ihracat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihracat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2015 Cuma

Türk balığı dünya sofrasında

“Haftada iki gün balık, yaşam boyu sağlık” sloganıyla Türkiye’de kişi başı 8 kilogram seviyesinde olan balık tüketimini 15 kilograma çıkarmak için çaba gösteren Türk su ürünleri sektörü, son 14 yılda ihracatını yaklaşık 12 kat arttırarak 60 milyon dolardan 693 milyon dolara çıkardı. Bu artışta THY’nin direkt uçtuğu ülke sayısının çoğalması etkili oldu. Avrupa’da üretilen levrek balığının yüzde 40-45’i Türkiye’de üretilir konuma geldi.
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği tarafından Çeşme’de düzenlenen II. Su Ürünleri Sektör Toplantısı’nda konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, sektörün öneminin her geçen gün daha da arttığını, hem yetiştiricilik ve hem de ihracat yönünden, pazar payının arttığını, sektörün 2000 yılında 60 milyon dolar olan ihracatının 2014 yılı sonunda 693 Milyon dolara yükseldiğini, son yıllarda Türk Hava Yolları (THY)’nın direkt uçuş yaptığı hatlarda ihracatta ciddi gelişim yaşandığını, Avrupa’daki levrek üretiminin yüzde 40-45’lik kısmının ülkemizde gerçekleştirildiğini, Türk çipurası ve levreğinin zengin Omega 3 deposu olduğu için dünyada yoğun talep gördüğünü kaydetti.
2014 yılında Türkiye’nin su ürünleri ihracatı yüzde 23’lük artışla 563 milyon dolardan, 693 milyon dolara çıkarken, Havayolu ile ihracat rakamı ise yüzde 112’lik rekor yükselişle 17 milyon 911 bin dolardan, 37 milyon 893 bin dolara çıktı. Söz konusu artışla Amerika Birleşik Devletleri yüzde 65’lik artış oranı ve 16 milyon 236 bin dolarlık tutarla en büyük dilimi aldı.
Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere 80 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini anlatan Kızıltan, “Dünyadaki fiyatlarda genelde bir düşme yaşanırken, ülkemiz ürünlerinin fiyatları arttı. İhracatımızda ağırlığı oluşturan Taze/Soğutulmuş balıkların 2013 yılında 234 Milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatı, 2014 yılında yüzde 50 artarak 351 Milyon dolara ulaştı, fileto balıkların 2013 yılında 117 Milyon dolar olan ihracat rakamı, 2014 yılında 136 Milyon dolara çıktı. En büyük artışı gösteren pazarların ise, sırasıyla Rusya Federasyonu, Hollanda, Japonya, İspanya ve İtalya oldu” şeklinde konuştu.
KAMU SPOTU SON AŞAMAYA GELDİ
Balığın keyifli ve lezzetli bir ürün, bereketli, ekonomik, güvenli ve yeri doldurulamayacak bir besin kaynağı olduğundan bahsedildiği kamu spotu hazırlıklarında son aşamaya geldiklerini, iç tüketimde kişi başı 15 kilogram hedefine kamu spotu ile bir adım daha yaklaşacaklarını sözlerine ekledi.
2018 YILINDA YETİŞTİRİCİLİK, AVCILIĞI GEÇECEK
Hem dünyada hem de Türkiye’de son yıllarda aquakültür üretiminin hızla arttığını, hatta bu sektörün artışının diğer gıda sektörlerinin üzerinde olduğunu belirten Su Ürünleri Tanıtım Grubu Başkanı Melih İşliel, Dünya Gıda Örgütü (FAO)’nün 2018 yılında yetiştiricilik ürünlerinin avcılıkla elde edilen su ürünlerini geçeceği öngörüsünde bulunduğunu kaydetti. İşliel, “2018’de dünya kişi başı su ürünleri tüketimi 19,6 kilogram olacak” dedi.
Sürdürülebilir bir balıkçılık politikamız olması gerektiğinin altını çizen Melih İşliel, Su Ürünleri Tanıtım Grubu’nun katılım sağladığı fuarların bulunduğu ülkelerdeki ihracatta önemli gelişmeler yaşandığını, Rusya’nın buna en iyi bir örnek olduğunu, çeşitli sıkıntılarına rağmen, Rusya’nın su ürünleri sektörü için önemli ve gelişen bir pazar olduğunu ifade etti.

