TÜBİTAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜBİTAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Askeri lise öğrencilerinin büyük başarısı


Bursa'da faaliyet gösteren Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri tarafından "Milli Kalkan: Sodyum Pentaborat Projesi" kapsamında geliştirilen radyasyondan korunmaya yönelik materyal, Dünya Liselerarası Proje Yarışması'nda kimya dalında ikinci seçilerek, NASA ödülüne layık görüldü.

Lisede görevli Hava Öğretmen Binbaşı Mustafa Şevik, yaptığı açıklamada, iki yıldır yürüttükleri projenin, "Dünyanın sorunu olan ve etkileri giderek artan radyasyonun zararlı etkilerine karşı insanlığı korumak için neler yapabiliriz?" sorusuyla ortaya çıktığını söyledi.
     
Daha sonra proje kapsamında bir bor türevini kullanarak nötron tutucu materyal geliştirdiklerini belirten Şevik, bunun radyasyon testlerine tabi tutulması neticesinde çıkan sonuçlara göre yüzde 100'e yakın bir koruma sağladığını bildirdi.
 
Şevik, günlük hayatta "x" ve "gama" ışınlarının daha çok kullanıldığını ve insanlar için büyük tehdit oluşturduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
     
"Kullandığımız materyalin nötron tutucu özelliği vardı ama x ve gama ışınlarını tutucu özelliği yoktu. Bununla ilgili ne yapabiliriz diye düşündük ve bir baryum türevini x ve gama ışınlarını tutucu olarak kullanmaya karar verdik. Baryum türeviyle yaptığımız çalışmalar neticesinde x ve gama ışınlarına karşı da yüzde 100'e yakın koruma sağladık. Dolayısıyla ikisini birleştirerek hem x ve gama ışınlarına hem de nötrona karşı tam koruma sağladık. Bu iki yıllık çalışma süresinde NASA ve CERN gibi kurumların yanında 8 üniversite ve birçok kamu ile özel kuruluşlarla da çalışıldı. Proje geçen sene Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından gerçekleştirilen okullar arası yarışmada kimya kategorisinde Türkiye birincisi seçildi. Ayrıca yarışmanın en prestijli ödülü olan yılın genç araştırmacıları ödülünü kazandık."

     
"RADYASYONDAN KORUYUCU MATERYAL" ULUSLARARASI ARENADA
     
Projenin TÜBİTAK tarafından milli takım olarak seçildiğini anlatan Şevik, ABD'nin Pittsburg kentinde düzenlenen Dünya Liselerarası Proje Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ettiklerini aktardı.
     
Yarışmada, "radyasyondan koruyucu materyal"in bin 700 proje arasında kimya dalında dünya ikincisi seçildiği bilgisini veren Şevik, "Projemiz ayrıca yarışmanın en prestijli ödülü olan NASA ödülü ile kimya dalının en prestijli ödülü olan Amerikan Kimya Derneği ödülüne layık görüldü. Orada 3 kez ödül aldık ve 3 kez bayrağımız dalgalandı. 15 bin kişilik salonda bayrağımızı dalgalandırmak çok güzeldi" ifadesini kullandı.
     
"KURŞUNDAN 10 KAT DAHA HAFİF"
     
Çalışmalara geçen yıl 12'nci sınıf öğrencisiyken başladığını belirten Seyit Alp Herdem ise ilk sene aktif olarak görev aldığını, ikincisinde de bilgi ve deneyimlerini arkadaşlarına aktardığını ifade etti.
     
Herdem, proje kapsamında ürettikleri radyasyona karşı koruma sağlayabilen materyalin birçok alanda kullanılabileceğine değinerek, "Bu materyalin başta tıp olmak üzere endüstri, havacılık ve uzay sanayi, nükleer gibi radyasyonun var olduğu her türlü alanda radyasyondan korunmak için kullanabileceğimizi öngörüyoruz çünkü ürettiğimiz madde, günümüzde radyasyonda korunmak amacıyla kullanılan kurşundan 10 kat daha hafif, 136 kat daha ucuz, çevreye ve insan sağlığına zararsız" diye konuştu.
     
Bu materyalin günlük hayatta kullanmasını amaçladıklarına işaret eden Herdem, arkadaşlarının geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü bilgisini verdi.
     
Projenin Genius Dünya Proje Yarışması'nda 69 ülke ve bin 997 proje arasında birinci seçilerek altın madalya kazandıklarını bildiren Herdem, 14-22 Eylül'de Avrupa Birliği Genç Bilim İnsanları Yarışması'na katılacaklarını sözlerine ekledi

