balistik füze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
balistik füze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2014 Pazar

Savunma sanayii hizla ilerliyor


Tamamen yerli olarak geliştirilen milli seyir füzesi, beton delici bomba, lazer güdümlü füze dedektörü gibi TSK'nın gücüne güç katacak silah ve sistemler sayesinde Türkiye, savunma alanında dünyada daha fazla söz sahibi olmaya başlıyor.
TÜBİTAK, TSK'nın ihtiyacı olan üstün nitelikli modern silah sistemlerini milli imkanlarla geliştiriyor ve bu sistemlere ait teknolojileri yerli savunma sanayi şirketlerine transfer ederek üretime geçmesini sağlıyor.
Türkiye'de ilk kez geliştirilen seyir füzesi SOM, beton delici bomba NEB, akıllı bomba olarak bilinen HGK, lazer güdümlü füzelerin dedektörü, füze ve güdüm kitlerinde kullanılan ısıl piller, TSK'nın kullanımına sunuldu. TÜBİTAK, bunların dışında Türkiye'yi savunma alanında söz sahibi yapacak bir çok proje üzerinde de yoğun bir çalışma yürütüyor.
Öte yandan, silah ve sistemlerinde önemli bir yol alan TÜBİTAK, yazılım ve işletim sistemlerinde de tamamen milli projeler geliştiriyor.
F-16'ların elektronik harp sistemleri yerli olacak
TÜBİTAK, F-16 savaş uçaklarında kullanılan elektronik harp sistemini milli olarak geliştirecek yüksek bütçeli projeleri destekleyecek. Dünyada sadece 5 ülkenin üretebildiği ve F-16'ları hava savunma unsurlarına karşı koruyacak sistem, radar algılayıcı ve karıştırıcı özelliklere de sahip olacak.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı işbirliğiyle yeni bir proje için düğmeye basan TÜBİTAK, F-16'ların olmazsa olmazı elektronik harp sistemlerinin milli olarak tasarlanması ve geliştirilmesi için hazırlanacak yüksek bütçeli projelere destek verecek.
Bu kapsamda, "F-16 Elektronik Harp Podu Sistemi"nin yerli olarak geliştirilmesi için çağrıya çıkan TÜBİTAK, projenin başarıyla sonuçlanması durumunda uçak başına maliyeti yaklaşık 2 milyon dolar olan sistem, tamamen yerli olarak üretilecek. Öte yandan Türkiye, söz konusu sistemleri ithal eden değil ihraç eden bir ülke konumuna yükselecek.
F-16'lara takılıp sökülebilen bir sistem olan elektronik harp podu, harekat esnasında savaş uçaklarını tehdit eden radarlar ve hava savunma sistemlerine karşı güvende olmasını sağlıyor. Sistemin, tehdit radar bulunduğunda pilotu ikaz eden ve otomatik olarak kendini izleyen radarları yanıltan özelliği de bulunuyor.
Türkiye, dünyanın tek nüfuz edici bombasını seri olarak üretiyor
TÜBİTAK tarafından geliştirilen bir başka modern mühimmat olan Nüfuz Edici Bomba (NEB) ise Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından seri üretime alındı. NEB, sahip olduğu Ardışık Delici Harp Başlığı ile dünyanın ilk ve tek uçak bombası olma özelliğini taşıyor.
Milli seyir füzesi
Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmat (SOM), yoğun bir şekilde korunan kara ve deniz hedeflerine karşı kullanılmak üzere tasarlandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacının karşılanması amacıyla geliştirilen SOM, Türkiye'nin ilk milli seyir füzesi olma özelliğini taşıyor.
Gerekli olan operasyonel esnekliği destekleyecek modüler tasarıma sahip olan SOM, yüksek hassasiyete ve düşük görünürlüğe sahip. SOM, tüm hava şartlarında görev yapabiliyor ve uçuş sırasında hedef tanımlanabiliyor.
Savaş uçaklarının bombası akıllı oldu
TÜBİTAK, uzun ve yoğun bir çalışma sonucunda savaş uçaklarında kullanılan bombaları akıllı hale getiren Hassas Güdüm Kiti'ni (HGK) geliştirdi. Dünyada sadece 4 ülkenin üretebildiği HGK'lar sayesinde uçaklar, hedeflerini 25 kilometre uzaklıktan, tam 12'den vurabiliyor.
HGK'lar ile akıllı hale getirilen bombalar, koordinatları belirlenen hedefi uydu ve özel algılayıcıları yardımıyla, en fazla 6 metre gibi düşük bir sapma değeri ile yok ediyor. Böylece ortadan kaldırılması istenen hedef dışındaki yerlere zarar verilmeden harekat yapılabiliyor.
Üzerindeki ilave kanatçıkları ve özel yüzeyi ile akıllı bombalar, havada süzülerek yol alıyor. Uçak, tehlikeli bölgeye girmeden görevini güvenli güvenli bir şekilde tamamlıyor.
Yeni nesil mayın tespit sistemi
TÜBİTAK tarafından geliştirilen yeni nesil mayın tespit sistemi ETMTS-2, içerdiği iki algılayıcı yapısı sayesinde metalik ve plastik mayınları tespit edebiliyor.
Sistemde bulunan LCD ekran, kullanıcının verileri görsel olarak takip etmesini sağlıyor. böylece operatör, tespit uyarılarını sadece işitmekle kalmayıp, görsel ikazları da takip ederek tespit başarımını artırabiliyor.
Yerli füzeye "göz"
Füze teknolojisinde bir ilke daha imza atan TÜBİTAK, lazer güdümlü füzelerin gözü olarak bilinen dedektörleri, tamamen milli kaynaklar kullanarak geliştirdi. Lazer dedektörler, ilk olarak yerli füze CİRİT'lerde kullanılmaya başlandı.
TÜBİTAK'ın geliştirdiği yerli lazer dedektörler, füze teknolojisinde kritik parçalardan biri ve yurt dışındaki örneklerine göre üstün teknik özelliklere sahip. "4 Kadranlı" olarak bilinen dedektörler, yüksek hız ve doğruluk, düşük parazitik kapasite, yüksek belverme gerilimi, düşük kaçak akımı, geniş dinamik çalışma aralığı ve yüksek tepkisellik özellikleri ile uluslararası pazarda öne çıkan yeteneklere sahip.
Isıl pil
TÜBİTAK güdüm kitleri, füzeler, tapalar, akustik karıştırıcı/aldatıcılar gibi sistemlerde temel güç kaynağı olarak kullanılan ısıl pil teknolojisini de Türk savunmasına kazandırdı.
Dünyada çok az ülkenin sahip olduğu teknoloji ile Türkiye, ithalatı yüksek maliyetli olan ve yüksek gizlilik derecesine sahip olan ısıl piller konusunda yurt dışına bağımlı olmaktan kurtuldu. Türkiye'nin tek ısıl pil tedarikçisi olan TÜBİTAK tarafından şu ana kadar farklı teknik ve özelliklere sahip 10 çeşit ısıl pilin tasarımı ve üretimi yapıldı.

