robot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
robot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2016 Pazar

Yabancı cerrahlar robotik ameliyatları Türkiye'de öğrenecek

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Erdem Canda, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, Avrupa Üroloji Derneği ve Avrupa Robotik Üroloji Derneğince onaylanmış Türkiye'nin ilk ve tek robotik eğitim merkezi olduğunu belirterek "Dünyanın her yerinden cerrahlar, Türkiye'de robotik cerrahi sertifikası alabilecek" dedi.
Aynı zamanda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi olan Canda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üroloji alanında robotla pek çok ameliyat yapıldığını belirtti.
Prostat, mesane, böbrek kanseri, böbrek üstü bezi tümörleri, böbrek çıkım yolu tıkanıklıkları ameliyatlarının robotik olarak yapıldığını ve robotla ameliyatın avantajlarının bir hayli fazla olduğunu ifade eden Canda, robotik cerrahi ile daha az kanama ve komplikasyon olduğunu, ameliyat sırasında ya da sonrasında daha az kan verme ihtiyacı gerçekleştiğini, hastanede kalma süresinin kısaldığını, açık ameliyatlara göre çok küçük cilt kesisi yapıldığını, ameliyat sonrası daha az ağrı hissedildiğini ve hastanın hızlı iyileştiğini aktardı.
"TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK ROBOTİK EĞİTİM MERKEZİYİZ"
Canda, dünyanın her yerinden bilimsel toplantılara davet edildiklerini, özellikle de robotik üroloji konusunda uluslararası camiada tanınan bir merkez haline geldiklerini anlattı.
Türkiye'nin hemen her şehrinden ve komşu ülkelerden hastaların geldiğine dikkati çeken Canda, şöyle devam etti:
"Aralık 2015 itibarıyla Türkiye'nin ilk ve tek robotik eğitim merkeziyiz. Ülkemiz için çok güzel bir gelişme çünkü Avrupa Üroloji Derneğinin onayladığı uluslararası bir eğitim merkezi statüsü kazanmış olduk. Bu sertifikayı alabilmek için yılda belli sayının üstünde ameliyat yapmış olmak gerekiyor ve bilimsel olarak da belli sayının üzerinde prestijli dergilerde bilimsel yayın yapmak gerekiyor. Bu kriterlerin hepsini sağlamış olduğumuz için başvurumuz kısa zaman içinde onaylandı. Şu anda ülkemizdeki Avrupa Robotik Cerrahi Derneği tarafından eğitim merkezi olarak onaylanan ilk ve tek merkez haline gelmiş olduk. Dünyanın her yerinden cerrahlar, Türkiye'de robotik cerrahi sertifikası alabilecek."
Doç. Dr. Canda, ABD'de prostat kanseri ameliyatlarının yüzde 90'ının robotla yapıldığına işaret ederek birçok alanda olduğu gibi tıp konusunda da baş döndürücü gelişmeler yaşandığını vurguladı. Robotik cerrahinin de bu gelişmelerden biri olduğunu dile getiren Canda, Türkiye'de robotik cerrahinin giderek artan sıklıkta yapılmaya başlandığını, bu gelişmelere hızla ayak uydurarak yaptıkları işi uluslararası düzeyde eğitim verecek standartlara ulaştırmış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti

3 Eylül 2014 Çarşamba

Dünya Türk robotunun peşinde


Yaklaşık 2 yıldır Türkiye'de kullanılan ve alanında uzman birçok yabancı hekim tarafından da denenen Türk robotuna, ABD'nin yanı sıra Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden talep geldi.

Robotu mucitlerinden, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Remzi Sağlam, İbn-i Sina robotu ile böbrekteki taşların hiçbir kesme veya delme işlemi olmadan lazer tekniğiyle tedavi edilebildiğini belirtti. Bunun hem hasta hem de hekime birçok avantaj sağladığını ifade eden Sağlam, bu teknik sayesinde hekimin yorulmadan operasyonu gerçekleştirebildiğini ve hastanın da uygulamadan 1 gün sonra taburcu olabildiğini anlattı.

Sağlam, Türkiye'de robot kullanılarak gerçekleştirilen operasyonlara, yurt dışından çok sayıda hekimin katıldığını ve canlı yayınlanan operasyonların yurt dışında da izlendiğini belirterek, robotun önemli bilimsel yayınlarda yer aldığını ve çeşitli ödüllere layık görüldüğünü söyledi.

"FİYATI, 3 MİLYON TL"

Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi Sinan Kabakcı da bir ülkenin gelişmişliğinde bilim ve sanayi de elde edilen başarının önemli olduğunu yineledi. Hükümetin, Türkiye'nin de bilimsel ürünler ortaya çıkaran bir ülke olabilmesi için binlerce bilim insanını desteklediğine işaret eden Kabakcı, bunun sonuçlarının da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığını ifade etti.

Kabakcı, tamamen Türk bilim insanlarının özgün tasarımı olan robotun, kısa sürede farklı ülkelerin dikkatini çektiğini ve Paris'te Tenon Üniversitesi Üroloji Kliniği'nde ve Almanya'da SLK Kliniken Hastanesi'nde klinik çalışmalarda kullanılmaya başlandığını anlattı.