15 Aralık 2014 Pazartesi

Yerli dedektör yaptı ihracata başladı


Conrad yeraltı görüntüleme sistemleri üreticisi işadamı Erol Gökalp, bu cihazları üretmek için 5 yıldır Ar-Ge’ye yatırım yaptıklarını ve meyvelerini almaya başladıklarını söyledi. Bugüne kadar ithal edilen yeraltı görüntüleme cihazlarının ABD ve Almanya’dan ithal edildiğini belirten Gökalp “Özellikle Almanya’dan yoğun bir ithalat yapılıyordu. Fakat biz üretime başladıktan sonra ithalat durdu” dedi. Gökalp, yer altını görüntülemeye yarayan 5 çeşit Conrad markalı modeli İtalya, İspanya, Makedonya, Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Katar, Mısır, Libya, Tunus, Irak, Suriye ve BAE gibi Arap ülkelerine de ihraç etmeye başladıklarını söyledi.
BuldumBuldum.com’a 5.5 milyonluk yatırım
BEŞ milyon TL’lik ilk yatırımını Haziran 2013’te Aslanoba Capital’den alan BuldumBuldum.com’a, yine Aslanoba Capital’den5.5 milyon TL’lik 2. yatırım geldi. Erikli Su’yu Nestle Waters ile birleştiren başarılı iş adamı Hasan Aslanoba, e-ticaretin hızlı büyümesini değerlendirerek yaptığı yatırımları arasında en büyük rakamı geçtiğimiz sene BuldumBuldum.com’a yapmıştı. BuldumBuldum.com’un kurucusu Güçlü Gökozan “Hasan Aslanoba’nın gerek yıllardan beri süregelen iş hayatındaki müthiş başarıları, gerekse Türk internet ekosisteminin en başında gelen yatırımcı kimliği ile BuldumBuldum.com’a yaptığı yatırımlarla büyümemizi çok daha hızlandıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Korkmaz üç ürünüyle tasarım ödülü aldı
Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen ‘Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri’ sahiplerini buldu. Korkmaz bu yıl üç ürünüyle ödül alarak geceye damgasını vurdu. Design Turkey yarışmasına bu yıl 410 başvuru oldu. 13 farklı sektörden 65 tasarımın ödüllendirildiği yarışmada tasarım sahipleri ödüllerini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve ETMK Başkanı Ayberk Yağız’ın elinden aldı. Korkmaz ‘İyi Tasarım’ ödüllerini Kerim Korkmaz’ın tasarımı Gala Çatal Bıçak Seti ve Adlıhan Tartan’ın imzasını taşıyan Mega Tea Semaver ve Formula Tost Makinesi ürünleri ile aldı. Korkmaz Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Korkmaz “Tasarım ekibimizle birlikte her yıl dünya standartlarında yeni ürünler tasarlıyoruz” dedi.

30 Kasım 2014 Pazar

Bağırsaklar Adana'dan

Alanında, Türkiye'de “tek” olma özelliğindeki Binka Bağırsak'ın sahipleri Murat Mahmut Binici ve Bülent Kayalı, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesislerinde AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ve sanayicilere çalışmaları hakkında bilgi verdi. Firma sahiplerinden Murat Mahmut Binici, tesiste aylık 135 bin bağırsak işlediklerini belirtti. Bu sayının ancak 50-60 bininin Türkiye'den karşılayabildiklerini geri kalanını ise ithal ettiklerini kaydeden Binici, işledikleri koyun bağırsaklarını, sosis üretiminde kullanılmak üzere, başta Almanya ile Polonya, İspanya, Fransa, Litvanya ve Çek Cumhuriyeti'ne ihraç ettiklerini söyledi. 

25 YILDIR KOKOREÇ SEKTÖRÜNDELER 

Şirket ortaklarının 25 yıldır kokoreç sektöründe faaliyet gösterdiklerini, Avrupa'ya sosis kılıfı bağırsak ihracatına yönelik üretimlerinin ise 3 yıldır devam ettiğini bildiren Murat Mahmut Binici, ”Günlük 4 bin 500 hayvanın bağırsağını işleyip, kalibrasyon yapabiliyoruz.16-18 den 22-25 milimetreye kadar genişlikte olabilen bağırsakları sınıflarına göre ayırıyoruz” dedi. 

