tarikatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarikatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Tarikat şeyhlerinin 'modern' torunları


Okan Bayülgen, Mehmet Ali Erbil, Necati-Raci Şaşmaz, Yasemin Kamhi-Ayşegül Gerçin ve Pamir Bezmen'in soy ağaçlarında önemli din adamlarının isimleri yer alıyor. 

Elmalı Hamdi Yazır'dan Erbilli Şeyh Esat'a, Mevlevi Dedesi Mehmet Esad Efendi'den Erdebili Tarikatı'nın son temsilcisi Şeyh Halil Sırrı Bey'e kadar tarihe damgasını vurmuş şeyhlerin, torunları günümüzde sanat ve sosyete dünyasının içinde yer alıyor. Büyük büyük dedeleri tarikat lideri olsa da, onların torunları Cumhuriyet Türkiyesi'ne uygun bir şekilde çağdaş ve modern hayatlar yaşıyor. Okan Bayülgen, Mehmet Ali Erbil, Necati ve Raci Şaşmaz Kardeşler ile sosyetenin gözde simalarından Pamir Bezmen ile Yasemin Kamhi ve Ayşegül Gerçin'in kökleri şeyhlere uzanıyor. İşte, önemli tarihi karakterlerin ünlü çağdaş torunları...









Şöhretin ardından yaşanan değişim 

Günümüzün en popüler dizisi 'Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ı Necati Şaşmaz ile dizinin yapımcısı ve senaristi Raci Şaşmaz, Kadiri Tarikatı'nın son temsilcilerinden! Tarikatın lideri ise babaları Abdülkadir Şaşmaz... Şaşmaz Kardeşler, Kadiri soyundan geldiklerini kabul etseler de, kendilerinin tarikatçı olmadıkları her fırsatta vurguluyorlar.
ZİKİR  AYİNİ FOTOĞRAFLARI... Necati ve Raci Şaşmaz'ın geçmiş yıllarda katıldıkları bir zikir ayininde çekilen fotoğrafları o günlerde kafaları karıştırsa da, iki kardeş de diziyle gelen şöhretin ardından geçmişlerine yönelik sır perdelerinin aralanmasına tepkili görünüyor. Şaşmaz Kardeşler'in yıllar önce Kadiri Tarikatı'na yakınlık duydukları açıkça ortada olsa da, gelen şöhretle birlikte değişim geçirdikleri gözlerden kaçmıyor.

En yalın Türkçeli Kur'an tefsiri onun 

Cumhuriyet döneminin ilk Kuran-ı Kerim tefsirini ve mealini yazan şeyhi olarak tanınan Elmalı Hamdi Yazır'ın torunu; televizyon dünyasının sivri dilli ismi Okan Bayülgen. 1877-1942 yılları arasında yaşamış olan Elmalı Hamdi, tarihin en önemli şeyhlerinden biri olarak biliniyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kur'an-ı Kerim'i Türkçe'ye çevirmesini istediği Elmalı Hamdi Yazır'ın Kur'an çevirisi, diyanet tarafından kabul edilen tek eser olarak biliniyor.

MEBUSMUŞ... Okan Bayülgen'in büyük büyük babası olan Elmalı Hamdi Yazır, Antalya'nın Elmalı kazasında doğmuş. Babası Numan Efendi, annesi ise dönemin alimlerinden Mehmet Efendi'nin kızı Fatma Hanım olan Elmalı Hamdi; 1892 yılında dayısı Hoca Mustafa Sarılar ile İstanbul'a gelmiş. Tanınmış hocaların derslerine devam ettikten sonra 1906'da Antalya Mebusu olarak 2. Meşrutiyet'in ilk meclisinde görev almış. I. Dünya Savaşı'ndan sonra ise Evkaf Nazırlığı görevini yapmış ve Ayan Meclisi Üyesi olmuş. 

'HAK DİNİ KUR'AN DİLİ' Cumhuriyetin ilanı sırasında Mantık Müderrisliği yapan Elmalı Hamdi Yazır, medreseler kaldırıldıktan sonra inzivaya çekilmiş ve yaklaşık 20 yıl boyunca 'Hak Dini Kur'an Dili' adındaki Türkçe tefsiri hazırlamış. Cumhuriyet döneminin en yalın Türkçeli Kur'an tefsir ve mealini yazan Elmalı Hamdi Yazır, 27 Mayıs 1942'de Erenköy'de vefat etmiş. Bayülgen, büyük büyük dedesini doğal olarak hiç tanımamış. Ama aile büyüklerinden bu konuda çok şey öğrenmiş.

