Büyükelçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Büyükelçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2017 Pazar

ABD Büyükelçisi olması beklenen Malloch dan itiraflar

Ted+Malloch:+Vize+krizinin+ard%C4%B1nda+Obama+var

ABD'nin yeni ABD Büyükelçisi olması beklenen Malloch "Obama'ya sadık, Trump yönetimiyle hiçbir bağı olmayan" ABD elçisi John Bass'ın, iki ülke ilişkilerini yok etmiş istemiş gibi davrandığını söyledi. Trump'ın Türkiye ili kriz yaşamak istemediğini söyleyen Malloch, "Ancak derin devlet ve onun Bass gibi ajanları, Trump'ın dış politikada yapmak istediği her şeyi baltalıyor" dedi.

x

ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın çevresinde yer alan ve ABD’nin yeni AB Büyükelçisi olması beklenen Ted Malloch, Türkiye ve ABD arasındaki krizi Amerika’nın saygın haber sitelerinden Worldnetdaily.com’a yazdığı makalede değerlendirdi. Star'da yer alan habere göre; Malloch, Türkiye’nin “15 Temmuz’da 250 insanı öldüren tanınmış terörist Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi” talebini ABD’nin ağırdan aldığını belirterek “Eğer Türkiye, ABD’nin seçilmiş-meşru Başkanı’nı devirmeye çalışan beslemiş olsa, biz onun kellesini istemez miydik” sorusunu yöneltti. 
BASS CİDDİ HASAR VERDİ
Vize krizinin sorumlusu olan, ‘Barack Obama’ya sadık’ eski Ankara elçisi John Bass’ın sanki iki ülke ilişkilerini yok etmek istermiş gibi davrandığını vurgulayan Malloch şunları kaydetti: “Problem, devletin derinliklerinde gizli. Obama’ya sadık, Trump yönetimiyle hiçbir bağlantısı olmayan John Bass, ABD-Türkiye ilişkilerine son derecede ciddi hasar verdi. 70 yıllık ilişkileri yok etmek istiyor gibi gözüküyor. Erdoğan ve AK Parti’yi küçümsediği belli. Türkiye’ye uyguladığı vize kararı ile ülkeyi Yemen ve Suriye gibi terörist devletlerin yanına iterek, ticaret ve turizm gibi alanlarda onarılamaz bir yara açtı. DEAŞ’a karşı mücadelede Türkiye’yi kaybetme, İncirlik’ten ABD askerlerini ayrılması gibi tehlikelerle bizi karşı karşıya bıraktı. Trump’ın politikası kesinlikle böyle bir adım atarak Türkiye’yi Rusya-İran hattına yakınlaştırmak değil. Ancak derin devlet ve onun Bass gibi ajanları/elemanları, Trump’ın dış politikada yapmak istediği her şeyi baltalıyor.” 
FETÖ elebaşısı Gülen’in ABD’de korunmasının nedenlerini de sıralayan Malloch “Gülen ve onun terörist FETÖ ağının” yıllardır rüşvetlerle ABD siyasetinde yer edindiğini vurguladı. Malloch “Onun ‘dini/ruhsal ağı’ kongre kampanyalarını fonlayıp durdu. Hatta Clinton Vakfı’na bile bağışta bulundular. Karşılığında Pensilvanya’da korunaklı bir üs elde etti” dedi.
TRUMP ERDOĞAN’I ARAMALI 
Trump’ın AB büyükelçisi adayı olan Malloch, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın sorunu çözemeyeceğini, Trump’ın devreye girmesi gerektiğini belirterek Beyaz Saray’a şu çağrıda bulundu: “Trump, yarın acilen Erdoğan’ı arayarak yanlış durumu düzeltmeli. (Trump) Kişisel olarak hemen Gülen’i iade etmeyi teklif etmeli ve onun terör ağını çökertmek için adım atmalı. Vize yasağı derhal kaldırmalı ve Türkiye’ye müttefik olduğumuz hissettirmeli. Ayrıca, Türkiye’ye Rus hava savunma sistemini almaması telkin etmeli ve bizdeki daha iyi silahları müttefikimize teklif etmeli. Türkiye ile daha kötü bir diplomatik savaş istemiyoruz ve Başkan bu durumu aşmak için adım atabilir.”
Eski diplomat Theodore Roosevelt Malloch, Trump yönetimine yakınlığıyla bilinen bir isim. Yale ve Oxford’da akademisyenlik yapan Malloch, ABD’yi Dünya Ekonomik Forumu ve BM’de temsil eden Malloch’un Trump’ın yeni Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi olması bekleniyor

