Kömür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kömür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2014 Cuma

50 milyar dolarlık dev rezerv

Amasra'da yer altı varlıklarının tespiti için yapılan araştırmalarda 700 milyon ton civarında kömür rezervi saptandı, madenin çıkarılmasıyla ekonomiye 50 milyar dolarlık gelir sağlanması bekleniyor - Hattat Enerji ve Maden AŞ Amasra İşletme Müdürü Ölmez: - Kömür üretimi için şu ana kadar Amasra'ya 400 milyon dolar yatırdık, bu 2,5 milyar doları bulacaktır" - "Yılda 10 milyon ton kömür çıkarmayı hedefliyoruz"

Amasra'da yer altı varlıklarının tespiti için yapılan araştırmalarda tespit edilen 700 milyon ton civarındaki kömür madeninin çıkarılmasıyla ekonomiye 50 milyar dolar gelir sağlanması bekleniyor.

Amasra ilçesindeki Karadeniz Enerji Üssü Projesi kapsamında kömür üretimi için kuyu ve galeri açma çalışmalarını sürdüren HEMA Endüstri AŞ yetkilileri, 410 metre derinliğindeki galeri açma çalışmaları hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.

Teknik gezide gazeteciler, Amasra 3 numaralı kuyuda eksi 410 kotuna inerek maden ocağında 4,5 kilometrelik yol kat etti.

Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletme Müdürü Suat Ölmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, 8 metre çapında ve 1000 metre derinliğinde 3 kuyu açtıklarını, Amasra ile Tarlaağzı köyü mevkisi arasında 4,5 kilometre uzunluğundaki galerileri hatasız birleştirdiklerini söyledi.

Kazpınarı Kuyusu ile Yüzey Kömürleri Projesi'nde de iki koldan galeri açma makineleriyle çalışmaların sürdürüldüğünü, bunun ardından kömür üretim ayaklarının oluşturulacağını ifade eden Ölmez, şöyle konuştu:

"Burada ciddi bir yatırım söz konusu. Yerin altında kalın damarlar var. Bu kömürü çıkarıp en güzel şekilde değerlendireceğiz. Kazpınarı Kuyusu'ndaki galeri açma çalışmalarının ardından hidrolik tahkimat sistemleri için şiltler, kömür kesiciler ve zincirli konveyörler yerleştirilecek. Kuyularda nihai vinç kafesleri, skipler, bantlar, yer üstü kömür sistemleri, silolar hazırlanması sonrasında nihai kömür üretimine başlanacak. Enerji üretip, ülkemize katma değer sağlamak, istihdam yaratmak istiyoruz. Dünyanın en iyi teknolojisini kullanarak en iyi kömür tesislerini kurup örnek proje hayata geçirmek istiyoruz. Şu ana kadar 'uyuyan güzel' olarak nitelendirdiğimiz kömürü ekonomiye kazandırmak için 400 milyon dolarlık yatırım yapıldı ve bu rakam 2,5 milyar doları bulacaktır."
BÖLGEDEKİ KÖMÜR REZERVİ


Ölmez, Amasra'da yer altı varlıklarının tespiti için 6 karotlu sondaj makinesi alarak, aralıksız sondaj yaptıklarını, ilk yıllarda tespit edilen 300-350 milyon ton rezervin 700 milyon tona çıktığını belirtti.

2015'in ikinci yarısında seri kömür üretimine geçmeyi planladıklarını, bunun için hazırlıkların hummalı şekilde sürdüğünü aktaran Ölmez, şöyle devam etti:

"Son zamanlarda yaptığımız sondajlarda çok iyi neticeler alıyoruz. Hele hele güney kesimde çok güzel, kalın kömürler tespit ettik. Şu ana kadar 100 bin metrelik sondaj yaptık. Buralardan aldığımız değerleri yurt dışında da değerlendiriyoruz. Üretime başladığımızda yılda 10 milyon ton kömür çıkarmayı hedefliyoruz. Üretimimiz ilk yıl 500 bin-1 milyon ton gibi rakamlarla başlayacak ve kademe kademe artarak 10 milyon tona ulaşılacaktır. Bu üretimle bölge insanının kişi başı gelirinin artmasına büyük ölçüde katkı sağlanacaktır. Buradaki kömür rezervi, ülkeye 50 milyar dolarlık gelir kaynağı sağlayacaktır."

İŞ GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ
Ölmez, Türkiye'nin bugüne kadar üretemediği kömürü üretme hedefinde olduklarını ve bunun için iş güvenliğine önem verdiklerini dile getirdi.

