imf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2014 Salı

Bugün borç alan, yarın emir alır

Sultan Süleyman yüzyıllar önce "Bugün borç alan, yarın emir alır" demişti.
Türkiye dünyanın kanını emen Bilderberg ve IMF'in elinden ancak Nisan 2013'te kurtuldu.
Yıllarca kanımızı emdiler... Son 30 yılda 500 milyar dolar faiz ödedik. On yıllarca dik duramadık. Omurgamızı kırdılar.
Emir verdiler.
Gizli dünya devletinin tepesindeki David Rockfeller, gücünü Musul-Kerkük petrollerinden alan Yahudi bir ailenin başında.
Amerika ve dünyada en etkili BARON.
TOP SECRET bir toplantıda 
"OSMANLI'YI NASIL YIKTIKLARINI" anlatıyor: "1. Dünya Savaşı'nı Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalayarak Ortadoğu'daki petrol yataklarını ele geçirmek ve İsrail devletinin yolunu açmak için çıkardık. İsrail devletinin kurucusu sayılan Theodor Herlz, Osmanlı Padişahı Abdülhamit'e giderek, bizim ailemizin desteğiyle Filistin topraklarını satın almak istedi.
Fakat padişah bize karşı çıktı. Padişah'ı düşürdük. Mason örgütleri tarafından organize edilen, ÜLKE İÇİNDE beslediğimiz insanların çıkardıkları isyanlarla toprakları ellerinden aldık.
Dünyada hiçbir yerde bizim iznimiz olmadan stratejik işler yapılamaz. Savaşlar ve darbeler bizim planlarımızdır. TÜRKİYE'YE "MARSHALL YARDIMI" İLE EL ATTIK.
Darbeler yaptırdık. EKONOMİ MUSLUKLARI ELİMİZDEYDİ"
SON CÜMLESİ TÜYLER ÜRPERTİCİ: "EKONOMİK VE SİYASİ EKLEMLERİMİZ OLAN İNSANLARLA ÜLKELERİN YÖNETİMLERİNİ KONTROL ALTINDA TUTARIZ''

Herkes bilir!Estee Lauder, dünyanın en büyük kozmetik markasıdır. Amerikan pazarının yüzde 50'si bunlarındır.
130 ülkede faaliyet gösterir. Çok pahalı ürünlerle çok önemli bir pazar payına sahiptir. Şirketin kurucusu olan Estee Lauder adlı kadın 2004'te öldü. Time Dergisi 20. Yüzyıl'da en etkili 20 iş insanı listesi yaptığında listedeki tek kadın buydu.
İki oğlu vardı! Küçük oğlu ilginç bir kişilikti! Uzun süre aile şirketinde çalıştıktan sonra bir anda Savunma Bakan Yardımcısı oldu, ardından da Avusturya'ya BÜYÜKELÇİ olarak gönderildi! Roland S. Lauder burada görev yaparkenSOYKIRIM'ı gördü! Memleketlerinden kaçanların hikayelerine ve geride bıraktıklarına şahit oldu! Kendini tekrar keşfetti!
Aklını ve kalbini YAHUDİLER'e adamaya karar verdi! Öyle de oldu!
Bu yolda yürürken DÜNYA YAHUDİ KONGRESİ'nde BAŞKAN seçildi! Yani Dünyadaki bütün Yahudiler'in başkanıydı artık!
Değişik örgütler altında faaliyet gösteren herkes bu isme bağlıydı!
Yahudiler'le ilgili sorunları birebir çözmeye çalışıyordu! Mavi Marmara saldırısı sonrası Türkiye'nin tutumunu yumuşatmak için Türkiye'ye gelip Başbakan Erdoğan'la da görüşen isimdi! Katı ve iddialı bir SİYONİSTTİ!1994'ten sonra MEDYAYA girdi!
Türkiye'de de önemli kanalların peşine düştü, almak için zorladı! Ama İsrail'de basın onundu! Çok etkiliydi!
İsrail için her şeyi yapacak biriydi!
Netanyahu'nun akrabasıydı!
Politikaların arkasında o vardı!
