara Cemal Azmi Beyle ilgili birkaç hatıra kaldı. Orta boylu, kara sakallı ve esmer Trabzon Valisi, komitacı Ermeniler tarafından Berlin’de vurularak öldürüldü. Şimdi Berlin Müslüman Mezarlığında dava arkadaşı Bahaeddin Şakir ile yan yana yatıyorlar.