kiel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kiel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2017 Perşembe

Almanya'nın Kiel


Almanya'nın Kiel kentinde kocası tarafından öldürülen 3 çocuk annesi Dilek Vural'ın cenazesi Türkiye'ye getirilerek, memleketi Gaziantep'te defnedildi.

Almanya'nın Kiel şehrinde yaşayan 34 yaşındaki Dilek Vural ile 16 yıllık evli kocası Aytekin A., ile aralarında tartışma çıkmış, Aytekin A, elindeki bıçakla karısını bıçaklayarak, öldürmüştü. Uçakla Gaziantep Havalimanına getirilen kadının cenazesi, bugün öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Yeşilkent Aile Mezarlığında defnedildi.

Cenaze töreninde annesinin başörtüsünü tabutuna saran 10 yaşındaki kızı Yaren, tabutu öperek, gözyaşı döktü. Yaren, ağabeyi Görkem ve kardeşi Egemen ile birlikte gözyaşı döktükleri anneleri için sık sık dua etti.


İZNE GELDİKLERİ TÜRKİYE'DE DE ŞİDDET GÖRMÜŞ

Cenazeye katılan Dilek Vural'ın dayısı Şevki Özdemir, öldürülen yeğenine kocası tarafından sık sık şiddet uygulandığını ileri sürdü. Vural'ın kısa bir süre önce izin nedeniyle geldikleri Türkiye'de yeğenine şiddet uygulandığını anlatan Özdemir, "Yeğenim Dilek Vural ile kocası 16 yıllık evlilerdi. Kocası, sürekli şiddet uygulamış. Kendisi de yakınıyordu. Türkiye'ye izne gelmişlerdi. Burada da dövmüştü.


ALMAN MAKAMLARA BOŞANMA DİLEKÇESİ VERMİŞ

Olayın ardından kocası pasaportunu alıp Almanya'ya kaçmıştı. Yeğenim ve çocuklarım da bir süre sonra Almanya'ya dönerek, Alman makamlara Eylül ayında boşanma dilekçesi verdi. Sonra da bu haberi aldık" dedi.

KÜÇÜK OĞLUNU BÖYLE KURTARMIŞ!

Şevki Özdemir, olay günü Dilek Vural'ın 5 yaşındaki çocuğu Egemen'i kreşe götürürken, kocası tarafından yolunun kesildiğini anlattı. Şevki Özdemir, "5 yaşındaki oğlu Egemen'i kreş için okula götüren Dilek Vural'ın kocası, okul yakınlarında bunların yolunu kesmiş. O esnada, annesi başına gelecekleri anlamış. Oğluna, 'okula koş' diyerek, çocuğunu okula gönderiyor. Çocuk okula giderek, öğretmenlerine annesinin dövüleceğini söylüyor. Öğretmenler gidiyor, bakıyorlar annesi kanlar içerisinde" ifadelerini kullandı.


BOĞAZI KESİLMİŞ, BAĞIRMASIN DİYE AĞZINA PAMUK TIKANMIŞ!

Yeğeni Dilek Vural'ın vahşice öldürüldüğünü söyleyen Şevki Özdemir, "Yeğenimin ağzına pamuk tıkanmış. Herhalde bağırmasın diye yapılmış. Boynu kesilmiş ve vücudunun bir çok yerinden bıçak darbesi almış" diye konuştu.

