bulus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bulus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2016 Pazar

Türk mühendislerden müthiş icat! Duvarın arkasını görebiliyor

Türk mühendislerden duvarın arkasını gören 'DAR'Mühendisler, yurt dışında güvenlik güçlerince operasyon ve rehine kurtarmada sıkça kullanılan ve duvar arkasında canlı varlığına ilişkin bilgi veren radarı yerli olarak üretti.Türk mühendisler, yurt dışında güvenlik güçlerince operasyon ve rehine kurtarmada sıkça kullanılan ve duvar arkasında canlı varlığına ilişkin bilgi veren radarı yerli olarak üretti.


Radyo frekansı (RF), radar teknolojileri, elektronik harp ve simülasyon konularında yeni kabiliyetler kazanmayı hedefleyen Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin (STM), bu alanlardaki ilk ürününü Duvar Arkası Hedef Tespit Radarı (DAR) ile ortaya koydu.
Söz konusu ürünün muadilleri, yurt dışında güvenlik güçlerince operasyon ve rehine kurtarmada sıkça kullanılıyor. Bu sistemler, gözle temas imkanı olmayan, optik sensörlerle veri toplanamayan, arada duvar gibi bir engelin bulunduğu durumlarda arkadaki canlı varlığını belirlemeyi sağlıyor. Söz konusu cihazlar, görsel temas olmadan duvarın arkasında kaç insan bulunduğu ve bunların konumları hakkında bilgi veriyor.
Bu alandaki ihtiyaçları ve mevcut çözümleri değerlendiren STM mühendisleri, Türkiye'de akademik çalışmalara karşın ticarileşmiş ürün sayısının ve kabiliyetlerin kısıtlı olduğunu tespit etti. Mühendisler, sahip olunan teknolojik kabiliyet ve tecrübeyle bu tür bir ürün geliştirmek için kolları sıvadı.
DAR'ın üzerine inşa edildiği sistem ultra geniş bant radar teknolojisine dayanıyor. Sistemin parametreleri nüfuz etme özelliği olacak şekilde belirleniyor. Cihaz, frekansı, dalga boyu, bant genişliği özellikleriyle aradaki engelden geçebilecek özellikte elektromanyetik dalgalar gönderiyor. Radar sistemi, gönderilen dalgalar bir hedefe çarpıp yansıdığında hedefi tespit ediyor. Bunun için kullanılan frekans bandı büyük önem taşıyor.
Cihaz, çalıştığı frekans bandı ile bilinen radarlardan ayrışıyor. Diğer radarlar daha yüksek frekanslarda kalırken, DAR, penetrasyon özelliği taşıyan daha düşük bantlarda çalışıyor.
STM mühendislerinin bu teknolojiye yönelik yürüttüğü çalışmalar sonunda hızla bir prototip sistem üretildi ve test sürecine geçildi.
Çoklu kullanım seçeneği
DAR, el tipi bir sistem olarak geliştirildi. Bu özelliğiyle tek kişi tarafından taşınıp, kullanılabiliyor. Operatör, cihazı duvara yaklaştırdıktan sonra üzerindeki ekrandan hem kontrolleri yapabiliyor hem de sonuçları görebiliyor.
Cihaz, tripod üzerinde sabit de kullanılabiliyor. Sistem, uzaktan kullanıma da imkan tanıyor. Kablosuz olarak tablet ya da dizüstü bilgisayarla cihazın her türlü kontrolü gerçekleştirilebiliyor.
DAR'ın duvara yöneltilmesiyle 3-5 saniye içerisinde ortamdaki canlı varlığı ve hareketine ilişkin bilgi alınabiliyor.
Üzerindeki batarya ile çalışan cihaz, 2,5 saat kesintisiz görev yapabiliyor.
Değişik duvar tiplerinde etkili
Duvar Arkası Hedef Tespit Radarı, değişik duvar tiplerinde etkili oluyor.
Cihaz, alçıpan, tuğla, ahşap, beton gibi malzemeler karşısında sonuç veriyor.
Kullanıcılara tanıtılan DAR, performansıyla oldukça olumlu geri dönüşler aldı. Yurt dışında benzerleri bulunmakla birlikte çok kolay temin edilemeyen bu tür sistemler, ihracat lisanslarına tabi oldukları için zaman zaman kısıtlamalara konu olabiliyor. Yurt dışı sistemleri de incelemiş olan kullanıcıların, STM tarafından geliştirilen sistemin muadilleri ile teknolojik açıdan rekabet edilebilir seviyede olmasından memnuniyet duydukları belirtildi.
Cihaz, bundan sonraki süreçte sahadan alınan geri dönüşler doğrultusunda iyileştirilecek ve kullanım kolaylığı artırılacak.
Sınırlı sayıdaki üründen biri
Mühendisler, çalışmalar sırasında halen pazarda olan ürünleri dikkate alarak onlarla rekabet edebilecek bir tasarım yaptı.
DAR, makro ve mikro hareketlere duyarlılık taşıyor. Makro hareketler, engelin arkasındaki yürüme, el-kol sallama gibi uzuv hareketleri, mikro hareketler ise sabit duran canlının sadece nefes alıp verilmesiyle ortaya çıkan hareketleri kapsıyor.
Cihaz, duvarın arkasındaki canlı varlığını hareketli ya da sabit dursa da tespit edilebilirken, muadil ürünlerin büyük bölümü bunlardan birini yapabiliyor. Radar, bu özelliği ile 2 durumda da tespit yapabilen sınırlı sayıdaki ürün arasında yer alıyor.
Yangında, arama-kurtarmada da kullanılabiliyor
DAR, askeri alanın yanı sıra sivil alanda da kullanım olanakları taşıyor.
İtfaiye ya da arama-kurtarma ekiplerinin yangın, gaz kaçağı gibi bina içerisine girmenin risk taşıdığı durumlarda içeride canlı olup olmadığını belirlemeleri, minimum riskle en kısa yoldan ve en kısa sürede canlılara ulaşılması DAR ile mümkün olabilecek.

