imam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Hain talimatı veren örgüt imamı deşifre oldu

Şanlıurfa'daki terör saldırıları öncesi emniyet güçlerinin kullandığı 'plaka tanımlama' sistemini devredışı bıraktırıp 2 polisin şehit olmasına neden olan örgüt 'imamı' Mustafa kod adlı Fatih Kılıç'ın polislere verdiği talimatlara AKŞAM ulaştı. Örgütün imamı: "Zaman Gazetesi'ne abone olmayanlar olsun. Eşi öğretmen olanların Aktif Eğitim-Sen'e üye olsun. Kırtasiye alımları NT kırtasiyeden yapılacak. Bize abilerimiz ne derse biz onu yaparız onları sözünden çıkmayız." 

DEŞİFRE OLDULAR
Emniyet imamı olarak bilinen 'Mustafa' kod adlı Fatih Kılıç ile polislerin yaptığı toplantılarda deşifre oldu. Fethullah Gülen'in konuşma CD'lerinin izletildiği buluşmalarda polislere devletine değil paralel devlete hizmet etmeleri emrediliyor.

SALİH AĞABEY 'SOHBETE' ÇAĞIRIYOR
Polis memuru Ö.G.'nin diğer çeşitli şubelerle irtibat kurarak evlere katılımı sağladığı ve bu sohbetleri yönettiği öğrenildi. Özellikle "Salih abi" diye tabir edilen kişi ile irtibat kurarak sohbet konularını belirlendiği tespit edildi. Gülen'in konuşmaları dinlediğindeyse polislerin uyuyakaldığı ifade ediliyor.

9 Şubat 2015 Pazartesi

İşte yakın koruma sorumlusu 'imam'


'ın, Başkanlığı döneminde kullandığı Subayevleri'ndeki Başbakanlık Ofisi'nde çıkan böceklerin bir numaralı şüphelisi Serhat Demir'in, Başbakanlık Koruma Dairesi'nde görevlendirilmesi, böceğe uzananyı ortaya koydu. Kadrolaşmanın altından, Türkiye'den ABD'ye eğitime gönderilen polislerinden sorumlu imam olan emniyetçi Semih Teymur çıktı. Teymur'un, ABD'de eğitim alan Paralel polisleri, dönemin Koruma Müdürü  üzerinden Başbakanlık'a yerleştirdiği ortaya çıktı. Demir'in Başbakanlık'a alınması için de Teymur, bizzat Bulut'a talimat verdi. 

KADROLAŞMANIN ÜSSÜ: "TIPS" 

Böcek soruşturmasında bazı emniyetçilerin itirafları tüm gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Buna göre Erdoğan'ın etrafının sarılmasında en kritik dönem 2008 yılıydı. 2007-2008 yıllarında Paralel Yapı, bünyesindeki polisleri yüksek lisans ve doktora için ABD'nin başkenti Washington'a gönderiyordu. Bu gidişler öylesine Paralel Yapı'nın kontrolündeydi ki, burada "TIPS: Turkish Institute For Police Studies" (Turk Police Çalışmaları Enstitüsü) adında bir düşünce kuruluşu bile kuruldu. Bu kuruluşta Paralel Yapı, eğitilen polislerin kariyerlerini çizerken, sohbet ve toplantılarını da rahatça yapabiliyordu. Gelenlerin hepsinin imamlığını ise Semih Teymur yapıyordu. Teymur buradaki kişileri gerekli gördüğü yerlere yerleştiriyordu. Zeki Bulut'un Başbakanlık Koruma Dairesi'ne gideceği ABD'de iken belli idi. Semih Teymur, Zeki Bulut'un görevlendirmesi belli olduktan sonra kendisini Serhat Demir'le tanıştırdı ve Başbakanlık'ta görevlendirileceğini söyledi. Kendisinden daha kıdemli olmasına rağmen, Paralel Yapı hiyerarşisinde Teymur'dan daha altta olan Bulut da durumu kabullendi. Böcek soruşturmasında, Ahmet Türer'in alımında Mücahit Arslan'ın referans olduğunu söyleyen Bulut, ABD'deki tüm görüşmeleri ve ilişkilerini gizlemeyi tercih etti. 

ABD'DE SOHBET TOPLANTILARI... 

Edinilen bilgilere göre, Başbakanlık Eski Koruma Müdürü Zeki Bulut ile Semih Teymur, ABD'de aynı sohbetlere katılıyordu. Teymur kadrolaşmadan sorumlu olduğu için ABD'de eğitim gören kişiler arasından Başbakanlık'a yerleştirilecek isimleri belirliyordu. Zeki Bulut, Teymur'dan daha kıdemli olmasına rağmen, kadrolaşmada Teymur'un sözü geçiyordu. Fakat Teymur'un sürekli dayatmalarından bunalan Bulut ile Teymur arasında gerginlik de yaşandı. Gerginlik Başbakanlık'ta Paralel Yapı'nın çıkarlarına zarar verecek endişesi doğdu. Bunun üzerine Paralel Yapı'nın ABD'deki önemli emniyetçi isimlerinden T.T. ve B.Y. bu konuda bazı girişimlerde bulundu.