"Kanunlarda zorunlu olmamasına rağmen bütün ana galeriler kalınlığı 30 ile 80 cm arasında değişen beton ve çelik tahkimat ile sağlamlaştırılmış ve belli aralıklarla nefeslikler yerleştirilmiştir" diyen Ölmez, şunları kaydetti:

"Galerileri açarken, birçok yerde kömür kesmemize rağmen, bu kömür damarlarının üzerini betonlayarak, iş güvenliği açısından kömür yangınları ve kazaların önlemini almış olduk. Hedefimiz, bir an önce kömür çıkarmak olsaydı, kuyuların yakın bölgelerinde bulunan kömürlerin üretimini sağlayabilirdik fakat biz, en uzak noktalardaki kömürleri alıp ekonomiye kazandırmak, uzun süreli ve sağlıklı üretim yapabilmek için mücadele ediyoruz."

Ölmez, projelerde 150'si Çinli olmak üzere 850 kişinin istihdam edildiğini, üretime geçilmesiyle sayının çok daha yukarılara çıkacağını aktardı.

Hattat Holding Kurumsal İletişim Sorumlusu Mustafa Yavuz da yatırımlarını görmeleri için herkesi davet ettiklerini söyledi.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Yangının sebebi trafo değil"


Sda maden işçisi  faciaya trafo patlamasının değil daha çok kömür elde etmek için patlatılan dinamitin neden olduğunu öne sürdü.
A Haber'de yayınlanan Mehmet Ali Önel Yönetimindeki  Programına  nda hayatını kaybeden işçilerin yakınları, Emniyet İstihbarat Eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya ve Musevi İş Adamı Doğan Kasadolu konuk oldu.

Soma'da patlamanın meydana geldiği madende çalışan  ''Trafoyu devre dışı bırakıp sigortayı söktüler ve direk bağladılar. Faciaya neden olan bu idi. Kömür işletmelerinde firma sahipleri için kömür çıksın da ne olursa olsun mantığı var.'' diye konuştu.



"MASKELER KONTROL EDİLMİYORDU"
Mehmet Çolban, "Ben bu saatten sonra orada çalışmayı düşünmüyorum. Benim psikolojim çöktü oraya girersem bu acımız daha çok büyür bunu biliyorum. Bize ne bir eğitim ne tatbikat yaptırıyorlardı. 1 yıldır çalışıyorum maskeler hiç kontrol edilmedi. Bu bilgiler doğru ve gerçek bu bilgiler savcılığa verilecek." dedi.

"DİNAMİT PATLATIYORLARDI"
"Trafonun üç metre yanında dinamit patlatıyorlardı" diyen Çolban, "Bunu bana orada çalışan maden işçisi Özcan Cüce anlattı. Bu arkadaş bir gün önce kendi görevliymiş aynı yerde ertesi gün de bant ekibinin kendi adamları görevliymiş orada. Bu adamlar bandı dinamit atarak orayı temizleyerek bandı düşürerek bandın kuyruğuna gitmişler. 



"O BÖLGEDE METAN GAZI SEVİYESİ YÜKSEKTİ"
Bandın kuyruğu dedikleri bölge aşağı yukarı 3 metre içeri giriyor ve olduğu bölgeye oksijen girmiyor. Orada metan gazı seviyesi aşırı derecede yüksek olan bir bölge kendim orada çalıştım biliyorum. Orada da taşı kırmak patlatmak için dinamit atıyor 3 metre önünde de trafo var bunu emniyete almadan bu dinamiti atmak doğru değil. 

Mühendis bunun ölçümünü almadan dinamiti attırmaması gerekiyordu. Buradaki yetkililer nerede. Olayın patlamasıyla birlikte orası alev topuna döndü. 

http://www.takvim.com.tr/webtv/video-haber/video/alp-gurkanin-dolandiricilik-davasi

"TRAFODAKİ GÜVENLİK ŞARTELİNİ İPTAL ETTİLER"
Üretim durmaması için trafodaki aşırı yüklenmede kapatan şarteli iptal ettiler ve düz bağladılar. Neden trafo zorlanınca açmayacak diye devam etmesini istiyorlar üretimin. İşçi önemli değil üretim durmasın da yeter onlara. Yemeğe gidiyorsun hadi hadi yürü hemen işbaşına diyorlar." dedi.

"YANGININ ASIL SEBEBİ DİNAMİT"
Soma'daki maden kazasında oğlu şehit olan Bayram Uçkun, "Ocağın genel müdürü mühendisleri nerede bu ocağı emniyete almadan nasıl dinamit patlatırlar. Madende trafo diye bildiriyorlar dinamit patlattılar trafo değil. Dinamit patlayınca ocağın tavanında cereyanlar şase yapınca bant yanmaya başlamış. 

