Denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2014 Çarşamba

Türk mucitten müthiş icat


Denizli'de evinde kurduğu atölyede elektronik cihazların parçalarıyla daha önce çorba karıştırıcısı ve kahve makinesi yapan 39 yaşındaki Şadi Başer, bu kez de doğalgazda tasarruf sağladığını söylediği bir cihaz geliştirdi. Adına 'Tasarruf cihazı' diyen ve yazılımını da kendisi yapan Başer, geliştirdiği cihazının kombiden çıkıp peteklere giden sıcak suyu, elektrik frekansıyla üç katına kadar daha çabuk ısıttığını söyledi.


İlkokul mezunu olan ancak çocukluğundan bu yana kendini elektrik ve elektronik konusunda geliştirip, makine tasarlayan evli ve 1 çocuk babası Şadi Başer, evinin bir odasını atölyeye dönüştürdü. doğalgaz projelendirme işi yapan Başer, atölyesinde yazılım geliştirip, elektronik makinelerin parçalarıyla çeşitli cihazlar yapıyor. 5 aydır doğalgaz tasarruf cihazı üzerinde çalışan Şadi Başer, elektronik devreler ve mikroçipler kullanıp, yazılımını kendi yaptığı cihaz ile kombi kullanılan doğalgazda faturaları düşürecek cihaz geliştirdiğini söyledi. Evindeki kombiye de geliştirdiği cihazı takıp test yapan Başer, başarılı olduğunu belirtti.

300 LİRALIK FATURA YERİNE 100 LİRA
Kombiden çıkan sıcak su borusunu cihaza takan Başer, cihazın suyu elektrik frekansıyla üç katına kadar daha fazla ısıttığını, bu sayede kombinin uyku moduna geçtiğini ve sıcak su ısıtmak için daha fazla doğalgaz tüketmesine gerek kalmadığını söyledi. Başer, cihazının ortalama aylık 300 liralık doğalgaz faturasını 100 liraya indireceğini savundu.
Geliştirdiği cihazın patentini almak için başvuruda bulunduğu belirten Şadi Başer şunları söyledi: "Doğalgaz üzerine tasarruf ne yapabilirim derken yola çıktım. Cihazı geliştirip testlerini yaptım. Cihazın kaç kw elektrik tükettiğini ölçtüm. Bir evde 5 ayrı kalorifer peteği üzerinden gidersek, yaptığım cihaz saatte 0.7 kw elektrik tüketiyor. Emsal cihazlar ise saatte 8- 9 kw tüketiyor. Kombiler, ısı termostatlarının sağladığı sıcaklık değerine göre açılıp kapanır, çalışır. Benim cihazım suyu sürekli sıcak tuttuğu için kombi uyku haline geçiyor. Kombi çalışmıyor, sadece su sürkülasyon pompası çalışıyor. Bu sayede de suyu ısıtarak tekrar devam ettiriyoruz. Kombi de uyku pozisyonuna geçtiği için doğalgazda tasarruf sağlıyor. Ayda 300 liralık fatura ödeyen bir aile, bu cihaz sayesinde ayda 100 lira gibi fatura ödeyecek. Cihazın üretilip piyasaya sürülmesi için bir firma benimle görüştü. Cihazı beğendiler."

10 Kasım 2014 Pazartesi

Denizlili çiftçi siyah elması serasında yetiştirdi


Denizli'de bir üretici, dünyada "siyah elmas" olarak nitelendirilen türüne ve kalitesine göre kilogramı 200 ile 5 bin avro arasında değişen trüf mantarının Türkiye'de yetiştirilmesi için serada 10 bin fidan üretti.
Dünyada yaklaşık 200 çeşidi bulunan ancak ekonomik değer açısından en çok işlem gören 5 çeşidini üretmek için harekete geçen Niyazi Uluçoban, AA muhabirine, 14 yıl önce Bozkurt ilçesinde doğada yetişen mantarları toplamaya çıktığında farklı bir mantar türüyle karşılaştığını, yaptığı araştırmada, bu türün Avrupa'da "siyah elmas" diye adlandırılan türf mantarı olduğunu öğrendiğini anlattı.

Büyük ekonomik değeri nedeniyle Denizli genelinde araştırmasına devam ettiğini belirten Uluçoban, eğitimli köpeklerin de yardımıyla dağlık alanlarda çam ve meşe ağaçlarının dibinde toprak altında bulduğu trüf mantarlarını toplayarak hem yurtiçi hem de yurtdışı satışını gerçekleştirdiğini ifade etti.

- SERADA 10 BİN FİDAN ÜRETMEYİ BAŞARDI


Trüfün toplanmasının çok zor olması nedeniyle Avrupa ülkelerindeki üretim şeklini araştırdığını ve 2 yıl önce kapalı ortamda fidan yetiştirmek için çalışmalara başladığını söyleyen Uluçoban, serada meşe ağacı fidanına mantar sporlarını aşılamak suretiyle yaptığı deneme üretiminde başarı sağladığını dile getirdi.