"ZEKİ BULUT'TAN HABERSİZ, KUŞ BİLE UÇMAZDI"
Zeki Bulut'un, böcek soruşturması esnasında böcek şüphelisi polisleri tanımadığını söylemesinin de nedeni belli oldu. O dönem Paralel Yapı'nın içinde yer alan ancak 17 Aralık'tan sonra gerçekleri gören bazı emniyetçilerin, Bulut ABD'deyken diğer polislerden daha farklı konumda olduğunu anlattıkları öğrenildi. Öyle ki Bulut, bu pozisyondan dolayı hiyerarşide üssü olan Teymur'a karşı gelebiliyordu. Paralel Yapı içinde bu kadar etkili olan Bulut'un, Başbakanlık'ta da çok etkili olduğu ifade edildi. O dönem görev alan emniyetçilerin, "Zeki Bulut'tan habersiz kuş uçmazdı. Ondan habersiz ya da onayı olmadan Başbakanlık Koruma'ya birinin alınması imkânsızdı" dediği kaydedildi. 

13 Temmuz 2014 Pazar

"Zekeriya Öz porno görüntüler gösterdi"

"GENELKURMAY'A YAZDIĞIM GİZLİ MEKTUP BUGÜN'DE YAYINLANDI" 

Genelkurmay Başkanı'na ve 4 kuvvet komutanına ismen mektup yazdım. Cevap beklerken birkaç gün sonra Bugün Gazetesi'nde yayınlandı.Genelkurmay Başkanlığı genel sekreterliğine elden gitti. Bugün gazetesinde neler manşet oldu? Bizim çok gizli olan mal beyanlarım, toplantıda görevlendirmemle ilgili gizli emir, resmi belgeler Bugün ve Taraf gazetelerinde yayınlandı. 

"ÜST RÜTBELİ SUBAYLARIN PORNO GÖRÜNTÜLERİNİ KAYDETMİŞLER" 

Zekeriya Öz'ün odasına gittiğimde bize birtakım görüntüler gösterdi. Bunlar bir orgeneralin oğlunun kadınla ilişkisini gösteren görüntülerdi. Bilinen üst düzey bir orgeneraldi. Cinsel içerikli porno görüntüsü vardı. Bazı hakim ve savcıların kadınlarla uzaktan gizli kamera görüntülerini de gösterdi bana Öz. Gördüklerimi yazdığımda Öz benimle ilgili şikayette bulundu. Soruşturma açıldı, kovuşturmaya gerek olmadığı sonucu çıktı. Çünkü yardımcım da vardı. İkimize birden izlettirdi.

İŞTE O ÇARPICI AÇIKLAMALAR


Genelkurmay Başkanımızın ailesiyle ilgili de buna benzer iddialar içeren Amerikan Büyükelçiliği'nin çektiği bir telgraf var. TSK'nın birçok subayı casusluk davasında onlarca subayın kadınlarla gizli görüntüleri dava dosyalarında yeraldı. O kadar müthiş bir arşivleri var ki. 

"ASKERİ YARGININ İÇİNE DE SIZMIŞLAR!" 

Müyesser Yıldız tüm davaları takip eder. Benim askeri Yargıtay'daki duruşmama geldi. "Kendimi bir anda 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hissettim" dedi. TSK'nın, askeri yargının içinde de 'Paralel yapı' yok demek akla aykırı. Askeri yargıçtan bana mektuplar geliyor. askeri Yargıtay üyesi biri isimleri sayıyor, bunlar cemaatin mensuplarıdır diyor. hakim, savcı bunlar. Bir iki kişinin ismi yazıldı mesala, bunlar seçilecek denildi. Bakacağım, onlar seçilirse çok şaşıracağım.

2 Ocak 2014 Perşembe

Abdurrahman Şimşek: Görevden alınan emniyet müdürleri gidip imamla görüşüyor


A Haber’de Nihan Günay’ın sunduğu Medya Dünyası, Sabah Gazetesi İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek’i konuk etti. Sabah Gazetesi’nin "Cemaatin Emniyet İmamı" ile başlayan özel haberler serisini hakkında konuşan Şimşek, Sürecin bu noktaya geleceğini tahmin ettiklerini ve araştırmalara başladıklarını söyledi.