8 Kasım 2016 Salı

Görünmeyeni gösteren buluş

Türk doktorların geliştirdiği yeni bir yöntemle, radyoaktif amonyak ve oksijen vücuda enjekte edilerek anjiyoda görüntülenemeyen damar tıkanıklıkları dahi izlenebiliyor

Kalp rahatsızlıklarının erken teşhisinde kullanılacak yeni bir yöntem geliştirildi. Keşfedilen yöntemde radyoaktif amonyak ve oksijen vücuda enjekte ediliyor ve kalp kanlanması görüntülenebiliyor. Böylece anjiyoda görülülemeyen damar tıkanıklıkları dahi izlenebiliyor. Yöntem, damar tıkanıklığı riski yüksek olan tansiyon ve diyabet hastaları için büyük önem taşıyor. Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. N. Özlem Küçük, yöntemin iki aşamada uygulandığına dikkat çekti. Küçük, "İlk aşamada ilaçla kan akımı düzeyi maksimuma çıkarılarak radyoaktif madde damar yolu ile enjekte edilmekte, ikinci aşamada ise ek hiçbir ilaç uygulamadan istirahat halinde radyoaktif madde enjeksiyonu yapılarak görüntü alınmaktadır. Böylece kalbe giden kan akımı miktarı stres ve istirahat halinde değerlendirilmektedir" dedi.

15 Eylül 2015 Salı

Tek buluşla uçağı bir ton hafifletti

THY dahil 30 havayolu şirketine ürün veren Sem Plastik, 200 dereceye dayanıklı dünyanın en hafif tabağını geliştirdi. Uçaklar, 500 kg ila 1 ton arasında hafifledi