30 Nisan 2015 Perşembe

Yıldız Holding İTÜ ile anlaştı

Yıldız Holding'in İstanbul Teknik Üniversitesi ile uzun yıllara dayanan ortak çalışmaları, Akademik İşbirliği Protokolü ile hız kazanacak
“Akademik İşbirliği Protokolü” nün imza töreni, 30 Nisan 2015 Perşembe günü İTÜ Rektörlüğünde gerçekleştirildi. Yıldız Holding adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, İTÜ adına Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca'nin imza attığı protokol ile üniversite – sanayi arasında çok aşamalı büyük bir işbirliği başlatılmış oldu. Törene, İTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Özkol, Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Kimya Metalurji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beraat Özçelik, Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Güneş, Genel Sekreter Prof. Dr. Tayfun Kındap ile Yıldız Holding Global İnovasyon Başkanı Ahmet Anbarcı da katıldı.
Global bir Türk gıda şirketi olma vizyonu doğrultusunda topluma ve dünyaya değer katacak çalışmalara destek olan Yıldız Holding, bu protokol ile üniversitelerle ortak çalışma platformlarını da çoğaltmış oldu. Eğitime, bilimsel araştırmaya ve toplumsal faydaya önem veren holding, İstanbul Teknik Üniversitesi ile uzun yıllara dayanan ortak çalışmalarını akademik işbirliği protokolü ile bir adım daha ileriye taşıdı.
İmza töreninde konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, kurumların bilim ve akademi çevreleriyle dirsek temasında olmasının, birlikte ortak projeler üzerinde çalışmasının önemini vurguladı. Ülker, “Global bir gıda şirketi olarak akademik işbirlikleriyle topluma fayda sağlayacak işler yapmak ve bu konuda da öncü olmak istiyoruz. Dünyanın mücadele ettiği sorunlara çözüm bulabilmek için yeni yaklaşımlar gerekiyor. Geleneksel entelektüel alanlar global toplumun karmaşık sorularına cevap bulabilmek için değişiyor. Global sorunlara çözüm üretirken ancak el ele verdiğimiz ortak çözümler etkili oluyor” şeklinde konuştu.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nin gıda alanında yaptığı araştırmalarla dünyada da saygın bir yere sahip olduğuna işaret eden Ali Ülker, “Uzun yıllardır pek çok projede üniversitemizden destek aldık, birlikte araştırmalar yaptık. Bu çalışmayı şimdi bir protokolle kalıcı hale getiriyoruz. Protokolün ilk adımı olarak, uluslararası bilim, teknoloji ve sanayi paydaşlarının bir araya geldiği çok boyutlu bir çalışma üzerine yoğunlaştık.
Almanya'dan Kiel Üniversitesi ve Breko GmbH şirketi ile Türkiye'den İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Holding'in inovasyon şirketi NorthStar Innovation, insanlardaki omega-3-yağ asitleri kullanımını arttırmayı hedefleyen fonksiyonel ürün üzerinde çalışacak” dedi.
'Üniversiteyi anlayan sanayi, sanayiyi anlayan üniversite'
Törende konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ'nün 250. Yılına doğru geri sayıma geçen bir üniversite olduğuna işaret ederek, “Amacımız tam bir araştırma ve inovasyon üniversitesi olarak İTÜ'yü geleceğe taşımak” dedi. Özellikle son 2 yıldır yeni atılan adımlarla girişimcilik ve inovasyonu destekleyen programlar geliştirdiklerine işaret eden Karaca, öğretim üyesi projelerine verilen destek miktarı ve proje sayısının artırıldığının da altını çizdi. Karaca, “Üniversiteyi anlayan bir sanayi, sanayiyi anlayan bir üniversite modeli kurmak arzusundayız. Ülke kalkınmasının sürdürülebilirliği için akademik ve endüstriyel gelişimin birbirini tamamlaması zorunludur” dedi. Karaca, İTÜ'nün işbirliği anlaşmalarına hassasiyetle yaklaştığını, dünya markalarıyla somut ve başarılı adımlar atmayı tercih ettiğini belirterek, “Bu açıdan da Yıldız Holding ile birlikte yürüteceğimiz projelerin yeni değerler üreteceğine inanıyor, bunun için heyecan duyuyoruz. Dünyanın en eski üniversiteleri arasında yer alan yükseköğretimdeki aralıksız 242 yıllık tarihiyle İTÜ ve dünya pazarındaki prestijli konumuyla başarılı uluslararası markaları bünyesinde barından Yıldız Holding'in, akademik çalışmalar ve ar-ge faaliyetleri yürütmesine ilişkin bu protokolün, öncü bir rol üstlenerek yeniliklere kapı açması amaçlıyoruz” diye konuştu.
Ortak projeler çoğalacak
Yıldız Holding son dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü ile yağ-su emülsiyonlarının stabilitesinin arttırılması üzerine bir çalışma gerçekleştirilmişti. Gıda bilimi ve teknolojisinin sınırlarını genişleten bu çalışma ile elde edilen bilimsel veriler, Yıldız Holding'in ilgili kategorilerinde ürün geliştirme ekipleri tarafından yeni ürün geliştirme çalışmaları için yön verici oldu. Bir başka ortak çalışma ise, çikolatada doğal olarak bulunan ve çok sayıda bilimsel çalışma ile insan sağlığına olumlu etkisi kanıtlanmış olan bazı antioksidantların incelenmesi oldu. Protokolle bu ve benzeri ortak çalışmaların artırılması planlanıyor.
Protokol neleri kapsıyor?
Yıldız Holding'in, ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen projelerinde öncelikli tercih İTÜ'lü öğretim üyeleri ile işbirliği yapılması olacak. Yüksek lisans ve doktora tez çalışmalarını sürdüren İTÜ'lü öğrenciler, ortak ilgi alanına giren konularda Yıldız Holding tesis ve laboratuvarlarını kullanabilecek ve tez çalışmalarını gerçekleştirmek için hammadde, sarf malzeme desteği alabilecek. Ayrıca yüksek lisans çalışması boyunca 2 yıl süreyle, doktora çalışması boyunca 4 yıl süreyle öğrenciler Yıldız Holding bünyesinde yarı zamanlı çalışma hakkı kazanabilecek. Yıldız Holding'de kısa dönem staj yapan İTÜ'lü öğrencilerden staj sonunda seçilenlere 1 yıl boyunca yarı zamanlı çalışma imkânı, eğitimini tamamlayan öğrencilere ise tam zamanlı işe alımlarda öncelik sunulacak.
Yıldız Holding, geçtiğimiz yıl, dünyanın en köklü ve saygın bilim akademilerinden biri olan Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi'ne önemli bir bağışta bulunarak, bu alandaki araştırmaları destekleme kararı almıştı. 10 yıl boyunca Sabri Ülker Merkezi adıyla ve Gökhan Hotamışlıgil liderliğinde çalışmalarını sürdürecek olan merkez, kronik hastalıkların oluşmasını önlemek adına hem Türkiye'den hem dünyadan bilim adamlarının çalışmalarına ev sahipliği yapacak. Bu çalışmaların ışığında diyabetle ilgili ilk bulgularının da yavaş yavaş çıktığının müjdesi verildi.