Bu kesin! Ama onun yanında olup görünmeyen çok ama çok önemli bir başka isim daha vardı!
ASIL PATRON yani!
Bu isim David de Rothschild'di!
BARONLARIN Fransa sorumlusuydu! Ailesi ALMAN zulmünden kaçmak için Amerika'ya sığınmıştı! Babası Guy de Rothschild'di! Annesi, babasının uzaktan kuzeniydi! BARONES Alix Hermine Jeannete Schey de KOROMLA,Macaristan'ın en önemli ailelerinden birinin üyesiydi! Dede Baron Philipp Von Schey Koromla'ydı! Aile üyelerinden savaşta Fransız ordusunda yer alanlar oldu! Savaş bitiminden sonra ABD'den geri dönüşler başladı!
Bizim Ronald Lauder'in arkasında görünmeden duran genç BARON da Institut d'Etudes Politiques de Paris'i bitirdi! Ondan sonra aile şirketlerinde görev almaya başladı!
Arkasında inanılmaz bir güç vardı!
ROTHSCHILD&CIE Banque'den, ROHTSCHILD & SONS'a kadar pek çok kudretli şirketin yönetiminde yer alıyordu!
Avrupa'ya ve Amerika'ya yayılmış aile üyeleriyle çok yakın ilişkiler ağı kurarak, daha doğrusu kurulmuş olanın üzerinden giderek dünyayı ellerine geçiriyorlardı!
Sahip oldukları para ve şirketlerin sıralı tam listesinin yer aldığı bir kaynak yoktu!
Aile hakkında bilgi bulmak hiç kolay değildi!
Roland Lauder'in arkasında Dünya Yahudiler Birliği'ni örgütleyen isim, hiç görünmeyen ailenin en parlak çocuklarından biriydi yani!
Bu David de Rothschild öyle şirketlerde imza yetkisi kullanıyordu ki birçok devletten daha güçlüydü!
Dünya üzerindeki 31 BANKA doğrudan buna bağlıydı! 
 Rohtschild Continuation Holdings 
 Rohtschild Bank AG 
 Rohtschild Paris Orleans SCA 
 Cam. Financiere Saint-Honore 
 Cam. Financiere Martin Maurel 
 De Beers Group 
 Group Casina gibi onbinlerce çalışanı olan ve devletlerden daha zengin olan şirketlerin içindeydi! Aile üyeleriyle birlikte olduğu zaman etkisi ve gücü sınırsızdı!
İtalyan Prenses Olimpia Anna Aldobrandini ile evlendi!
Lavinia Anne Alix, Stephanie Anne Marie de Buffevent, Alexandre Guy Francesco ve Louise Lili Beatrice deROHTSCHİLD isimlerini taşıyan çocukları dünyaya getirdi! Aile bağları çok sıkı ve netti!
Göz önünde asla yaşamazlardı! İsrail sevgisi bambaşkaydı!Söylenmese de uygulamalarından Filistin'i ve Müslümanlar'ı pek sevmedikleri anlaşılıyordu!
Fransa'da BANKACILIK lisansı almak için zorluk çıkaran hükümeti devirdiği sır değildi!
İngiltere ve Fransa'daki şirketleri yani finans ve bankacılık alanında faaliyet gösteren silahlarını birleştirip dünyanın her yerinde at oynatıyordu! ABD'den Hong-Kong'a kadar her yerde sözleri geçiyordu!
Filistin'in yanında yer alamayan ALMANYA'da çok güçlülerdi!
Göstericileri sopalayan Fransa'nın hakimi bunlardı! "Kahrolsun İsrail" diye pankart açılan her yerde oranın polisi bunların gücünü arkasına alarak copu indirirdi!
ABD'nin Dışişleri Bakanı ile ikinci adamı da konuşamazdı! Şimdilik durum böyleydi!Dengeler değişinceye kadar da herkes susacaktı!
Konuşan sadece Erdoğan'dı!
Erdoğan'ın Filistin'e sahip çıkarak kimlere karşı durduğunu, bu zulme sessiz kalanların da aslında kime çalıştığını anlayın!