Aralarında THY'nin de bulunduğu 30'un üzerinde hava yolu şirketine plastik servis ekipmanları üreten SEM Plastik, sektörde ilginç bir buluşa imza attı. 200 derece ısıya dayanıklı dünyanın en hafif plastiğini geliştiren şirket, bu yolla uçakları 500 kilo ile 1 ton arasında hafifletti. Bu sayede uçakların yakıt maliyetini düşüren buluş yakın zamanda THY tarafından da kullanılmaya başlanacak. Borplas adı verilen ürünün yakıtta yüzde 3'e varan oranda tasarruf sağladığını belirten Sem Plastik CEO'su Yavuz Eroğlu, buluşu şu sözlerle anlattı: "Uçakta kullanılan tabaklar için porselen gibi dayanıklı ama çok hafif bir ürüne ihtiyaç vardı. Ayrıca normal fırında 200 derecelik ısıda erimeyecek ve içinde yemek ısıtılabilecek bir yapıda olması gerekiyordu. Bunu başardık. Mevcutta sunulan bir ısıya dayanıklı tabağın ağırlığı 600 gramken, borplasın ağırlığı sadece 110 gram. Ortalama bir uçakta 250 yolcu olduğu ve bir yurtdışı uçuşta 2 yemek servisi yapıldığı düşünüldüğünde, tek seferde 250 kilogram hafifleme sağlanıyor. Yemekler, Türkiye'den gidiş-dönüş olarak uçağa yüklendiğinden, gidiş-dönüş bir seferde uçak 500 kilogram hafiflemiş oluyor. Diğer plastik ürünlerini de hesaba kattığımızda 1 tona yaklaşan oranlarda tasarruf mümkün."

FİLİSTİN'E YATIRIM YAPAN İLK TÜRK


SEM Plastik, aralarında Türk Hava Yolları, Emirates ve Singapur'un da bulunduğu dünyanın en büyük 10 havayolu şirketinin 7'sine üretim yapıyor. Firma, McDonald's ve Burger King gibi fastfood zincirleri ile Coca Cola, Unilever ve Danone gibi gıda üreticilerine de hizmet veriyor. Ayrıca şirket Filistin'e yatırım yapan ilk Türk firma olarak da biliniyor. Filistin'in Batı Şeria Bölgesi'nde kurulan fabrika, günde 4 milyon adetlik üretim gerçekleştiriyor.

AR-GE SAYESİNDE İLKLERİ BAŞARDI

 Türkiye'deki ilk plastik kristal bardak üretimi
 Türkiye'deki ilk thermokristal bardak üretimi
 Özel statik arındırma yöntemi n Dünyada ilk defa kristal hammaddeden endüstriyel kullanım için antişok üretimi
 Dünyada sadece 8 ülkede üretilen, fırında erimez plastik tabak üretimi
 Türkiye'de ilk defa mısır şekerinden, tamamen doğal PLA bardak ve tabak üretimi
 Uçaklarda yemek yüklenmesini sağlayan özel lunch box üretimi

22 Mart 2015 Pazar

Tarla sulamada mobil dönem devri


Tarla sulamada mobil dönem devri
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 8 yıl süren bir çalışma sonrasında güneş enerjisiyle çalışan bir sulama makinesi üretti. Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından onaylanan “Mobil Güneş Pili Sulama Makinesi” üreticiye sulamada büyük kolaylıklar sağlamasının yanı sıra dünyada da bir ilk oldu.

Tarlalar güneş enerjisiyle sulanacak

“Mobil Güneş Pili Sulama Makinesi”, Bakanlık Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Şanlıurfa GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü (GAPTAEM) tarafından yürütülen TÜBİTAK-1001 110O541 nolu projesi kapsamında üretildi. Sulama makinesini dünyada bir ilk yapan özellikleri arasında ise güneşi, hidrolik güç kullanarak otomatik takip edebilmesi, mobil kullanıma olanak vermesi ve panel temizleme ünitesinin bulunması yer alıyor.


14 saat kesintisiz çalışacak

Güneş enerjisiyle tarımda sulama imkanı sunan mobil pil, sulamada enerji giderlerini azaltırken, sulamaya dönük olarak diğer enerji kaynaklarına bağlı aksaklıkları da önleyerek elektrik kesintileri, arıza masrafları, yeni kurulum maliyetleri gibi giderleri de ortadan kaldıracak. Sistem sulamaların yoğun yapıldığı yaz aylarında güneş enerjisiyle yaklaşık 14 saate kadar kesintisiz çalışabilecek. Ayrıca sisteme gece sulaması için akü ilavesi yapılabilecek.