Robotu, artık Fransa ve Almanya'da kullanılmaya başlanmasının yanı sıra satın almak için ABD, Danimarka, Brezilya ve Suudi Arabistan'dan da talepte bulunulduğunu bildiren Kabakcı, "Robotun çok önemli satış ve ihracat potansiyeli var. Bu buluş, yaklaşık 3 milyon TL gibi fiyatla pazara sunuldu. İleri teknoloji ürünü olan cerrahi robot, ekonomimiz ve 2023 ihracat hedefleri için çok önemli bir potansiyel taşımaktadır" dedi.

Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonlarda, İbn-i Sina robotu ile bugüne kadar yaklaşık 200 hastanın ameliyat edildiğini bildiren Kabakcı, robotun dünya ülkelerince talep edilmesinde Türk hekimleri ve mühendislerinin çok büyük katkısı olduğunu kaydetti. Kabakcı, "Bu, Türkiye'nin başarısıdır. Ülkemiz ve insanımız için onur kaynağıdır" diye konuştu.

TAŞI KUMA DÖNÜŞTÜRÜYOR

Bu arada, İbn-i Sina robotuyla yapılan lazer taş kırma ameliyatında, 3,5 santimetreden daha büyük taşlar kırılarak kuma dönüştürülüyor ve hastanın idrar yoluyla dışarı atması sağlanıyor.

Operasyonun süresi, taşın büyüklüğüne göre, 30 ila 120 dakika arasında değişiyor. Operasyonda kesi yapılmadığı için enfeksiyon riski önemli ölçüde azalıyor.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Böbrek ameliyatını Türk robotu İbn-i Sina yapacak


Tıp dünyasının yakıdan takip ettiği Türk yapımı robota İbn-i Sina adı verildi. Bahçelievler Medicana Hastanesi ve Ankara Medicana hastanesinde kullanılmaya başlanan "robota Türk Bilim adamı ve filozof olan İbn-i Sina'nın adı verildi. Konuyla ilgili bilgi veren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Remzi Sağlam, hastanelerinde böbrek taşı ameliyatlarının çok daha hızlı ve sağlıklı hale geldiğine vurgu yaparak, 'Bu robot tamamen Türk bilim adamlarının düşüncesidir. Dünyada ilk ve tektir. Tüm dünyada adı şuanda 'Türk Robotu' olarak biliniyor. Bu robot, böbrek taşı ameliyatlarında bir devrim ortaya koymuştur. Şuana kadar olan ameliyatlarda cihaz el ile kontrol ediliyordu ve doktor ameliyatı ayakta yapıyordu. Doktor bir süre sonra yorulunca böbrekteki taşı toz haline getiremiyordu. Şuanda çok konforlu bir şekilde bu işlemi yaptığımız için böbrekteki taşı toz haline getirebiliyoruz. Hastalarda kolaylıkla idrar yolundan kum haline gelen kitleyi rahatsız olmadan atabiliyor' dedi.
'TIP DÜNYASININ GÖZÜ BU ROBOTTA'
Robota, Almanya ve Fransa'dan talep geldiğini belirten Sağlam, yakında birçok ülkede Türk Robotu İbn-i Sina'nın kullanılacağına dikkat çekerek, 'Bu robot, Türk doktorlarının ve mühendislerinin ürünü olduğu için hepimiz gurur duyuyoruz. Ayrıca robota İbn-i Sina adını verdik. Mesela Amerika'da bir robot icat edip, adını 'Da Vinci' koydular. Biz de kültürümüzü duyurmak ve yaşatmak adına robotumuza bu ismi verdik' diye konuştu. Bahçelievler Medicana Hastanesi Op. Dr. Mehmet Ferhat ise robotun kullanımının oldukça kolay olduğunu belirterek şunları söyledi; 'Hastayı kesmeden biçmeden robot sayesinde idrar yollarından böbreğe ulaşarak 3 santimetreye kadar olan taşları toz haline getiriyoruz. Ağrılı bir operasyon değil. Bazı yerlerde bu ameliyattan bile sayılmayabilir. Sadece hastaya anestezi uygulanıyor. Hasta aynı gün içerisinde veya ertesi sabah taburcu olabiliyor. Örneğin sabah ameliyata giren bir hasta akşam evinde ailesiyle yemekte olabiliyor'
BÖBREK TAŞI NASIL OLUŞUR?
Böbrekler vücudun, filtre sistemi olarak çalışır. Kan sürekli olarak böbreklerden süzülürken yararlı maddeler emilir, istenmeyen maddeler ise idrar ile dışarı atılır. İdrar çok yoğun ise böbrek taşı oluşma riski artar. Yoğun idrar içerisinde atılan tuzlar ve mineraller böbreklerin iç yüzeyinde tübül denilen ünitelerde zamanla taşa dönüşerek kristaller halinde çökeltiler oluşturur. Zamanla bu kristaller birleşerek taş haline gelir. Halk arasındaki inanışın tersine yiyecekleri yıkamadan "kumlu" yemekle veya incir ve armut gibi tanecikli meyveleri tüketmekle taş oluşmaz. Böbrek taşı hastalığı, idrarda yüksek seviyelerde kalsiyum, okzalat, ürik asit maddeleri olduğunda veya kristallerin birbirine yapışmasını engelleyen sitratın az miktarda olduğu durumlarda ortaya çıkar. Taşların büyüklüğü ufak bir pirinç tanesinden bir mandalinaya kadar değişebilir.