Müridleri ardından aylarca yas tutmuş 

Sosyetenin en ünlü isimlerinden Pamir Bezmen'in de kökeni tarikata dayanıyor. Pamir Bey'in büyük amcası; Mevlevi Dedesi Mehmet Esat Efendi. Ömrünün son döneminde Kasımpaşa Mevlevihanesi Mesnevihanlığı görevini yürüten Esat Efendi; Pamir Bezmen'in annesi Vedia Hanım'ın öz amcası... Daha yaşarken ölüm ilanı verilen ve arkasından yas tutulan biri olarak tarikat tarihine damgasını vuran Mehmet Esat Efendi, 1913 yılında gerçekten vefat edince, müridleri uzun bir dönem yas tutmuş.

BELGELERİ ELİNDE Selanik doğumlu olan Mehmet Esat Efendi'ye ait tüm bilgileri tüm detayları ile öğrenip, bu belgeleri saklayan Pamir Bezmen; büyük dayısına sonsuz bir sevgi ve saygı duyduğunu her fırsatta dile getiriyor. Pamir Bezmen her ne kadar çok sakin ve ılımlı bir karektere sahip olsa da, yine de tarikat soyundan gelen bir yaşantı sürmüyor ve sosyetenin en renkli yaşamına sahip isimlerinin başında geliyor.

Farklı rivayetler var 

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil'in köklerinin dayandığı Erbilli Şeyh Esat, tarihin en önemli şeyhlerinden biri olarak anılıyor. Ancak, M. Ali Erbil'i büyük babası hakkında edindiği bilgiler biraz karışık... Nakşibendi Tarikatı liderlerinden Erbilli Şeyh Esat'ın adı tarihte birçok yerde geçiyor. Ama hiç kuşkusuz Şeyh Esat hakkında en önemli bilgi; adının Menemen'de Kubilay'ın 23 Aralık 1930 tarihinde şehit edilmesine karışması ile karşımıza çıkıyor. 

İDAM EDİLMİŞ Mehmet Ali Erbil'in aile büyüğü Erbilli Şeyh Esat'la ilgili bilgilere ulaşması ise birkaç yıl önce Kürt tarihi araştırmacılarının elde ettiği bilgiler sayesinde oluyor. Erbil hâlâ bu konuda çeşitli karmaşaları ailece yaşadıklarını söylüyor. Bir rivayete göre de Erbilli Şeyh Esat 96 yaşında idam edilmiş.

POLİS BİLİYORDU Halbuki Mehmet Ali Erbil babasından, dedesinin polis olduğunu ve bir tencere pilav yedikten sonra rahatsızlanıp öldüğünü öğrenmişti! Ancak Erbil, aile kökenine indiklerinde Erbilli Şeyh Esat'a rastladıklarını söylüyor ve şeyh torunu olduğunu da doğruluyor. Kürt kökenli ve Erbil dolaylarından olduklarını doğrulayan Mehmet Ali Erbil, tarihe damgasını vurmuş en önemli şeyhlerden birinin soyundan gelmesinin izlerini hiç taşımıyor. Erbil büyük dedesinin aksine, Cumhuriyetçi bir aile geçmişi olduğunu söylüyor. 
 

Tekkenin son lideri... 

Ünlü iş adamı Cefi Kamhi'nin eşi Yasemin Kamhi ile kız kardeşi Ayşegül Gerçin de şeyh soyundan gelen ünlülerden... Sosyetenin ünlü iki isminin büyük dedeleri Şeyh Halil Sırrı Bey; Fatih Sultan Mehmet'in hocalarından Şeyh Sinan Erdebili'nin, 1517 yılında kurduğu tekkenin son şeyhi olarak karşımıza çıkıyor. 

