santaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
santaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2014 Pazar

Bunlar Müslüman olamaz

Paralel yapının tuzağını anlatan emkli Oramiral Nusret Güler, "14 yaşındaki kızımın odasına kamera koydular. "Senin astsubayların koydu" dediler. Bana kızımla şantaj yaptılar. Esas şantajı da devletin savcısı yaptı. Suçladıkları astsubayları iddianameye bile koymadı." dedi. 

Balyoz Davası sonrası Donanma Komutanlığı görevinden istifa ederek paralel yapıya isyan bayrağı açan Nusret Güner, Ergün Diler'e konuştu. 

İşte Güner'den gündemi değiştirecek çarpıcı açıklamalar...

Balyoz kararlarının açıklanmasından sonra, istifa dilekçemi verdim. Türkiye'nin yapısıyla oynandı. Bunu gördüğüm için istifa ettim.


MÜSLÜMAN OLAMAZLAR

Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı beni çağırdı. İstifadan vazgeçirmeye çalıştılar. "Bakın" dedim; "İstifamı geciktirdiğiniz her gün bu şebekeler benim hakkımda da birtakım tasarruflar yapacaklar."

İstifa etmeyince 14 yaşındaki kızımın odasına kamera koydular. "Senin astsubayların koydu" dediler. Bana kızımla şantaj yaptılar. Esas şantajı da devletin savcısı yaptı. Kızımın odasına kamera koymakla suçladıkları astsubayları iddianameye koymadı.

Benim gibi şantaja maruz kalan çok arkadaşım oldu. Bir albay intihar etti. Cem Çakmak kahrından kanser oldu. Bunu yapanlar x mafya grubu. Allah'tan korkan bu iftiraları atar mı? Bu gibi gizli işler içinde olanlar bırakın Müslüman olmayı, Hıristiyan bile olamaz.. Bunları yapanlar gizli organize bir suç örgütü. Bu yapıyı 'X mafya' diye tanımlamamın sebebi dış bağlantılı olduğunu anlatmak için... Yabancı istihbarat bu operasyonun içindeydi. Pensilvanya'da yaşayan o şahıs bunları yapacak güçte değil. X mafya kesinlikle bir araçtır. Küresel sermayenin kullandığı bir araç. X mafya küresel güçlerle bağlantılı... X mafyayı görmediğini bilmediğini iddia edenler ise yalan söylüyorlar.

DONANMAYI BİÇTİLER

Küresel güçler Türk Silahlı Kuvvetleri'ni susturmak istiyor. Kara Kuvvetleri içinde varlar. Ama Deniz Kuvvetleri'ne istedikleri gibi sızamadılar. Bu yüzden operasyon yaptılar. İstediklerini bu şekilde almaya çalıştılar. Dünyanın 10 büyük donanmasından biriydik. Bizi biçtiler. Deniz'e bir sızdıysa, Kara'ya 10 sızmıştır.

Küresel güçler Büyük Ortadoğu Projesi uygulamak için devletimize istediğini yaptıramayınca Silahlı Kuvvetler'in demokratik kontrolü kavramını ortaya attılar. Genelkurmay başkanlarımızı kontrol altına almak istediler. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne "Komutanların istediğini yapmayın" dediler. TSK'nın altına dinamit koydular. Ordunun binlerce yıllık disiplini ortadan kalkmıştır.

SERMAYE BİZDEN ŞİKAYETÇİ

Türk donanması çökertilerek bölgesel güç olmamız engellenmiştir. Benim mühendislerimi casus diye içeriye attılar. Denizlerde dolaşan güçlü Türkiye istenmiyor. Küresel sermaye deniz kuvvetlerimizden şikayetçi. Türk donanmasını çökerttiler. AB, Türk donanmasını hedef olarak gösterdi. Kara Kuvvetleri'nde neden bir şey yok?

YAŞANANLAR 3. DÜNYA SAVAŞI

Örgüt sizi kullanır. Ne için kullanıldığınızın farkına bile varamazsınız. Biat ise örgüte değil ancak devlete olur. Türk devletini kimse ele geçiremez, ancak büyük bir kaosa sürüklendik. Bana TSK'da imam olup olmadığını soruyorlar. Genelkurmay'a x mafya daha fazla sızmıştı. Orduda x mafya olması gelecekte çok büyük tehlike oluşturur. Devlet x mafyaları mutlaka yargılanmalıdır. Ama x mafya yalnız değil. Karşımızdaki güç çok büyük destekle üzerimize geliyor. Bu yaşananlar resmen 3. Dünya Savaşı...

DARBENİN DE KATLİAMLARIN DA ARKASINDALAR

Küresel güçlerin şu anda yaptığı ileriden savunma. Küresel güçler ve küresel sermayenin yanı sıra yabancı istihbarat da bu operasyonun içinde. 1 Mayıs katliamını, 12 Eylül darbesini de hep onlar yaptı. Yaşadığım haksızlıklardan dolayı 'Taksim Meydanı'nda eylem yaparım' dedim. Üç gün sonra Gezi Parkı Olayları patlak verdi. Yine sahnedeler. Ama Gezi Olayları diğerlerinin yanında çok basit kalıyor.

Kaynak: Mevlüt Yüksel / Takvim

12 Şubat 2014 Çarşamba

İşte şantaj mektuplarından bir örnek



Değerli .... Kardeşim,
Bu e-posta seni bilen, tanıyan ve seven bir dostun tarafından gönderilmektedir. Türkiye'nin hukuk devleti ilkesine göre yönetilmesi için hayati öneme sahip bir kurumda çalışıyorsun. Bulunduğun kuruma kısa bir süre önce yeni bir başkan atandı. Yeni Başkanın görüştüğü ve kullanmak istediği adamlar arasında sen de bulunuyorsun. Şunu bil ki; kurumun yeni başkanı o makama belli bir görevle gönderilmiştir. Şu ana kadar geldiği makamlara da devlet geleneğinin gerektirdiği usullerle gelmemiştir. Kurumda istediği yapılanmayı oluşturduktan sonra yapacağı şeyler de hukuki ve ahlaki uygulamalar olmayacak. Onu oraya gönderenlerin özel ajandası için hukuk dışı işler yapacak. Tüm bu süreçte kendi üzerine hiç risk ve sorumluluk almadan bunları sizlerin kanalıyla yapacak.
Şunu da bil ki; bu kurumdaki eski tüm personel değiştirilse de kurumun işleyişi akıl edemeyeceğin yöntemlerle takip edilmektedir. Her şeyin kaydı tutulmaktadır. Türkiye'de şuanki olağanüstü durum geçicidir. Bir süre sonra yapılan tüm bu hukuksuz işler ortaya çıkacak ve sorumluları hesaba çekilecektir. Ancak size bu işleri yaptıranlar işten yırtarken siz mahkemelerde hesap vereceksiniz ve bugün Ergenekoncuların bulunduğu yere gideceksiniz. Sen sen ol bu işlere bulaşma, kendini düşün. Gelen bu istihbaratçı bozması adamın oyununa gelme. Bu da sana bir dost tavsiyesi, kıymetini bil.