Günde 150 dönüm arazi sulayabiliyor

Yeni sistem, üreticiye teknik ve ekonomik yönden önemli avantajlar da sağlayacak. Mobil Güneş Pili Sulama Makinesi, en fazla 170 metreden su çıkarırken, bitkinin su ihtiyacına göre değişmekle birlikte günlük 50-150 dönüm alanı sulayabilecek. Sistem, kuru tarım yapılan ve elektrik şebekesinin olmadığı yerlerde, kapalı sulama sistemlerine entegre edilerek kırsal alanda enerji transferi ve sulama ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilecek.

(TRTTURK.COM)

6 Eylül 2014 Cumartesi

Çılgın Profesör‘den çılgın proje


Türk profesör ve ekibinden, milli savunma teknolojisinde çığır açacak buluş. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Lütfi Öksüz ve 10 kişilik ekibi, savaş uçaklarını füze kullanmadan, elektromanyetik dalgalarla düşürecek sistemin kodlarını çözdü.

Yelda GÖKDAĞ / ANKARA
Dünyada sadece ABD'de bulunan, Rusya'da ise ARGE aşamasında olan sistem, tamamen yerli imkanlarla oluşturuldu. ABD'nin milyarlarca dolar harcadığı proje, Isparta Üniversitesi'nin 30 metrekarelik laboratuarından çıktı. Yapılan ön testlerde sistem sorunsuz çalıştı. Proje ile mayınlı alanları tek tuşla temizlemek de mümkün. 
'Akıllı Cam'ı da bulmuştu 
Dahi Profesör Lütfi Öksüz, daha önce de dinlemelere karşı kesin sonuç veren "Akıllı Cam" adlı projeyi geliştirmişti. Elektromanyetik dalgaları engelleyen "Akıllı Cam" projesi, binaların tüm yüzeylerine kaplanarak kullanılıyor.

2 Mayıs 2014 Cuma

Dünya bu adamın peşinde

Kamışlı, madeni atıklardan üretilen enerjinin ucuzluğuna dikkat çekerek, '100 litre benzinden elde edilen enerjiyi bu sistemle 10 liraya mal etmek mümkün' dedi. 

Alternatif enerji üretiminde büyük bir buluşa imza atan Turgay Kamışlı, üç bakanlığın destekleme kapsamına aldığı ve birçok ödül alan buluşuyla hidrojen enerjisini kendi tasarımı olan prototip reaktörle üretiyor. Literatürde benzeri olmayan bir yöntemle, geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojeni, katalizör ve tetikleyici kullanmadan elde ediyor. Kamışlı, çok sayıda üniversite ve araştırma merkezinden, kendi buluşu reaktörlerin yüzde 100 hidrojen ürettiğine dair test ve analiz raporları aldı. 

Alüminyum ve borun geri dönüşümü olmayan tehlikeli ve zehirli atıklarını kullandığını söyleyen Kamışlı, mevcut maden atıklarını reaksiyonla fermente ederek zararlı ve tehlikeli muhteviyatı pastörize ettiğini belirtti. Kamışlı, reaktörlerin çalışmasıyla dışa vuran egzotermik dış ısıdan yararlandığını kaydetti. Reaktörlerin iklim şartlarına göre 20 dakikayla 1 saat içerisinde reaksiyona geçtiğini ifade eden Kamışlı, fermente sonrası oluşan pastöre atığın tarım alanlarında ve inşaat sektöründe kullanılabileceğini dile getirdi.


