John Biden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
John Biden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2015 Cuma

Neydi Feto Gülen raporu?

 
Çok kapsamlı ve detaylı bir rapordu! En dikkat çekici ayrıntı, CIA'nın Türkiye'de Gülen konusunda yaptırdığı bir araştırmaydı. Amerika, Gülen'in mağdur olarak algılanıp algılanmadığını araştırdı. Bu rakam yüzde 10'a ulaşmadı.
Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu Gülen'i İsrail ve ABD'nin kullandığı biri olarak görüyordu.
Biden da bunu görünce İADE İLE KAYBEDECEĞİNİ düşündü! Geri adım atmasının en önemli sebebi işte bu rapor! 

 Başka seçenek yok muydu masada? Toplantıda Gülen'in, ABD dışına gönderilmesi de konuşuldu. 

 Yani?Şu anda Obama ve Biden, Gülen'in Pensilvanya'dan çıkarıp başka bir ülkeye gönderme konusunda hemfikirler!
Müslümanlar için çok kutsal olan Arabistan da Gülen'in gönderileceği yerler arasında en öne çıkan ülke. 

 İlginç, neden Arabistan?Çünkü Arabistan'da olan bir Gülen'i, Müslüman dünyada hala kullanabileceklerine inanıyorlar.
Bence de çok haklılar. Obama, yine Eylül ayında Arabistan Kralı Abdullah'la yaptığı görüşmede bu durumdan söz etti. Abdullah da hiç itiraz etmedi. 

 Ankara'ya yeni büyükelçi geldi! Ankara'da sorun olacak mı?John Bass, Türkiye'de Ricciardone'nin izlediği politikaların dışına çıkacak.
Riccardone gibi Gülen'e yakın isimlerle bir araya gelmemeye özen gösterecek. Ancak Washington kendisinden Büyükelçiliği çok daha aktif hale getirmesini istedi! 

 Nasıl aktiflik?Ricciardone döneminde her şey istihbarat bilgileri doğrultusunda yapılıyordu!
Şimdi halk arasında etki meydana getirecek çalışmalarla gidilecek! Önümüzdeki günlerde özellikle doğuda Amerikan vakıflarının daha da hareketlendiğini göreceksiniz.
Bunun ilk adımları atıldı. 

 Atılan ne? Demirtaş, Washington'da yaptığı görüşmelerden birinde vakıfların kendilerine destek olmasını rica etti! Bu kabul gördü. Çünkü terörün çözümü, sınırların değişmesine neden olacak. Demirtaş ve ona bağlı güçler bu süreci bozmak için her türlü hamleyi yapacak.
Öcalan'la bile açıkça karşı karşıya gelecekler. Terörün çözümü, Kuzey Irak'ın tamamen size bağlanmasına neden olacak. 

 Demirtaş engel mi yani? Demirtaş'tan önce Barzani'ye bak! 

 Ne var ki? Barzani'nin son dönemdeki açıklamalarını iyi takip et. TÜRKİYE'NİN BÖLGE VALİSİ gibi konuşuyor.
Bu Washington'da büyük rahatsızlığa neden oluyor.
Onu da Cumhurbaşkanı veya Başbakan gibi korumalısınız.
İstihbaratınız bunu büyük ölçüde başarıyor. Çünkü o da ABD'nin suikast listesinde hızla yükselmiş durumda. PKK'nın kendi sınırlarında olmasını asla kabul etmeyeceğini ilan etti. Daha ne söylesin! 

 Barzani Ankara'ya sonuna kadar güveniyor mu? Ankara'yı yalnız bırakmaz mı?Yok! Mümkün değil! 

 Nasıl emin oluyorsunuz?Kobani operasyonu TERÖRÜ bitirmek için yapılmadı! Öncelikli hedef Barzani ve Türkiye'yi karşı karşıya getirmekti. Barzani, Türkiye'nin kendilerine çok önemli yardımlar yaptığından söz etti. İşte o yardımların hepsi, Irak Türkmenleri'ne gönderildiği iddia edilen silah yardımıydı.
Durdurulan TIR'larda yer alan ve medya yoluyla terör örgütlerine gönderildiği imajı oluşturulan o silahlar Barzani'ye gitti. Çünkü, Türk istihbaratı ISIS'in (IŞİD) hedeflerinden birinin kısa süre içinde Kuzey Irak olacağını biliyordu. 

 Tabii bu Barzani'yi şaşırttı? Elbette! Şoke oldu!
Bu öngörü karşısında resmen dağıldı! Aranızda hiçbir sorun yok! 