Haberi yaptıktan sonra hiç kimseden “Emniyetin İmamı” değildir diye bir yalanlama gelmediğini ifade eden Şimşek, karmaşık ilişkilerden de bahsetti. Şimşek “Görevden alınan emniyet müdürleri gidip imamla görüşmeler yapıyor. Bunları daha yayınlamadık.” Şeklinde konuştu 
SÜRECİN BU NOKTAYA GELECEĞİNİ TAHMİN EDİYORDUK
Sürecin bu noktaya geleceğini biz az çok tahmin ediyorduk. Operasyonun olacağını, Türkiye’ye yönelik bir takım komploların döndüğünü hissetmiştim. Bu operasyonları yöneten, Hanefi Avcı’nın kitabında da bahsedilen, Kozanlı Ömer’in izini sürmeye başladık. Kendimiz takip ettik. Gazetecisiniz, bu güne kadar hiç bilinmeyen bir kişiyi görüntülemek istiyorsanız takip edeceksiniz. Hanefi Avcı’nın kitabını baştan sona okuduk, nerelere gidebilir, nerelerde olabilir bununla ilgili incelemeler yaptık. Kitaptan başka kaynak yok. ama internette kitabın yayınlandığı dönemde bir fotoğraf var. fotoğrafa baktığımız zaman bizim çektiğimiz adamla arasında 20 yıl fark var. biri gencecik, biri saçları ağırmış bir kişi. O mu değil mi diye takip etmeye başladık. Takip ederken adamın bir sürü ilişkilerini gördük. Cemaat’in bankasına gidiyor, Cemaat’in gazetesine gidiyor, Cemaat’in dershaneleri, Cemaat’in okulları, Cemaat’in ileri gelenleri….
HİÇ KİMSEDEN “EMNİYETİN İMAMI” DEĞİLDİR YALANLAMASI GELMEDİ
Haberi yapar yapmaz hemen karşı taraftan ses vermeye başladılar. Zaman Gazetesi’nden açıklamalar yapılıyor, Asya Bank’tan açıklamalar yapılıyor. Hocanın avukatı açıklama yapıyor, kendi avukatı açıklama yapıyor. Ama hiç kimse o adamın Osman Hilmi Özdil olmadığını söylemiyor. “Emniyetin İmamı” değildir diye de yalanlamıyorlar. Sadece Hanefi Avcı bu iddiaları ile yargılandı, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu ve mahkemeyi kazandıklarını ileri sürüyorlar, başka bir şey söylemiyorlar. 
GÖREVDEN ALINAN EMNİYET MÜDÜRLERİ GİDİP İMAMLA GÖRÜŞMELER YAPIYOR
Peki bu adam normal bir sigortacıysa, emniyetin araçlarını sigorta ediyormuş. Ama ne hikmetse Bugün Gazetesi Ankara Haber Müdürü Adem Yavuz Aslan ile ilişkisi var. Polis Akademisi’nden atılan Önder Aytaç ile ilişkisi var. Görevden alınan emniyet müdürleri gidip imamla görüşmeler yapıyor. Bunları daha yayınlamadık. Çok enteresan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevden alınan şube müdürleri hocaya, bu imamın yanına koşturarak yanına, gittiler Altunizade’ye. Bunlar bizim elimizde. Şimdi bekliyoruz. Yeri geldiği zaman biz bunların hepsini yayınlayacağız.
Adamın o kadar çok ilişkileri var. Özel uçağı var, kendisine ait değil tabi. İş adamlarına ait. Yurt dışına çıkarken kendi pasaportunu kullanmıyor. Buradan başka birisinin pasaportunu kullanıyor. Arabayla giriyor aprona kadar, oradan uçağa biniyor, başka bir ülkeye gidiyor, orada kendi pasaportuyla içeri giriyor. Ama ülkeye gelirken başka bir pasaportla. Türkiye’den kayıtlarına baktığınız zaman bu kişinin yurt dışına çok az çıktığını görüyorsunuz. Aslında defalarca gidiyor, Kuzey Irak, Dubai bir sürü ülkeyi geziyor. Böyle bir sigortacı olabilir mi? Bu sigortacı nedense cemaatin en önemli genel müdürleriyle buluşuyor. Herkes bunun önünde esas duruşa geçiyor. Biz bunları üst üste koyarak, bu kişinin emniyetin imamı ve aynı zamanda Türkiye genelinde de etkili olduğunu ortaya koyduk. Türkiye imam ile de buluşuyor.
DEVLET YAPILANMASININ AYNISI
Emniyetin imamı var, MİT’in imamı var, Maliye’nin var, Yargıtay’ın var, Danıştay’ın var… Mehmet Ali Şahin’in söylediği üst yargı olan şu anki Yargıtay’daki imam. Adalet Bakanlığı yaptığı dönemde o olaya şahit olduğunu anlatıyor. Bugünü anlatmıyor geçmişteki olayı anlatıyor. Yapılanma devlet nasılsa aynısının paraleli. Burada maliye varsa, maliyenin başında onunda imamı vardır. Maliye’nin genel müdürü varsa onun da genel müdürü karşılayan imamı vardır