Hiçbir zaman önünüze gelen ilk fotoğrafa inanmayın!
Sorgulayın!Osmanlı'yı yıkan aile aslında şimdi Filistin üzerinden bize saldırıyor!
Bunu yapan NETANYAHU olsa da arkada bunlar var!
Bu aile var!
Belki pek çok Yahudi bunu bilmiyor bile!
Zaten çoğu Filistin'deki şiddete ve katliama karşı duruyor!
Hesabı yapan bu aile!
Gazze'deki o kırık dökük evlere "Vurun!" emri veren bunlar!
Hesapları içinde ORTADOĞU'ya dönen ve tarihine sahip çıkan bir Türkiye yok!
Kavganın temel nedeni bu!
Bu bölgeyi bize bırakmamak için operasyon emri veriyorlar!
Ama bizim bombalarla geri durmayacağımızı bilmiyorlar!
Bu saldırılar onları bitirecek!
Büyük bir nefret oluşacak!
Bir süre sonra bizim yazdıklarımızı dünya yazacak! Ve Filistin için sokaklara dökülenler arkadaki KUKLACIYI görüp gereğini yapacak! Yalnızlaşacaklar ve devletlere boyun eğecekler!
ORTADOĞU bunlardan gittiği an sıradanlaşacaklar!
Buna karşı direniyorlar ve bombalıyorlar!
Sonuna bakacağız!

3 Ocak 2014 Cuma

TEK YOL TEHDİTLE FAİZ DEVRİM..

New York Times, Financial Times...
Bu dünyada ne kadar TIMES varsa hepsi yazdı. Aylardır ve yıllardır da yazıyorlar; "Türkiye faizleri artırmalı" diye bir yerlerini yırtıyorlar. Reuters'tan tutun, The Economist'e kadar aynı feryadı yazmayan kalmadı. Hepsinin patronu Yahudi Bankerler...
PARA'dan PARA kazananlar...
Ekonomik tetikçiler tuttular Roubin gibi. Onlara da söylettiler "Türkiye faizleri artırmalı" diye.
Adamlar bizi soymak istediklerini rsızca hayasızca haykırıyorlar.
Aslında bu konuda haklılar. Çünkü biz alıştırdık adamları.
Ne isterlerse en baba gazetelerimizde çarşaf çarşaf yayınladık geçmişte. "Yabancı uzmanlar uyarıyor, artırın faizleri" diyerek.
Uzman yutturmacası ile perde arkasındaki Yahudi Bankerleri gizledik. Gelen hükümetlerimiz de "Aa uzmanlar uyarıyormuş" diyerek "Emredersiniz"çektiler. Gelene "Ağam", vurana "Paşam" dediler. IMF'in gönderdiği adamı "KURTARICI" ilan ettiler. Koskoca hükümette o kadar Bakan vardı ama ithal ekonomiste verdiler ülkeyi. 70 milyonda bulamadılar taa okyanus ötesinden getirdiler.
Faizleri, gecelik repoları evrenin en ücra köşesine kadar uçurdular. Ecevit'i hastaneye kapattılar.
Eşi bile "Kocamı öldürecekler" dedi.
Ne OPERASYONLAR gördük bu ülkede YÜKSEK FAİZ HORTUMCULUĞU adına.
Hatta BANKALAR açık seçik ÖZEL operasyon yaptı bu ülkede. 2000 yılının sonbaharında Deustche Bank"Türkiye'de kısa vadeli faizler yükselecek, piyasadan çıkın" diye rapor yazdı. Tek hedefleri vardı "KRİZ"i patlatmak... Ve bu raporla Demirbank'ın batmasına yolaçtılar. Daha da ötesi Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizini fitillediler.
Öyle bir operasyondu ki bu, parası olan üretim yapmıyor, faizden para kazanıyordu.