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Sultan, Güç ve Hassasiyet


Osmanlı arşivlerinden derlenmiş kitap.
Ne olaylar var, okudukça şaşırıyor insan.
ABD'nin Filipinler Büyükelçisi Alexander Webb, 29 Haziran 1892'de Sultan Abdülhamid Han'a bir mektup yazıyor. "İslamiyeti seçmekle şereflendim.
Size de bağlılığımı bildirmek üzere İstanbul'a gelmek istiyorum
" diyor.
Mektup Osmanlı coğrafyasına yayılıyor.
Büyük bir sevince yol açıyor.
Alexander Webb, gençliğinde bir misyoner olarak yetiştirilmiş.
ABD'nin çıkarlarını savunmak üzere en önemli sömürgelerden Filipinler'e sömürge valisi olarak atanmış.
Müslümanlarla tanışınca islamiyete merak salmış.
Derinliklere daldıkça da İslamiyet'in ne kadar muhteşem bir din olduğunu anlamış.
Hemen adını Muhammed Webb olarak değiştirerek büyükelçilikten istifa ediyor.
New York'a İslam'ı yaymaya gidiyor.
Sultan Abdülhamid de ona maddi manevi destekte bulunuyor.
İslam dünyasındaki basın organları onu tüm coğrafyaya anlatıyor.
Her yer Amerikalı yeni Müslüman Muhammed Webb ile çalkalanıyor.
İşte o dönemde Kahire'de yaşayan İlyas Matuf'un beyninde şimşekler çakıyor.
Hristiyan İlyas hemen tezgahı kuruyor.
Kahire'de Müslümanların yayınladığı gazetelere haber uçuruyor.
Amerika'da iki lordun Müslüman olduğunu, bunların büyük bir cami ve tekke yaptığı yalanını uyduruyor.
ABD'de bu cami ve tekkede İslamı yaymak için gönüllülere ihtiyaç olduğunu yazdırıyor.
İşsizler hücum ediyor bu haber üzerine.
25'i hristiyan tam 30 kişi seçiliyor.
Onlara semazen kursu veriliyor.
Her biri birer DERVİŞ diye gemilere bindirilip ABD'ye gönderiliyor.
Çoğunluğu Hristiyan SAHTE DERVİŞLER ABD'de Semazen gösterilerine çıkarılıyor.
Amaç para kazanmak.
Ancak fazla rağbet eden olmuyor.
SAHTE DERVİŞLER'in devasa tiyatrolarda gösteri ve zengin olma hayalleri suya düşüyor.
Ancak sokaklarda gösteri yapabiliyorlar.
İzleyenler de dalga geçiyor.
İşte bu noktada Sultan Abdülhamid devreye giriyor.
Washington Büyükelçimiz Mavroyani Paşa'yı harekete geçiriliyor.
ABD Dışişleri'ne nota veriyor.
İşte o sert notadan bazı satırbaşları. "Osmanlı vatandaşı bile olsa SAHTE DERVİŞLERİN İslamı aşağılamasının din özgürlüğü açısından izahı yoktur.
Hristiyan Araplar, bazı Müslümanlarla birlikte Osmanlı topraklarında Hristiyanlığı aşağılayan OYUNLAR sahneleseler ve Müslümanlar da bunu Hristiyanlığa saygısız bir tavırla seyretseler acaba oradaki ABD konsolosu ne muamelede bulunur?
" Wahington Büyükelçimiz sahte dervişlerin İslam'ı temsil edemeyeceğini vurguluyor.
Nota, "Derhal müdahale ve SINIRDIŞI" çağrısıyla son buluyor.
Washington Büyükelçimizin sert müdahalesi ABD yönetiminde büyük yankı uyandırıyor.
Osmanlı Büyükelçiliği ile işbirliğine giriyorlar...
Ve 25'i Hristiyan 30 SAHTE DERVİŞ'i derhal SINIRDIŞI ediyorlar.
Gidebilecekleri tek yer var.
Nitekim Osmanlı topraklarına getiriliyorlar.
İçlerinden sadece biri asker kaçağı olduğu için Londra'ya firar ediyor.
SAHTE DERVİŞ OPERASYONU Osmanlı'nın büyük başarısıyla sonuçlanıyor.