'BEN İÇMEYE GİDİYORUM!' Kamhi ve Gerçin'in babalarının ismi de büyük dedeleri ile aynı. Babaları Halil Sırrı Gerçin, ölümünden kısa bir süre önce soylarının uzandığı dedesi Şeyh Halil Sırrı'nın tarikati ve tekkesiyle ilgili tüm belge ve bilgileri kızlarına vermiş. Kamhi ve Gerçin, büyük dedeleri Şeyh Halil Sırrı Bey'i hiç tanımamışlar ama dedeleri Mehmet Nazif Bey'i hatırlıyorlar. Mehmet Nazif Bey, babası Şeyh Halil Sırrı Bey'in izinden gitmek istememiş. Mehmet Nazif Bey, şeyhlik kaldırıldığı için babası öldüğü zaman müridlerinden kopmayı tercih etmiş. Mehmet Nazif Bey, babasının vefatınının ardından dergahın kapısına çıkıp müridlere şöyle seslenmiş: 'Ben şimdi içmeye gidiyorum. Dönünce hiçbirinizi görmek istemiyorum.' Cumhuriyet'in ilk hakimlerinden olan Mehmet Nazif Bey, babasının zıttı bir hayat sürmüş.

Elmalılı hocaya saptirmali meal ,Tevrat-incile göndermeler

Mesele şu: Zaman Gazetesi, bundan birkaç sene önce son devrin en önemli İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’ın ilk baskısı 1935 ile 1938 arasında dokuz cilt hâlinde Diyanet İşleri Reisliği tarafından yapılan ve daha sonraları defalarca basılan “Hak Dini Kur’an Dili” isimli tefsirini bugünün Türkçesi’ne nakledilmiş olarak yayınlayıp okuyucularına dağıtmıştı.
1878 ile 1942 arasında yaşayan Elmalılı’nın eseri Türkiye’de basılan “İlk Kur’an meâl ve tefsiri” olarak bilinirse de aslında böyle değildir, eski asırlarda elyazması olarak elden ele dolaşan daha çok sayıda meâl mevcuttur ve ilk matbû, yani basılı meâl ve tefsir de 1865’te yayınlanmıştır. “Hak Dini Kur’an Dili”nin özelliği ise, ilmî boyutunun yanısıra dilinin eski devirlerdeki tefsirlere göre daha açık olması ve Diyanet’in yayınlaması sayesinde eserin geniş bir okuyucu kitlesinin istifadesine sunulmasıdır.
Zaman Gazetesi ilk yayınının üzerinden 70 seneden fazla zaman geçen eserin dilinin eskimiş ve dolayısı ile herkes tarafından rahatça anlaşılamayacağını düşünmüş ve sadeleştirilmiş şeklini okuyucularına dağıtmış ama ne sadeleştirme!
KİM BU ÂLİMLER, NEREDE?
Tahrif, Kur’an’ın 16. Suresi olan Nahl’in 43. âyetinde yapılmış...
Âyet, Diyanet Vakfı’nın yayınladığı meâlde “Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun” diye veriliyor...
Elmalılı’nın “sadeleştirilmiş” metninde ise, karşımıza birdenbire “Tevrat ve İncil âlimleri” çıkıyor; meâl “(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun” hâlini alıyor. Yani, âyette geçen ve bildiğim kadarıyla tek bir kişinin dışında tefsir âlimlerinin tamamının “bilenler” diye çevirdikleri “ehle’z-zikri” ifadesi, Elmalılı Hamdi Efendi’nin ağzından “Tevrat ve İncil âlimleri” yapılıveriyor!
Elmalılı ise asla böyle bir şey demiyor ve aynı âyet, “Hak Dini Kur’an Dili”nin geçenlerde tıpkıbasımı yapılan orijinal elyazmasında “Senden evvel de resul olarak başka değil, ancak kendilerine vahy veriyor idiğimiz erler göndermişizdir, ehl-i zikre sorun bilmiyorsanız” şeklinde geçiyor...
KUR’AN’A DA TERS, ELMALILI’YA DA...
Meâlin bu şekilde değiştirilmesi ile de birkaç iş birden ediliyor: Kur’an’da“neshedildiği”, yani “lâğvedildiği”, “kaldırıldığı” defalarca ifade edilmesine rağmen Tevrat ve İncil’in hükmü devam ediyormuş havası verilerek “kaldırılmış kitapların âlimlerine müracaat” tavsiye ediliyor ve hem Kur’an’ın özüne, hem de tefsirin asıl sahibi olan Elmalılı Hamdi Efendi’nin sözüne tamamen ters bir iddiada bulunuluyor!
Bu yazıyı yazmadan önce sözünü ettiğim tahrifin daha önce farkedilip edilmediğini araştırdım, bu konuda yayınlanmış birkaç yazının bulunduğunu ama pek dikkat çekmediklerini gördüm ve tahrifi tekrar hatırlatmak istedim.
Tahrifin sebebinin ne olduğunu, âyetin bilgisizlikten mi, boşvermişlikten mi, yoksa bir aralar pek moda olan “dinlerarası diyalog” terânesine destek sağlayabilmek maksadıyla mı değiştirildiğini bilmiyorum.
Şimdi, merak ettiğim bir husus daha var: Elmalılı Hamdi Efendi’nin vârislerinin, meselâ büyük âlimin torunlarından olan sevgili Okan Bayülgen’in dedelerinin eserinin bu hâle getirilmesini öğrendiklerinde ne düşünecekleri ve ne yapacakları...