 Ama TIR'lar durduruldu ve Ankara'nın teröre destek olduğu algısı oluşturuldu... Bütün bu gelişmelerde askerin rolü neydi? Hatırlarsan daha önce de ordu içindeki Gülen yapılanmasını konuştuk! Şu an emekli olan bir general bana Gülenci olduğunu itiraf etti!
Özellikle bazı askerlere yapılan operasyonlardan sonra irtibatını kesmiş! BÜYÜK TÜRKİYE için çalışmadıklarını anlamış!
Geri çekilince Gülenciler üstüne çullanmış! O da elinin altındaki DOSYALARI açmakla tehdit etmiş! Ölüm korkusuyla yaşadığını aktardı! Ailesinin başına bir şey gelmesinden çok çekiniyor! 

 Ne var bunda? Biz alıştık bunlara! Yok, öyle değil! Bu generalle çok kez konuştuk! Her defasında Gülen grubuna ağır hakaretler ediyordu! Yıllarca Gülenci olduğunu benden bile sakladı!
Şaşırdım! Yani bu insanlar kendilerini çok iyi saklıyor!
Uyanık olun! Gülen karşıtı gibi görünen çok kişi aslında en sadık adam olabilir! Gülen hareketinin nasıl boğulacağını anlatan general en kozmik adamdı! 

 "Esad için anlatacaklarım var!" demiştiniz? Esad, bana çok ilginç bir olay anlattı... 

 Siz de bana anlatın! 2012 yılında düşürülen Türk uçağıyla ilgili bilgilerin günler öncesinde kendisine söylendiğini ama uçağı asla Suriye'nin düşürmediğini detaylarıyla anlattı. Türk ordusunun en zayıf olduğu günlerdi. O uçağın düşürüleceği günler önceden kurgulanmıştı.
Türkiye, o saldırıdan sonra hava operasyonuyla Esad'a sert bir karşılık verecekti. Ardından Rusya ile yaşanacak büyük kriz, İran ve Çin'in Türkiye'ye karşı sert kararlarıyla bir anda yalnız kalacaktınız. 

 Kumpas yani?Evet! Yalnız kaldıktan sonra Washington aynı saatlerde sizinle aynı tarafta yer almayacaktı!
Türk uçakları, Suriye üzerinde düşürülecekti. Hem de hiçbir bomba atmadan... 

 Dehşet verici! Evet! Ama daha acı olanı vardı! 

 Ne? Dünya, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Erdoğan'ın ve koca bir ülkenin çöküşünü izleyecekti! Bu oyunu gören, bozan ve izin vermeyen bir GENERAL emekli edildi! Bu Türk komutanı kim emekli etti! Hangi raporla gitti, şoktayım! Hala anlamış değilim!
Genelkurmay Başkanı olmasını beklediğin o kişi, şimdi evinde kitap yazıyor. Baskıya verip vermeme konusunda hala emin olmamasına rağmen yazıyor.

12 Eylül 2014 Cuma

IŞİD'in kurucu kahramanı kim dersiniz?