KOYUN BAĞIRSAĞI BULMAK GÜÇLEŞTİ 

Son yıllarda ülkemizle birlikte güney komşularımızda hayvancılıkta gerileme yaşandığını, bunun da koyun bağırsağı bulmayı güçleştirdiğini ifade eden Binici, ihtiyacı karşılamak için Kazakistan, Kırgızistan, Lübnan gibi ülkelere yöneldiklerini vurguladı. Sucuk yapımında kullanılmak üzere, ülkemizin önemli üretici firmalarına sığır bağırsağı da gönderdiklerini anlatan Binka Bağırsak ortağı Murat Mahmut Binici, “Bu bağırsaklar bize Brezilyadan geliyor. Çünkü dünyadaki en iyi sığır cinsi Brezilya'da” diye bilgi verdi. 

ÇİN'DE SUNİ BAĞIRSAK ÜRETECEKLER 

Bağırsak ihracatını soğuk havalı tırlarla gerçekleştirdiklerini, ancak müşterinin acele istediği takdirde uçakla da gönderebildiklerini kaydeden Binici, geçen yılı 5 milyon Euroluk ihracatla kapattıklarını söyledi. 
Yaptıkları ithalatın ise 2.5 milyon Euro civarında olduğunu ifade eden Binici, “Ürünlerimizi Almanya'ya direk satmak için orada fabrikalar kurmak istiyoruz. Çünkü en büyük sosis fabrikaları Almanya'da. Koyun ve sığır bağırsağından sonra şimdi de suni bağırsak işine gireceğiz. Çin'de anlaşmalar yapıldı. Türkiye'de Banvit, Ülker, Pınar gibi firmalara sığır bağırsağı veriyoruz. Türkiye'de suni bağırsağa ihtiyaç var” diye konuştu.

Zeytinyağı ihracat sezonu

En fazla dış satımın yapıldığı ikinci ülke olan ABD'ye giden ürün, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapılan ihracatı 4'e katladı.Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine göre, 1 Kasım 2013'te başlayan Türkiye zeytinyağı ihracat sezonu, 31 Ekim 2014'te sona erdi.İhracat, bir önceki sezonda 92 bin ton iken 1 Kasım 2013-31 Ekim 2014'te yüzde 71 düşüşle 26 bin tona geriledi. Değer bakımından ise dış satım, 292 milyon dolardan 99 milyon dolara düştü.


Bu ihracat sezonunda en fazla dış satım, 4 bin 410 tonla Suudi Arabistan ve 4 bin 272 tonla ABD'ye yapıldı. Söz konusu iki ülkeye gönderilen ürün miktarı, ihracatın yüzde 33'ünü oluşturdu.Son yıllarda Türk zeytinyağına gösterdiği taleple dikkati çeken ABD'ye ihracat, dış satımın yüzde 16'sına denk geldi. Bu ülkeye gönderilen ürün miktarı, AB ülkelerine yapılan ihracatı 4'e katladı. AB ülkelerine sezon ihracatı bin 50 tonda kaldı.


- Japonya ve Çin de Türk zeytinyağına ilgi gösterdi


Birliğin Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Renklidağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihracattaki düşüşün, zeytin rekoltesindeki azalmaya bağlı olarak zeytinyağı üretimindeki gerilemeden kaynaklandığını söyledi.


Dış satım azalsa da sezonda 100'e yakın ülkenin Türk zeytinyağı tükettiğini vurgulayan Renklidağ, şunları kaydetti:


"Türk zeytinyağının dünyadaki popülaritesi artıyor. Birçok ülke özellikle bizden yağ istiyor. Türk zeytinyağı, dünyada kalitesini kanıtladı. Tanıtım grubumuz inanılmaz işler ortaya koyuyor. Her tanıtım, zeytinyağı ihracatına olumlu yansıyor. ABD'liler ısrarla Türk zeytinyağı istiyor. Diğer ülkelerden gelen ürünlerin karışık yağlardan oluştuğunu söylüyorlar. Türkiye'den gönderilen ürünlerin, tağşiş edilmemiş kaliteli yağlardan oluştuğunu belirtiyorlar. ABD'ye kim keşfetti? İspanyollar. Gıda ürünlerini ABD'ye yerleştirmişler. Yüzlerce yıldır tüketilen bir ürünün karşısına çıkıyorsunuz ve rekabete giriyorsunuz. Önemli bir pazarda, rekabet ortamında Türk zeytinyağı tercih edilir oluyor."