70 milyondan toplanan vergiler faizle 12 bin kişiye ve yabancı sermayeye gidiyordu. Bir profesörümüz "ÜÇKAĞIT ekonomosi" diye bas bas bağırıyordu. Dolar-Euro, Borsa ve Faiz'di üç kağıt yöntemi. Eğer şu andaki hükümet olmasa, IMF kovulmasa tam 642milyar liramız daha HORTUMLANACAKTI operasyonlarla...Ama pes etmiyorlar. Gezi ile milyar dolarları götürdüler... Şimdi 17 Aralık Operasyonu ile VURGUN peşindeler. Yeni Ekonomi Bakanı, son operasyonun maliyetini "150 milyar dolar" olarak açıkladı. Evet bizi 150 milyar dolar soyduFAİZ lobisi. 2008'de Deutsche Bank "Türkiye 120 dolar bulmazsa batar" diye bir dedikodu yaydı. Biz batmadık ama bu iddianın çalkantısıyla da soydular bizi. Şimdi aynı banka "Türklerin Merkez Bankası PES EDENE kadar ve FAİZLERİ ARTIRANA kadar Türk lirasının BASKI ALTINDA kalacağını öngörüyoruz" diye rapor yayınlıyor. Rapordan hemen sonra döviz uçuşa geçiyor. Bu öngörü işin nazik tarafı.
Aslında yüzsüzce Türkiye'yi TEHDİT ediyorlar. "Ya faizleri artır fazla yorulmadan SOYALIM sizi ya da OPERASYON yaparız ha" diye sopa gösteriyorlar. İstediklerini alamayınca da sopayı indiriyorlar. Biz de oturup Holywood filmi gibi operasyonlar izliyoruz. ABD'li finans devi Citi Bank var bir de... Orta, Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (CEEMEA) döviz ve tahvil piyasası bölümü Başkanı Luis Costa, "Türkiye şu anda oldukça tehlikeli bir durumda.
Muazzam tutarlarda para çıkışları şu ana kadar görmedik. Ancak bu durum ağırlaşabilir de" 
diyerek Deustche Bank'a eşlik ediyor... İsviçreli yatırım şirketi GAM'ın direktörü Paul McNamara "Türk Lirası'nın son dönemdeki değer kaybı kayda değer bir faiz artışı ile telafi edilmezse yabancı sermaye kaçar" diye tehdit ediyor. Görüldüğü gibi TEK YOL TEHDİTLE FAİZ DEVRİMİ..

Saldıranların görüntüsü, bağlı oldukları grup kim olursa olsun perde arkasındaki operasyonun ismi PARA'dır!
Erdoğan iktidara geldikten sonra BANKACILIĞIN görünmez kurallarının üstüne gitti! Diğer insanlara YUKARIDANbakmak için GÖKDELENLERİ yapan YAHUDİ BARONLARI, Kraliçe üzerinden yönettikleri Türkiye'nin elden gitmesine razı olamazdı! Para üzerine Ankara'nın yaptığı hamle onlar için çok tehlikeliydi!
Ayrıca tedirgin oldukları bir konu daha vardı! Bu ise onlar için zaman zaman paradan daha önem verdikleri alandı!
Neydi bu? 
 Amerika: Yüzde 89 
 İngiltere: Yüzde 91 
 İspanya: Yüzde 63 
 Almanya: Yüzde 97 
 İtalya: Yüzde 61 
 Fransa: Yüzde 90 
 Hollanda: Yüzde 71 Yahudiler hiç söylenmese de doğrudan ya da dolaylı dünya medyasının büyük sahibiydi... Kitap evlerinden film şirketlerine kadar AKILA hükmedilen her alan onlarındı!
Bu CHATHAM HOUSE'ların çok uzun zaman önce aldığı bir karardı! Osmanlı KIRIM HARBİ için Yahudi bankerlerden borç alıp ayakta kalmaya çalışırken Buckingham perde arkasında BARONLARI toplayıp egemenliğin İLETİŞİMDENgeçtiğini ilan ediyordu!
Erdoğan döneminde bu alanda da ATAK yapıldığı için perde gerisinde Yahudiler'in sahibi olduğu medya YERLİ veMİLLİ basın için hemen YANDAŞ damgasını vurdu!
