meyve kabuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meyve kabuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2016 Cumartesi

Bu meyvenin ‘gizemi’ çözülemiyor!

Sessiz, sakin ve hava kirliliği alt seviyelerde olan mahalleden evini alan Yaşar, 2010 yılındaki emekliliğinin ardından yaşamının büyük bir bölümünü geçireceği evin bahçesine çeşitli türlerde fidanlar dikmeye karar verdi.
Bir fidancıdan ayva fidanı alan Yaşar, bunu evinin bahçesine dikti. Aradan geçen 7 yılın ardından ilk defa bu yıl meyve alan Yaşar, eşine az rastlanır bir durumla karşılaştı. Görüntüsü elma, armut ve ayvaya benzeyen tadı mayhoş meyvenin ne olduğu merak konusu oldu.
Yaşar, yıllar önce ayva diye diktiği fidandan elde ettiği ve Türkiye'de daha önce görülmediği öne sürülen meyvenin ne olduğunu bulmanın peşine düştü.
Semih Yaşar, 2009 yılında ayva fidanı olarak aldığı meyve ağacının ilk defa bu sene meyve verdiğini söyledi. Yaşar, “Bahçede her çeşit meyve ağacı olsun istedik. Ayva ağacımız yoktu, ayva fidanı aldık diktik. Herkesin ayvası açıyordu, ama bizim ayva açmıyordu. Yaprakları ayvaya benziyordu, ama yıllarca meyve vermedi. Geçen seneye kadar ağaç çiçek açıyor, meyvesi ceviz kadarken dökülüyordu. En son bu sene dört dörtlük meyve verdi. 7 sene sonra ne olduğunu anlayamadığımız bir meyveye sahip olduk” dedi.


“HOŞ VE LEZZETLİ BİR MEYVE”
Yaşar, ziraatçılardan bu meyvenin cinsini tespit etmelerini isteyerek, şöyle devam etti:
“Hamken bir şey anlamadık, tadı falan mayhoştu. Olgunlaşınca bir daha tadına baktık, ama birkaç meyvenin tadını aynı anda barındırdığını fark ettik. Genellikle ayva ama elma, armut ve muşmula tadının da olduğunu gördük. Aslında hoş ve lezzetli bir meyve. İsmini, ne olduğunu internetten de araştırdım ama ne olduğunu bulamadım. Ziraatçılardan bu meyvenin cinsinin ne olduğunu tespit etmelerini istiyorum.”

12 Temmuz 2015 Pazar

Hayvan gübresinden petrol üretti

Altaca Grubu’na bağlı Altaca Enerji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Alper Önoğlu, hedeflerinin Türkiye’de 200 fabrika kurmak olduğunu belirtirken Gönen’de kurulan tesisin 400 ton atığı bertaraf ederek göl, deniz, yer altı suları ve çevreyi kirletmesinin önüne geçtiklerini söyledi. “Ar-Ge laboratuarımızda pilot ölçekli, Gönen’de açtığımız tesiste demo ölçekli sentetik petrol üretebileceğimizi kanıtladık” diyen Önoğlu “Şimdi sıra endüstriyel boyuta geldi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu tesisin 2.5 katı büyüklüğünde tamamen endüstriyel amaçlı 200 fabrika kurmak istiyoruz. Biz Türkiye’nin atığının yüzde 20’sinin kullanılması halinde yine ülkemizin ihtiyaç duyduğu petrolün yüzde 20’sini bu geliştirdiğimiz teknoloji ile üreteceğimizi söylüyoruz. Bu üretimi gerçekleştirmemiz halinde yurt dışına ödediğimiz para da önemli ölçüde azalacak” dedi.