Renklidağ, Japonya ve Çin'in de Türk zeytinyağına giderek artan bir şekilde yoğun talepte bulunduğunu anlattı.Japonya'nın, 3 bin 465 tonluk ihracatla ABD'nin ardından 3'üncü sırada olduğunu aktaran Renklidağ, Çin'e dış satımın ise bin 186 ton olduğu bilgisini verdi.Genel ihracattaki yüzde 71 azalmaya karşın Japonya'ya dış satımın sadece yüzde 5 düştüğünü dile getiren Renklidağ, "Çin'e gönderilen ürün ise yüzde 13 arttı. Bu iki ülke de önemli pazarlarımız oldu. İki sezondur önemli bir hareketlilik yaşanıyor. Rakamlar, Türk zeytinyağına ilgiyi ortaya koyuyor" diye konuştu

7 Ekim 2014 Salı

Rusya'ya ihracat iyice 'kanat'landı


Kırım'ın Ukrayna'dan koparılma sürecinde Rusya ile Avrupa Birliği ve ABD arasında başlayan çekişme ticarette riskler kadar fırsatları da beraberinde getirdi. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin başlattığı yaptırımlara Rusya'nın daha sert yaptırım kararları alarak cevap vermesi Türkiye'ye yaradı. Değişik sektörlerde faaliyet gösteren Türkiye ihracatçı firmaları, Rusya avantajının meyvelerini toplamaya başladı. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) verilerine göre; Rusya'nın ambargo kararı beyaz et ihracatını katladı. Rusya'nın Ambargo kararından önce 50 tonlar seviyesinde olan Türkiye'nin Rusya'ya beyaz et ihracatı, Temmuz ayında 500 tonu, Ağustos ayında 3 bin tonu geçti. Eylül ayında ise bu rakamın 7 bin tonu aşmasını bekleniyor. BESD-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Sait Koca, Rusya'nın boykot kararının sektörü açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Kararın, Türkiye'deki beyaz et sektörüne olumlu etki yaptığını belirten Koca, ambargo kararı öncesi Türkiye'nin Rusya'ya beyaz et satışı için yasal izni bulunmasına rağmen ihracatın çok düşük seyrettiğini bildirdi.
2015 hedefi 150 bin ton
Sektör olarak 2015 yılı için 150 bin tonluk kota talep ettiklerini bildiren Koca, '2015 yılında Rusya için 150 bin ton ilave üretim gerçekleşecektir. Sektör kapasite, alt yapı ve teknik birikimi ile bu kotayı rahatlıkla karşılayabilecek seviyededir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin Rusya ihracatının sürekli olması için yaptığı çalışmalar çok önem arz ediyor. Bu çabaları için yetkililere sektör adına teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum' dedi.
Kısa sürede 60'a katlandı
Rusya'nın ambargo kararından önce 50 tonlar seviyesinde olan Türkiye'nin Rusya'ya beyaz et ihracatı, Temmuz ayında 500 tonu, Ağustos ayında 3 bin tonu geçti.
25 milyar $'lık pazar
Rusya'nın, 7 Ağustos'tan bu yana AB, ABD, Norveç, Kanada ve Avustralya'dan meyve, sebze, et, balık ve süt ürünleri alımını bir yıllığına durdurması, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke için milyar dolarlık bir pazarın kapısını açmıştı. Söz konusu gıda ürünlerinden yıllık 25 milyar dolar seviyesinde ithalat yapan Rusya, bunun yaklaşık 9,5 milyar dolarlık kısmını ABD, AB, Norveç, Kanada ve Avustralya'dan gerçekleştiriyordu. Rusya, geçen yıl kırmızı ve beyaz et ile bunların yenilebilir sakatatları konusunda da ciddi ithalat yapmıştı