Cumhuriyet tarihi boyunca Yahudi BARONLAR ile onların içeride temsilciliğini yapanların emrinden çıkamayanlarANADOLU'nun yürüyüşünü durdurmak için en iyi bildikleri işi yapıp BUDAMA operasyonuna kalkıyorlardı...
Bankalar, medya, reklam ajansları, iletişim gibi çok önem verdikleri alanda TÜRK görmek istemiyorlardı! Bir TÜRK BAŞBAKAN'ın dengeyi bozmak adına oyun kurmasını hazmedemiyorlardı!
Öyle ya buralar onların ülkesiydi!
Amerika'da, Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de onlar bu kadar güçlüyken Türkler nasıl olur da çizgiyi aşardı! İşte söylenmeyen ve yazılmayan buydu!Bizim ülkemizi, bizim yönetmemize itiraz ediyorlardı! Dinlemeyince bize benzeyenlerle HALKBANK'a giriyorlardı!
Operasyonu yapanlar bile hedefte HALKBANK'ın para dolu kasaları olduğunu bilmiyordu! YAHUDİ BARONLARINgörev verdiği o ismi Başbakanlık koltuğuna oturtmak için düğmeye basıldığını farketmiyordu!
Türk bankalarını hedefe koyan AIPAC, American Enterprise ve Brooking Institüte gibi kuruluşların gündemlerini hiç kimse bilmiyordu!
Ankara'yı yıkmak için dünya çapında bir HAÇLI saldırısının oluşumunu ıskalıyorduk! Ülkenin çıkarlarını korumaya kalktın mı ismin bir anda DİKTATÖR oluyordu!
Bu algı Londra'da pişirilip ülkeye sokulduğunda maalesef ilk önce buna yapışıp siyaset yapan CHP oluyordu!
CHP'yi esir alan bu anlayış YERLİ değildi! Bu nedenle verilen emrin ve girişilen işbirliğinin ülke menfaatlerine sonuç vermesi mümkün değildi...
Kemal Bey ve arkadaşları bilmese de gerçek buydu! İstemeden BARONLARIN buyruklarına uyuluyordu! Türkiye gibi bir ülke onların elinden çıkıp bizim elimize geçmesin diye birbirine hiç ama hiç benzemeyen grup ya da kişilerden koalisyon oluşturuluyordu!
Saldıranların bir FİKRİ olması mümkün değildi! Karşımızdakilerin ruhu var ancak AKLI yoktu! Baronların esiri olarak geliyorlardı! Emri yerine getirmekten başka seçenekleri yoktu! Saldırı yeri ve saati GİZLİ ZARF içinde ilgili kişiye gelir, o da açtığında KARARI görürdü! Arada telefon, faks, mail yoktu! İletişimi ellerinde tutanlar, konu Türkiye'ye saldırı oldu mu ilkel yöntemlere sığınıp mesajı yüzyüze veriyordu!
Aradakiler de "Madem ülke için iş yapıyoruz neden bu gizlilik?" diye soramıyordu!
Bakın!Türk Devleti 16 İmparatorluğu ÇADIRDA kurmadı!
Saldıranların kişi kişi her bilgisi Ankara'da var! İnanın bunlar çok özel bilgiler! Onların ailelerinin bilmedikleri devletin arşivlerinde! En yakınlarından Ankara'ya bilgi yağdıran isimler var!
Türkiye BÜYÜMEK ve bölgeyi kapsamak üzereyken, GELENLERİ hiç unutmayacak! Fatura onlara çıkacak!
Hesap görülürken eski defterler de açılacak! Mesela, Erdoğan Ankara'nın göbeğinde rahatsızlanıp aracının içinde mahsur kaldığında BALYOZ bulunmasaydı, durumun daha da kritik olacağından şüphe duyulmayan o anda o makam aracını KİLİTLEYENLER ile şimdikilerin ortaklığı ortaya çıkarsa ne olacak!
Burası Türkiye!
Burada her şey belli süre gizli kalır!
Günü geldiğinde hesaplar görülür?
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı uzaktan kumandayla otomobile hapsetmek isteyenler de bir bakarsınız yakında manşet olur!Altı deliği var zurnanın, hesabı var Konya'nın...