Elmalılı Hamdi Hoca, sultan Abdülhamid'i taht'tan hal eden fetvanın altında imzası olan din alimlerinden biri... Aileye yakın isimler, bu onayın silah zoruyla verildiğini dile getiriyor, Malum Enver Paşa diktatörlüğü devri... Doğru kabul etmek zorundayız...

Meşrutiyetten sonra Sıratı Müstakim ve Sebilürreşat'ta yazmış Elmalılı Hoca... Siyasetten daima uzak durmuş, daha çok ilim işleriyle meşgul olmuş...

Cumhuriyet döneminde ise malum, İbadetin Türkçeleştirilmesi davasında Tefsir görevi verilmiş... Önsözüne "sadece öğrenmek içindir, asla ibadet dili yapılmaz" diye bir şerh koymuş ancak zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, bu şerh'î kaldırmak istemiş, Elmalılı Hoca kabul etmemiş, arabulucu olarak olay, Diyanet İşleri'ne gönderilmiş, Malum diyanet işleri reisi İbrani asıllı Şerafettin Yaltkaya'nın hazırladığı rapor doğrultusunda madde kaldırılmış...

Ancak İlahi Tecelli, İnayeti Allah, Cumhuriyetin banisinin ölümüyle Türkçe ibadet davası, bazı hocaların ve kamuoyunun ısrarlı muhalefetiyle sonuçlanmamış bir proje olarak yarım kalıyor... Elmalılı Hoca 1942 yılında vefat ediyor...

Hepimizin yakından tanıdığı bir ünlü isim var: Şovmen Okan Bayülgen.. Gezi olaylarında etkin tavır almıştı...

Elmalılı Hamdi Hoca ile ilişkisine gelince: Elmalılı Hamdi Yazır Hoca, kamuoyunun bildiği gibi Bayülgen'in öz dedesi değil, Bayülgen'in annesi Ayla Üge'nin teyzesi Firdevs Şerbetçioğlu'nun eşidir... Yani annesinin eniştesi...

Okan Bayülgenin annesi Ayla Hanım'ın ikinci eşi İsmet Görgün, İzmir'in belediye başkanlarından... İsmet Görgün'ün, Gazeteci Baskın Oran'ın da kayınpederi olduğunu söylemeliyim... Baskın Oran, Radikal'de ve Agos'ta yazıyor... Agos, Hrant Dink'in gazetesi...

Baskın oran'ın kayınpederi İsmet Görgün de, Dr. Reşit Galip'in torunudur... Edirne Israelit Universal mezunu Dr. Reşit Galip (Baydur), Büyükelçi Hüseyin Ragıp Baydur'un kardeşi ve Milli Eğitim Bakanlarımızdan... Reşit Galip'in bir özelliği daha var: ilkokuldayken yarı uykulu Pazartesi sabahları söylediğimiz andımız'ın da yazarı...

Elmalılı Hoca'ya dönersek, büyük eseri 9 Ciltlik Hak Dini Kur'an Dili Tefsiri, daha sonra damadı Hulusi Topbaş tarafından basıldı...

Hulusi Topbaş, İskenderpaşa Cemaatinin kaymak tabakasını oluşturan Erenköy Cemaatinin lideri din alimi Musa Topbaş'ın ağabeyi oluyor...

Eski Anap İl Başkanı ve İlim Yayma Cemiyetinden tanıdığımız Eymen Topbaş, Verdi'lerden Füsun verdi ile evlidir... Füsun Verdi'nin ağabeyi Bülent Verdi ise Halit Narin'in kızı Mine Narin ile evli... Hani meşhur Özal'ın MİT Müsteşarı yapmaya çalıştığı ancak I.MİT Raporu skandalından sonra MİT'ten tasfiye edilen Bay Pipo Hiram Abas'ın MİT'ten kovulduktan sonra yanında çalışmaya başlayan İş adamı Halit Narin...

