doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2016 Pazar

Babası için yaptı dünya birincisi oldu

Lise  öğrencisi Elifnaz Şentürk, doktor olan babasının aşı muhafazasında yaşadığı  sorunlara çözüm bulmak için geliştirdiği cihazla, "Bilimsel Proje Yarışması"nda  21 ülkeden 400 Lise öğrencisi Elifnaz Şentürk, aile hekimi  olan babasının aşı muhafazasında yaşadığı sorunlara çözüm bulmak için  geliştirdiği "ısıtma ve soğutma sistemlerini bir arada kullanarak sıcaklığı  sabitleyen çoklu odalı cihaz" projesiyle "Bilimsel Proje Yarışması"nda dünya  birincisi oldu. 
Brezilya'da ekim ayının son haftasında düzenlenen ve 21 ülkeden 400  civarında çalışmanın katıldığı Mostratec Bilimsel Proje Yarışması'nda, Karşıyaka  Anadolu Lisesinin 11. sınıf öğrencisi Şentürk, "materyal mühendisliği" dalında  dünya birinciliğini Türkiye'ye kazandırdı.
Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının doktor olduğunu,  bu nedenle mesleği sırasında yaşadığı sorunlara küçük yaştan beri tanıklık  ettiğini belirtti.
Babasından, insan sağlığı için hayati önem taşıyan kan ve kan  ürünleri, aşı, ilaç, serum ile nakil için alınan organların muhafaza edildiği  yerlerin sıcaklığının doğru ayarlanması gerektiğini, aksi takdirde kullanılmaz  hale gelebildiklerini öğrendiğini aktaran Şentürk, bu nedenle babasının aşıların  bulunduğu dolaplardaki sıcaklık değişimi nedeniyle zaman zaman geceleri iş yerine  gittiğini, bazen il dışında olmasına rağmen tatilini yarıda keserek aşıları  kurtarmak için dönmek zorunda kaldığını anlattı.
Şentürk, sağlık sektöründe kullanılan cihazların sıcaklığı sabit tutma  gibi bir özelliğinin bulunmamasından yakınan babasına çözüm sunmak için yola  çıktığını, aklındaki proje için ısıtma ve soğutma sisteminde çalışan ustalar ve  bilgisayar yazılımcılarından destek aldığını ifade ederek, "Hastanelerde, kan  merkezlerinde, eczanelerde kullanılan buzdolaplarında sadece soğutma sistemi  olduğundan sıcaklık sabit tutulamıyor. Dolayısıyla belli bir ısıdan sonra soğutma  sistemi duruyor. Sistemin tekrar çalışmaya başlaması için gereken sürede  ortamdaki sıcaklık düştüğünden, 10 dereceye kadar farklılık gösterebiliyor. Bu  durum hassas sıcaklık gerektiren, farklı ısı değerlerinde kullanılmaz hale  gelebilen başta nakil için bekletilen organlar olmak üzere, kan, kan ürünleri,  aşı, ilaç ve serumları kullanılmaz hale getirebiliyor." diye konuştu.
Bu durumların sağlık çalışanlarının motivasyonunu da olumsuz  etkilediğini aktaran Şentürk, "Mevcut sistemde organ, taşınırken özel  solüsyonuyla birlikte nakil kabına konuluyor, buz ve buz aküleri ile soğutuluyor.  Her organ farklı sıcaklık değerine ihtiyaç duyuyor. Mesela kornea 2 ila 4, böbrek  sıfırın altında 3 ila 0 ancak nakil kabında bu kesin sıcaklık değerlerini  sağlayacak bir cihaz yok. Bunun dezavantajı var, sıfırın altında 3 derece altında  taşınan böbrekte damarlar büzüştüğü için artık nakile uygunluğu kayboluyor. Bir  organ kaybedildiği zaman bir hastanın hayatı riske giriyor. Aşılar, serumlar, kan  ve kan ürünleri için de geçerli bu. Mali kayıplara, zaman kaybına  sebep oluyor.  Sağlık personelinde moral kaybına yol açıyor." ifadelerini kullandı.
 AYNI CİHAZDA FARKLI SICAKLIK
Şentürk, yaklaşık 10 ay süren çalışmayla, amacına uygun bir prototip  cihazı 4 bin 116 lira maliyetle tamamladığını belirtti.
Cihazında ısıtma ve soğutmanın aynı anda kullanılmasıyla ısının  sabitlendiğini anlatan Şentürk, şu bilgileri verdi:
"İki amacı var cihazın. Isıtma ve soğutmayı dönüşümlü kullanarak  sıcaklığı sabitlemek. Bu sayede kan ve ürünleri, organlar, aşı ve serumların  korunması. Mesela 4 derecelik bir sıcaklık hedeflediğinde cihaz, sıcaklık 5  dereceye ulaşana kadar ısıtma sistemini çalıştırıyor. 5 derecede ısıtma kendini  kesiyor, soğutma devreye gidiyor. 3 dereceye kadar soğutma çalışıyor. 3'e gelince  tekrar ısıtma aktifleşiyor. 3 ila 5 arasında, 4 küsurlu bir değerle ısı  sabitlenmiş oluyor. Oysa mevcut sistemlerde ısı farkı 10 dereceye çıkıyor.
İkinci amaç da aynı cihaz üzerindeki bölmelerde farklı sıcaklık  değerlerini sabitleyebilmek. Bu nedenle de prototipte 3 bölme oluşturdum.  Bunların her birine farklı sıcaklık veren bir sistem kurdum. Her biri için ayrı  yapılan kontrol panelinde istediğiniz sıcaklık değerini belirliyorsunuz. Tek  ısıtma ve soğutma sistemi, farklı yazılımları sayesinde 3 bölmeye de farklı  sıcaklık verilmesini sağlıyor. Bu bölmelerden birini soğuturken diğerini  ısıtabiliyoruz. Cihazın bir bölümünde sıfırın altında 18 derece gerektiren bir  maddeyi koruyabilir, aynı anda yandaki bölümde 4, diğer bölümünde ise 24  derecelik bir ortam oluşturabilirsiniz. Geliştirdiğim cihaz, hem ortam  sıcaklığını sabitliyor, hem de üzerindeki farklı bölmeleri ayrı sıcaklık  değerlerinde tutabiliyor."
AKÜYLE DE ÇALIŞIYOR
Cihazı tasarlarken organ naklinde kullanılmasına imkan vermesini de  istediğini ifade eden Şentürk, bunun için cihazın hem 220 volt ile hem de  araçlardaki 12 voltluk akülerle çalışabildiğini söyledi.
Şentürk, cihaz için patent başvurusunda bulunacağını sözlerine ekledi