DÜNYA ENERJİ KONSEYİ'NDEN DESTEK

Teknolojisi gelişmiş ülkelerde hidrojenin suyun elektroliziyle elde edildiğine işaret eden Kamışlı, 'Bunun haricinde alternatif deformasyonlarla, mesela doğal gazla, kömürle hidrojen elde edersiniz, suyu ayrıştırırsınız. Benim sistemimde, alüminyum ve bor gibi maden atıklarını kullanarak suyu ayrıştırıyorsun, hidrojeni elde ediyorsun. Devletin ve üretim tesislerinin zehirli ve tehlikeli madeni atıkları, çimento ve demir fabrikalarında bertaraf edilen atıkları ya da kayıt dışı olarak araziye dökülen atıkları enerjiye çeviriyorum. Bununla ilgili birçok üniversite ve Türkiye Hidrojen Araştırma Merkezi ile müşterek çalışmalarım oldu. Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu da üretim şekliyle yeni bir buluş olduğunu bildirdi' dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendi projesini sanayi-devlet iş birliğiyle destek kapsamına aldığını anlatan Kamışlı, 'Buluşum, 18 Nisan 2013 tarihinde Enerji Bakanlığı ile yapılan toplantıda, atıkların bertarafı ve Türkiye'de hidrojen enerjisinin eldesi olarak desteklenen en iyi projelerden biri kabul edildi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğinin 2012 yılında düzenlediği 'Metalik Fikirler Ar-Ge Proje Pazarı' yarışmasında 'metal ve cevherlerin (alüminyum, demir, bor gibi) atıklarının değerlendirilmesi ve enerji üretilmesi' projesi olarak üçüncü oldu. 2010 yılında Gaziantep'te yapılan sempozyumda bu sistem TÜBİTAK tarafından Türkiye'nin en iyi 8 projesinden biri seçildi. Çalışmalarımda üniversitelerden büyük destek gördüm, bana kapılarını açtılar' diye konuştu.


'HAYATA GEÇERSE ENERJİYE YÜZDE 20-25 KATKISI OLUR'

Kamışlı, hidrojen enerjisinin elektrik üretiminde, araç yakıtlarında, ısınmada, her türlü gaz motorunda rahatlıkla kullanılabildiğini, ABD, Rusya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uzay çalışmalarında da kullandıklarını kaydetti. Bir litre hidrojenin 5 litre petrol türevi yakıta muadil olduğunun altını çizen Kamışlı, 'Şu an dünya birim fiyatı olarak hidrojenin metreküpü 25-30 lira civarında. Ben bu sistemle hidrojen enerjisini çok çok ucuza, 50 kuruş ile 1 lira arasında bir maliyetle üretiyorum. Üniversitelerdeki ilgililer kar marjı olarak devlete bire 9 katlayacağını, katma değer olarak devletin patentten büyük gelir sağlayacağını söylediler. Bu enerji türü ülkemizde hayata geçsin istiyorum. Hayata geçerse ülkemizde yüzde 20-25 enerjiye katkısı olur. Çünkü tehlikeli atıklarla çalışıyor. Bu atıklar pastörize oluyor, fermente kazanında reaksiyona giriyor' ifadelerini kullandı.


100 LİTRE BENZİN ENERJİSİ 10 LİRA

Projesine yurt dışından da ilgi olduğunu, birçok bilim adamının kendisiyle görüştüğünü anlatan Kamışlı, 'Geri dönüşümü olmayan metal ve cevherlerin atıklarının değerlendirilerek hidrojen gazı üretilmesiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlanacağını düşünüyorum. Ben şov yapma ya da pazara çıkarma niyetinde değilim. Şu an başvuru yapsam zaten dış ülkelere giderim. Bu ülkemde hayata geçsin, ülkemin olsun istiyorum, amacım budur. Bu sistemle 100 litrelik bir benzin enerjisini 10 liraya üretebiliriz. Bu mübalağa değil, gerçektir' dedi.


"BAZILARININ RAHATI KAÇIYOR"

"Bu buluş yüzünden bazılarının rahatı kaçıyor" diyen Kamışlı şunları söyledi: 

"Ben bu çalışma sebebiyle 125 ve 160. maddeden yargılandım. Bazı elçiliklere çağrıldım. Vatandaşlık başvurusu yapmamı istediler. Hatta bir elçilik Enerji Bakanlığı toplantısına katılmak istedi fakat kabul edilmedi. Dışarıdan gelen bilim adamları bizlerden bir şey alıp götürmeye geliyor. Bazı projelerin güvenliği yok. Benim projemin de güvenliği olduğuna inanmıyorum. Bu projenin Türkiye'de kalmasını istiyorum, fakat başıma etik olmayan olaylar geliyor. Maddi ve manevi baskılar ve etkisizleştirmeyle karşılaşıyorum. Bu konuda saldırıya da uğradım. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun yemeğinden 1 saat önce kaldığım yerin camları kırıldı. Bu konuyu Kıbrıs'ta ülkemin imajı sarsılmaması için gündeme getirmedim. Maalesef o saldırıyı yapan da Türkiye'den bir bilim adamıydı."