6 Ekim 2014 Pazartesi

Tütün ihracatında tarihi rekor

Türkiye'nin tütün ve mamulleri ihracatı ilk kez 1 milyar dolar sınırını geçti.Ege Tütün İhracatçıları Birliği'nden yapılan açıklamaya göre, tütün ve tütün mamulleri ihracatı son 1 yılda yüzde 12 oranında artarak 1.1 milyar doların üzerine çıktı. Sektörün bu yılın ocak-eylül dönemindeki ihracat ise yüzde 13 artışla 809 milyon 365 bin dolar oldu.İhracat artışında 2013 yılında tütün üretimindeki artışın etkisi bulunuyor. 2012 yılında 45 bin tona kadar gerileyen Türkiye'nen tütün üretimi, 2013 yılında 86 bin tona yükseldi. 2013 yılında tütün ve tütün mamulleri ihracatı 906 milyon dolar olmuştu.Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Noyan Gürel, sektörün ihracatının son bir yıllık dönemde 1 milyar doları geçmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.Tütün sektörünün gerçekleştirdiği 1.1 milyar dolarlık ihracatın, 563 milyon dolarlık diliminin yaprak tütünün oluşturduğunu vurgulayan Gürel, ihracatta sigaranın payının 438 milyon dolar olduğunu ifade etti.
- "Sözleşme" üretimi artırıyor
Tütün üretiminin büyük bölümünün "sözleşmeli" yapıldığını kaydeden Noyan Gürel, Ege Bölgesi'nin yanısıra Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de üreticilerle sözleşme yaptıklarını dile getirdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 10 bin üretici ile yapılan sözleşmelerde 8 bin 500 ton üretim rakamına ulaşıldığını anlatan Gürel, "Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki üretim tütün sektörünün ihracat rakamlarına güç veriyor. Sektörün talebi olan Dahilde İşleme Rejimi'ne izin verildiği takdirde yaprak tütünde 2023 yılı hedefimiz olan 1.2 milyar dolar ihracat rakamına kolaylıkla ulaşacağımızı hatta geçeceğimizi öngörüyoruz" bilgisini verdi.

8 Eylül 2014 Pazartesi

Keban'dan Avrupa ülkelerine alabalık ihracatı

Keban Alabalık AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1996'da yıllık 30 ton kapasiteyle alabalık üretimine başladıklarını söyledi.

Daha sonra işlerini büyüterek 10 bin ton kapasiteli tesis kurduklarını ve yılda 5 bin ton alabalık sattıklarını belirten Şimşek, Elazığ'daki alabalık üretim kapasitesinin 33 bin ton olmasına rağmen sektördeki sıkıntılardan dolayı yöredeki diğer girişimcilerle yıllık 15 bin ton civarında üretim gerçekleştirebildiklerini dile getirdi.

Sektördeki sıkıntıların giderilmesi halinde il genelinde daha verimli şekilde kültür balıkçılığı yapabileceklerini savunan Şimşek, sağlıklı beslenmedeki önemine rağmen, Türkiye'de yeteri kadar balık tüketilmediğini, bu nedenle üretimlerinin büyük bir bölümünü Avrupa ülkelerine gönderdiklerini kaydetti.

İşlenmiş ürün imalatına 2012'de başladıklarını ve aynı yıl 700 ton gerçekleşen ihracatlarının 2013 yılında 2 bin tona ulaştığını aktaran Şimşek, "2013 yılındaki ihracatımız, 5-5,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu yılki ihracat hedefimiz 8 milyon dolar. Bu da tonaj olarak yaklaşık 3 bin ton işlenmiş balığa tekabül ediyor" diye konuştu.

Şimşek, işledikleri ürünlerin yüzde 70'ini Almanya'ya gönderdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Fümelerimiz (tütsüyle kurutulmuş balık), pişirme tarzından dolayı Almanya'da büyük rağbet görüyor. Akdeniz'de 'isli balık' olarak adlandırılan fümelerimiz, meşe ağacının dumanında 69-71 derecelik sıcaklıkta pişiyor. 100 derecelik bir sıcaklığı görmediğinden ve yavaş yavaş piştiğinden içerisindeki proteinler, vitaminler ölmüyor. Gerçekten, sağlıklı balık yeme şekli olarak fümeyi öneriyoruz. Almanlar da bunu bildiğinden fümeye ilgi gösteriyor."

Ayhan Şimşek, Fırat Nehri'nin soğuk sularında yetiştirdikleri balıkları kısa sürede tüketiciye ulaştırdıklarını söyledi.

Almanya'nın ardından Hollanda, Polonya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi Avrupa ülkelerine ürün gönderdiklerini belirten Şimşek, "Avrupa'ya balık ihraç etmek önceden bizim için çok büyük olaydı ancak şu anda çok basit ve kolay hale geldi'' dedi.