26 Ekim 2013 Cumartesi

Niye Türkiye satın almak zorunda?


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Çin'le füze anlaşması konusuna tepki gösteren ABD'ye, 'Bitmiş bir anlaşma değil bu. Amerika ve Avrupalı şirketler daha iyi şartlar sağlasınlar, onlarla da görüşmeye devam ederiz' diye seslendi. Türkiye'nin füze alımı yerine ortak üretimi tercih ettiğini anlatan Davutoğlu, 'Ortak üretim olmazsa olmaz şartımızdır' dedi. ABD'nin Türkiye ile ortak füze üretimine yanaşmamasının kendilerini rahatsız ettiğinin altını çizen Bakan Davutoğlu, 'Bizim de kaygımız var. Niye bizimle ortak üretimden kaçınılıyor?' diye sordu. Davutoğlu, Umman-Kuveyt gezisinin ardından Türkiye'ye dönüşte kendisini takip eden gazetecilerin sorularını yanıtladı.
BİZİM ÜÇ KRİTERİMİZ VAR
Çin'le ortak füze üretimi konusunda ABD'nin tepkisi sürüyor. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ricardone de, 'Endişeliyiz ve bu endişelerimizi ilettik' dedi.
Biz de kanaatlerimizi ilettik. Bu konudaki düşüncelerimizi paylaştık. Türkiye ile ABD arasında ve diğer müttefikler arasında bazen görüş ayrılıkları olabilir. Önemli olan bu görüş ayrılıkları söz konusu olduğunda bunu karşılıklı olarak paylaşmaktır. Biz kendilerine daha önce de söyledik. Burada bizim üç kriterimiz var. Birincisi Türkiye'de üretim. Diğeri süre, en kısa sürede olması. Üçüncüsü fiyat konusu. Biz de kendi halkımıza bu konuda hesap vermek durumundayız. Demokratik yönetimler olarak Meclis'e hesap veriyoruz. Dolayısıyla şartları en iyi veren firmalarla çalışmak durumundayız. Bitmiş bir anlaşma değil bu. Amerika ve Avrupalı şirketler daha iyi şartlar sağlasınlar, onlarla da görüşmeye devam ederiz. Burada önemli olan Türkiye'nin milli savunma ihtiyaçlarını karşılayacak en etkin, en kısa sürede elde edilebilir, en az maliyetli proje üzerinde durmaktır. Bunları sağlayan kim olursa ona bakarız. Hedefe ulaşmaya bakarız.
DİĞER İKİ ŞİRKET HALA POTADA
Yeni teklifle gelseler karar değişir mi?
Tabi değerlendirilir. Nihayetinde orada diğerleri elenmedi. Rus şirketi elendi. Diğer ikisi hala potada. Daha iyi teklifle geldiklerinde bizim yetkili makamlarımız bu konuda askeri ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak değerlendirir. Ortak üretim olmazsa olmaz şartımızdır. Bizim için önemli olan odur. Onda da kimsenin diyeceği bir şey olamaz.
Niye bu kadar kaygı duyuyorlar? Endişe edecek boyutta bir gelişme mi var?
Bizim de kaygımız var. Niye bizimle ortak üretimden kaçınılıyor? Beraber üretelim. Bizim için önemli olan o.
GÜVEN İLİŞKİSİ İÇİNDE OLMALIYIZ
Bize yazılımları vermiyorlar. O durumda da silahın bir etkisi kalmıyor. İsterlerse kullanılamaz hale getirirler.
Birbirimize güven ilişkisi içinde olmamız lazım. Biz de onu sorguluyoruz. Neden ortak üretim olamıyor? Burada sorgulanması gereken tutum, Türkiye'nin tutumu değil. Sorgulanması gereken tutum, müttefik ülkeler arasında niye ortak üretim olamıyor. Niye ille ve mutlaka Türkiye satın almak zorunda? Biz ortak üretim istiyoruz. Yani bunu da istemek Türkiye'nin hakkı. Kendi milli savunma hedeflerimizi gözettiğimizde buna karşı bir tutum gösteriliyor. Biz, NATO'da yükümlülüklerini yerine getiren bir ülkeyiz, en dikkatli şekilde. Ama müttefiklerimizden de ortak üretim de dahil olmak üzere ortak üretim dahil tam bir işbirliği beklemek de hakkımız.
Hissi tepki vermiyoruz
Meseleyi 'eksen kayması' olarak değerlendirenler de var. Bu doğru mu sizce?
Söylediğimiz şeyler objektif kriterlerdir. İdeolojik bir boyutu yok. Hissi bir tepki veriyor değiliz. Herhangi bir politikaya cevaben yapıyor değiliz. Üçü de objektif şart. Eksen kayması ile ne alakası olabilir? Fiyat dediğiniz şeyin ekseni olur mu? Ucuzu vardır, pahalısı vardır. Ortak üretimin ekseni olur mu? Ya vardır ya yoktur. Süre de objektif, ölçülebilir bir şeydir. Elle tutulur kriterlerdir.
O durumda ortaya koydukları tepkinin boyutları gereksiz ve büyük denilebilir mi?
Büyük ve ciddi bir tepki varsa Türkiye'nin talepleri karşılanır. Bu kadar önemliyse o zaman mesele kalmaz.