17 deve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 deve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2016 Pazar

'Ya bu deveyi güdeceğim, ya bu diyardan gideceğim' deyimi nerden geliyor?

'Ya bu deveyi güdeceğim, ya bu diyardan gideceğim' deyimi nerden geliyor?

Vaktiyle Hint Mihracelerinden  biri, deve ile hacca gidip gelmiş.
Kendisini götürüp getiren kıymetli ve emektar deveye iyi bakılması için sıkı emirler vermiş. Bununla da yetinmeyerek vezirini çağırmış:
"Vezir, eğer bu hacı deveye bir hâl olursa evvela seni sorumlu tutarım. Her sabah kuşluk vaktine kadar bizzat otlatacaksın.
 Yemine, suyuna, istirahatına iyi bakacaksın. Yoksa seni bu memleketten sürgün ederim" demiş.
 Zavallı vezir mecburen her sabah deve çobanlığı yapmağa başlamış.

Bir gün memleketin ileri gelen bilgelerinden bir dostu, kendisini deve otlatırken görünce şaşırmış:

"Bu ne hâl hazret? Senin bu kırda ne işin var? Bu deve de ne oluyor?" deyince, vezir boynunu bükmüş ve başına gelenleri anlatmış.

"Yâ, işte böyle dostum. Ya bu deveyi güdeceğim, ya bu diyardan gideceğim" demiş.

22 Nisan 2014 Salı

17 deve

Ölmek üzere olan bir baba oğullarını çağırır ve sahibi olduğu 17 deveyi aralarında paylaştırmak ister! Zor nefes alıp veren yaşlı adam zor da olsa söze girer: "Oğullarım ben ölünce birbirinize girmenizi istemiyorum.
Bu nedenle 17 deveyi aranızda pay etmek istiyorum..." 
Çocuklar gözlerini açıp babalarını heyecanla dinlemeye devam ederler...
Baba "Develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortanca oğluma, 9'da birini de küçük oğluma bırakıyorum!" der...
Yaşlı ve hasta baba sözünü tamamlar tamamlamaz son nefesini verir!
Oğullar da vakit kaybetmeden paylaşıma koyulurlar!
Ancak ortada ciddi bir sorun vardır! Çünkü babalarının bıraktığı 17 deve ne 2'ye, ne 3'e, ne de 9'abölünebilmektedir!
Sorun kavgaya dönüşmeden büyük olan, köyün en yaşlısı olan bilge kişiye gitmeyi önerir!
Kabul ederler ve birlikte adamın kapısını çalarlar!
Yaşlı bilge çocukların gözlerinden bir sorun olduğunu anlar ve "Ne istiyorsunuz?" diye sorar!
Büyük oğlan deve problemini anlatır ve gelecek cevabı beklemeye koyulurlar!
Yaşlı bilge "Dert ettiğiniz bu mu?" diyerek çözümü anlatır: "Benin bir devem var! Alın onu da hesaba katın! Göreceksiniz işiniz hallolacak!" Çocuklar şaşkınlıkla evden çıkıp o devenin yanına giderler ve aldıkları gibi 17 devenin yanına koşarlar!
Tekrar bölüşüm başlar!
BÜYÜK oğlan yarısını yani 9 deveyi alır!
ORTANCA oğlan ise 3'te birini yani 6 deveyi alır!
KÜÇÜK olan ise 9'da birini yani 2 deveyi alır!
Ama sorun bitmemiştir!
BİR DEVE fazladır!
Yine YAŞLI BİLGE'nin kapısını tekrar çalarlar!
Çocuklar ortada kalan bir devenin ne olacağını sorar!
Yaşlı bilge gülerek "Sorunu çözdüğünüze göre ben de devemi geri alayım isterseniz" der!
İşte DEVLET işi de böyledir, AKIL gerektirir!