Trüf mantarının ilk fidanını elde ettikten sonra aynı sistemle 10 bin fidana ulaştığını kaydeden Uluçoban, şunları şöyledi:

"Türkiye'de trüfün potansiyeli çok yüksek, ülkemizin toprak yapısı üretime uygun. Trüf yetiştirebilmeniz için toprak değerlerinizin uygun olması gerekiyor. İstenilen toprak değeri ph 7,5'un üzerinde, kireç ve kil oranının da yüzde 40'ın altında olması lazım. Böyle topraklara sahip olan çiftçiler trüf aşılı fidanlarını bahçelere dikerek üretime geçebilir. Şu anda Türkiye'de trüf aşısından fidan üreten bir seramız var ve her geçen gün geliştiriyoruz. Yazlık ve kışlık olmak üzere 2 tür üretim yapıyoruz. Bu fidanlar bir yılda sera ortamında yetişiyor, aşılı hale geldikten uygun bahçeye dikilebiliyor. Dikiminden 4-5 yıl sonra toprak altında ürün vermeye başlıyor. Bir ağacın altından an az 200 gram ürün elde ediliyor."

Avrupa standartlarında, kaliteli fidan üretimini gerçekleştirdiklerini anlatan Uluçoban, Orman ve Su İşleri Bakanlığıyla yaptıkları projeyle Denizli ve Burdur'da, özel sektörün de değişik illerde toplam 120 dönüm bahçenin fidan üretimi için oluşturulduğu ifade etti.

- "TÜRKİYE'DE YAKLAŞIK 30 TON DOĞAL TRÜF REZERVİ VAR"


Türkiye'de trüfün bilinirliğinin çok az olduğuna işaret eden Uluçoban, "Samsun, Giresun, Kastamonu, Sinop, Denizli, Isparta, Osmaniye, Burdur ve Muğla'da bulunan kireçli topraklarda yazlık ve kışlık trüf doğal ortamda çıkıyor. Türkiye'nin yaklaşık 30 ton doğal trüf rezervi var. İnsanlar bilmediği için bunları domuzlar tüketiyor. Bu yüzden ekonomiye girdi sağlanamıyor ve insanlar gıda olarak tüketemiyor" dedi.

Trüf mantarının içerisinde aromatik koku veren bileşiklerin bulunduğunu bu yüzden lüks restoranlarda yemeklere tat vermek için kullanıldığını anlatan Uluçoban, İstanbul'da son 5 yılda trüfün bilinirliğinin artığını kaydetti. Uluçoban trüf mantarının çiğ olarak da tüketildiğini belirtti.

Uluçoban, bu yıl türf sezonunda 200 kilogram topladığını, bir kısmıyla anlaşma yaptığı firmalara gönderdiğini diğer kısmını da stoklayarak fidan üretiminde kullanacağını sözlerine ekledi.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Çobanlar buldu, dünyaya açılacak


Denizli'nin ormanlarla kaplı yapısıyla doğaseverlerin uğrak noktalarından Çameli ilçesinde, eşsiz bir güzellik daha keşfedildi. Denizli Doğa Sevenler Derneği (DOSEV) üyelerinin, çobanların tarifiyle Emecik ile Cevizli mahalleleri arasındaki dağlık bölgede gerçekleştirdiği yürüyüşle keşfedilen 14 kilometre uzunuluğundaki kanyon, Denizli'nin doğa turizmindeki yeni potansiyeli oldu. 
DOSEV Başkanı Ümit Şıracı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yöre halkı haricinde yeri bilinmeyen ve derinliği nedeniyle bugüne kadar hemen kimsenin tam olarak girmediği kanyona, çobanların tavsiyesi üzerine düzenledikleri keşif yürüyüşüyle ortaya çıkardıklarını söyledi. 
Çobanların ve köylülerin derin oluşu nedeniyle "gavur deliği" adını verdikleri kanyona 2 metrelik bir ağızdan girildiğini dile getiren Şıracı, şunları anlattı: 
"Çobanların ve köylülerin "gavur deliği" adını verdikleri kanyona girdiğimizde çok heyecanlandık. 14 kilometre uzunluktaki kanyonda ilerleyişimiz sürdürdükçe kanyonun derinliği içimizi ürpertti. Biri 18 metre yüksekliğinde büyük şelale olmak üzere yüzlerce küçük şelaleyle karşılaştık. Kanyonun zemininde de tatlı su kaynakları ve doğal havuzlar var. Bu sularda çay balıkları ve yengeçler yaşıyor. Muhteşem güzelliklere sahip bir kanyon."
Şıracı, doğa severler ve doğa fotoğrafçıları için ideal güzelliklere sahip olduğunu kaydetti.
"KEŞİF TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ"  
Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Korkmaz da konuya ilişkin kanyonun keşfedilmesinin, bölgenin ve Denizli turizminin çeşitliliği açısında çok önemli olduğunu belirtti. 
Çameli ilçesinin sınırlarının yüzde 75'inin ağaçlık ve yeşil alandan oluştuğunu ve birçok henüz bilinmeyen güzelliği barındırdığını ifade eden Korkmaz, şunları söyledi: 
"Kanyonun bulunması ve turizme kazandırılması çok önemli. Güney Ege Kalkınma Ajansı desteğiyle kanyonun bulunduğu ilçenin, doğal güzellikleriyle ilgili Çameli Kaymakamlığı ile proje geliştirildi. Çalışmalar devam ediyor, burası turizme kazandırılacak. Proje bittiğinde, ilçede bulunan tarihi yürüyüş yolları ve parkur alanları belirlenecek ve sonrasında ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışılacak." AA