"Keban alabalığı, Amerikalıların sofralarında yer alacak"
Fümelerinin, ABD'nin Boston kentinde Mart ayında açılan fuarda görücüye çıktığını ve beğenildiğini dile getiren Şimşek, ABD'ye balık ihraç etmek için bazı firmalarla anlaşmaya vardıklarını, altyapının oluşması halinde kısa bir zamanda Keban alabalığının Amerikalıların sofralarında yer alacağını ifade etti.

Keban'da yetişen alabalığın ve işleme standartlarının kalite olarak çok yükseldiğini belirten Şimşek, artık ABD'ye de balık ihraç etmenin kendileri için zor olmadığını söyledi.

Rusya'nın, Ukrayna krizi nedeniyle Avrupa ülkelerinden balık tedariğini kestiğini ve 40 bin ton civarındaki balık pazarının Türkiye'ye kaydığını anlatan Şimşek, yeni pazar arayışı içerisindeyken Rusya'dan gelen taleplerin önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

Şimşek, iki ülkenin bakanlıkları arasında yapılan sözleşme gereği ihracat onay numarası istendiğini belirterek, "Biz istiyoruz ki balıkçılara bir an önce ihracat onay numarası verilsin. Oradaki şirketlerle irtibatımız devam ediyor" diye konuştu.

9 Temmuz 2014 Çarşamba

İncir ihracatına Çin dopingi

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri tarafından tutulan ülke geneli kuru incir ihracat istatistiklerinden derlenen bilgilere göre dünyanın en büyük üreticisi ve ihracatçısı olan Türkiye, 2013-2014 döneminde çok iyi bir sezon geçirdi.

Bu sezon ilk incirin yüklendiği 25 Eylül 2013'den 5 Temmuz 2014'e kadar olan dilimde toplam ihracat 71 bin tona, elde edilen gelir ise 235 milyon dolara ulaştı. Önceki sezona göre miktar bazında yüzde 21 oranında artan ihracatta ilk sıraları geleneksel pazarlar olan Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere aldı. İhracatın yaklaşık yarısını alan bu ülkeleri ise son 5 yılda talebini katlayarak artıran Çin takip etti.

2008 yılında 300 ton kuru incirin gönderildiği Çin, 2013-2014 sezonunda 2 bin 829 ton alım yaparak inanılması güç bir artışa imza attı. Çin, Japonya ve Malezya'nın talebindeki hızlı artış, Türkiye'nin toplam ihracatına da rekor getirdi.

Ege Kuru Meyve İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Menaşe Gabay, 71 bin tonluk ihracatın görülmemiş bir rakam olduğunu, ihracatçının yeni sezonu sıfır stokla başlayacağını ifade etti.

Uzakdoğu'da 10 yıldır devam eden tanıtım çalışmasının meyvelerini toplamaya başladıklarına dikkati çeken Gabay, şöyle konuştu:

"Çinliler, bu ürünü kuru meyve olarak tüketmenin yanında yemeklerde de kullanıyor. Çin gibi Hindistan'da da bir çok yemeğin yapımında bu ürün kullanılıyor. Ayrıca inciri sıcak suyun içine koyarak içecek şeklinde de tüketiyorlar. Bu pazardan çok umutluyuz. Çin'in talebi bu hızla artarsa yeni üretim alanlarını devreye sokacağız. Kısa vadede bu pazarın 5 bin tonu geçmesini bekliyoruz. Orta vadede kuru incirde geleneksel olarak en büyük pazar olan ülkeleri geride bırakacağı görülüyor."

Tariş İncir Birliği Başkanı Ahmet Fevzi Aruman, Çin için yeni bir ürün sayılan kuru inciri bir kaç yıldır televizyon kanalları aracılığıyla pazarladıklarını, bu ürünün nasıl tüketildiğine ilişkin tanıtım filmleri hazırlandığını anlattı.

İhracatı bu reklamların tetiklediğini kaydeden Aruman, "Artık Çin'in hemen her yerinde tüm satış kanallarında Türk kuru inciri bulunuyor. Çin'de bu ürünün farklı alanlarda da kullanımı söz konusu. Çin, artık en büyük pazarımız olan Avrupa'ya alternatif olabilecek hale geldi. 2014/2015 sezonu için de göstergeler olumlu. İyi bir ürün bekliyoruz ve Çin'den gelen taleplerde de yükseliş var" dedi.

Aruman, incir üretim plantasyonlarının arttığını, Çin'in talebini artırmaya devam etmesi halinde üretimin de hızla gelişeceğini ifade etti.