7 Nisan 2014 Pazartesi

Türk icadına sipariş yağıyor!


Bayrampaşa’da üretim yapan Özsoy, ‘PushClean’ adını verdiği buluşla ıslak mendile yeni boyut getirdi. Dünya devleriyle gizlilik anlaşması imzalayan şirket, Mercedes’e de üretim yaptı

Islak mendilde tablet dönemini başlatan bir sistem geliştiren Özsoy Şirketler Grubu’nun ‘PushClean’ adını verdiği buluşa dünya devi şirketlerden talep yağıyor. Yeni ürüne 145 ülkede 20 yıllık patent alan Özsoy Grubu’na bağlı Özsoy Organik, Bayrampaşa’daki tesislerinde Mercedes, Skoda ve Apple için özel üretimler yaparken, Johnson&Johnson, Loreal gibi birçok dünya devi ile de gizlilik anlaşması imzaladı.
Şirket Lufthansa ve Saudi Airlines gibi havayolu şirketlerine üretim yapmak için de görüşmelerini sürdürüyor. Şirketin CEO’su Sinan Gündoğan’ın verdiği bilgiye göre ‘PushClean’ adı verilen sistem aslında sıkıştırılmış organik mendilleri kullanılacağı anda ıslatan özel bir mekanizmadan ibaret.
3 YILLIK ARAŞTIRMANIN SONUCU
Bu sistem için 3 milyon Euro yatırım yaptıklarını, makineleri de kendilerinin tasarladıklarını anlatan Gündoğan “Ar-Ge çalışmamız 3 yıl sürdü. 3 ayrı çalışma da çöpe gitti. Sonunda başardık” dedi.
Kısa süre önce üretime başlamalarına rağmen 18 ülkeye ihracat yapar hale geldiklerini söyleyen Gündoğan “ABD’de kendi ofisimizi açtık. Evcil hayvan sayısının 70 milyonu aştığı bu ülkeye kulak, pati ve vücut silmek için özel ıslak mendiller satıyoruz. Ayrıca koku giderici mendiller, makyaj temizleme, torpido ürünleri, bebekler ve anneler için özel mendiller ürettik” dedi.
145 ÜLKEDE PATENT ALDI
Sinan Gündoğan, şu anda 15 farklı amaç için ürünleri olduğunu söyledi. “145 ülkede 90 bin dolar harcayarak 20 senelik patent aldık” diyen Gündoğan, ayrıca Hac ve Umre için de helal sertifakası aldıklarını anlattı.
 Kan dondurucu mendil üzerinde de çalışmalar yaptıklarını söyleyen Gündoğan, “Mevcut ıslak mendillerde paraben ve Alkol kullanılarak raf ömrü uzatılıyor. Oysa bu mendiller kanser yapıcı. Bizim ürünümüz ise açılana kadar suyla temas etmiyor. Kullanıldığı anda suyla buluşuyor” dedi.
Birçok firmayla gizlilik anlaşması yaptıklarını da belirten Gündoğan “Kozmetik sektöründen bir firma kendilerine ait solüsyonları ve makyaj ürünlerinde sistemimizi kullanmak istiyor. Apple için LCD ekran temizleme mendili yaptık. Azeriler ateş düşürücü mendil istedi. Firma kendi solüsyonunu gönderdi. Aspirin, sirke ve su kullandık. Dr. Franke kendi antiseptiğini yolladı. ABD’ye kan dondurucu ürün de satmaya başlayacağız. Promosyon sektörüne de gireceğiz. Genel seçimlere odaklanacağız" dedi. (Star