Füsun Verdi-Eymen Topbaş çiftinin torunu Esra Topbaş, Transteknik Holding ve Delta Petrolün sahibi Lübnanlı Sami Habbab’la evlendi...

Ben burda boğazına kadar kapitalizme batmış bir tasavvuf ve tarikat anlayışını reddediyorum... Topbaşlar, Ya tarikat'ı seçsinler ya da kapitalizmi... Gelecek onlar için daha karanlıktır, uyarıyorum...

Erenköy Cemaatinin tarihi kökleri Nakşi-Halidi kolundan Mehmed Esad Erbili Hocaefendi'ye dayanıyor... Esad Hoca, 1930 Menemen Provakasyonu'ndan sorumlu tutulmuş, idamla yargılanırken, ilahi tecelli vefat etmiş, idam kararı onanınca oğlu yerine asılmıştı... Vefatından sonra halifesi ve talebesi Mahmut Sami Ramazanoğlu, Erenköy Cemaatinin temellerini atmış ve liderliğini yapmış... Ramazanoğlu'nun vefatından sonra cemaat üçe bölünmüş: Bir grubun liderliğini Yeni Şafak yazarlarından Ahmet Taşgetiren, diğer grubun liderliğini de eski MSP Milletvekili Merhum Tahir Büyükkörükçü hoca yapmış.. Cemaatin en büyük ve en sosyetik kanadının liderliğini de Musa Topbaş yapmış...

Eymen Topbaş'ın kardeşi Faruk Topbaş'ın eşi Ghade Şakir'in akrabalık bağlarını daha önce yazmıştım: Ghade Şakir, Samiha Şakir'in kızı... Samiha Şakir'in kardeşi Mehmet Rıfat Pekiş'in üç kızı:

a) Yüksel Pekiş, modacı Zeynep Fadıllıoğlu'nun annesidir. Yüksel Pekiş'in eşi Fehmi Behlil'in eniştesi Rasih Nuri İleri, Türkiye'nin en köklü sosyalist ailesinin bir ferdi olduğunu hatırlatıyorum... İleri'ler hakkında bilgi isteyenler, Silsile: Sevinin gizli kurmayları adlı çalışmama bakabilirler...
b) Melike Pekiş, modacı Rıfat Özbek'in annesidir.
c) Cenap Pekiş, Fuat Egeli'nin annesidir... Cenap Pekiş'in eşi Şerif Egeli, Özal'ın danışmanlarından...

Topbaşlar'ın sosyetik ilişkileri hakkında bilgi edinmek isteyenler, Posta Gazetesinin ikinci sayfasından faydalanabilirler...

Okan Bayülgen'den yola çıktık Topbaş'lara geldik, Topbaş'lardan devam edelim...

Aileden diğer ünlü isim Anayasa Mahkemesi Başkan vekillerinden Osman Paksüt... Osman Paksüt'ün babası, CHP Milletvekili ve 27 Mayıs'tan sonra kurulan kurucu meclis'te anayasa komisyonu başkanvekili... Elmalılı Hamdi Hoca, Emin Paksüt'ün dayısı oluyor... Yani Emin Paksüt'ün annesi Şerife Hanım, Elmalılı Hamdi Hoca'nın kız kardeşi...

Emin Paksüt'ün oğlu Osman Paksüt, hukukçu genlerini aslında baba değil ana tarafından almış, Çünkü annesi Fatma İstiklal Çetinkaya, İstiklal Mahkemesi başkanlarından ve Gazi Paşa'nın cellatlarından Kel Ali ünvanlı Ali Çetinkaya'nın kızı...

Kel Ali ünvanlı Ali Çetinkaya'yı Kelebekler Sonsuza Uçar, İskilipli Atıf Hoca Filminden de hatırlayabiliriz... idam fetvasını vermişti...

Bu arada Türkiye'nin en büyük iki yönetmeni Mesut Uçakan ve merhum Yücel Çakmalı'ya selam... Güzel eserleri için Sağ olsunlar...

Birde Elmalılı Hamdi Hoca'nın daha sonra adı CMKP ve daha sonra da MHP olacak Türkiye Köylü Partisi Kurucusu ve 27 Mayıs'tan sonra kurulan AP'nin kurucusu oğlu Muhtar Yazır var, ama burada bırakıyorum, çünkü çok tepki geliyor, "çok isim yazıyorsun kafamız karışıyor" diye...