Dinamit patladığında diğer vardiyada o sırada içeri giriyor dumanı görenler geri çıkıyor. Bu ocağın mühendisleri genel müdürü vardiya amiri neredeymiş ocağı boşaltmadan işçiler çalışırken dinamit patlatılmaz tedbirini alırsın ondan sonra patlatırsın. Bu olayı kurtarma ekipleri ocağa inenler söylüyor. Emniyete almadan işçileri çıkarmadan dinamit atamazlar." şeklinde konuştu.



"SUÇLULAR CEZASIZ KALMASIN"
Soma'da kardeşini kaybeden Hakan Uçkun da, "İşe çağırsalar artık o madene inmem. Herkes şikayette bulunsun bu suçlular cezasız kalmasın artık yeter." diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

"DEVLET ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI"

"Devlet Soma faciasında üzerine düşeni yaptı, Devlet tüm imkanlarıyla oradaydı.Ama olayı Hükümeti devirmek için fırsat görenler oldu." diyen Bülent Orakoğlu, "Temiz hava sistemine enerji veren trafonun patlaması beni şüphelendirdi. Soma faciasında bana göre Sabotaj ihtimali var.Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ciddi provokasyon tehlikesi var." şeklinde konuşarak sözlerini noktaladı.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Soma'da kömürü bir Alman keşfetti

Acısı yüreğimize oturan Soma'da kömür olduğunu bulan kişi Alman uyruklu bilim insanı Alfred Philippson'dur.Philippson çok yönlü birisiydi; gezgin, yer bilimci ve coğrafyacı kimliğiyle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında bu özellikleriyle adeta damgasını vurmuştu. Babası Ludwig de kendisi kadar tanınmış birisidir. Baba Philippson, haham olarak Yahudi dünyasında hem bir din adamı hem de İsrailiyat alanında döneminin en yetkin yazar ve yayıncısıydı. 1811 doğumlu Ludwig, 1839 ile 1953 arasında zahmetli bir çalışmayla Tevrat'ın Almanca çevirisini ve açıklamalarını kendisine ait matbaada basarak yayınladı.
Öldüğü tarih olan 1899'a kadar din ve edebiyat alanında çok sayıda yazı yazdı, kitap çıkardı. 

GÖZÜPEK GEZGİN Böylesine aktif ve çok yönlü bir babanın en küçük oğlu olan Alfred, 1864'te Bonn'da doğdu. Orta öğrenim sonrası gittiği Leipzig'de coğrafya, jeoloji ve mineraloji tahsili gördü. O dönem Almanya'da bir Yahudi olarak gerek eğitimi esnasında gerekse de akademisyen olduğu dönemde oldukça zorluk çekti. Aynı zamanda gözüpek bir gezgin de olan Philippson 1897'den itibaren Anadolu'ya ve Yunanistan'a hem bir yer bilimci hem de coğrafyacı olarak gelmeye başladı. Philippson, Soma civarında yer bilimleri alanında araştırmalar yaptı. Bu çalışmalarını Balıkesir Balya'ya kadar genişletti. Soma'da bulunan linyit kömürünün bilimsel olarak ilk çalışmasını yapan kişidir. 

İLK OCAK 1913'TE AÇILDI Alfred İzmir-Bandırma demiryolunu inşaa eden Fransız inşaat firması, Soma bölümünü 1912'de hizmete açtı.Soma'da ilk linyit maden ocağı da 1913 yılında açıldı ve Kırkağaçlı Çimeris ile Akhisarlı Rıfat tarafından işletilmeye başlandı. O savaş günlerinin sıcaklığı içinde madenin işletmesi 1914'te Osmanlı'nın müttefiki olan Almanlar'a geçti. 

TOPLAMA KAMPINDA ÖLDÜ Philippson bilimsel olarak çok parlak günler yaşarken, Nazilerin iktidara gelmesiyle dünyası karardı. Yahudi kimliği nedeniyle önce üniversiteden atıldı sonra da gündelik hayatta büyük zorluklar yaşadı ve Theresienstad adlı toplama kampına kapatıldı. Bilim insanı dostlarının büyük çabasıyla hayatta kalması ve daha da ötesi burada kendisine masası olan bir oda verilmesi adeta bir mucizedir. O masada yaşadıklarını, anılarını yazdı. 1953 yılında Bonn'da öldü. 

YUNANLILAR'DAN FAHRİ DOKTORA UNVANI
Çok yönlü kişiliği ile dikkat çeken Alfred Philippson, saha çalışmalarında karşılaştığı arkeolojiyle de ilgilenmekte gecikmedi. Yer bilimci ve coğrafyacı kimliğiyle yaptığı çalışmalarda, Bergama yakınlarında Allioni Antik Kenti'nin bulunmasına da yardım etmiştir. Yunanistan arkeolojisinde çok büyük katkıları bulunmaktadır. Bu nedenle Atina Üniversitesi tarafından , 1912'de fahri doktorayla ödüllendirildi.