20 Haziran 2014 Cuma

TÜBİTAK 'yapılamaz' denileni yaptı


TÜBİTAK MAM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Makaracı, projenin Türkiye'de bir ilk olduğunu söyledi. Makaracı, TÜBİTAK ve paydaşlarının, Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Yeniköy Elektrik Üretim'in (YEAŞ) talebiyle ciddi bir araştırma sürecine girdiğini ifade etti. İthal edilen buhar türbin kanatlarını Türkiye'de üretmeyi başardıklarını kaydeden Makaracı, çalışmanın yaklaşık 2 yıl sürdüğünü belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
'TÜRKİYE'DE YAPILAMAZ' ALGISI VARDI
TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Kritik Metalik Malzemeler Grup Lideri Doç. Dr. Havva Kazdal Zeytin, proje sayesinde Türkiye'nin yakın gelecekte kendi motorlarını üretebileceğine dikkati çekerek, "Ürettiğimiz teknoloji, uçak ve otomobil motorlarının altyapısı sayılabilir" dedi. Türbin kanatlarının malzeme ve altyapı yönünden Türkiye'de yapılamayacağı yönünde algılar bulunduğuna işaret eden Zeytin, projede TÜBİTAK'ın bilgi birikimiyle Omtaş Çelik AŞ, CNK Havacılık ve Termoindüksiyon firmalarının teknolojisinin kullanıldığını belirterek, "Maliyeti de yurtdışının yarısı oldu" diye konuştu.
YEAŞ Genel Müdür Yardımcısı Serdar Toprak, Türkiye'de yerli teknoloji kullanan ilk termik santral olduklarını bildirdi. Santrallerinde yerli teknolojiyle enerji üretimi çalışmalarına 2011 yılında TÜBİTAK ile başladıklarını belirten Toprak, "Kısa sürede elimizdeki örneklerden daha iyilerini yapabileceklerini anladık. İnşallah montajdan sonra ne kadar faydalı olduklarını göreceğiz. Bu projeyle diğer santrallerde de yerli teknolojinin kullanılmasına öncülük etmiş olacağız" dedi.
Teslim töreninin ardından buhar türbin kanatları sisteme entegre edildi

26 Ocak 2014 Pazar

"Yerli elektrikli otomobil" üretti

Firmanın Ar-Ge ve Mühendislik Müdürü Özer Arslan, yaptığı açıklamada, aracın test sürecinde olduğunu belirterek, şirketin 2006 yılından bu yana otomobil üretimi konusunda çalışmalar yaptığını söyledi. Özer, son birkaç yıllık dönemde yeni üretilen aracın dışında ikisi dizel biri elektrikli olmak üzere 3 prototip otomobil daha ürettiklerini dile getirdi. 4 aracın da çalışır durumda olduğunu ve binlerce kilometre yol katettiğini dile getiren Arslan, "Yaptığımız çalışmalardan anladık ki son ürettiğimiz araç şehir içi kullanıma uygun bir araç olacak" dedi. Milyarlarca euno gerektiren yatırımlar yerine KOBİ düzeyinde bir firmanın da otomobil üretebileceğini kanıtladıklarını ifade eden Arslan, ürettikleri otomobilin bireysel tüketiciler için ikinci bir otomobil ya da ticari amaçlı değerlendirilebileceğini kaydetti. Otomobilin kilometre başına 2 kuruşluk enerji tükettiğini ve tam dolu şarjla 150 kilometre yol kat edebildiğini anlatan Arslan, bunun da 3 liralık bir masrafa karşılık geldiğine işaret etti.

DÜNYA GENELİNDE YENİ

Otomobil üretimi konusunda gerekli tüm testleri bitirme aşamasında olduklarını kaydeden Arslan, "Bu testlerin sonunda aracımızı satışa çıkartacağız" ifadesini kullandı. Otomobil üretmenin zor bir iş olduğuna işaret eden Arslan, bu zamana kadar tasarladıkları araçların üretimi sırasında işin maliyeti ve yabancı rakipler konusunda bilgi sahibi olduklarını dile getirdi. Elektrikli otomobil üretiminin dünya genelinde yeni bir alan olduğunu belirten Arslan, kullanıcıların araçtan keyif almalarının temel amaçlarından olduğunu söyledi.

GÖREV OLARAK BENİMSEDİK

Otomobili üretim süreci hakkında da bilgi veren Arslan, şöyle devam etti: "Daha önce ürettiğimiz araçlardan önemli bir bilgi edindik. Son aracı yapana kadar kafamızdaki düşünce içten yanmalı araç üretmekti. Ama araçlarımızdan bir tanesini 4 yıl önce Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Malkoç'un sunumu ile Sayın Başbakanımıza tanıtma fırsatımız oldu. O sunumda Sayın Başbakanımız bize, dünyanın elektrikli araçlara yoğunlaştığını ve bizim neden elektrikli araçlara yönelmediğimizi sordu. Bu sözü kendimize görev olarak benimsedik. 4 sene içerisinde tamamen elektrikli araçlara yönelik bir araştırma yaptık ve son 2 yıllık süreçte bu aracı ürettik."Otomobilin üretiminde eski teknoloji kullanmadıklarını dile getiren Arslan, aracın lityum batarya ve elektrik motoru dışındaki unsurlarının tamamen yerli olduğuna dikkati çekti.

4 YILLIK BİR PROJE

TÜBİTAK'ın motoru ve lityum bataryası dahil elektrikli araç üretimi konusunda proje destekleri olduğunu belirten Arslan, kendilerinin de bu destekler için başvurduklarını söyledi. Arslan, "Bu kapsamda zaten Türkiye'de lityum akü üretilecek. Sanırım 4 yıllık bir proje. Bu projenin sonunda Türkiye'nin milli aküsü, milli elektrik motoru ve araç yazılım sistemleri olacak" dedi. Arslan, otomobilin gerek gürültü gerekse emisyon üretimi konusunda çevreye duyarlı olduğunu ve şasi bölümünde alüminyum malzeme kullandıklarını sözlerine ekledi.