Anlatacaklarım da bana ait değil!
Amerika'da konuşulan ama ne hikmetse bize bir türlü gelmeyen tartışmalardan...
Şu an ABD devleti IŞİD'i kontrol etmek, durdurmak, belki de yok etmek için ayakta! Ya da öyle olduklarını söylüyorlar! Bölgede korku salan örgüt militanlarının altındaki koca ciplere ve monte edilmiş yüksek teknolojik silahlara kimse sahip çıkmıyor!
Kuzeyde BEYAZ, aşağıda ise SİYAH cip kullanan IŞİD militanlarının sahibi yok! Bu kadar silah, bu kadar cephane, bu kadar insan, bu kadar para... Ama sahipsizler!
Ve maskeliler! İLGİNÇ!Neyse... Devam edelim...
Biliyorsunuz CIA eski BAŞKANI David Petraeus'un IŞİD örgütünü Bağdadi ile konuşup Irak'ta kurduğunu yazmıştım!
Bunu ilk kez burada okumuştunuz!
Amerika'da faaliyet gösteren "Veterans Today" adlı bir internet sitesi var!
Günümüzde neredeyse bütün büyük haberler internete kaymaya başladı!
Birileri artık bu kanalları kullanıyor!
Bu site, IŞİD terör örgütü lideri Ebu Bekr el-Bağdadi'nin gerçek adının Simon Eliot (Eliot Shimon) olduğunu yazdı...
Bunu da Edward Snowden'ın elindeki belgelere dayandırdı!
Bu küçük ama çok önemli ayrıntı Amerika ile İsrail'i zor durumda bıraktı!
Ben, David Petraeus'un ünlü işadamı Kravis'e bağlı çalıştığını yazdım! Yahudi sermayesi IŞİD'i destekliyordu! Kravissıradan biri değildi! Başkan Obama'nın yüzüne "Türkler'e verdiğin desteği artık çek!" diyebilecek kadar kendinde güç bulan biriydi!
Konuyu anlatmak için hatırlatıyorum!
Petraeus ile Biden da akrabaydı! "Veterans Today"in bu açıklaması şiddetle yalanlandı! Böyle bir şeyin mümkün olamayacağı açıklandı!
Ancak Snowden'ın cevabı vardı...
Elindeki belgelere göre IŞİD'in başında görülen Ebu Bekr el-
Bağdadi, 1971 yılında Tel Aviv'de Yahudi bir anne ve babadan dünyaya gelmişti!
11 yaşında MOSSAD tarafından eğitilen ve Filistinliler'in arasına konulan Simon Eliot, 17 yaşında MOSSAD'ın en güvendiği ajanlar listesine girdi.
Ardından Bağdat'a gitti. Bağdat'ta okudu ve El Kaide'ye girdi. Çok önemli işlere imza attı. MOSSAD, Samarra'da hayatını kaybeden aynı isimli Ebu Bekr el-Bağdadi'nin kimliğini Simon Eliot'la birleştirdi.
Artık Simon yoktu ve dünya onu Ebu Bekr el-Bağdadi olarak tanıyordu!
Edvard Snowden tarafından sızdırılan Amerika NSA teşkilatının çok gizli bilgilerinden birinde de IŞİD teşkilatının yapısı anlatılıyordu! Amerika, İngiltere ve İsrail gizli servislerinin IŞİD lideri ile olan ilişkileri net olarak görünüyordu.
Bunu gören çok isim yoktu!
Ama Türkiye ile Rusya bunları biliyordu!
Putin, Snowden'dan gelen bütün bilgilere satır satır hakimdi!
B DOSYASI isimli klasör sadece IŞİD'i ve bölgede yakında kurulacak olan planı içeriyordu!
BIDEN'in BARZANİ ile yaptığı 11 telefon konuşmasını doğru okuyunca IŞİD'e verilen son görevin ne olduğu da ortaya çıktı!
Irak'a iki kez giren ve Kürtler'i Türkler'le birleştirmek isteyen Amerika, şimdi işi yavaşlatıp biraz da uzatma derdindeydi! Biden bu nedenle Barzani'yi telefonda IŞİD'le korkutup REFERANDUMDAN vazgeçirmek istiyordu!
Kürt kardeşlerimizin Anadolu ile buluşması ve beraberinde petrol kartının dünya piyasalarına sürülmesi büyük korku yarattı! Baronların kurduğu sistemin alarm vermesiydi bu! Rusya ile İran'ın para birimi olarak DOLARDAN çıkması zaten atılmış büyük bir adımdı!
Ankara'nın Kürt petrolünü Akdeniz'le buluşturması ikinci büyük travmaydı!
Bakın; Enerji Bakanı, 16. petrol dolu geminin Ceyhan'dan hareket ettiğini açıklar açıklamaz İngiliz medyası ateş açtı!
Saniye saniye Ankara takip ediliyordu!
Rahatsız olanlar belliydi!
Çayın taşıyla çayın kuşunu vurup eti de kimselere bırakmayan Kraliçe ve adamları şimdi bölgede huzursuzdu!
Maliki'den sonra onun koltuğuna gelen ismin de İngiltere'de uzun yıllar tahsil hayatı olmuştu!
Bu adamlar hiç zar atmıyorlardı!
Ancak Türkiye'den gelen ezberlerini bozacak bir çıkış hiç hesaplarında yoktu!
Bütün bu aksiyonları bozmak için içeriden vurmaya kalktılar!
İçeride görev alanların görünümü YERLİ olsa da akıl ve kalpleri yabancıydı!
Obama çok net söyleyemese de Türkiye'nin rotasının arkasındaydı!
Onun da içeride sorunları var!
Dengelerin üzerinde gitmek zorunda!
Irak'ta bu nedenle bir orta yol bulma derdindeler!
Türkiye'nin içinde olmadığı hiçbir formül hayata geçirilemez! Her senaryo Ankara'ya göre yazılmak zorunda!
Irak'ta referandumun iptali de geçici bir erteleme! İsteseler de istemeseler de Fatih'in torunlarıyla Selahaddin Eyyubi'nin torunları elele verecek!
Bizi bizden ayıranlar buradan sökülüp atılacak!
Bu büyük oyundu ve 150 yıl önce bu tuzağa düştük!
Dünyanın dengesi için bu tezgahı bozmak zorundayız!
BAĞDADİ örneğinde olduğu gibi karşımıza çıkanların gerçekte KİM OLDUĞUNU çözmekle işe başladık!
Arkası gelecek!
Pirincin içindeki siyah taşlar atıldı, gitti!
Şimdi en zor olan evredeyiz!
BEYAZ TAŞLARI ayıklıyoruz!
Artık 77 milyondan da çok fazlayız!
Bütün bölge biziz! Herkesin gözü İstanbul'da, Ankara'da!
Kendimizi fark etmek, zafere giden yoldaki ilk taş!
Ne mutlu ki özümüze döndük! Bizi, bir kez daha bulduk!
Mesele buydu!
Gerisi teferruat!

NOT: 
Yazamam ama MİT son yıllarda BAĞDADİ'nin hikayesinden çok daha önemli bir operasyona imza attı! Eğer o gün gelirse, o ismi ve yaptıklarını açıklarım! Ya da bir kitapta toplarım! "Geri geldik" diyorum ya, boşuna değil...
Devletinizle gurur duyun!

7 Aralık 2013 Cumartesi

Dalawere Senatörü John Biden

Türkiye'yi yıllarca yönetiyoruz zannettik ama...
Bizi dışarıdan yöneterek kurguladılar. 
Çağırdılar ayaklarına, talimatları verdiler.
Uymayanı azarladılar, masaya yumruğu vurdular.
Duvarlar bile zangır zangır titredi.
Başımızı öne eğdik. 
"Peki" dedik.
Yıllar öncesi...
Ecevit Başbakan... 
İsmail Cem de Dışişleri Bakanı...
Amerika'ya yolculuk var.
Başbakan Ecevit, bağımsız milletvekili Ahmet Özal'ı arıyor. 
"ABD heyetinde seni aramızda görmek istiyoruz" diyor.
Ahmet Özal "Partinizde o geziye katılmak isteyen çok kişi var.
Ben gelirsem bozulan çok olur
" cevabını veriyor.
Ecevit ısrar ediyor, Ahmet Özal "Tamam" diyor.
Washington'a geliyor heyet.
ABD'li senatörlerle görüşülecek.
Toplantı odasında uzun bir masa.
Bir tarafında 8 ABD senatörü oturuyor.
Karşısında Türkiye Başbakanı, Dışişleri Bakanı, elçimiz ve Ahmet Özal.
ABD'li senatörlerden Yahudi lobisiyle iç içe yaşayan ve Siyonizm savunucusu olarak tanınan Joe Biden söze giriyor.
"Kıbrıs'ta iki taraf ilişkileri geliştirmek adına görüşmelere başlamalı" diyor.
Başbakan Ecevit iki taraf arasında gerilim olduğunu söylüyor. 
"Zamana yaymak lazım" cevabını veriyor.
ABD'li senatör öfkeyle yerinden kalkıyor. 
"ABD size muhtaç değil ama siz bize muhtaçsınız.
Bu iş olacak
" diye bağırıp hışımla elini havaya kaldırıyor. 
"Güüüm" diye yumruğunu masaya vuruyor. 
Masa sallanıyor. 
Duvarlar zangır zangır titriyor. 
Ecevit sessizliğe bürünüyor.
Amerika'nın bir senatörü Türkiye Başbakanı'na yumruk gösteriyor.
Dışişleri Bakanı İsmail Cem "Bakın" diyor ve Ahmet Özal'a dönüyor. 
"Yahu Ahmet şu kelimenin İngilizce anlamı neydi?" diye soruyor.
Ahmet Özal, Dışişleri bakanımıza İngilizce desteği veriyor.
Dışişleri Bakanımız gelen İngilizce desteği ile konuşmasını sürdürüyor; 
"Kıbrıs'ta sınırda her iki taraf gençliği için rock konseri düzenliyoruz.
Ancak konserde bile birbirlerine giriyorlar
."
ABD'li senatör öfkeyle yüzünü İsmail Cem'e çeviriyor. 
"ABD'de de rock konseri düzenlenir.
Gençler içer ve ardından birbirine girer.
Amerika ikiye mi bölünüyor şimdi?
" diye bağırıyor.
İsmail Cem başını öne eğiyor.
Ahmet Özal devreye giriyor. 
"Mister Biden, Kıbrıs'ın Rum kesiminde kişi başına milli gelir 16 bin dolar. 
Türk tarafında ise 4 bin dolar. 
Bu uçurum varken iki tarafın bir araya gelmesi sıkıntılara yol açar
" diyor.
Joe Biden'in ses tonunu düşürüyor; 
"Mister Özal. Babanız büyük adamdı.
Saygı duyulacak bir devlet adamıydı
." diyor. 
Aynı anda 8 ABD senatörü ayağa fırlıyor.
Ahmet Özal'ı alkışlıyor.
Toplantı sonunda onu yemeğe götürüyorlar.
Başbakan ve Dışişleri bakanımız ise boynu bükük elçiliğe gidiyor.
Delaware senatörü Joe Biden şimdi Başkan Obama'nın yardımcısı