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Obama,Kalp sahibiysen bu hastaneye gel!


Günlerdir işgalci İsrail'in bombardımanıyla mücadele eden Filistin'de yaşananlar yürek burkuyor. Kadın ve çocukların da özellikle hedef alındığı Filistin'de, yaşananların canlı tanığı Norveç asıllı Acil Tıp Profesörü Mads Gilbert, halen gönüllü olarak görev yaptığı Gazze'deki Şifa Hastanesi'nden yürek yakan bir e-posta gönderdi. Yeryüzü Doktorları'ndan Kerem Kınık aracılığıyla Yeni Şafak'a ulaşan mesajında, Prof. Gilbert, ABD Başkanı Barack Obama'ya sesleniyor. Obama'yı kendisiyle beraber Şifa Hastanesi'nde bir gece geçirmeye davet eden Gilbert, yaşananları gözlemleyebilmesi için Obama'nın kılık değiştirerek belki de bir temizlikçi kılığında hastaneye gelmesini istiyor. Obama'nın hastanedeki durumu görmesiyle tarihin değişeceğinden emin olduğunu belirten Gilbert, 'Kalp ve güç sahibi hiç kimse Filistinlilerin katledilmesine son vermek konusunda kararlılık kazanmadan şifa hastanesinden öylece çekip gidemez' diyor.
ÖLEN FİLİSTİNLİLERİN HEPSİ MASUM
Dün sabah saatlerinde Kınık'a ulaşan e-posta, Filistin'de yaşanan insanlık dramını gözler önüne seriyor. İki gece önce çok şiddetli saldırıya maruz kaldıklarını anlatan Doktor Gilbert, Gazze kara harekâtının, hepsi masum olan her yaşta Filistinli sivilin ölümü ve yaralanmasına neden olduğunu yazdı.
DİRENİŞÇİLER BANA GÜÇ VERİYOR
Prof. Gilbert, şifa hastanesinin içler acısı durumunu da şu sözlerle anlatıyor: 'Her ne kadar bazen birine sımsıkı sarılıp ağlamak istesem de, Filistinli direnişçilere duyduğum yakınlık bana güç veriyor. Kan içinde yatan o sıcak çocuk bedenlerine sarılmak ve saçını koklamak istiyorum; sonsuz bir kucaklaşma olsun istiyorum, ama onlarca sakat ve yaralı gelirken ne onlar ne biz bunu sağlayamayız. Hala acil servisin zemininde kan gölleri var. Temizlikçiler etrafı yeni geleceklere hazırlamak için kanları, bir ölüden kalan ne varsa her şeyi süpürüyor.'
Her şey müzeden alınmış gibi
Son 24 saat içinde Şifa Hastanesi'ne 100'den fazla vaka geldiğini anlatan Profesör Gilbert, şunları kaydetti: 'Tam teşekküllü bir hastanenin bakabileceği bir sayı. Ama burada neredeyse hiçbir şey yok. Elektrik, su, ilaç ya da masa, alet, monitör, hiçbir şey yok. Her şey ya paslı ya da sanki müzeden alınmış gibi. Ama bu kahramanlar yine de şikâyet etmiyor, bir savaşçı gibi bunlarla başa çıkıyorlar. Cephede çarpışır gibi kararlı. Ve ben bu satırları yalnız başıma, bir yatağın üzerinden gözümde yaşlarla yazıyorum size. Ilık acı ve matem gözyaşları, korku ve öfke gözyaşları.'
Dr. Gilbert 2008'de de Gazze'deydi
Dr. Gilbert, 27 Aralık 2008 tarihinde, İsrail'in başlattığı 'dökme kurşun' harekâtında da Gazze'deydi. Mads Gilbert, 64 yaşındaki meslektaşı Erik Fosse ile yardım örgütü NORWAC'ın organizasyonuyla Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde çalışmaya gitmişti. Harekâtta tedavi edilen hastaların yüzde 90'ının sivil olduğunu belirten Gilbert, 'Her öldürülen üç kişiden ve her yaralanan iki kişiden biri 18 yaşının altında çocuk ya da kadındı. Gazze'de büyük bir insanlık krizi yaşanmaktadır. Bombardıman durdurulmalı ve sınırlar açılmalı' demişti. Gilbert, 1982 yılında gerçekleşen Sabra ve Şatilla katliamlarında da gönüllü olarak çalışmıştı. 27 Aralık 2008 tarihinde başlatılan harekatta bin 133 Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail'in sadece 3 vatandaşını kaybettiği savaşta, 4 binden fazla insan yaralanmış ve on binlerce insan yaşadığı bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı.